İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/11 E. 2025/368 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/11
- Karar No
- 2025/368
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/11 Esas KARAR NO :2025/368
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/03/2024 KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından davacı müvekkili aleyhine 08.01.2021 tarihinde ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil gayrimenkulüne 07.02.2021 tarihinde kaydı haciz konulduğunu, sona müvekkili dosya alacaklısı ile görüştüğünü, dosya kapak hesabı yapıldığını ve müvekkile ait gayrimenkulü dosya borcunu kapatmak üzere tapuda satış göstererek gayrimenkul 11.02.2021 tarihinde alacaklıya devredildiğini, davalı ile icra dosyasının kapatılması karşılığında anlaşılmış olmasına rağmen, davalı 18.06.2021 tarihinde icra dosyasına haricen tahsil beyanı sunarak 70.000,00-TL'nin haricen tahsil edildiğinden bahisle icra takibine devam etmiş ve 18.08.2023 tarihinde müvekkile ait ... ilindeki, ... ilçesindeki, ... K mahalle, 115 numaralı adadaki, 5 numaralı parselde bulunan hissesine haciz konulduğunu ve icra takip muamelerine devam edildiğini, müvekkiline davalının icra dosyasına beyan ettiği 70.000,00 TL'yi veya herhangi bir rakamı gönderdiğinin vaki olmadığını, İİK 72 madde uyarınca müvekkilin borcunu da ödediği göz önüne alınarak öncelikle dosyanın borcu ödendiği için dava sonuna kadar teminatsız olarak icra takibinin durdurulması ve borçlu olmadıklarının tespitine, İstanbul ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin iptal edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe devam etmiş olması nedeni ile takip bedeli olan 270.000,00 TL'nin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, masraf, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etimiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından davacı ... ... hakkında 08.01.2021 tarihinde.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi açıldığını, borcun ve icra takibinin temelinde 03.11.2020 tanzim, 15.12.2020 vade tarihli bir kambiyo senedi bulunduğunu, eldeki dava niteliği itibariyle mutlak ticari dava olduğunu, davacı taraf ile müvekkili arasında yapılmış olan ve dava tarafın da dilekçe ekinde sunmuş olduğu "özel sözleşme" başlıklı sözleşmede davacının müvekkilinden sözleşmede nitelikleri belirtilen araç devri vaadiyle 200.000 TL aldığını ve bu parayı 15.12.2020 tarihine kadar ödeyemediği durumda bahse konu takip dayanağı senedi ödemeyi kabul ettiği hususunda anlaşıldığını, sözleşmede borcun ödenmesi bakımından bir araçtan bahsedilmekte ve dava dilekçesinde ki bahse konu dairenin devrine ilişkin sözleşmede bir atıf bulunmadığını, bu noktada davacı tarafın borcunu kapatmak amacıyla daireyi devrettiğine ilişkin iddiaları ispatlar nitelikte yazılı bir belge bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline davaya konu icra takibine konu borca karşılık 70.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkilin almış olduğu tahsilatı icra dosyasına 18.06.2021 tarihinde bildirdiğini ve haricen tahsil ettiği miktarın harcını da dosyaya ödediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davacıdan yapmış olduğu tahsilatı dosyaya bildirdiğini ve kalan bakiye kısım yönünden de alacağının devam ettiğini belirttiğini, davaya konu icra dosyasında iş bu evrakın mevcut olduğunu, davacı tarafın açmış olduğu işbu davanın öncelikle usulden reddine, bunun mümkün olmaması ve esas incelemesine geçilmesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini, bahse konu icra takibine ilişkin olarak yapılmış usule aykırı hiçbir işleminin bulunmaması ve herhangi bir kötü niyetin söz konusu olmaması sebebiyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek gayesinde olan davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nden tapu kaydı, resmi senet celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Dava, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır. ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 08/01/2021 tarihinde 270.000,00-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 03/11/2020 tanzim tarihli, 15/12/2020 vade tarihli ve 270.000,00-TL bedelli bono olarak gösterildiği, davacı tarafından davalıya taşınmaz devredilerek borcun tamamının ödendiği iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/12/2003 tarih 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar, 12/10/2011 tarih 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar, 04/12/2013 tarih 2013/19-89 Esas 2013/1645 Karar, 14/05/2014 tarih 2013/19-1155 Esas 2014/660 Karar, 17/04/2015 tarih 2013/19-1622 Esas 2015/1238 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 691/1.maddesi). Davacı tarafından davalıya devredildiği belirtilen taşınmazlar incelendiğinde, ... İli ... İlçesi ... Köyü ... Mevki 115 Ada 5 Parselde kayıtlı kargir iki katlı ev ve ahşap ahır ve bahçesi niteliğindeki taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına kayıtlı olduğu, bu itibarla davalıya devredilmediğinden borcun ödendiği iddiasına konu edilemeyeceği, İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 2712 Ada 282 Parsel 3 numaralı Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmazın davacı adına tam olarak kayıtlı iken 11/02/2021 tarihli ve 4929 yevmiye sayılı resmi devir senedi ile 70.000,00-TL bedel karşılığında davalı tarafa devredildiği, nitekim davalı tarafından da borcun 70.000,00-TL'lik kısmının ödendiğinden bahisle icra takibine haricen tahsil bildiriminin yapıldığı, davacının borcun tamamına mahsuben taşınmazın devredildiği iddia edilmişse de, buna yönelik taraflar elinden sadır olan yazılı bir delil yahut delil başlangıcı sunulmadığı gibi bedelde muvazaa söz konusu ise tarafın kendi muvazaasına dayanamayacağı değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında sunulan "özel sözleşme" kenar başlıklı evraka göre davacının 15/12/2020 tarihine kadar davalıdan almış olduğu 200.000,00-TL'lik borç karşılığında araç teslim etmediği takdirde davacının bono bedelinden sorumlu olduğunun kabul edildiği, sözleşmeye taşınmazların konu edilmediği, nitekim taşınmaz devir tarihinin 11/02/2021 olduğu ancak iade için belirlenen son tarihin 15/12/2020 olduğu, araç iadesinin de gerçekleştiğinin iddia ve ispat edilememesi karşısında bono bedelinden davacının sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, sunulan emlak alım satım sözleşmesinde ise davacının bulunmadığı, davalı ile taşınmazı devrettiği üçüncü kişinin yer aldığı, bu nedenle davaya dayanak teşkil edemeyeceği, davacının yalnızca resmi devir senedinde gösterilen bedel kadar yani 70.000,00-TL tutarında davacının borçtan kurtulabileceği, nitekim bu bedelin davalı yanca icra takibine konu dosyaya bildirildiği, bedelde muvazaa iddiası bulunmadığı gibi mevcut ise dahi davacının kendi muvazaasına dayanamayacağı, taşınmazın devredilmesi halinde borcun sona ereceğine dair de yazılı delil ya da delil başlangıcı bulunmadığı, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu ancak davacının bu iddiasını ispat edemediği, bu nedenle bağımsız borç ikrarını içeren bononun bakiye borç bedelinden davacının sorumlu olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine ilişkin borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE, 2-Davanın reddine karar verildiğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin dahi reddine, 3-Mahkememizce uygulanan tedbir kararı bulunmadığından 2004 sayılı İİK'nın 72/4.maddesi gereğince yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 4.610,93-TL peşin harçtan mahsubu ile, fazla olan 3.995,53-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 43.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
Hakim ...