İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/519 E. 2024/317 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/519
Karar No
2024/317
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/519 Esas KARAR NO : 2024/317 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/09/2021 KARAR TARİHİ : 26/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 15/09/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; 19/08/2007 tarihinde dava dışı ... ... sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı araç sahibinin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı ölümlü yaralanmalı trafik kazasında, araç içinde yolcu konumunda bulunan davacının ağır yaralandığını, dava öncesi 25/05/2021 tarihli yazılı başvurularının kargo ile 31/05/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine ulaştığını ancak herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını belirterek, 19/08/2007 tarihinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı tek taraflı trafik kazasında ağır yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı giderleri tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 06/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde, özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, hatır taşıması bulunup bulunmadığı ve emniyet kemeri takılı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, temerrütten söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2007/ ... Soruşturma sayılı dosyası, Hasar dosyası, Tedavi evrakları, Hastane raporları, Sigorta poliçesi, Bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu raporu, Islah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/ ... esas sayılı dosyasının Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2009/8299 esas sayılı dosyasında temyizen incelenmesi sonrasında onanarak kesinleştiği ve iş bu dosyada davalı sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ... ...'!in tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporuna göre; 14/12/1955 doğumlu, ... ...’nın 19/08/2007 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ... sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmesinde; Gr1 VII (2Aa……….30)A %34x1/4x0,8 = %6,8 E cetveline göre %8.2 (yüzdesekiznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Kişinin Tüm Vücut Maluliyet Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birisinin geçici ya da sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının görüş ve kanaatine varılmıştır. Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücret benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olarak; Talep Konusu; 19/08/2007 tarihinde meydana gelen ölümlü- yaralanmalı tek taraflı trafik kazasında ağır yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı giderleri tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili talebi, Talep Konusu Olay; 19/08/2007 tarihinde saat 16:50 sıralarında maktul ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka minibüs ile ... Mahallesi ... yol kavşağında bulunan virajı alamayarak yol kenarındaki bariyerlere aracını çarpıp, yuvarlanması neti sürücü dahil 9 kişinin hayatını kaybettiği, davacı dahil araç içinde yolcu konumunda bulunan kişilerin ayrıca yaralanması ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Kusur Durumu; dava konusu trafik kazasının tek taraflı olduğu ve davacının aracın içinde yolcu konumunda bulunduğu görülmekle ve...Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ...E. ...K. Sayılı kararı da dikkate alınarak (Yargıtay incelemesi ile onanan) sigortalı araç Sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunun kabulü ile işbu rapor hazırlanmış olsa da, elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olarak; Maddi Zarar; Rapor tarihi itibarıyla, Davacının 19/08/2007 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/8472, Karar No: 2022/920, Karar Tarihi: 20.01.2022 Karar Sayılı İlamı dikkate alındığında, ev hanımı olan davacının kazanç kaybından söz edilemeyeceği görülmekle, geçi ik zararının bulunmadığı, % 8,2 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının dava konusu kazada araç içinde yolcu konumunda bulunuyor olması nedeni ile kusura katılımının bulunmadığının kabulü ile 264.201,70 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin işbu zararın (01.08.2007 - 31.12.2007) ZMMS poliçesi azami miti 80.000.00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, geçici yada sürekli olarak bir başkasının bakımına ihtiyacının bulunmadığının Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği, hesaplanmış olup, dava öncesi davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruda davacının sürekli maluliyetini gösterir heyet raporunun bulunmadığı görülmekle, dava tarihi 15/09/2021 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve ticari avans faizi talep edilebileceğinin (Sigortalı araç ticaridir) elbette hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunun görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 03/04/2024 tarihli Islah dilekçesinde özete; dava dilekçesinde talep edilen 150,00 TL'yi fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla 79.850,00 TL daha arttırarak, toplam 80.000,00 TL'nin, temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri ) istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Yaralamalı ve ölümlü kaza olması sebebi ile uzamış zaman aşımı süresi içerisinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden 19.08.2007 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ...'in kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması ve koşullara göre aracı sevk ve idare etmediğinden KTK 52 A ve B gereği %100 oranında kusurlu olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/ ... esas sayılı dosyasının Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2009/ ... esas sayılı dosyasında temyizen incelenmesi sonrasında onanarak kesinleştiği ve iş bu dosyada davalı sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ... ...'in tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; ... Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Sigorta Poliçesinin 19/08/2007 kaza tarihini kapsayacak şekilde ... plakalı (1998 model ...- Otoyol tipi 26 ve üzeri midibüs / otobüs tarzı) aracın 03/08/2007-2008 vadeli, davalı ... Sigorta AŞ tarafından tanzim edilen poliçe ile sigortalandığı ve söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin kişi başı 80.000,00 TL – kaza başı 2.080.000,00 TL olduğu, poliçenin 01.06.2015 tarihinden ÖNCE geçerli olan genel şartlar dahilinde tanzim edildiği, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; maddi tazminat talepli açılan davada davacı, sigortaya ... plakalı araç sürücüsü ... ...'in kusurlu eylemi nedeniyle trafik kazasına sebebiyet vermesi sonucu husumet yöneltmiştir. Yapılan incelemelerde, davacının iş bu trafik kazası geçirerek iş göremez durumuna düştüğü, bu kaza sonucu çalışamayarak tedavi görmek durumunda kaldığı, davacının ev hanımı olduğu, gelirine dair bir belge sunulmadığından asgari ücret seviyesinde geliri bulunduğu kabul edilmiş olup bu ücrete göre değerlendirme yapılmış olup sgk tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığından mahsup işlemi yapılmamıştır. Davalı taraflarca hatır taşıması indirimi yapılması talep edilmiş ise de hatır taşımacılığı indiriminden yolcunun bulunduğu araç sürücüsü, işleteni ve sigortacısı yararlanabileceğinden hatır indirimi yapılmamış yine kaza tespit tutanaklarından veya dosyada bulunan belgelerden müterafik kusur sayılabilecek bir durum bulunmadığından kusur indirimi yapılmamıştır. Kaza sonrası davacının 3 ay süre ile iyileşme süresi olduğu görülmekle davacının dosya kapsamından ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek mahkememizce asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olması ve ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan davacının maluliyet zararının hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı dikkate alınarak hesaplama (2007 yılı için net asgari ücret 419,15TL * 3 ay=1.257,45TL) yapılmış ise de kaza tarihinde geçici iş göremezlik tazminatı tedavi giderleri teminatına dahil olmadığından ve sigorta teminat limiti tüketildiğinden bu talep kabul edilmemiş yine davacının bakıma muhtaç olmaması sebebi ile bu talebi de kabul edilmemiş ve dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi hükme esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik talebi kabul edilmiştir. Trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, davalıya 31/05/2021 tarihinde başvurduğu nazara alınarak ve 8 iş günü sonu olan 11/06/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya karışan araçların ticari araç olması nedeniyle avans faize hükmedilerek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: %99,87) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın kısmen KABULÜ ile, 264.201,70TL sürekli iş göremezlik tazminatından davalı sigortanın vefat/sakatlık tazminatı için teminat limiti 80.000,00TL den sorumlu olduğundan 80.000,00TL nin 11.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 5.464,80TL nispi karar harcından yatırılan 334,30TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.130,50TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan 334,30TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 5.213,70TL yargılama giderinin kabul oranına göre 5.206,92TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00TL'nin 1.318,28TL sinin davalıdan, 1,72TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/04/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/519, K. 2024/317, T. 26.04.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-519-e-2024-317-k-3f7142b9db24