İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/247 E. 2024/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/247
Karar No
2024/739
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/247 KARAR NO : 2024/739 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş. ile ... A.Ş.'ye karşı ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde ...E. numaralı dava açıldığını, işbu davada ... sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü talep edildiğini, yargılama sırasında, ... Şirketi'nin tasfiye edildiğini, bu şekilde tüzel kişiliğinin sona erdiğinin tespit olunduğunu, ... A.Ş. 'nin ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde ...E. Numaralı dosyasına ilişkin olarak yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dosyada sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicili müdürlüğünün, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğu şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili ticaret sicili müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarının olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, müvekkil müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Birleşen dosyada davalı ...'a TK m.21/f.2 hükmüne göre tebligat yapıldığı, davayı inkar eder konumdadır. Taraflar arasında tartışma, terkin edilen şirket kaydının silinmiş olması karşısında ve şirketin terkin olunması nedeniyle TTK.m.547 hükmüne göre ihyası ile tasfiye memuru atanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Asıl ve birleşen davada ihyası talep olunan şirket aleyhine ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasına istinaden dava açıldığı, ihyası istenen şirket hakkında ise terkin kararının 14/07/2023 tarihi itibariyle sicil gazetesinde ilanın yapıldığı, bu tarih itibariyle terkin olduğu, yine husumette noksanlık bulunduğundan TTK.m.547 hükmüne dayanan bu ihya davası açısından tasfiye memuruna karşı Yargıtay uygulaması gereği ek dava açılması için süre verildiği, akabinde birleştirme kararının mahkememiz asıl dosyasına yönelik olarak verildiği, bu çerçevede taraf teşkilinin tam ve eksiksiz sağlandığı tartışmasızdır. İhyanın talep olunduğu tarih itibariyle 6102 sayılı TTK hükümleri yürürlüktedir. Dava, tasfiye sonrasında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin TTK m.547 hükmüne göre ek tasfiyesine ilişkin hükümden kaynaklanmaktadır. Ek tasfiyesi talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erdiği 14/07/2023 tarihi itibariyle sicilden kayden terkin olduğu, davacının ise terkin olan şirket aleyhine açılan davada taraf teşkili açısından şirketin ihya olunmasını amaçladığı, bu işlemlerin ancak şirketin ihya edilmesi halinde mümkün olabileceği, ihya gerçekleşmediği sürece ise davanın görülüp sonuçlandırılmasının hukuken mümkün olamayacağı açıktır. 6102 sayılı TTK' nın ''Ek tasfiye'' başlıklı m.547 hükmü:"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " şeklindedir. Somut olayda ihya talebinde bulunan davacının, ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülen ...E.sayılı dava dosyasında davacı konumunda bulunduğu, bu dosyada da davacının, şirketin ihyasını talep ettiği şirket aleyhine hüküm kurulmasını talep ettiği, bu itibarla asıl ve birleşen dava dosyası yönünden davacının ihya talebini ileri sürmek açısından aktif sıfatının bulunduğu, ek tasfiyesi istenen şirketin terkin olduğu halde halihazırda derdest olan FSHHM'ye ait dava dosyasının davalısı olmasının amaçlandığı, esasen davacının fikri haklardan kaynaklanan haklarını alamadığını iddia ettiği ve bu duruma ihyası talep olunan şirketin yol açtığını ileri sürdüğü, ihyası talep olunan şirketin tasfiyesinin tam ve eksiksiz sağlanmasının ise zorunluluk arz ettiği, bu nedenle ve halen terkin olan şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanması ve ihyası gerektiği, tasfiyesi eksiksiz tamamlanmayan şirketin ek tasfiyesinin kabulü noktasında kanunun aradığı zorunluluk halinin bu nedenle oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davanın niteliği ve tasfiye şekli karşısında en son tasfiye memurunun atanması Yargıtay tarafından dahi benimsenmektedir. TTK m.547 hükmü uyarınca davacı tarafından harcanan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilmesi gerekir. Zira tasfiye memuru açılan davaya rağmen ve dava sonrası tasfiyeye son vermiştir. Bir başka deyiş ile dava açılmasına yol açmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında asıl ve birleşen davada davacının ... ile davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kabulüne, asıl ve birleşen davada ihyası talep olunan "Tasfiye Halinde ... Şirketinin ... 2.Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında "davaya dahilinin sağlanması, bu şirkete yönelik her türlü tebliğ işleminin gerçekleştirilmesi, kararın kesinleşmesi ve infazı ile ilgili her türlü iş ve işlemlerinin sağlanması" açısından' ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı "Tasfiye Halinde ... Şirketi"nin ek tasfiye suretiyle ihyasına, adı geçen şirketin en son tasfiye memuru gözüken ...''ın ihya edilen şirkete münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, kararın bir örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine ve ilanına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davacının ... ile davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kabulüne, Asıl ve birleşen davada ihyası talep olunan "Tasfiye Halinde ... Şirketinin ...2.Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında "davaya dahilinin sağlanması, bu şirkete yönelik her türlü tebliğ işleminin gerçekleştirilmesi, kararın kesinleşmesi ve infazı ile ilgili her türlü iş ve işlemlerinin sağlanması" açısından ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı "Tasfiye Halinde ... Şirketi"nin ek tasfiye suretiyle ihyasına, Adı geçen şirketin en son tasfiye memuru gözüken ...''ın ihya edilen şirkete münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, Kararın bir örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine ve ilanına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından harcanan 884,00 TL posta ve yargılama gideri ve 427,60 TL peşin harç, 427,60 başvuru harcı toplamı 1.739,2‬0 TL'nin en son tasfiye memuru gözüken ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı, vekille temsil edildiğinden A.A.Ü.T gereğince takdir olunan 30.000,00 TL'nin en son tasfiye memuru ...'dan tek olarak alınarak asıl-birleşen dosya davacısına verilmesine, 5-... yasal hasım olduğundan bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine, Dair, asıl ve birleşen dosyadaki davacı vekilinin yüzüne karşı davalı ... ile sicil müdürlüğü vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.341.maddesi uyarınca İstanbul BAM nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen kısa karar açıkça okunup anlatıldı. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/247, K. 2024/739, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-247-e-2024-739-k-d6865c8aa741