İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/817 E. 2024/748 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/817
Karar No
2024/748
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2023/817 KARAR NO : 2024/748 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2023 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirket tarafından, davalı- borçluya ekte sunulu cari hesap özeti ve satış faturalarından görüldüğü üzere satılan ürünler karşılığında düzenlenen faturalara ilişkin ödeme yapılmadığını, bakiye borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, takibe açıkça yersiz, haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu belirterek, itirazlarının iptali ile takibin devamına, müvekkili olan şirketin davalı borçlunun mallarını kaçırması dolayısıyla alacağına kavuşamayacağına dair haklı endişeleri bulunduğundan öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise de uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, itirazlarında açıkça haksız olan davalı- borçlu aleyhine asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı'na hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyası ile 07/10/2021 tarihinde, ... Şirketi aleyhine, cari hesaba dayanarak, 32.628,37.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No: 7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 14/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21/10/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 11/12/2023 tarihinde 32.628,37.-TL asıl/toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. SMM bilirkişi yaptığı inceleme sonunda; Davacı tarafından davalı adına takip ve davaya konu esas bakiye bedele esas faturada dahil olmak üzere Şubat 2021 döneminde KDV hariç toplam 120.952,00 TL bedele esas 9 adet satış faturası düzenlendiği, anılan faturaların ve meblağının davacı bağlı bulundukları İkitelli Vergi Dairesine BS Formu ile beyan edildiği, davalı tarafından ise iş bu alış faturasının bağlı bulunulan ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA Formu ile beyan edilmediği, BA-BS formlarında mutabık olunmadığı, raporun 4.5. bölümünde izah olunan sebepler ile davaya konu faturaların davalı tarafa usulüne uygun teslim edildiği ve fatura içeriği mal/hizmetlerin tesliminin kusursuz olduğu, davacının defter kayıtlarına göre takip tarihinde davalıdan 32.628,37.-TL alacağının olduğu, alacağın temerrüt tarihinin takip tarihi (08/10/2021) olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 32.628,37.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 32.628,37.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, 1-Davacının ... İcra Dairesinin ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (32.628,37.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 6.525,67.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.228,84-TL olup, peşin alınan 394,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.834,76‬-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 614‬,00-TL, bilirkişi ücreti 6.200,00-TL'den oluşan 6.814‬,00-TL yargılama gideri ile 269,85-TL başvuru harcı, 394,08-TL peşin harç toplamı 7.477,93‬-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/11/2024 KATİP ... HAKİM ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/817, K. 2024/748, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-817-e-2024-748-k-c183a14f05a7