İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/350 E. 2025/678 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/350
Karar No
2025/678
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/350 Esas KARAR NO :2025/678 DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/06/2022 KARAR TARİHİ:06/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 01/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalının bayisi olarak sadece ... ürünlerinin temini, abonelerin lokasyonlarında satışı ve pazarlamasını yapmak üzere "... ... ..." isimli satış noktası olarak hizmet vermeye başladığını, taraflar arasında akdedilen ... ... ... Sözleşmesinin , 01.01.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, müvekkilinin 2014 yılında ... ...Ltd.Şti ünvanı ile davalı ...'ın kurumsal markası olan ... ürünlerinin temini, satışı ve pazarlamasını yapmak üzere kurulmuş bir işletme olduğunu, müvekkilinin unvan değişikliği yaptığını ve 2017 yılından itibaren münhasıran davalı ... adına satış noktası olarak hizmet vermeye başladığını, müvekkilinin bayilik ile ilgili hizmetlerini sorunsuz bir şekilde yerine getirirken, sözleşmesi davalı ... tarafından ....Noterliği''nin 29.11.2021 tarihli ihtarnamesi ile haksız ve geçersiz sebeplerle kötüniyetli olarak feshedildiğini, bu kapsamda da 01.04.2022 tarihi itibariyle tüm ... ... bayiilerinin sistemleri de kapatıldığını, 12.08.2021 tarihli mail ile, davalı ...'ın bölge yönetici olan ... ... vasıtası ile müvekkili şirket yetkililerinden yazılı açıklama yapılması talep edildiğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından mail yolu ile iddialara karşı yazılı beyanlar sunulduğunu ve akabinde davalı ... adına Bölge Yöneticisi ..., Bölge Müdürü ... ... ..., ... tarafından " herhangi bir sorun yok, gönül rahatlığıyla işlerinize devam edebilirsiniz, rutin bir komisyon uygulaması, siz komisyondan geçtiniz, zaten sözleşmeniz 2 hafta içinde yenilenecek " denilerek bu süreç sonlandırıldığını ve sözleşme 01.09.2021 tarihinde yenilendiğini, davacının, davalı ...'ın ... ... Bayii'lerinin tamamını kapatacağına dair duyumlar almaya başladığını ancak müvekkili şirket yetkililerine bu yönde yapılan bir bildirim olmadığından ve esasında sözleşmesi de yenilendiği için müvekkili şirketin başlangıçta bu duyumlara itibar etmediğini ve yoğun bir şekilde çalışmasına devam ettiğini, müvekkili şirketin ne davalı bünyesindeki sözleşme teminatı olarak yatırdığı 75.000,00 TL tutarındaki teminatı ne de 719.883,78 TL tutarındaki hak ediş bedelinin ödenmediğini, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulüne, davalı ...'ın gerçek fesih sebebi ihtarnamede belirtilenlerden farklı olduğundan öncelikle taraflar arasında akdedilen 01.09.2019 başlangıç tarihli "... ... ... Sözleşmesi" nin haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğinin tespiti ile, müvekkili şirketin maddi zararının, yoksun kalınan karının ve portfoy tazminatına yönelik taleplerinin kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile bilirkişi vasıtasıyla tahkikat aşamasında tespit edilecek olan davacı müvekkili şirketin maddi zararı bakımından H.M.K'nın 109.maddesine göre kısmi dava olarak şimdilik 90.000,00 TL maddi zararın haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile bilirkişi vasıtasıyla tahkikat aşamasında tespit edilecek olan müvekkili şirketin yoksun kalınan karı bakımından H.M.K'nın 107.maddesine göre belirsiz alacak davası olarak şimdilik 5.000,00 TL yoksun kalınan kar'ın haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile ile bilirkişi vasıtasıyla tahkikat aşamasında tespit edilecek olan müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 122.maddesi gereğince denkleştirme istemi bakımından H.M.K'nın 107.maddesine göre belirsiz alacak dava olarak şimdilik 5.000,00 TL portföy tazminatı'nın haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili şirketin uğradığı zararın karşılığı olmasa da 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fesih fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. TALEP AÇIKLAMA: Davacı vekili tarafından sunulan 01/02/2023 tarihli talep açıklama dilekçesinde özetle; Dava dilekçemizde maddi zarar ile ilgili alacak kalemlerimiz ayrı ayrı gösterilmiş ve açıklanmış olup, harca esas değeri 90.000,00 TL olarak beyan edilen bu maddi zarara ilişkin alacaklar kalemlerimizin ayrı ayrı harca esas değerinin gösterilmesi ve açıklanması talep edildiğinden; maddi zarara ilişkin alacak kalemlerimizi ve harca esas değerlerini ara karar uyarınca açıklamaktayız. Şöyle ki; - Davacı müvekkil şirketin, davalı ... tarafından iş yerine ilişkin koşullar nedeni ile talep ettiği tadilat masrafları, kira giderleri, davalı ...'ın kurumsal markasına uygun olacak şekilde talep ettiği iş yerinin dekorasyonu için yapılan masraflar, kuruluş masrafları, işin devamı ve gerekliliği için alınan yeni eşyalar, araç-gereç kiralama ve satın alma masrafları için fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile bilirkişi vasıtasıyla tahkikat aşamasında tespit edilmek üzere H.M.K'nın 109.maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği anda dava değerini artırmak ve her türlü fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı şimdilik 1.000,00 TL -Davalı ...'ın, sözleşmeyi haksız ve geçersiz sebeplerle feshettiği ....Noterliği'nin 29.11.2021 tarihli fesih ihtarnamesi ile birlikte aynı gün satış/işlem sistemini kapatarak iş görme borcunu da imkansız hale gelmesi sebebiyle iş akitleri feshedilmek zorunda kalan personellere yapılması gereken işçilik alacaklarına ilişkin ödemeler, davacı müvekkil şirket aleyhine açtığı işçilik alacaklarının tazminine ilişkin davaların kaybedilmesi halinde personeller tarafından ödenmesi talep edilecek olan işçilik alacakları, bu davalara ilişkin yargılama giderleri için fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile bilirkişi vasıtasıyla tahkikat aşamasında tespit edilmek üzere H.M.K'nın 109.maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği anda dava değerini artırmak ve her türlü fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı şimdilik 1.000,00 TL -Davacı müvekkil şirketin 2021 yılı Kasım ayına ait olan hak edişleri ile birlikte Mayıs - Ekim Dönemi Toplam Aktivasyon(%30) tutarı ve Ekim+Kasım ... Yatırımcı Kampanyası Hakedişi nedeni ile ödenmesi gereken toplam 719.883,78 TL tutarındaki hak ediş alacağı için fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile bilirkişi vasıtasıyla tahkikat aşamasında tespit edilmek üzere H.M.K'nın 109.maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği anda dava değerini artırmak ve her türlü fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı şimdilik 85.000,00 TL, -Taraflar arasında 01.09.2019 tarihli "... ... ... Sözleşmesi" akdedilirken sözleşmenin 19. Maddesine göre kararlaştırılan ve müvekkilden haksız ve geçersiz şekilde tahsil edilen 75.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu iade edilmediğinden müvekkil şirketin uğradığı zarar ve müvekkil şirketin teminat mektubu nedeni ile bankaya ödemek zorunda olduğu masraflar ve faizler için fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile bilirkişi vasıtasıyla tahkikat aşamasında tespit edilmek üzere H.M.K'nın 109.maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği anda dava değerini artırmak ve her türlü fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı şimdilik 3.000,00 TL, Ara karar gereği dava dilekçemizde ayrı ayrı gösterilmiş olan maddi zarara ilişkin alacak kalemlerimizi , harca esas değerlerini de ayrı ayrı gösterdiklerini beyan etmiştir. ISLAH : Davacı vekili tarafından sunulan 27/06/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dosyada mübrez olan bilirkişi raporları doğrultusunda; Fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkları saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile, Davalı ...'ın gerçek fesih sebebi ihtarnamede belirtilenlerden farklı olduğundan öncelikle taraflar arasında akdedilen 01.09.2019 başlangıç tarihli "... ... ... Sözleşmesi" nin haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğinin tespiti ile, müvekkili şirketin maddi zararının, yoksun kalınan karının ve portfoy tazminatına yönelik taleplerinin kabulü ile, müvekkili şirketin, davalı ... tarafından iş yerine ilişkin koşullar nedeni ile talep ettiği tadilat masrafları, kira giderleri, davalı ...'ın kurumsal markasına uygun olacak şekilde talep ettiği iş yerinin dekorasyonu için yapılan masraflar, kuruluş masrafları, işin devamı ve gerekliliği için alınan yeni eşyalar, araç-gereç kiralama ve satın alma masrafları için haksız fesih fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte 1.000,00 TL'nin, Davalı ...'ın, sözleşmeyi haksız ve geçersiz sebeplerle feshettiği ....Noterliği'nin 29.11.2021 tarihli fesih ihtarnamesi ile birlikte aynı gün satış/işlem sistemini kapatarak iş görme borcunu da imkansız hale gelmesi sebebiyle iş akitleri feshedilmek zorunda kalan personellere yapılması gereken işçilik alacaklarına ilişkin ödemelerin, müvekkili şirket aleyhine açtığı işçilik alacaklarının tazminine ilişkin davaların kaybedilmesi halinde personeller tarafından ödenmesi talep edilecek olan işçilik alacakları, haksız fesih fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte 1.000,00 TL'nin, müvekkili şirketin 2021 yılı Kasım ayına ait olan hak edişleri ile birlikte Mayıs - Ekim Dönemi Toplam Aktivasyon(%30) Tutarı ve Ekim + Kasım ... Yatırımcı Kampanyası Hakedişi nedeni ile ödenmesi gereken hak ediş alacağı 03.06.2022 tarihli, 622.298,76 TL bedelli “iptal bayi hak ediş “ faturası, 13.06.2022 tarihli 14.555,74 TL bedelli “ iptal bayi hak ediş “ faturası, 06.06.2022 tarihli 580,00 TL bedelli “ ceza iade faturası” faturası, 06.06.2022 tarihli 2.759,10 TL bedelli “ ceza iade” faturası ile toplam 640.193,60 TL olduğundan ve yargılama devam ederken 13.06.2024 tarihinde müvekkili şirkete 610.544,83 TL olarak ödenen hak ediş alacağından kaynaklı bakiye 29.648,77 TL hak ediş alacağının haksız fesih fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsili ve sözleşmenin fesih tarihi olan 29.11.2021 ile davalı tarafça kısmi ödeme tarihi olan 13.06.2024 tarihleri arasındaki 640.193,60 TL hak ediş alacağına işlemiş faizin haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, taraflar arasında 01.09.2019 tarihli "... ... ... Sözleşmesi" akdedilirken sözleşmenin 19. Maddesine göre kararlaştırılan ve müvekkilinden haksız ve geçersiz şekilde tahsil edilen 75.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu iade edilmediğinden müvekkili şirketin uğradığı zarar ve müvekkili şirketin teminat mektubu nedeni ile bankaya ödemek zorunda olduğu masraflar ve faizler için yargılama aşamasında 11.10.2024 tarihinde müvekkiline ödenen 75.000,00 TL teminat alacağından kaynaklı sözleşmenin fesih tarihi olan 29.11.2021 ile davalı tarafça teminatın iade edildiği tarih olan 11.10.2024 tarihleri arasındaki 75.000,00 TL tutarındaki teminat alacağına işlemiş faizin haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrı ayrı beyan edilen ve açıklanan maddi zararın haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı müvekkili şirketin yoksun kalınan karı bakımından 5.000,00 TL yoksun kalınan karın haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, denkleştirme istemi bakımından 5.892.409,86 TL portföy tazminatının haksız fesih fiilinin gerçekleştiği itibaren davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili şirketin uğradığı zararın karşılığı olmasa da 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fesih fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 13/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf hakkında, yapılan ihbarlar üzerine ilk olarak 29.07.2021 tarihli inceleme raporu düzenlendiğini ve davacının sözleşmeye ve yasal mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle uyarılmasına karar verildiğini, soruşturma raporundaki tespitler ile de https://... sitesi üzerinden yapılan başvurular üzerine ... ... numarali hattan abone arandığını ve hat sahibinden yine kendi el yazisi ve imzasi ile doldurulmuş bir sözleşme alınmadan, abone yerine sahte olarak sözleşme doldurulması ve imza atılması suretiyle aktivasyonların yapıldığı dikkate alındığında davacı tarafın söz konusu internet sitesi ve arama yapılan numara ile ilgisi bulunmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı taraf hakkında düzenlenen 24.10.2021 tarihli ek inceleme raporunda davaci tarafın sözleşmeye aykırı eylemlerine devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine davacının sözleşmesinin 29.11.2021 tarihli ihtarname ile hakli nedenle feshedildiğini, sözleşmeye ve mevzuata aykırı eylemlerin, dava dilekcesinde davacı tarafça da ikrar edildiğini, sözleşme gereğince, sözleşmenin 22. maddesi kapsamında müvekkilinin herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın derhal fesih hakki doğduğunu, davacı tarafın hak edişlerinin haksız olarak ödenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kendi edimini yerine getirmeyen davacının hak edişlerinin ödenmesini talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğu gibi sözleşme hükümlerine de aykırı olduğunu, sözleşmenin ‘Süre ve Yürürlülük’ maddesinde sözleşmenin süresinin tartışmaya mahal vermeyecek derecede acık olduğunu, sözleşme süresinin 12 ay olduğunu, davacı tarafın menfi ve müspet zararlarını birlikte talep etmesi usul ve yasaya aykiri olduğunu, davacının sözleşmenin ifası için çalıştırmış olduğu isçilerin, işçilik alacaklarından müvekkilini sorumlu tutmaya çalışmasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını ve sözleşme hükümlerine aykırı talebin reddi gerektiğini, sözleşme gereğince davacı tarafa münhasır satış hakki tanınmadığından somut olayda portföy tazminatı talep etme şartlarının gerçekleşmediğini, TTK'nın 122. maddesi geregince portföy tazminati talep edilebilmesi icin sözleşme ilişkisi devam etmiş olsa idi elde edilecek bir ücret isteme hakkının varlığı ve sözleşmenin sona ermesi nedeniyle ücret talep etme hakkının kaybedilmiş olması şartı somut olay açısından söz konusu olmadığını, sözleşmenin haklı neden ile feshedildiğinden manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediğini, bu nedenlerden dolayı; hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER :... ... A.Ş. İle ... ... ...LTD.Şti. Arasında akdedilen ... ... ... Sözleşmesi ve ekleri, 29/07/2021 ve 24/10/2021 tarihli inceleme raporları, ....Noterliği'nin 16.08.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı uyarı ihtarnamesi, ....Noterliği'nin 29.11.2021 tarihli fesih ihtarnamesi, SGK kayıtları, Mail yazışmaları, 31.01.2022 tarihli, 719.883,78 TL tutarındaki fatura, İş Mahkemesi dosyaları, arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. Mahkememizin 20/01/2023 tarihli celsesinde dinlenen tanık beyanlarında; Davacı tanığı ...; "2017 yılında Davacı şirlet ile çalışmaya başladım, Satış temsilcisi olarak çalıştım, akabinde satış pozisyonlarında satış müdürlüğüne kadar yükselerek çalıştım, ... ürünlerini satıyorduk, ... tarafından verilen kodlar söz konusu olur, bende bu kodlu personel idim, Tüm ... platformlarında işlem yapıyordum, benim ... ile de işçilik alacakları kaynaklı davam söz konusudur, davalı gerçek dışı işlem yaptığımız iddiası ile sözleşmemizi feshetti, bir tane internet sitesi üzerinden hat satıldığını davalı iddia etti, bunun üzerine araştırma da yaptık ve iddianın doğru olduğunu gördük, bunun üzerine işlemi yapan çalışandan savunma aldık, bu çalışanın iş akdini sonlandırmak üzereyken ...'dan ... ... müdürümüz gerek olmadığını söyledi, bunun üzerine iş akdini sonlandırmadık, daha sonra kısa bir süre ... davacı ile olan sözleşmesini feshetti, il dışı da hat satışı yapıyorduk, 4 araba olarak yola çıkıp Karadeniz vs. Diğer bölgelere ayrılıyorduk, bunun bilgisi de bizzat ...'da müdür olarak çalışan ... Bey'de vardır, bizzat kişilerim kimlikleri ve imzalı belgeleri taahhütnameleri sisteme yükleniyor, ilk onay alındıktan sonra ikinci aktivasyon ekranına yönlendiriliyordu, bizim ofiste bulunan aktivasyon ekimiz de işlemleri tamamlıyordu, ayda bir kez de davalı tarafa evrakları kargo ile gönderiyorduk, kimlik bilgilerini bizzat abonelerden alıyorduk, geriye dönük herhangi bir dataya ulaşmamız söz konusu değildir, sözleşmelere üçüncü kişilerin imza atma durumu olmaz, hattı kim alacaksa o imza atar, biz müşterinin kimlik bilgilerinin doğruluğunu tespit etmek için de ayrıca bir araştırma yapıyoruz, geri dönüş oranı diğer bayilerde %5 olmasına rağmen bizde %3'tür, biz yapmamış olsak bile çalışanların yapma durumu olabiliyor, çünkü o internet sitelerinden alındığında çok daha fazla kar elde edilebiliyor, aynı zamanda çok uğraş verilmeden yapılan satış olduğundan tercih sebebi olabiliyor, normalde bizim şirkette bunu yapılması yasaktır, ancak 40 tane çalışan var, personelleri kontrol etmek her zaman mümkün olmayabilir, ...'un yaptığı bir kampanya vardı, bize bir hedef belirilendi, o dönemde altı tane işçinin float( sahte işlem) yaptığını tespit ettim, hedefi tutturamama rağmen bu altı işçinin iş sözleşmesini bu işlemler nedeniyle feshettim, bu personelleri de kara listeye aldırttım, ancak 2 hafta sonra başka bir ... ... ... şirketinde çalışmaya başladıklarını öğrendim, bunu da ...'a bildirdim, ancak hiçbir işlem yapılmadı, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: ... ile başlayan numara bizim şirkete ait değildir, ancak ... ile başlayan numara bizim müşterilere geri dönüş yaptığımız numaradır, fesih sürecinde bende bizzat vardım, ...'un yetkilisi gelmişti, biraz önce anlattığım işlemleri söyleyerek sözleşmenin feshedildiğini bize bildirdi, bende nasıl olur biz bu durumu size bildirdik ve sorun olmadığını söylediniz diye cevap verdim, bunun üzerine sürecin böyle olduğunu ve yapabileceği birşeyin olmadığını söyledi, biz de sözleşmenin devam edeceğine inanarak ...'dan çalışanlarımız giymesi için polar kıyafetler satın almıştık, hatırladığım kadarıyla 2.700 TL idi, ödemesini de yapmıştık, ancak aldığımız kıyafetler dahi gelemeden sözleşme feshedildi, satış kanalını kapatacaklarına dair bir bilgi vermediler, hatta masraf yaptığımızı da söyledik, biz ...'un bize sözlü olarak işinizi büyütün demesi üzerine 5 katlı binayı baştan aşağıya restore ettik, bir kat çağrı merkezi, bir kat daha önce izin verilen lead toplama ve diğer katlarda muhtelif işlemler için düzenlendi, kadroyu genişlettik, sadece İstanbul için 30 işçi daha aldık, ancak daha sonra iş alanımız ... tarafından daraltılarak 6 ay sonra da sözleşme feshedildi, ilk aşamada fesih için geldiklerinde bize bir kağıt uzatıldı ve bu kağıtta yapılan işlemleri kabul ettiğimize dair bir imza istenildi, bunu imzalamamız karşılığında hakedişlerimizin ödeneceğini söylediler, ancak yatırımcımız bunu kabul etmedi, bildiğim kadarıyla başka bayilerde hakedişler ödenmiştir, ancak bu hakedişler ... tarafından bizzat değil, başka şirketler aracılığı ile ödemiş bunu da benim çalışanlarım bana anlattı, gittiklerinde ... yetkilisi ile bayi yetkilisinin bulunduğu bir ortamda çalışan imza atarak hakedişlerini almış, bize de benzer bir teklif yapılmış idi, ancak biz kabul etmedik, sözleşmenin fesih gerekçesi ... işlem-sahte işlem olarak söylendi, bize imzalatılmak istenen belge ise alacaklarımızın alınabilmesi için bize sunuldu, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: İnternetten satışı yapan bir yapı var, ancak ben bu yapıyı bilmiyorum, fakat bizim ve ...'daki diğer çalışanlar yılda bir kez toplanır ve birbirleri ile tanışır iletişime geçeler, bu süreçte bizim çalışanlarımızdan da bu işlemi yapan olmuş, ancak biz bunu hemen tespit edemedik, yapılan usulsüz yani floald denen işlemin nasıl yapıldığını bilmiyorum, bilseydim zaten ilk başta müdahale ederdim, ... işlemin nasıl yapıldığını ... tespit etmiş, kimlik vs evrakların bilgisayarda nasıl onaya gittiğini bende bilmiyorum, bu benim bahsettiğim kendi tespit ettiğimizi söylediğimiz işlemler +1 QR kod ile ilgili olan işlemler, mobil hattaki usulsüz işlemleri ... tespit etmiştir, biz de gerekli işlemleri yaptık, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...; "Ben 2010 yılından beri Bölgeler Müdür olarak ...'da halen çalışırım, ben tüm Türkiyedeki ... kanalını yönettim, o dönemde de davacı bizim bayimizdi, direk bayiyi ben yönetmiyorum, ben üst yönetici olarak görev aldım, ... Departmanımız bayinin ... işlem yaptığını tespit etti, çünkü bu departmana şikayetler geldi, bizde yazı ile ve sözlü olarak bu işlemlerin yapılmaması konusunda davacı şirketi uyardık, buna rağmen bu işlemlerin devam ettiğini tespit ettik ve bu bayi ile sözleşmemizi feshettik, bu şikayetler sadece bize değil BTK'ya da ulaşmaktadır, BTK bunları yakından takip etmektedir, bütün bayiler için bu işlemler geçerlidir, davacı şirket müşteriyi görmeden hat açtırmış, evrakları ise kargo ile temin etmiş ya da sahada farklı bir bayinin açtığı hattı, kendisi hat sahibini görmeden müşteriye temin etmiştir, biz hali hazırda kargo ile gelen evrakları tespit ettik, bunun üzerine de işlemleri de yaptık, whatsapp üzerinden de bu şekilde usulsüz satış yapıldığı konusunda bize bilgiler ulaştı, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: ... müşteriyi görmeden işlem yapmamaktadır, müşteri ile birebir teması istemekteyiz, online kanallarda ise e-imza ya da teyit araması ya da sms kodu vs şeklinde güvenlik kontrolü yapılmaktadır, biz bu ... işlemi tespit ettiğimiz ... ... ile satış yapan bütün bayilere de aynı şekilde hem cezai işlem uygulayıp hemde kapatıyoruz, bizim şirketimiz içindeki ... Departmanı satıştan tamamen bağımsızdır, bu işlemleri ... departmanı tespit eder ve bize bildirir, biz de bunun üzerine bayiye gerekli bildirimleri yaparız, aynı işlemler devam ettiği yine tespit edilir ise bu sefer incelemeyi davacı taraf ve davalı satış departmanını hiç tanımayan 7-8 kişiden oluşan bir komisyon kapatma olup olmayacağına dair karar verir, bu komisyonun içerisinde hukuk departmanı da vardır, biz ilk kez ... işlemlerin tespitinden sonra sözlü olarak da davacı şirkete ihtar aldınız, bundan sonraki süreçte yapılan usulsüz şeyleri tekrar etmez iseniz herhangi bir sorun olmadan işlerinize devam edebilirsiniz, ancak aynı şey tekrarlanır ise kapatılırsınız şeklinde beyanda bulunduk, ancak aynı şey tekrarlanıp komisyona gittikten sonra herhangi bir sözlü beyanımız olmadı, diğer bayiler ile olan işlemler buradakinden farklı olabilir somut olarak birşey olmadığı için beyanda bulunamıyorum, diğer bayilerin işçileri ile ilgili bir alacak olduğunda çalışan şikayeti ise kendi arasında çözeceği bir problemdir, bizi etkilemez, eğer ... işlemden sonraki fesihten ... zararı söz konusu değil ve bayi hakediyor ise ödemeler yapılabilir, burada bahsettiğim fesih edilene kadar olan hakediş bedelleridir, zarara ilişkin konu benim departmanım ile ilgili değildir, ancak davacının kendi çalışanlarının ...'un aleyhine açtığı işçilik alacaklı davalar olduğunu biliyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...; "Ben ...'da 11 yıldır, satış bölge yöneticisi olarak halen de bir operasyon biriminde çalışmaktayım, geçmiş dönemlerde davacıya da bölge yöneticiliği yaptım, bizim ... kanallarından beklentimiz müşteri ile birebir bilgi vererek işlemleri yapmasıdır, kapanmadan önceki dönemde davacının birebir müşteri ile temas edilmeden telefon aracılığıyla satış yapıldığına dair sözlü uyarının yapıldığını kanalda olmamdan kaynaklı olarak biliyorum, aynı işlemin tekrarlandığını da bu işlemle ilgilenen arkadaştan duydum, sonraki süreci çok iyi bilmiyorum, sürecin...'ye bildirildiğini ve diğer işlemlerin yapıldığını duyum olarak biliyorum, ilk uyarı döneminde... tarafından bu ... işlemlerin kendi personelleri tarafından yapıldığını bildirdiğini biliyorum, biz ilk uyarıdan sonra aynı işlemlere devam edilir ise sözleşme kaynaklı olarak sözleşmeyi sonlandırıyoruz, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Davacıya yapılan uyarıyı bizzat ben yapmadım, uyarının nasıl yapıldığı ya da komisyon ile ilgili bilgim yoktur, toplantıda yapılan uyarılar konuşulduğu için bilgim var, bu bilgiyi aldığım toplantı kendi departmanımızın yapıldığı toplantı idi, bayi yoktu, komisyon sürecindeki tespitlerde bayiye gitmedim, öncesinde sadece bir kez ilgili yönetici arkadaş izinli, olduğunda temsilen ilgili arkadaşımın yerine gitmiştim, ilgili bayiye ben bakmadığım için herhangi bir uyarıda bulunmadım, ben şahsen şehir dışına satış yönlendirmesi kendim yapmadım, benim bizzat ... olarak böyle bir tavsiyem olmadı, İstanbuldaki bir bayinin Ankara İmzir vs gibi bir yerde çalışma ile ilgili ... ve kanal yapılanması içerisinde talebimiz yoktur, whatsapp gruplarında dönemsel çalışmalar olmuş olabilir, ancak tam olarak hatırlamıyorum, mesela Tekirdağda aktif bayimiz olmadığından o bölgeye gidilmesi ile ilgili bir çalışma olabilir, normalde biz literatürde bayinin farklı bir ile giderek satış yapması ile ilgili bir talimat vermiyoruz, benim yönettim bayi davacının olduğu bir bayi bölümü değildir, kendi whatsapp guruplarında yazılmış olabilir, bu konuda bilgim yoktur, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Bu bir ... kanalıdır, il dışına yapılan satış nedeniyle, konaklama, yakıt giderleri vs bulunmaktadır, bizim şirketimizin bu şekilde bir çalışma şekli yoktur, abonelik işlemleri müşteriyi bizzat görerek ıslak imza alınarak ve evrakların sisteme yüklenmesi sureti ile yapılmaktadır, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Başka bayilere ödeme ile ilgili bir bilgim yok, şirkete ödeme yapılıp yapılmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 14/04/2023 tarihli celsesinde dinlenen tanık beyanlarında; Davacı tanığı ... beyanında; "Ben ... mobilde operasyon müdürü olarak çalışıyordum, aralarındaki ilişki bayilikle ilgilidir, uzun yıllardır birlikte çalışıyorlardı ben 2017 de bu ilişkiye dahi oldum, 2021 kasım sonuna kadar birlikte çalışıldı, ... daha sonra sözleşmeyi feshetti, fesih tarihinden önceki ağustos ayında ... bizden fraut ile ilgili savunma talep etmişti, savunma konusunda yazılı olarak beyanda bulunduk, sonrasında bölge müdürlerimizden ... bey ve ... bey ve ... bey bilgisi de var, ... geldi toplantı gibi bir görüşme oldu, biz savunmamızı yazdığımızı söyledik, bizzat bende görüşmede vardım, savunmanızı yazdınız bir sorun yok işinize devam edebilirsiniz dendi, eylül ayında da sözleşme ... ile yenilendi, faaliyetlerimize devam ederken, yine ağustos ayındaki gerekçeler ve aynı işlemler nedeni ile kapatılacağımızı öğrendik, kasımın sonununda da faaliyetimiz durduruldu, ... işlemi bir sahteciliktir, ve bunun tespiti hızlı bir şekilde yapılamıyor, bunu tespit ettiğimiz 2020 Temmuz ve Kasım aylarında yaklaşık 8 personeli işten çıkarttık ve o aylarda hedefi de tutturamadık 200-250.000,00-TL civarı şirket zarar etmiştir, eğer fraut tespit edilir ise biz gerekli aksiyonu almaktayız, ... bize itham ettiği whatsapptan kimlik alınması sözleşme imzalarının daha sonra ofiste atılıyor olması şeklindeki ithamlar şirketimizde yapılmıyordu, zaten yapılamazda, ... dijital kimlik uygulamasında kimliğin işlemler yapıldığı anda çekilip uygulamaya atılması gerekiyor, aksi halde kimlik yüklemesi yapılamaz, haricen yükleme uygulamada söz konusu değildir, Davacı vekili talebi üzerinden soruldu: ... ... numaralı hat şirketimize ait değil bizim şirket hattımız ... ile başlamaktaydı tam olarak numarasını hatırlamıyorum, hedef tutturmak için ... kimi zaman yakın illere gidebileceğimizi söylüyordu, hangi illerde ... ... olmadığını ... bölge müdürlüğünden öğrenerek o illere gidiyorduk zaten ... de bize hangi illerimize gidip gitmeyeceğimizi bize bildiriyordu, bunu sözlü olarak ya da whatsaptan yazışma olarak alıyorduk, bizim çıkarttığımız 7-8 kişinin daha sonra başka ... bayisinde çalıştığını duyduk 2 tanesinin çalıştığını bizzet gördüm, bir tanesininde whatsapp durumuna koyduğu ... reklamlarından nerede çalıştığını sordum o da bana çalıştığı ... bayisini söyledi, normal şartlarda bu çalışanları kara listeye sokarak işten ayırmıştık, başka bir bayide çalışamamaları gerekirdi, fesihten önce yapılan yukarıda da bahsettiğim görüşmede fesih nedeni olarak ... işlemi olduğu söylendi, ancak bunun içinin çok dolu olmadığını düşünüyorum, çünkü cevabımızı vermiştik, fakat başka bir fesih nedeni de bu görüşmede söylenmedi, Mart ayında tüm ... ... bayileri kapatıldı bu kapatma dan önce diğer bayilerden de duyduğuma göre belirli işlem hacmi olan bayilerin başka nedenler ileri sürülerek sözleşmelerinin feshedileceğini duydum, bizim bayimize bu fesih nedeni ile ve fesihten sonra herhangi bir ödeme yapılmadı, diğer bayilerdeki arkadaşlar ödeme almışlar, ... bize bulunduğumuz binada bize büyümemizi söylendi, binada iki katı kullanıyorduk bize büyümemiz söylenince diğer 3 katlı banka binadan çıkınca biz orayı da kiralayarak 5 kat olarak kullanmaya başladık, burası içinde ciddi bir tadilat söz konusu oldu, o dönem için 500-600.000,00-TL civarı harcama yapıldığını biliyorum, kasım ayı başında kapatılacağımıza dair bilgi geldi, daha sonrasında bölge yöneticisi ... bey bize bir kağıt getirdi, kağıtta kendi rızamız ile vodafonedeki anlaşmanın bitirilmesi husus yazıyordu, bize imzaya zorladılar, aksi halde alacaklarımızı alamayacağımızı söylendi, bizde bunu imzalamadık ortamda gerildi, dava edeceğimizi söyledik onlarda 500 tane avukatımız var dedi. Davalı vekili talebi üzerinden soruldu: Sözleşmesi feshedilen 7-8 kişinin yaptığı işlemleri şu şekilde tesipit ettik ek ücret ile verilmesi gereken ekstra paketler için bu müşterileri arıyarak sizin hattınızı ben taşımıştım herhangi bir ücret olmadan size ek paket tanımlayacağız şeklinde müşterilere ek paket tanımlamışlar, daha sonra faturalara ek ücretler yansıyınca müşterilerden şikayet geldi, bu işlemler nedeni ile sözleşmeleri feshettik, 7-8 kişi grup halinde aynı işlemi yapmışlar ve yaklaşık 200 tane böyle işlem tespit ettik, ve müşterilere geri ödeme yaptık, 20 çalışından 7-8 tanesini bu şekilde işten çıkarttık, tanıklık ücretim talebim vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi heyeti ... tarafından hazırlanan 28/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... yönünden; Sözleşmenin 01.01.2019-01.01.2020 tarihleri arasındaki “ilk dönemin” ve 01.01.2020-01.01.2021 tarihleri arasındaki birinci "müteakip dönemin” tamamlandığını, 01.01.2021-01.01.2022 tarihleri arasındaki ikinci "müteakip dönemde” Davalı ... tarafından ....Noterliği'nin 16.08.2021 tarihi ve ... yevmiye nolu ihtarname ile Davacının uyarıldığı ve 29.11.2021 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı olarak fesh edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme feshinin, Davacı hakkında alınan ihbar ve şikayetler üzerine ... Kurumsal Güvenlik Direktörlüğü/Soruşturmalar ve ... Müdürlüğü tarafından ... ...'in son bir yıllık abonelik işlemleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ... tarafından ihlal olarak tespit edilen abonelik işlemlerinden kaynaklandığını, ilk olarak 29.07.2021 tarihli inceleme raporu düzenlenerek 16.08.2021 tarihli uyarı ihtarnamesinin gönderildiği Davacının ihlallere devam etmesi durumunda sözleşme feshi yapılabileceğinin bildirildiğini; ancak alınan ihbar ve yeniden yapılan inceleme neticesinde ihlallere devam edildiğinin 24.10.2021 tarihli ek rapor ile tespit edilmesi üzerine 29.11.2021 tarihli ihtarname ile ... tarafından sözleşme feshedildiğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin 01.09.2021 tarihinde yenilendiğini ifade ettiği ancak sözkonusu yenileme işlemine ait herhangi bir belgenin dosyada olmadığını, ... adına yetkili olmayan https:'... web sitesi üzerinden, numaralarını diğer operatörden ...'a taşımak için başvuru yapan abonelere, yetkili olmayan ... nolu hattan bilgilendirme SMS'i gönderilerek ve kimlik bilgileri whatsapp üzerinden istenilerek yapılan abonelik işlemlerine ait aktivasyonların davacıya ait olduğunun ve bu tip başvurularda Davacı tarafından abonelere boş sözleşme ve sim kartın gönderiminin yapıldığını, ... tarafından düzenlenen her iki raporda Davacının https:/... siteleri üzerinden giriş yaptığını ya da bu siteleri kullandığını ya da yetkisiz ... şirketine ait ... nolu telefonla ya da bu şirketle irtibata geçtiğini doğrudan gösteren bilgi ve belgeler olmamakla birlikte, sözkonusu web sitesi ve telefon kullanılarak alınan başvuruların aktivasyonlarının Davacı tarafından tamamlanmasının ve bu başvurularda sözleşme ile sim kart gönderimi yapılmasının, Davacının sözkonusu yetkisiz web sitesiyle ve telefonla irtibat sağladığı sonucunu ortaya çıkardığı, Davalı ...’nun resmi www...com.tr web sitesi üzerinden alınan ve resmi site yöneticisi ... İletişim tarafından işlem süreçleri başlatılan bazı başvurulara ait hat aktivasyonlarının Davacı tarafından tamamlandığı, ...’nun ... ile yaptığı görüşmelerde online başvurularda aktivasyon sürecinin başka bayiler tarafından tamamlanmasıyla bazen karşılaşabildikleri, bu bayiler arasında Davacı ... ...’de yoğunlaşma görmedikleri ve Davacının www...com.tr web sitesi üzerinden başvuru bilgilerine ulaşıldığı yönünde teknik bir bulgunun olmadığı; ... ... nolu çağrı merkezi üzerinden abonelerin yetkisiz ... hat numarasına yönlendirilmesiyle ilgili ... tarafından ayrıca açılmış bir soruşturma olduğu ve akıbeti hakkında dosya kapsamında herhangi bir bilgi olmadığı, ... tarafından hazırlanan raporlarda Davacının İstanbul ili dışına satış yaptığının tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede Davacının satış yapacağı ya da sorumlu olduğu bölgenin tanımlanmadığı, Davacının sistem kurallarına aykırı herhangi bir aksesuar satışının olmadığı, Davacının 2020 ve 2021 yıllarında ... işlemleri nedeniyle bir kısım personelini kara listeye alınarak işten çıkardığı, Abone imzası ve el yazısı ile doldurulmuş abonelik sözleşmesi düzenlenmeden hat aktivasyonu yapılmasının, yetkisiz web sitesi ve telefon numarası üzerinden erişilen ya da bu kanallar üzerinden yapılan başvurulara erişim sağlanarak abonelik işlemleri yapılmasının iş bu raporun 22. ve 24. maddelerinde verilen sözleşme ve BTK hükümlerine uygun olmadığı, Davalı ...’nun sözleşme kapsamındaki işlerle ilgili olarak Davacı ... ...’i izleme, kontrol etme ve denetleme hakkına sahip olduğu, Davalı ...’nun, sözleşmenin 22.2.iii maddesine göre sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ya da taahhütlerini ihlal etmesi durumunda herhangi bir süre vermeksizin derhal, kısmen veya tamamen sözleşmeyi tek taraflı fesh etme hakkına sahip olduğu, Sözleşmenin 22.4. maddesine göre ‘her zaman’ ifadesi ile ...’a, zaman açısından sınırı belirtilmeyen fesih hakkının tanındığı, Sözleşme kapsamında fesih şartlarının oluşmasında ihlal sayısı veya ihlal seviyesi veya kusur oranı gibi herhangi bir değer belirlenmediği, Davacının yaptığı iş ve işlemlerin fesih açısından Davalı ... tarafından ihlal olarak değerlendirilerek sözleşmenin feshi için yeterli bulunduğu ve sözleşme feshinin yapılmasında bir engel olmadığı, mali yönden; Davacı tarafça 2019 yılına ait defterlerinin kayıp olduğu bilgisi verilmiş olup ibraz edilmediği, Davacının 2020-2021 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yanın ekstre bitim tarihi (30.12.2021) itibariyle davalı yandan 5.897.283,87 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının 2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yanın ekstre bitim tarihi (31.12.2021) itibariyle davalı yandan 9.836,72 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davacı yanın incelenen kendi ticari defterlerinde ekstre bitim tarihi (30.12.2021) itibariyle davalı yandan 5.897.283,87 TL cari hesap bakiye alacaklı olmasına karşın davalı yan kendi ticari defterlerinde ekstre bitim tarihi (31.12.2021) itibariyle davacı yandan 9.836,72 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, buna göre cari hesap farklılığının (5.897.283,87 TL + 9.836,72 TL=) 5.907.120,59 TL olduğu, dava konusu edilen alacak cari hesap alacağı olmadığından taraf ticari defterlerinde görülen cari hesap farklılığı üzerinde durulmayacağı, Davalı yanın ticari defterlerinin tetkikinde, taraflar arasında sözleşmenin imzalandığı 2019 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2021 yılına kadar toplamda 17.677.229,60 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin yenilenmesinden önce davalının davacıya 16.08.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeye aykırı davranışlarına son verilmesi hususunda ihtarda bulunduğu, dava konusu somut uyuşmazlık kapsamında hukuki değerlendirme ve nihai takdir Mahkemenize ait olmak üzere, mali yönden yapılan incelemelerde; Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde, davacı yanın portföy tazminatı talebine ilişkin TTK nun 122/2 Maddesi dikkate alındığında, tazminatın, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı, taraflar arasındaki ilişki, sözleşmenin akdedildiği 2019 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2021 yılına kadar yaklaşık olarak 3 yıl sürdüğünden bu amaçla yapılan incelemede, davalı tarafından davacı şirkete 3 yılda toplamda 17.677.229,60 TL ödeme yapıldığı, bu tutarın 3 yıllık ortalaması dikkate alındığında ise davacı yanın talep edebileceği portföy tazminatı tutarının 5.892.409,86 TL olabileceği, davacı yanın kar mahrumiyeti talebi noktasında ise davacı şirket tarafından sunulan mali tablolarına göre şirketin 2019 yılından zarar etmeye başladığı ve bu zararının 2021 yılına kadar artarak devam ettiği görüldüğünden mali tablolar nezdinde kar kaybı talebi yönünden bir değerlendirme ve hesaplama yapılamayacağı kanaatine varıldığı, hukuki yönden; Davacının sözleşmenin yenilenmesinden sonraki dönemde de sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğu ve davalının feshinin haklı olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişi heyeti ... tarafından hazırlanan 21/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının savunması ve Davalının uyarı ihtarnamesi tarihlerinde, sözleşme kapsamında ikinci müteakip dönem içerisinde bulunulduğu, sözleşmede dönem bitmeden veya sözleşme süresi içerisinde iken yenilenme yapılmasını tarif eden yönteme ve işleme ait bir madde olmadığı, bu nedenle yenilendiği belirtilen sözleşmenin ve yenileme işleminin incelenme ihtiyacının ortaya çıktığı ancak, bununla ilgili olarak Davacı tarafından herhangi bir belge sunulmadığı, bu konudaki tanık beyanının teknik bilgi ve detaydan yoksun olduğu, ... tarafından uyarı ihtarnamesi gerekçe gösterilerek fesih ihtarnamesi düzenlendiği, uyarı ihtarnamesini oluşturan sebeplerin dolaylı olarak fesih ihtarnamesinin de oluşmasına etki ettiği, 24.10.2021 tarihli inceleme raporunun, uyarı ihtarnamesinde belirtilen hususların Davacı şirket bünyesinde denetlenmesi amacıyla ek rapor olarak düzenlendiği, bu nedenle, inceleme raporları ile ihtarnamelerin birbiriyle olan bağlantısının red edilmesinin teknik açıdan mümkün olmadığı, Davacının, başvuruların yetkisiz kanallar üzerinden alınmadığını ve hatların aktivasyon işlemi öncesinde tarife ve satış doğruluğunun teyit edildiğini gösteren form/belge/ses (görüşme) kaydı gibi herhangi bir delil sunmadığı, ...’a ait dijital kimlik uygulama sisteminin incelenebilmesi için, dava konusu olayın yaşandığı 2021 yılındaki sistemin, upgrade ya da revize edilmemiş olarak halen kullanılıyor olması gerektiği, ... sisteminin kullanım bilgilerini de içerebilecek Mobil/Sabit ... Hizmetleri Abonelik Kabul ve Kayıt Prosedürü ve Sair İşlem Prosedürünün dosyada olmadığı, Davacının, yetkisiz web sitesi ve telefonla doğrudan irtibata geçtiğini gösteren belge ve delillerin olmadığı, başvuruların yetkisiz kanallar kullanılarak alınmasının ve bu şekilde ulaşan başvuruların aktivasyonlarının ... Mobil tarafından tamamlanmasının, ... soruşturma ekibini Davacının yetkisiz web sitesi ve telefonla irtibat sağladığı sonucuna ulaştırdığı, İş akitleri fesh edilen personelin ... bünyesinde çalıştırılmaya devam edilmesiyle ilgili olarak Mahkeme tarafından gönderilen müzekkere cevabının dosyada olmadığı, ... bünyesinde çalıştırılmaya devam eden personel varsa isimleri, kara listede olup olmadıkları, kara listede iseler neden çalıştırıldıkları konusunda Davalı açıklamalarının yapılması gerektiği, ...’ın ... ... olan bayilerin tamamı ile olan sözleşmesini feshetme kararı almasıyla ilgili olarak Davacı tarafından müzekkere alınması talep edilen 15 şirketten 8 adedinin ... mağaza listesinde yeraldığı, 7 adedinin listede bulunmadığı, Davalı ...’ın, denetim yetkisi kapsamında inceleme raporları düzenlediği, raporlar neticesinde Davacının sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğuna kanaat getirerek önce uyarı sonrasında fesih ihtarnamesi düzenlediği, sözleşmede fesihi engelleyen bir madde olmadığı, kök rapordaki değerlendirmelerin geçerliliğini koruduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 23/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin yenilenmesinden önce davalının davacıya 16.08.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeye aykırı davranışlarına son verilmesi hususunda ihtarda bulunduğu, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde, davacı yanın portföy tazminatı talebine ilişkin TTK nun 122/2 Maddesi dikkate alındığında, tazminatın, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı, Taraflar arasındaki ilişki, sözleşmenin akdedildiği 2019 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2021 yılına kadar yaklaşık olarak 3 yıl sürdüğünden bu amaçla yapılan incelemede, davalı tarafından davacı şirkete 3 yılda toplamda 17.677.229,60 TL ödeme yapıldığı, bu tutarın 3 yıllık ortalaması dikkate alındığında ise davacı yanın talep edebileceği portföy tazminatı tutarının 5.892.409,86 TL olabileceği, Davacı yanın kar mahrumiyeti talebi noktasında ise davacı şirket tarafından sunulan mali tablolarına göre şirketin 2019 yılından zarar etmeye başladığı ve bu zararının 2021 yılına kadar artarak devam ettiği görüldüğünden mali tablolar nezdinde kar kaybı talebi yönünden bir değerlendirme ve hesaplama yapılamayacağı, Davacının ... işlemleri ile ilgili usulsüz işlem yaptığını ikrar ettiği, Bu doğrultuda 2020 yılı Kasım ayında iş akitleri kara liste ile feshedilen ... isimli personellerin Bayüi Yönetim Portalı üzerinden kara liste ile iş akitlerinin feshedildiğini beyan ettiği, ... işlemleri ile kara listeye alınan ... isimli personellerin iş akitleri feshedildikten sonra davalı ... bünyesinde çalıştırılmaya devam ettirildiğini beyan ettiklerinden işbu kişilerin dosyalarını dosya muhteviyatına sunulmaları ve alanında uzman bilir araştırılmasının yerinde olacağı, ... AŞ Müzekkere Cevabında, Tarafların, 01.09.2021 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmenin elektronik imza ile yenilenip yenilenmediğine İlişkin müzekkere cevabında “Şirketimiz Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) Hizmet Sağlayıcısı olup taraflar arasında elektronik ortamda imzalanan sözleşmeler hakkında Şirketimizce herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.” şeklinde cevap verdiği, ... işlemleri ile ilgili usulsüz işlem yaptığını ikrar ettiği şeklindeki teknik değerlendirmeler gözetildiğinde sözleşme ilişkisinin davalı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiğinin düşünüldüğü, durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle zarar talebinde bulunmasının mümkün olmayacağı, Mahkemece, ... işlemler sonucu kara listeye alınan şahısların Davacı bayiden ayrılıp Davalı ...’a geçmesi ve il dışında satış yapılmasının tespiti ve bu tespitler doğrultusunda taraflar arasındaki ilişkinin çekilmez hale gelmediği kanaatine varılır ise; davalının feshinde haklı olmadığı, davacının da bu kapsamda zarar talebinde bulunabileceği, Taraflar arasındaki sözleşme detaylı bir şekilde incelendiğinde davacının sürekli, bağımsız, acentelik faaliyetini meslek haline getirmiş sözleşmelere aracılık eden ve müvekkili adına ve hesabına sözleşmeler yapan acente olduğuna dair bir ibareye rastlanmadığı; taraflar arasında acentelik ilişkisi bulunmadığının düşünüldüğü, davacıya tek satıcılık yetkisinin de verilmediği görüldüğünden TTK 122. Maddesinde düzenlenen portföy (denkleştirme) tazminatı şartlarının oluşmadığının ifade edilebileceği, Mahkemece taraflar arasında acentelik ilişkisi olduğu yahut davacıya tek satıcılık yetkisi verildiği sonucuna varılır ise; denkleştirme tazminatının diğer koşullarının incelenebileceği, somut olayda taraflar arasındaki akdi ilişkinin 29.11.2021 tarihi itibariyle sona erdiği, huzurdaki davanın ise 01.06.2022 tarihinde ikâme edildiğinin müşahede edildiği, Hâl böyle olunca TTK m. 122/f.4 hükmünde kabul edilen bir yıllık sürenin sona ermediğinin düşünüldüğü, Mahkemece, davalının sözleşmeyi haklı sebebe dayanmaksızın feshettiği ve bunlara ek olarak sözleşmenin feshi sebebiyle davalının, davacının bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ettiği ve sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, davacı tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisinin devam edeceği kanaatinde olunması durumunda davacının portföy tazminatı talebinde bulunabileceği, davacının manevi tazminat talebine ilişkin takdirin tümüyle Mahkemeye ait olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 17/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;Kök raporda belirtildiği üzere, dava konusu taleplerde cari hesap alacağı olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen taleplerin, şimdilik 5.000,00 TL kar mahrumiyeti, 5.000,00 TL yoksun kalınan kar, 5.000,00 TL portföy tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminat olup fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak toplamda 90.000,00 TL dava değeri olarak belirtildiğini, ayrıca davacı yanın ekstre bitim tarihi (30.12.2021) itibariyle davalı yandan 5.897.283,87 TL tutarındaki cari hesap alacağı 2020 yılı öncesinden devretmiş olup 2019 yılı sonunda 5.909.523,81 TL devrettiği, ancak davacı taraf 2019 yılı ticari defterlerinin kayıp olduğu bilgisini verdiğinden cari hesap farklılığı üzerinde durulamayacağı kanaatine varıldığını, öte yandan davalı şirketin 2022 yılı cari hesap ekstresinde görüldüğü üzere, toplamda 640.193,60 TL hakkediş iptal kaydı davacı aleyhine alacak olarak muhasebeleştirilmiş olduğu, Davacı, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından başta sağlanan 75.000,00 TL tutarındaki teminatın nakde çevrilmesine gerek olmamasına ve kendisinden bu yönde bir talepte bulunulmamasına rağmen, davalının 4 Mart 2022 Cuma günü, bankaların mesai bitimine kısa bir süre kala ... Bankası'na başvurarak teminatı nakde çevirdiğini iddia etmektedir. Davalı ise, teminat mektubunun paraya çevrilmediği veya herhangi bir tahsilatın yapılmadığını ileri sürdüğünü, davalının ticari defterleri incelendiğinde, belirtilen tarihte teminat mektubunun nakde çevrilmesine dair herhangi bir kayda rastlanmadığını, taraflar arasındaki 01.09.2019 tarihli "... ... ... Sözleşmesi"nin 19.4 maddesine göre, Sözleşme kapsamında alınan 75.000,00 TL tutarındaki teminatın davalının alacaklarına mahsup edilmediği takdirde iadesi gerektiğini, nihai takdir ve kanaatin Mahkemeye ait olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafça davalı aleyhine açılan davalı ile aralarındaki sözleşmenin haksız feshi iddiasına dayalı uğranılan maddi zarar, yoksun kalınan kar, portföy tazminatı ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Davacı taraf davalı ile aralarındaki ... ... ... Sözleşmesi'nin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasıyla işyeri için yapılmak zorunda kalınan masraflar, işten çıkarılmak zorunda kalınan işçilere ödenen tazminatlar, ödenmeyen hakediş ve teminat mektubunun iade edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin maddi tazminatın, yoksun kalınan karın, portföy tazminatının ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacı ile aralarındaki sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı eylemlerinden dolayı haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 31/03/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf tazminat davası nedeniyle davacı ile davalı arasındaki ... ... ... Sözleşmesi'nin davalı tarafça haksız feshedilip feshedilmediği, haksız fesih edilmiş ise davacının zarara uğrayıp uğramadığı, davacının varsa uğradığı zararın tespiti ve bu zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklıdır. Mahkememizce yargılama sırasında taraf delilleri toplanılmış, tanıklar dinlenilmiş, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi heyet raporları alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf davalı ile aralarındaki ... ... ... Sözleşmesi'nin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasıyla işyeri için yapılmak zorunda kalınan masraflar, işten çıkarılmak zorunda kalınan işçilere ödenen tazminatlar, ödenmeyen hakediş ve teminat mektubunun iade edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin maddi tazminat, yoksun kalınan karın, portföy tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalı taraf ise taraflar arasındaki sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle haklı nedenle feshedildiği savunarak davanın reddini talep etmiş olup, taraflar arasındaki ... ... ... Sözleşmesi'nin 22. maddesinde sözleşmenin feshi hususunda düzenleme yapıldığı, davalı tarafça sözleşmenin feshine gerekçe olarak davacı tarafın sözleşmeye aykırı eylemlerinin gösterildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 01.01.2019-01.01.2020 tarihleri arasındaki “ilk dönemin” ve 01.01.2020-01.01.2021 tarihleri arasındaki birinci müteakip dönemin tamamlandığı; 01.01.2021-01.01.2022 tarihleri arasındaki ikinci müteakip dönemde bu hususta davalı tarafça davacı şirket hakkında 29/07/2021 ve 24/10/2021 tarihli inceleme raporlarının düzenlendiği, akabinde davalı şirket tarafından davacı şirkete hitaben .... Noterliği'nin 16.08.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı uyarı ihtarnamesi sözleşmeyi ihlal eden eylemlerin sonlandırılması hususunun ihtar edildiği, davalı şirket tarafından davacının sözleşmeyi ihlal eden eylemlerine devam etmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin .... Noterliği'nin 29.11.2021 tarihli fesih ihtarnamesi tek taraflı sonlandırıldığı anlaşılmakla, yargılama sırasında toplanan deliller, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporları ve davalı tarafça düzenlenen inceleme raporları ve davacıya hitaben gönderilen ihtarnameler birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin 2020 ve 2021 yıllarında ... işlemleri nedeniyle bir kısım personelini kara listeye alınarak işten çıkardığı bu hususun davacının da kabulünde olduğu, davacının ... adına yetkili olmayan https:'... web sitesi üzerinden numaralarını diğer operatörden ...'a taşımak için başvuru yapan abonelere yetkili olmayan ... nolu hattan bilgilendirme SMS'i gönderilerek ve kimlik bilgileri whatsapp üzerinden istenilerek yapılan abonelik işlemlerine ait aktivasyonların Davacıya ait olduğunun ve bu tip başvurularda Davacı tarafından abonelere boş sözleşme ve sim kartın gönderimi yapılması hususundaki eylemlerin taraflar arasındaki sözleşmenin 22. ve 24. maddesindeki koşullara aykırılık teşkil ettiği gibi KVVK hükümlerine ve BTK düzenlemelerine de aykırılık teşkil ettiği, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşme feshinin, Davacı hakkında alınan ihbar ve şikayetler üzerine ... Kurumsal Güvenlik Direktörlüğü/Soruşturmalar ve ... Müdürlüğü tarafından ... ...'in son bir yıllık abonelik işlemleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ... tarafından ihlal olarak tespit edilen abonelik işlemlerinden kaynaklandığı, ilk olarak 29.07.2021 tarihli inceleme raporu düzenlenerek 16.08.2021 tarihli uyarı ihtarnamesinin gönderildiği Davacının ihlallere devam etmesi durumunda sözleşme feshi yapılabileceğini bildirildiği; ancak alınan ihbar ve yeniden yapılan inceleme neticesinde davacının ihlallere devam ettiğinin 24.10.2021 tarihli inceleme raporu ile de tespit edilmesi üzerine 29.11.2021 tarihli ihtarname ile ... tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak yukarıda belirtilen davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin 22 ve 24. maddelerini ihlal eden nitelikteki eylemlerinden dolayı davalı tarafça haklı nedenle feshedildiği anlaşılmakla, Davalı ...’nun sözleşme kapsamındaki işlerle ilgili olarak Davacı ... ...’i izleme, kontrol etme ve denetleme hakkına sahip olduğu, Davalı ...’nun, sözleşmenin 22.2.iii maddesine göre sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ya da taahhütlerini ihlal etmesi durumunda herhangi bir süre vermeksizin derhal, kısmen veya tamamen sözleşmeyi tek taraflı fesh etme hakkına sahip olduğu, Sözleşmenin 22.4. maddesine göre ‘her zaman’ ifadesi ile ...’a, zaman açısından sınırı belirtilmeyen fesih hakkının tanındığı, bu kapsamda davacının sözleşmeyi ihlal eden eylemlerinin davalının ihtarına rağmen davacı tarafça sürdürülmesi nedeniyle davalı tarafça sözleşmenin haklı ve geçerli nedenle feshedildiği sabit olduğundan davacı tarafın sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı uğradığı zarar iddiasının yerinde olmadığı, davacının kendi kusurlu eylemleriyle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi ve davalının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle davacının maddi tazminat, yoksun kalınan kar, portföy tazminatı ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı tarafça maddi tazminat talebi altında hakediş alacağı ve teminat mektubu iadesi talebinde bulunulmuş ise de eldeki davanın sözleşmeden kaynaklı tazminat istemine dayalı açılmış olması hakediş alacağının sözleşmenin feshinden kaynaklı uğranılan bir zarar türü olmaması nedeniyle tazminat olarak talep edilmesi mümkün olmadığından ayrıca alacağa yönelik bir ıslah talebi olmadığı gibi davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi ile de hakediş alacağı ve teminat mektubu bedelinin ödendiğinin ve alacağın kalmadığının beyan edildiği göz önüne alındığında bu iki kalem yönünden maddi tazminat talebi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, yukarıdaki açıklamalar kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haklı feshine sözleşmeyi ihlal eden eylemleri nedeniyle kendisi sebebiyet veren davacı tarafın maddi tazminat, yoksun kalınan kar, portföy tazminatı ve manevi tazminat istemine yönelik eldeki davasını ispata elverişli delillerle ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan maktu 615,40-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 102.488,47-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı tarafça yargılama sırasında yapılan 25 adet tebligat/posta giderinden oluşan 498,75-TL yargılama giderinin davacıdan davalı tarafa verilmesine, 6- Davalı taraf yargılama maddi tazminata ilişkin davanın yargılaması sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7- Davalı taraf yargılama manevi tazminata ilişkin davanın yargılaması sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3,4 uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/350, K. 2025/678, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-350-e-2025-678-k-31717b4ba2d1