İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/173 E. 2024/502 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/173
Karar No
2024/502
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/173 Esas KARAR NO : 2024/502 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali) DAVA TARİHİ : 13/03/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerine ait olan ve kaybolan ilmühaberin paylarını temsil ettiği şirket olan ... Şirketi'nin merkezinin ... adresi olduğunu, ilmühaberin kaybolması gibi, senet üzerindeki hakimiyetin mutlak olarak kaybedilmediği hallerde bir başkasının senedi ele geçirip, senede bağlı olan hakkı borçludan talep etmesi olasılığının kural olarak mevcut olduğunu, senet üzerindeki hakimiyetini yitiren kişinin bu olasılığın gerçeklemesine engel olabilmek için mahkemeden önleyici tedbirler alınması gerektiğini, senette hak sahibi olarak gözüken başka bir kişinin senedi borçluya ibraz etmesi halinde, borçlunun şeklen hak sahibi gözüken bu kişiye ödeme yapmasının önüne geçmesinde prensip olarak menfaati olduğunu, ilmühaberi ele geçiren üçüncü kişinin pay sahipliğinden kaynaklanan idari ve mali hakları kullanmaktan menedilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir niteliğindeki önleyici tedbir olarak müvekkilleri ... ve ... haricindeki ilmühaberi ele geçiren üçüncü kişilerin şirkete karşı ve şirket içerisinde pay sahipliği haklarını kullanmaktan menedilmesi ile verilen önleyici tedbir kararının şirkete bildirilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir niteliğindeki önleyici tedbir olarak müvekkillerinin haricinde ki ilmühaberi ele geçiren üçüncü kişilerin şirkete yeni pay sahibi olarak kaydetmekten yasaklanması ile verilen önleyici tedbir kararının şirkete bildirilmesi gerektiğini, müvekkili ...'nın 2018 yılından itibaren yapılan genel kurullara katılmaya ve doğal olarak, şirketin genel kurullarının hazirun cetvellerinde yer almaya başladığını, müvekkili ...'nın kendisine ait olan 50.000 adet şirket payının 25.000 adedini 30 Aralık 2019 tarihinde müvekkili ...'a devit ve temlik ettiğini, müvekkili ...'nın 25.000 adet şirket payını müvekkili ...'a devir ve temlik ettiğine ilişkin 30 Aralık 2019 tarihli Pay Devir ve Temlik Sözleşmesi'ni ekte sunduklarını, ilmühaberin iptali talepleri açısından müvekkillerinin menfaat birliği bulunduğunu, müvekkili ...'nın zilyetliğindeyken bulunmayan ilmühaberin devam eden süreçteki tüm aramaya rağmen bulunamadığını, müvekkillerinin şirket tarafından basılan nama yazılı pay netlerini teslim alamamasına sebep olduğunu, müvekkillerinin nama yazılı pay senetlerine kavuşabilmeleri için evleviyetle 9 numaralı ilmühaberin iptalinin gerçekleşmesi gerektiğini, davanın kabulüne, ihtiyati tedbir niteliğindeki önleyici tedbir taleplerinin kabulüne, şirket nezdinde müvekkilleri haricindeki üçüncü kişilerin pay sahipliği haklarını kullanmaktan menedilmesine, şirketin müvekkilleri haricindeki bir üçüncü kişiyi yeni pay sahibi olarak kaydetmesinin yasaklanmasına, önleyici tedbir talebinin teminatsız olarak verilmesine, verilen önleyici tedbir kararının mahkemece şirkete bildirilmesine, her halükarda müvekkile ati ve şirketin 50.000 adet payını temsil eden, 50.000 TL nominal değerli ve 9 sıra numaralı nama yazılı geçici ilmühaberin kaybolarak zayi olması nedeniyle iptaline, iptale ilişkin gerekli ilanların yapılmasına ve müvekkile, kaybolan nama yazılı pay senedi ilmühaberinin ilgili makamca yenisinin tanzim edilerek kendisine verilmesini talep etme hakkı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Talep, hisse senedinin iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir. Somut olayda davacılar kıymetli evrak niteliğindeki pay senetlerinin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ilmühaberlerin incelenmesinde nama yazılı pay senedi olduğu anlaşılmaktadır. Zira 6102 sayılı TTK'nın 486.maddesi; "...İlmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanır. (3) Azlık istemde bulunursa nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılır.." hükmünü haizdir. Nama yazılı pay senetlerinin iptali davasına (6102 sayılı TTK'nın 657. maddesi yollaması ile 658 ve devamı maddeleri) olarak bakılması gerekmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/35 Esas 2016/1636 Karar). İşin niteliği ve meydana getireceği hukuki sonuçlar itibariyle hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği taşımayacak olan bu davalarda; ispat yüküne ilişkin genel kural davacıdadır. Davacıların ilmühaberlerin bastırıldığına ve teslim edildiğine dair belge sunduğu, bu itibarla aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu hususunda mahkemeye olumlu kanaat verecek kadar delil sunulduğu ayrıca dava konusu ilmühaberin istem dışında kaybolduğu kabul edilmiş, ilmühaberi elinde bulunduranların üç ay içinde mahkememize müracaat etmeleri hususunda gerekli yasal ilanlar yaptırılmış, ilk ilan tarihinden itibaren yasal süre içerisinde iptali istenen ilmühaber hakkında mahkememize müracaat eden olmadığından davacıların talebi yerinde görülmekle dava konusu çeklerin ilmühaberin karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KABULÜ İLE, 1-... Şirketi tarafından tedavüle çıkartılmış olan, 9 seri numaralı, her biri 1,00-TL nominal değere sahip 50.000 adet payı temsil eden ve toplam 50.000,00-TL nominal değerli nama yazılı pay senedi ilmühaberlerinin; 6102 sayılı TTK'nın 657. maddesi yollaması ile 658 ve devamı maddeleri uyarınca ZAYİ NEDENİYLE İPTALİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davanın niteliği ve hasımsız olması nazara alındığında davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının resen ilgilisine iadesine, Dair, davacının yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/173, K. 2024/502, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-173-e-2024-502-k-a9e0cd6acb2a