İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/4 E. 2024/787 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/4
Karar No
2024/787
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/4 KARAR NO : 2024/787 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin, unvanından da anlaşılacağı üzere ... tarafından üretilen ..., ..., ..., ... birçok ...'inin satış ve pazarlaması ile iştigal ettiğini, ekte sunulan cari hesap ekstresi ve faturaların içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, davalıya toplam 9.770,40.-TL'lik mal satıldığını, teslim edildiğini, fatura tanzim edilerek davalıya tebliğ edildiğini, fatura münderecatı hakkında TTK.nun 23. maddesi uyarınca herhangi bir itiraz olmadığını, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için ... 23. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle durduğunu, itirazın sırf zaman kazanmaya yönelik haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak kayıt ve şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacıdan mal veya hizmet alımı yapılmadığını (Emsal; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E. Ve ... K.ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: ...K: ...19.09.2018), faturanın tek başına alacağı ispatlamadığını, davacının sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorunda olduğunu, herhangi bir irsaliye veya teslimat söz konusu olmadığını, takip talebindeki faiz oranını kabul etmediklerini, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle, davacının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 23. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 10/07/2023 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 9.770,40.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 18/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24/07/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 03/01/2024 tarihinde 9.770,40.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 - 2023 - 2024 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre; dava ve takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıdan toplamda 9.770,40.-TL faturadan kaynaklı alacağı bulunduğu, söz konusu alım satımın taraflarca BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Böylece davalının malın teslim edilmediğine ve taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığına ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı taraf ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre; dava ve takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıdan toplamda 9.770,40.-TL faturadan kaynaklı alacağı bulunduğu, söz konusu alım satımın taraflarca BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edildiğinden, davalının savunmalarına itibar edilmemiş, davacının davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu kabl edilmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, 1-Davacının ... 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (9.770,40.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 1.954,08.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 667,42-TL olup, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 239,82-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 154,00-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00-TL'den oluşan 5.154,00-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç toplamı 6.009,2‬0-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.770,40-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2024 KATİP HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2024/787, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-4-e-2024-787-k-0b5914643a8d