İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/82 E. 2024/575 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/82
- Karar No
- 2024/575
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2023/82 KARAR NO : 2024/575 DAVA : TAZMİNAT (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve davalı sigorta şirketi arasında 11.08.2019 tanzim, 11.08.2018 başlangıç ve 11.08.2019 bitiş tarihli, ... numaralı Benim İşyerim Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davalı tarafça müvekkilin sahibi olduğu hukuk bürosunun poliçe başlangıç ve bitiş tarihleri arasında gerçekleşebilecek risklere karşı teminat altına alındığını, 14.06.2019 tarihinde müvekkilinin 06.05 sıralarında işleri dolayısıyla ofise geldiğinde iş yerinde bulunan çelik kasanın kesilmiş olduğunu ve kasa içerisindeki 475.000,00-TL nakit para, müvekkillerine ait eski tarihli çek-senet, iki adet dizüstü bilgisayar, bir adet masaüstü bilgisayarın çalındığının tespit edindiğini, şikayette bulunduklarını, soruşturma başlatıldığını, 14.06.2019 tarihinde, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde ... uyarınca davalı sigorta kuruluşuna gerekli bildirimin yapıldığını, rizikonun gerçekleşmesinden doğan zararın tazmini talebinde bulunulduğunu, ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, taleplerine konu hasarın poliçe teminatı dışında kaldığından bahisle tazmin taleplerinin reddedildiğini, 30.12.2019 tarihinde ...numaralı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 05.08.2020 tarih ve ... sayılı kararı ile somut olayda oluşan zararın teminat kapsamında olup olmadığı, teminat kapsamında ise miktarında indirim yapılıp yapılmayacağı ve miktarın tespitinin tahkim yargılamasına elverişli olmaması nedeniyle dosyanın esası hakkında karar verilmemiş olup genel mahkemelerde dava açılması gerektiğinin belirtildiğini, kararın Yargıtay 4. HD.nin 2021/10399 Esas sayılı ilamı onandığını, davalı sigorta şirketinin, zararın poliçe teminat kapsamında olmadığını iddia ettiğini, TTK.nun 1409. maddesi uyarınca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu, hırsızlık hadisesinin poliçe kapsamında olduğunu, iş yerinde bekçi bulunduğunu, dolayısıyla güvenlik önlemlerinin alındığını, sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirildiğini, kasa teminat şartının da yerine getirildiğini, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, olayın meydana geldiği tarihten bu yana yaklaşık olarak 3,5 yıl geçtiğini, zayi olan eşyaları ve parasının değer kaybettiğini, bu nedenle Denkleştirici Adalet İlkesi göz önüne alınarak müvekkilin zararının tespitinde bugünkü koşulların dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu sonucunda hırsızlığa bağlı oluşan hasar bedelinin tespitine dek belirsiz alacak davası olarak şimdilik toplam 50.000,00.-TL tazminat alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tensibin (19) nolu ara kararı ile çalınan malların değerinin davacı tarafından belirlenebilin olduğu, bu nedenle belirsiz alacak değil kısmi alacak davası açabileceği belirtilerek, dava bu şekilde vasıflandırılarak, neticeci talebini kalem kalem belirlemesi istenmiş, davacı vekili de 20.02.2023 tarihli beyan dilekçesinde; hırsızlığa konu kasadan 25.000,00.-EUR ve 270.000,00.-TL çalındığını, poliçe limiti 150.000,00.-TL olduğundan şimdilik bu miktarı istediklerini belirterek davasını ıslah etmiş, ancak denkleştirici adalet ilkesi gereği paranın değer kaybetmesi nedeniyle güncel değerin belirlenmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hayatın olağan akışına bir kısım aykırılıklar, paraların kesilmek suretiyle çalındığı iddia olunan kasanın sigortaya hasar ihbarı yapıldıktan sonra ekspertiz incelemesine tabi tutulmadan hurdacıya satıldığı, hırsızlık sonrası var olduğu belirtilen kasa fotoğrafların talebe rağmen sigorta eksperine sunulmaması, sigortalının eksperle iletişimi kesmesi sair nedenlerden dolayı olay şüpheli bulunmuş ve detaylı olarak incelenerek araştırma raporu alınmasına karar verildiğini, bu doğrultuda düzenlenen araştırma raporunda hayatın olağan akışına bir çok aykırılıklarından dolayı şüpheli görülmesi nedeniyle sigortalının ve olay ilgililerinin geçmiş hasarlarına ilişkin araştırma yapıldığını, davacının eşi ...’in eşi ...’in akrabaları (kardeşleri) olan ... ve ...‘in çalışanı/ortağı bulundukları ...’deki ...Ltd.Şti.’ne ait işyerinde işbu başvuruya konu olayda olduğu üzere 07.03.2014 tarihinde işyerinde hırsızlık olayı yaşandığı ve bu olayda da işyeri içinde bulunan kasanın spiral vb. benzer bir kesici aletle kesildiğinin ve kasada bulunan paralar ile iş yerindeki 22 koli malın çalındığından bahisle ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... no’lu hasar dosyasının açıldığını, ... no’lu hasar dosyası içeriğinde 07.03.2014 tarihinde gerçekleştiği iddia olunan hırsızlığın işbu başvuruda iddia olunduğu üzere kasanın içerisindeki kumun oda içerisinde kasanın önüne döküldüğü, kasanın eksper incelemesine tabi tutulmadan hurdacıya verildiği, yine başvuruya konu olayda olduğu gibi sigorta eksperine olay mahallinde bilgi veren kişinin sigortalı olmayıp, ... olduğu, bu olay nedeniyle ... ve ...‘in yanı sıra ... adına da soruşturma açıldığı, soruşturma dosyasında ... vekilinin ... olduğu, sonuçta soruşturulan bu olay nedeniyle ... 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E sayılı dosyası ile ... ve ... aleyhine sigorta bedelini almak suretiyle dolandırıcılık suçlarından dolayı ceza davasının açıldığı, bu davada sanıkların vekilliğini Av. ...’in yaptığı, yargılama sonucunda verilen beraat kararına karşı... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine dosyanın halen Yargıtay incelemesinde olduğunu (cevap dilekçesinde iki talepten daha bahsedildiği), sonuç olarak başvuru sahibi tarafından müvekkil ... Sigorta A.Ş. aleyhine yapılan işbu başvuruya konu hırsızlık olayının haksız sigorta tazminatı almak için organize edilen mizansen bir hırsızlık olayı olmasından ve olaya karışan ilgililerin daha önceki sigorta geçmiş kayıtlarında benzer dolandırıcılık eylemlerinde bulundukları tespit olunduğundan ... No.lu dosyasına konu olay ve sair ilgililer aleyhine ... bünyesindeki Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (...)’e ... no’lu şikayet bildirimde bulunulduğunu, davacının hasar tazmin başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle haklı nedenle feshedildiğini, sigorta şirketleri aleyhine sigorta dolandırıcılığına konu 3 ayrı olayda da aynı kişilerin ve bu kişilerin ortağı/yetkilileri oldukları şirketlerin isimlerinin geçmesi ve bu şirketlerin faturalarının kullanılması nedeniyle anılan kişiler hakkında geçmiş hasar dosyaları da detaylı olarak sigorta şirketleri tarafından incelenmekte olup, kapsamlı yapılmakta olan bu incelemeler tamamlandığında işbu başvuruya konu olay ilgilileri ile eylemleri tespit olunan sair ilgililer aleyhine sigorta dolandırıcılığı suçundan dolayı ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunmak için müvekkili şirketten yetki talep edildiğini, kasadan yapılan hırsızlıklara ilişkin sigorta teminatının geçerliliği için sigorta poliçesinde öngörülen kasa hırsızlık ve hırsızlık muhteviyatı teminatı özel şartlarının başvuruya konu olayda gerçekleşmediğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, Kasa Hırsızlık Teminatı özel şartında kasadan hırsızlık yapılması durumunda çalındığı iddia olunan paranın kasa hırsızlık teminatından karşılanabilmesi için başvuruda talep olunan 475.000,00.-TL nakit paranın başvuru sahibi sigortalının muhasebe kayıtlarına yansıtıldığını gösteren ticari defter kayıtlarının ilk ekspertiz gününde sigorta eksperine ibrazı ve sigortalının beyanı ile ticari defterlerinin tamamen uyumlu olmasının şart koşulduğunu, sigortalının beyanının ticari defter ve kayıtlarıyla belgelenmediğini, başvuru konusu olayda sigortalının rizikonun gerçekleşmesi aşamasında doğru beyan ve ihbar mükellefiyetinin kasıtlı olarak ihlal edildiğinden müvekkili şirketin olaydan dolayı herhangi bir tazmin sorumluluğu bulunmadığını, Olayla ilgili gerek ekspertiz ve gerekse araştırma raporlarındaki hayatın olağan akışına aykırılıklar, bu kapsamda kasanın gece vakti apartmanda spiralle kesilmesi, spiralle kesilme işlemine ilişkin sigortalı mahalde hiçbir çapak vesair delil bulunmadığı gibi gece vakti çıkarmış olması gereken gürültüye rağmen apartmandan ve çevreden hiçbir kimsenin olaydan bilgi ve görgü sahibi olmaması, kasanın ekspertiz incelemesine tabi tutulmadan daha önce yaşanan benzer hırsızlık olayında olduğu üzere hurdacıya satıldığının iddia olunması, muhtemelen 2014 yılındaki hadisedeki kasanın ebatları da aynı olduğundan aynı kasanın 2 hırsızlık olayına da dayanak gösterilmesi, sigortalının sigorta poliçesinde kasa hırsızlığına ilişkin teminatın ön şartı olarak açıkça belirtilmesine rağmen ispat için ticari defter ve kayıtlarına 475.000,00.-TL parayı kayıtlandırmak ve bu kayıtları olayın hemen akabinde sigorta eksperine göstermek yerine olaydan 3 gün önce kasa önünde paralarla fotoğrafını çekmesi, sebebi sorulduğunda fotoğraf çekmeyi çok sevdiğini beyan etmesi, sigortalının eşinin ve büroda çalışan diğer avukatın geçmiş hasar kayıtlarında davaya konu olayda olduğu üzere şüpheli hasarlar bulunması, vekilliğini yaptığı akrabalarına ilişkin hasarlarda bizzat olay mahallinde bulunarak bizzat sigorta eksperiyle doğrudan temasta bulunası, bu olaylar nedeniyle ilgililerin bir kısmı aleyhine sigorta dolandırıcılığından açılan davaların halen devam etmekte olduğu, bazılarının ise dolandırıcılık suçundan dolayı kesinleşmiş sabıkalarının bulunduğu, sonuç olarak başvuruya konu somut olayla ilgili ... nezdinde sigorta dolandırıcılığına ilişkin şikayette bulunulduğu bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvuruya konu olayda müvekkil şirkete doğru beyan ve ihbar mükellefiyetinin sigortalı tarafından kasıtlı olarak ihlal edildiğinin ortaya çıktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Uyuşmazlık; işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesine dayanarak hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında sigorta poliçesinin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının iddia ettiği hırsızlık olayının sigorta teminat kapsamında olup olmadığı ve hasarın miktarı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Yargılama devam ederken, 20/05/2024 tarihinde yapılan duruşmasına davacı taraftan katılan olmamış, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmamış olup, davacı tarafın duruşma gününden haberdar olduğu tespit edilmiş, duruşmaya katılan davalı vekili tarafından da davanın takip edilmediği beyan edilmiştir. Davayı takip eden taraf bulunmadığından HMK m.150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosya kapsamında davacı tarafından dosyanın işlemden kaldırıldığı 20/05/2024 tarihli duruşmadan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının talep edilmediği, bu nedenle 12/09/2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılması koşulu oluştuğu anlaşılmakla, HMK m.150 gereği davanın açılmamış sayılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Taraflarca davanın takip edilmemesi, işlemden kaldırma kararı sonrası yasal süre içinde işleme konmasının istenmemesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın m.150 hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60-TL olup, peşin alınan 853,88-TL harcın mahsubu ile fazlaca alınan 426,28-TL harcın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.12/09/2024 KATİP HAKİM