İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/140 E. 2024/844 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/140
- Karar No
- 2024/844
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/140 Esas KARAR NO : 2024/844 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 3568 sayılı serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanunu kapsamında ticari defterlerin tutulması, vergi beyannamelerinin tanzimi bordrolama vs. hizmetlerin verilmesi konusunda 25 Ocak 2022 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere taraflar birbirlerinden çalışan personel almamayı kabul etmiş ve bu maddeye aykırılığı tazminata bağladıklarını, buna rağmen davacı şirketin eski çalışanı ve davacı şirkette çalıştığı süre zarfında sözleşme kapsamındaki işlerini yürütmekte olan ... ...a, davalı şirketçe iş teklifi yapılmış ve bu çalışan davacı şirketten 25.08.2023 tarihinde ayrılarak 01.09.2023 günü davalı şirkette işe başladığını, davacı şirket ile arasındaki sözleşmeye konu işin ifası kapsamında tanıdığı ve bu işi yürüten muhasebe uzmanı olarak çalışan davacı şirket eski çalışanı ... ...ı transfer ederek işe aldığını, sözleşmeye açıkça yasaklanan ve tazminata bağlanan hükme rağmen yapılan işlem taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça aykırı olup, bu eylem aynı zamanda ticari dürüstlük kuralları ve ticari teamüllere de uygun düşmeyip, haksız rekabet mahiyetinde bir eylem olduğunu, davacı şirketin eski çalışanı ... ...'ın transferi ile ilgili verilen herhangi bir yazılı onayı bulunmadığını, ... ...’a davacı şirket tarafından işten çıkış tarihinde ve öncesinde ödenen son altı aylık brüt maaşı ve tüm maddi hakları tutarı olan 174.440,18 TL ile işten çıkış tarihinden sonraki altı ay boyunca ilgili çalışana şirkette kalsa idi ödenecek altı aylık brüt maaş tutarı dikkate alınarak 209.497,75 TL talep edildiğini, açıklanan nedenlerle toplam alacak bedeli 383.937,93 TL’nin üzerinde olup, şimdilik 50.000,00 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğu, taraflar arasındaki imzalı sözleşme ihlal edilmemiş olup, davacı, ... ...'a davalı şirket tarafından iş teklifi yapıldığını ve ... ...'ın Müvekkil Şirket'te çalışmaya başlamasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğini, ancak, davalı şirket tarafından ... ...'a davacı şirketten ayrılması için herhangi bir iş teklifinde bulunulmadığını, davacının ... ...’nin davalı şirkette çalışmasının daha uygun olacağını düşünerek bizzat davalı ile iletişime geçildği ve kendisinin referans gösterildiği, bu itibarla ... ...’ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlaması ise davacının bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştiğini, ... ... isimli çalışanın davalı şirkette işe başlamasına rızası olmadığını iddia eden davacı, ücrete tabii bir lisans hakkını ücretsiz olarak davalı şirkette çalışmaya başlayan ... ...’ın kullanıma sunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin sözleşmenin 6.17. maddesini ihlal ettiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacı taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak hareket etmiş olup, davadaki talebinin kötü niyetli olduğunu, davalı şirket sözleşmenin 6.17. maddesini ihlal etmediği, davacının davalıya usulsüz işlemler nedeniyle uğradığı zararın tazmini için ödemede bulunduğu bu nedenle huzurdaki davanın açıldığı ileri sürülerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Taraflar arasında akdedilen 25.01.2022 tarihli sözleşme, .... Noterliğinin 26.12.2023 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi, ... Noterliğinin 23.12.2023 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarnamesi, arabuluculuk son tutanağı, dava dışı ... ...'ın SGK kayıtları ve özlük dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 25/01/2022 tarihli sözleşmenin 6.17 maddesinin davalı tarafından ihlal edilip edilmediği, sözleşme kapsamında davacının davalıdan cezai şart alacağının olup olmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mali müşavirlik hizmetinin verilmesine ilişkin 25/01/2022 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin 6.17 maddesine göre tarafların birbirinden çalışan personel almamayı taahhüt ettiklerini, ancak müvekkili şirket çalışanı ... ...'ın müvekkili şirketten 25/08/2023 tarihinde ayrılarak 01/09/2023 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını, yapılan işlemin sözleşmedeki düzenlemeye aykırı olduğunu, ihtarname ile tazminat alacağının ödenmesinin davalıya ihtar edildiğini ancak ödenmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin 29/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 6.17 maddesini ihlal etmediğini, ... ...'ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili şirkette çalışmasının davacının bilgi ve onayı dahilinde gerçekleştiğini, davacının ... ...'ın şirkette kullanabilmesi için muhasebe yazılımı ... kendi sistemi üzerinden erişim hakkı verdiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu durumun ihtar edilmesi ve davacı tarafça ödeme yapılması üzerine davacı tarafça tazminat talebinde bulunulmasının kötüniyetli olduğunu, sözleşmenin 6.17 maddesinin çalışma ve sözleşme hürriyetini ihlal ettiğini ve rekabet yasalarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 16/02/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen .... Noterliğinin 26/12/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 6.17 maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle sözleşme gereği 383.937, 93 TL tazminat alacağının ödenmesi hususunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmesi hususunun ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı tarafa 29/12/2023 tarihinde ihtar edildiği, davalının 04/01/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacı tarafa keşide edilen ... Noterliğinin 23.12.2023 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarnamesi ile ihtarnamede belirtilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı ile yapılan görüşmelerde ... ... isimli çalışanın davalı şirkette çalışmasına yönelik herhangi bir yasaklanma veya kısıtlamanın bulunmadığı, davacı çalışanının davalı şirkette çalışmasına onay verdiğini, hatta davacı çalışanının davalı şirkette çalışması için gerekli olan muhasebe logo programına erişim hakkının tanımlanmasını sağladığını ihtar etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Haksız Rekabet/Sözleşme alanında uzman Bilirkişi ... tarafından 14/10/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.17 maddesinin davalı tarafça ihlal edildiği iddiası ile sözleşmede kararlaştırılan şimdilik 50.000,00 TL’nin tutarlı cezai miktarının ödenmesi üzerine davalı yandan tahsili talebinden ibaret olduğu, taraflar arasında 3568 sayılı serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanunu kapsamında ticari defterlerin tutulması, vergi beyannamelerinin tanzimi bordrolama vs. hizmetlerin verilmesi konusunda 25 Ocak 2022 tarihli sözleşme akdedildiği, davacı taraf, dava dilekçesinde, dava dışı işçinin davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başladığını iddia etmiştir. SGK hizmet dökümü incelendiğinde, bu işçinin 25.08.2023 tarihinde davacı şirketten ayrıldığı ve 01.09.2023 tarihinde davalı şirkette işe başladığı, bu durumda, işçinin davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başlamasıyla, davalının sözleşmenin 6.17 maddesini ihlal edip etmediğine ilişkin karar verme yetkisi Mahkemenize ait olup eğer Mahkeme, davacı tarafın davasında haklı olduğuna karar verirse, dosyada mevcut ücret bordrolarına göre, dava dışı işçinin davacı şirket bünyesinde çalıştığı son 30 günlük brüt ücretinin 28.149,90 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu miktar, 6 aylık bir süre için hesaplandığında (28.149,90 TL x 6 ay=) 168.899,40 TL olduğu, davalı tarafından sunulan ücret bordrolarında ise, dava dışı işçinin en son 30 günlük brüt ücretinin 74.220,00 TL olduğu görülmektedir. Bu tutar, 6 aylık bir süre için hesaplandığında (74.220,00 TL x 6 ay=) 445.323,60 TL olduğu, sözleşmenin 6.17 maddesi gereğince, hesaplanan cezai miktarın toplamı (168.899,40 TL + 445.323,60 TL=) 614.223,00 TL olarak belirlendiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında ... ...’nin davalıda çalışmasına izin verilmesinin “yazılı şekilde’’ yapılması gerektiği, ancak dosya kapsamında böyle bir yazılı izne rastlanmadığı, davalının TTK m. 18/2 uyarınca sözleşme kapsamında aranan yazılı izin şartını yerine getirmekle yükümlü olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen maillerin, sözleşme kapsamındaki işin yerine getirilmesi amacıyla yapılan bir işleme dair olduğu, söz konusu maili atan kişilerin şirket yöneticisi ve yetkilisi olduğu durumda, sözleşmeye aykırı bu eyleme sessiz kalınmasının işleme icazet verilmesi anlamına gelebileceği, ancak bu kişinin şirket yetkilisi olmadığı durumda, sözleşme ilişkisi kapsamındaki işin ifası için yapılan işlemlerin örtülü bir onay olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu halde sözleşmeye aykırı hareket ettiği düşünülen davalının sözleşmede belirlenen cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı tarafından dava kısmi dava olarak açılmış olup davacı vekili tarafından sunulan 23/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 564.223,00 TL arttırılarak 614.223,00 TL olarak ıslah edildiği, ıslah harcının yatırıldığı ve ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında 3568 sayılı serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanunu kapsamında ticari defterlerin tutulması, vergi beyannamelerinin tanzimi bordrolama vs. hizmetlerin verilmesi konusunda 25 Ocak 2022 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin 5. maddesinde sözleşmenin 1 Ocak 2022-31 Aralık 2022 tarihleri arasında geçerli olduğu ve taraflar arasında yazılı bildirim yolu ile veya karşılıklı muvafakat yolu ile feshedilmediği takdirde yürürlükte kalacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin süresinin bitmesinden sonra taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin devam ettiği, dava dışı ... ...'ın davalı şirkette çalışmaya başladığı süreçte de taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin devam ettiği ve taraflar arasında yazılı bildirim yolu ile veya karşılıklı muvafakat yolu ile feshedilmediği takdirde yürürlükte kalacağının kararlaştırıldığı ve taraflar arasındaki sözleşme feshedilmediğinden ve sözleşme süresinin bitiminden sonra sözleşme ilişkisi devam ettiğinden sözleşmenin yenilendiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.17 maddesinde;“Taraflardan hiçbiri, bu sözleşme süresi zarfında veya bu sözleşmenin imzalanmasını izleyen altı ay içinde diğerinin çalışanının veya temsilcisinin hizmetlerini söz konusu tarafın önceden alınmış yazılı izni olmaksızın doğrudan talep edemez ve söz konusu tarafın önceden yazılı izni olmaksızın diğerinin çalışanına doğrudan iş teklifinde bulunamaz. Bu sözleşme süresi zarfında veya sözleşmenin tamamlanmasını izleyen altı ay içinde, taraflardan birinin çalışanı bu sözleşmede belirtilen işlerin yerine getirilmesi esnasında tanıştığı diğer tarafın iş teklifini kabul ederse, söz konusu taraf ilgili çalışanın altı aylık brüt maaşı ile bu sözleşme süresi zarfında veya sözleşmenin tamamlanmasını izleyen altı ay boyunca ilgili çalışana ödenecek brüt maaş ve tüm maddi hakları karşılayan meblağı diğerine ödeyecektir.” düzenlemesinin bulunduğu, davacı tarafça dava dışı ... ...'ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başlamasından dolayı sözleşmenin 6.17 maddesinin ihlali nedeniyle cezai şart isteminde bulunduğu, dava dışı ... ...'ın 14.03.2022 - 25.08.2023 tarihleri arasında davacı ... A.Ş. Şirketinde çalıştığı, davacı şirketten ayrıldıktan sonra 01.09.2023 tarihinde davalı ... Ticaret A.Ş. şirketinde çalışmaya başladığı ve halen çalışmaya devam ettiği, davalı tarafın dava dışı ... ...'ın davalı şirkette işe başlamasından sonra davacı şirket tarafından çalışmasına izin verildiği, davacı şirketin bilgi ve onayı dahilinde olduğu, davacı şirket tarafından dava dışı ... ...'a sisteme erişim yetkisinin tanındığını ileri sürmüşse de dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalının ... ... için bir izin talebinde bulunmadığı, davacının bu konuda verdiği açık bir iznin olmadığı, sözleşmede, tarafların birbirlerinin çalışanlarını istihdam etmelerinin şartı olarak “yazılı izin” koşulunun öngörüldüğü ancak davacı şirket tarafından yazılı izin verildiğinin dosya kapsamına sunulan delillerden tespit edilemediği, davacının basiretli tacir olduğu gözetilerek sözleşme maddelerinin ne şekilde hüküm doğuracağı konusunda bilinçli olduğu ve sözleşme gereği yazılı iznin alınması gerektiği açık olup basiretli davranma yükümlülüğü altında olan davalı olan tacirin (TTK m. 18/2) sözleşme kapsamındaki bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerektiği ancak dosya kapsamında yazılı izin şartının davalı tarafça yerine getirilmediği, davacı şirket çalışanı tarafından sistem erişim izninin verilmesinin bu kapsamda örtülü izin olarak değerlendirilemeyeceği, davalının sözleşmenin 6.17 maddesine aykırı hareket ederek çalışanın altı aylık brüt maaşı ile bu sözleşme süresi zarfında veya sözleşmenin tamamlanmasını izleyen altı ay boyunca ilgili çalışana ödenecek brüt maaş (12 aylık maaş) ve tüm maddi hakları karşılayan meblağı ödemekle yükümlü olduğu, bilirkişi raporunda dava dışı çalışanın brüt ücreti dikkate alınarak cezai şart alacağı 614.223,00 TL olarak tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi raporunun ve hesaplamanın dosya kapsamına ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme koşullarına uygun olduğundan hükme esas alınmış olup dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile; davacının 614.223,00 TL sözleşmeden kaynaklı tazminatının, 50.000,00 TL'sinin 04/01/2024 temerrüt tarihinden, 564.223,00 TL'sinin 23/10/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davacının 614.223,00 TL sözleşmeden kaynaklı tazminatının, 50.000,00 TL'sinin 04/01/2024 temerrüt tarihinden, 564.223,00 TL'sinin 23/10/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 41.957,57-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.493,88-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 31.463,69-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00.-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 96.133,45-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 9.640,00-TL ıslah harcı ve 853,88-TL peşin harç olmak üzere toplam 10.921,48-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 544,00-TL posta giderinden ibaret toplam 8.544,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*