İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/151 E. 2024/802 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/151
Karar No
2024/802
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/151 KARAR NO : 2024/802 DAVA : Konkordatonun Feshi DAVA TARİHİ : 02/12/2020 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan konkordatonun feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin alacağının döviz alacağı olduğunu, ödemelerin döviz olarak veya ödeme günündeki döviz karşılığının ödenmesi gerektiğini, müvekkillerden ...TİC. A.Ş. bankadan döviz olarak kredi çekerek davalı borçlu şirkete mal avansı olarak ödeme yaptığını, müvekkili şirkete taahhüt edilen krom cevherini alamadığını, bankaya olan kredi borçlarını döviz olarak ödemek zorunda kaldığını, müvekkillerden ... A.Ş., davalı borçlu şırkete mat avansının ödemesini döviz olarak yaptığını, müvekkillerinden ...'ın, davalı şirket eski çalışanı olup şirket finans sıkıntısı çektiği dönemde biriktirmiş olduğu 10.000-USD'yi davalıya borç olarak verdiğini, davalı şirketin tüm gelirleri yabancı para cinsinden olmasına rağmen işçisinden aldığı borcu ödemeyecek olduğunu, beş paraya ödeyecek kadar kötüniyetli olduğunu, davalı borçlu şirketin, mahkeme tarafından ihtiyati tedbir tarihi olan 4 12.2020 tarihindeki 1USD 57.7741 TL üzerinden hesaplama yaparak müvekkillere ödeme yaptığını, tedbir tarihindeki kur 1USD-7.7741 TL olduğunu, bugünkü kur ile arada neredeyse 4 misli farkın bulunduğunu, müvekkili şirketlerin ise bankadan davalı şirketten mal almak için çektiğini, krediyi yabancı para olarak ödemek zorunda olduğunu, davalı tarafın, konkordato projesi kapsamında yapılması gereken ödemeleri eksik yaptığını, tasdikli projeye aykırı hareket edildiğini, tasdik edilen konkordato projesine uyulmaması nedeniyle konkordatonun feshini talep ettiğini, davanın kabulü ile ... 2. Aşliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasından borçlu şirket hakkında tasdik edilen konkordatonun feshine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asile tebligat yapılmadığı, zira 22/03/2024 tarihi itibariyle vekaletnamenin dosyaya sunulduğu, bu çerçevede dava dilekçesi ve tensip tutanağının doğrudan davalı vekiline tebliğ olunduğu, herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı, ancak davalı vekilinin 18/04/2024 tarihi itibariyle süresi içinde cevap dilekçesinin sunulması için süre uzatım talebinde bulunduğu, uzatım talebinin kabul olunduğu, davayı inkar ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından kısmen feshi istenen mahkememizin ... E.-...K.sayılı ilamına istinaden konkordato tasdikine dair karara ilişkin istinaf taleplerinin BAM tarafından usul ve esas yönünden istinaf taleplerinin ayrı ayrı red olunduğu, henüz Yargıtay incelemesinden geçmediği, kararın şeklen kesinleşmediği tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tasdik olunmuş konkordato projesine göre oluşturulan ilam içeriği dikkate alındığında davalı borçlunun 04/12/2020 tarihindeki kura göre hesaplama yaparak davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, ödemelerin proje içeriğine uygun ve eksiksiz şekilde yapılıp yapılmadığı, davalı borçlunun bu noktada ilam içeriğine uygun hareket edip etmediği, bu suretle kısmen feshin şartlarının davacı lehine oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava konkordatonun kısmen fesline ilişkindir. Yargılama aşamasında davacılar vekili 19/11/2024 tarihli dilekçesini tekrar etmiş, nitekim adı geçen dilekçe çerçevesinde davacılar vekili davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm oluşturulmasını, karşı taraftan ayrıca herhangi bir masraf ve vekalet ücreti taleplerinin dahi olmadığını duruşmada beyan etmiştir. Nitekim davalı vekili dahi, 19/11/2024 tarihli ve aynı yöndeki dilekçesini tekrar etmiş, davacı vekili beyanı ile aynı yöndeki davaya sunmuştur. Bu bir anlamda HMK m.315 hükmü çerçevesinde düzenlenen sulhun sonuçlarını doğurmaktadır. O halde taraf vekillerinin sulhe ilişkin bu beyanları çerçevesinde hüküm kurulması gerekir. Gelinen aşama, mevcut beyanlar karşısında "konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi zorunludur. Yapılan açıklamalar karşısında taraf vekillerinin müşterek beyanları dahi dikkate alınarak konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraf vekillerinin beyanları karşısında taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine, taraflarca yapılan yargılama giderinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin müşterek beyanları dahi dikkate alınarak konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderinin tarafların üzerinde bırakılmasına, 4-Taraf vekillerinin beyanları karşısında taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine, 5-Karar kesinleştiğinde artan avansın iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/151, K. 2024/802, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-151-e-2024-802-k-facdd13d40e1