İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/475 E. 2024/914 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/475
Karar No
2024/914
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2023/475 KARAR NO : 2024/914 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 23/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa satılan mallar nedeniyle düzenlenen ... tarihli ve ... nolu, 76.700,00.-USD bedelli fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin bakiye 24.877,94.-USD'sinin ödenmediğini, bunun üzerine ... 43. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine işlemiş faiz 387,14.-USD ile birlikte toplam 25.265,08 USD alacağı tahsil edebilmek için ... 8. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile icra takibi, başlatıldığını, borca haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalının haksız itirazı nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, fatura içeriğinden, fatura konusu ürünlerin kur bedeli konusunda anlaşma yapıldığının açıkça görüldüğü, müvekkili şirketin, bu anlaşmaya istinaden, 30.04.2021 tarihli, KDV dahil toplam 624.207,64.-TL bedelli fatura borcunun tamamının ödendiğini, faturada, kur miktarının bu şekilde belirlenmiş olması ve keza faturanın toplam değerinin de, belirlenmiş olan kur miktarı üzerinden yazılmış olması halinde, başkaca ne ibare yer alırsa alınsın bu fatura, TL üzerinden düzenlenmiş fatura olacağını, aksini kabulün durumun mantığına aykırı olacağını, davacının da, söz konusu fatura bedelinin, kur anlaşması doğrultusunda, 624.207,71 TL olduğu düşüncesi ile hareket etmiş olduğunu, daha sonra da ödeme tarihlerinde vade farkı faturası düzenlemediğini, bununla birlikte davacının, fatura içeriği ile üzerinden anlaşılan kur oranından fazla bir bedel talep edebilmesi için, vergi usul kanunu uyarınca kur farkı faturası düzenlemesi gerektiğini belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 17/11/2022 tarihinde, davalı aleyhine, ... nolu, 29/06/2021 tarihli,76.700,00 USD bedelli faturadan kalan bakiye açıklamasıyla, 24.877,94.-USD asıl alacak, 387,14.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.265,08.-UTL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 28/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/11/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 14/07/2023 tarihinde 471.269,53.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Tensibin 19-20 ara kararları ile dava açılırken dava tarihindeki kur yerine takip tarihindeki kur esas alınarak harç yatırıldığından, "Dava değerinin 662.728,31-TL olduğu, dava açılırken eksik harç yatırıldığı anlaşıldığından alınması gerekli 11.317,77-TL peşin harçtan, peşin yatırılan 8.048,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.269,66-TL eksik peşin harcın mahkememiz veznesine yatırılması için davacı vekiline HMK m.120 gereğince işbu tensip tutanağının tebliğinden itibaren iki hafta kesin süre verilmesine, yatırılmaması halinde 492 sayılı Harçlar Kanununun 27 ve 32 maddeleri gereğince hiçbir işlem yapılmayacağı ve dosyanın işlemden kaldırılacağı, akabinde HMK'nın 150.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, eksik harç yatırılana kadar işlemlerin durdurulmasına, eksik harcın yatırılması halinde aşağıdaki ara kararların yerine getirilmesine" karar verilmiş, eksik harç ön inceleme duruşmasından önce yatırılmıştır. Her ne kadar HMK.nun 120/2.maddesinde 2 hafta kesin süre verileceği belirtilmekte ise de harçların yatırılmamasının sonuçları ile ilgili daha özel bir kanun niteliğindeki 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30.maddesi gereğince eksik harcın duruşmaya kadar tamamlanması gerektiğini hüküm altına aldığı anlaşıldığından, harcın yatırıldığı anlaşılmakla, tensibin 19 nolu ara kararındaki kesin süreye ilişkin ara karardan dönülerek yargılamaya devam edilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, Davalı taraf cevap dilekçesinde borcun ödendiğine iliştin savunma getirdiğinden, davalının söz konusu faturadan dolayı borcunu ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Zamanaşımı Def'i; Dava dilekçesi davalı tarafa 22.07.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi 06.09.2023 tarihinde iki haftalık yasal hak düşürücü süre içinde verildiği kabul edilmiştir (HMK.nun 104.maddesi). Öyle ise zamanaşımı def''inin incelenmesi gerekmiştir. TBK.nun 146.maddesinde 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünden sipariş ve irsaliye tarihinin 30.04.2021 olması karşısında zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkememizce alınan 04.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021 - 2022 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-beratların alındığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibpler lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacının yasal defter kayıtlarına göre; davacının davalıyı ... kodlu havuz alıcılar hesabında izlediği görüldüğü Alıcılar davalıdan icra takip tarihi itibariyle 23.256,35 USD karşılığı 376.57044 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin göründüğü tespit edilmiştir. Davalının yasal defter kayıtlarına göre; davacının davalıyı 320.02.4267 kodlu cari hesap kodunda takip ettiği, davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle herhangi bir borç alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu... tarih ve ... NOLU 76.700 USD karşılığı 624.207,61.-TL bedelli faturanın davalı tarafça Türk Lirası karşılığının muhtelif tarihlerde ödenerek sıfırlanmasına karşılık davacı tarafça söz konusu ödemelerin USD para birimine çevrilerek kur farklılığından kaynaklı kalan USD alacak bakiyesini takip etmesinden kaynaklandığı, davalı taraf fatura üzerindeki kurun TCMB döviz kuruna göre değil taraflar arasında faturayı sabitlemek için belirlenen bir kur olduğunu iddia etse de dava dosyası incelendiğinde taraflar arasında kurun sabitlenerek ödemelerin sabitlenen Türk Lirası üzerinden yapılacağına dair taraflar arasında akdedilmiş bu yönde herhangi bir sözleşmeye rastlanılmamış olup fatura üzerinde de bu yönde bir açıklamaya yer verilmediği, belirtilen nedenlerle davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve davalı tarafça herhangi bir itiraza uğramadan kabul edilen faturanın Yargıtay kararları çerçevesinde dövizli fatura olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, raporun 4.5 bölümünde detaylı olarak yer verildiği üzere; davacı tarafça davalı adına düzenlen 30.04.2021 tarih ve ... nolu 76.700 USD bedelli faturadan davalı tarafça muhtelif tarihlerde yapılan toplam 53.787,06 USD tutarındaki ödeme tenzil edildiğinde davacının talep edebileceği bakiye alacağının (76.700-53.787,06x) 22.912,94 USD olarak hesaplandığı, 17.11.2022 İcra takip tarihinde uygulanan TCMB satış kuru 18,6530 TL olup 22912,94 USD nin icra takip tarihindeki TL karşılığı (22.912,94.-USD x 18,5916 TL=) 425.988,22 TL olarak hesaplandığı, icra takibinde işlemiş faiz talep edildiği, davacı taraf alacağını tahsil etmek için ... 43.noterliği aracılığı ile gönderilen ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek 7 gün içerisinde ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi talep edildiği, ancak söz konusu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilip edilmediği hususunda dosyada herhangi bir tebliğ şerhine rastlanılmamış olup temerrüt tarihinin tespit edilemediği, bu nedenle davacı alacağına icra takibine kadar işlemiş faiz hesaplanamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme bulunmamakla beraber ticari ilişkinin inkar edilmediği, sadece davacının, davalı tarafından yapılan ödemeleri USD para birimine çevirerek borçtan düşmesinden kaynaklı olarak yapılan hesaplamanın davalı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça icra takibinde talep edilen alacağın dayanağının... tarih ve ... nolu 76.700 USD karşılığı 624.207,61 TL bedelli faturadan kalan bakiye 24.877,94 USD alacak tutarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu yukarıda ve raporda da işaret edildiği üzere, 30.04.2021 tarih ve U602021000000057 nolu 76.700 USD karşılığı 624.207,61 TL bedelli faturanın davalı tarafça Türk Lirası karşılığının muhtelif tarihlerde ödenerek sıfırlanmasına karşılık davacı tarafça söz konusu ödemelerin USD para birimine çevrilerek kur farklılığından kaynaklı kalan USD alacak bakiyesini talep etmesinden kaynaklandığı açıktır. Davacı tarafça talep edilen tutarın kur farkı değil USD bedelli olarak düzenlenen faturaya karşılık davalı tarafça ödenen tutarların USD karşılıklarının ilgili faturadan tenzili neticesinde kalan bakiye USD fatura alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ise ilk faturadaki TL karşılığının ödendiğini belirterek borcunun kalmadığını savunmaktadır. Davalı vekili Fatura içeriğinden, kur konusunda anlaşma yapıldığı hususunun açıkça görüldüğünü, fatura incelendiğinde döviz kurunun taraflarca 8,1383 olarak belirlendiğinin görüldüğünü, Keza, fatura içeriği incelendiğinde yer alan 76.700,00 USD'nin, TL karşılığı ile, faturanın toplam tutarı olarak belirtilen 624.207,61 TL birbiri ile uyuşmadığının da görüldüğünü, faturanın düzenlendiği 30.04.2021 tarihinde, TCMB döviz kuru 8,23 11 TL olduğunu, bu kur üzerinden hesaplama yapıldığında, 76.700,00 USD'nin karşılığı 631.325,37 TL olduğunu, bunun nedeninin tarafların faturaya konu dolar üzerinden satılan ürünlerin kuru konusunda anlaşma yapılarak fatura bedelinin sabitlenmesinin sağlandığını beyan etmektedir. Ancak davalının bu savunmalarını haklı çıkaracak, doğrulayacak bir sözleşme, yazılı delil yoktur. Fatura üzerinde de bu yönde bir açıklamaya veya kayda yer verilmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin savunması yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve herhangi bir itiraza uğramadan kabul edilen faturanın dövizli fatura olarak değerlendirilmesi gerekmektedir (Emsal; Yargıtay 19. HD.nin 11.09.2018 tarih... E....K.). Buna göre, raporda da haklı olarak işaret edildiği üzere davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturanın döviz cinsinden düzenlenmiş olması nedeniyle, faturanın dövizli olarak kabul edilmesi ve buna bağlı olarak da ödemelerinin de döviz üzerinden ödenerek artan/azaları kurlardan etkilenmemesi gerekmektedir. Davalı tarafça yapılan ödemelere davacının uyguladığı kurlar incelendiğinde de davacının farklı kurlardan ödeme bedellerini dikkate aldığı görülmüş, bu ödemeler tutarlar ödeme tarihlerindeki TCMB tarafından uygulanan Efektif döviz satış kurları esas alınmak suretiyle bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmış, böylece davacının kalan bakiye alacağı (76.700,00.-USD - 53.787,06.-USD=) 22.912,94 USD olarak bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Davacı vekili rapordaki efektif satış kurlarının yanlışlığına işaret etmiş ise de ek rapor talebi bulunmadığından bilirkişi raporundaki rakamlar esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda davacı vekili icra takibinde her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de ... 43. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek 7 gün içerisinde ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi talep edildiği ancak ihtarnamenin tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından faiz hesabının yapılmadığı bildirilmiş, davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde tebliğ evrakını sunmuş, ihtarnamenin 08.09.022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu tarihe 7 gün eklendiğinde temerrüt tarihi 16.09.2022'dir. İcra takip tarihi 17.11.2022 olduğuna göre bu tarihler arasında işlemiş faiz hesabı yapılmalıdır. Buna göre mahkememizce yapılan faiz hesabına göre; İlgili Dönemlerde Kamu Bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsinden açılmış mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı (...) 2022 yılı Eylül ayı 6,25, 2022 yılı Ekim ayı 4,20, 2022 yılı Kasım ayı 5,50 olarak belirlenmiştir. İşlemiş Faiz hesabı (ana para x gün sayısı x faiz oranı)/36.500 formülüne göre yapılmaktadır. Buna göre; 16.09.2022-30.09.2022 arası; 22.912,94.-USDx15x6,25 : 365= 58,85.-USD 1.10.2022-31.10.2022 arası; 22.912,94.-USDx31x4,2x : 365= 81,73.-USD 1.11.2022-17.11.2022 arası; 22.912,94.-USDx17x5,5x4,2x:365= 58,69.-USD Olmak üzere işlemiş faiz 199,28.-USD'dir. Bu nedenle ek rapor almaya dava ve usul ekonomisi gözetilerek gerek görülmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının ... 8. İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 22.912,94.-USD asıl alacak, 199,28.-USD işlemiş faiz olmak üzere 23.112.22,-USD üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına değişken oranlarda ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden takip tarihi itibariyle hesaplanacak faiz UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) olan alacak (23.112.22.-USD x Takip Tarihindeki Efektif Satış Kuru;18.6573 TL= 431.211,62.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 86.242,32.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 41.413,39-TL olup, peşin alınan 8.961,42‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.451,97‬-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 207,00-TL, bilirkişi ücreti 4.000,00-TL toplamı 4.207,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 3.848,51-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 9.231,27‬-TL'nin toplamı 13.079,78‬-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 94.938,50-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 2.854,14-TL'sinin davalıdan, 265,86-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/12/2024 KATİP HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/475, K. 2024/914, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-475-e-2024-914-k-3c0cea8f4332