İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/27 E. 2025/54 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/27
- Karar No
- 2025/54
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2025/27 Esas KARAR NO:2025/54 DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/01/2025 KARAR TARİHİ:22/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ek de sunmuş oldukları ticari sözleşmeler yapıldığını, davalı yan tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkilinin zararına ve haksız olmasına rağmen davalı yan müvekkile cayma bedeli yansıttığını, müvekkilinin her ne kadar zararında da olsa ticaretleri devam etsin diye takibe itiraz etmemiş taraflar arasında iş bu takipten sonra ek de sundukları protokoller yapıldığını, müvekkilinin protokoldeki ödemeleri yaptığını, buna rağmen dosyada 771.707,39 TL borçlu göründüğünü, yapılan ödemelerin hiçbirinin davalı yanın avukatı tarafından dosyaya bildirilmediğini, müvekkili üzerine kayıtla menkul ve gayrımenkuller üzerine hacizler konulduğunu, müvekkilinin evinin satış aşamasına geçildiğini, taleplerinin kabulü ile müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespitine, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, neticeten .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yer aldığı, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresinin “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği bilinmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından Mahkememizce düzenlenen 13/01/2025 tarihli tensip tutanağının 18.ara kararı ile "Davacı vekiline; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, başvurulduysa arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (ihtaratın iş bu tensip tutanağının tebliği ile yapılmış sayılmasına,) " şeklinde karar verildiği, tensip tutanağının davacılar vekiline 19/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından sunulan 21/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ile, eldeki davanın, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin olmadığı ve zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olmadığı hususunun beyan edildiği, oysa az yukarıda anılan düzenleme ile 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle menfi tespit davalarının da bu kapsama dahil edildiği anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmamış durumdadır. Bu dava şartının yasanın emredici düzenlemesi karşısında sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olarak kabulü de mümkün değildir. Aksinin kabulü durumunda, zorunlu arabuluculuk dava şartını dolanabilmek için bu şartın aranmadığı asliye hukuk mahkemelerinde dava açıp, görevsizlikle ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesini sağlamak mümkün hale gelebilir. Bu nedenle dava öncesi dava öncesi arabuluculuk nihai tutanağı mevcut olmadığından dava şartı eksikliğinin bu aşamada giderilmesi mümkün değildir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2021/3187 Esas 2021/762 Karar). Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde de belirtilmiş olduğu üzere belirtilen eksiklik, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddini gerektirmektedir. Bu nedenle yapılan açıklamalar karşısında, davacıların arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan ancak artan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2025 Katip ... Hakim ...