İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/374 E. 2025/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/374
- Karar No
- 2025/33
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/374 Esas KARAR NO : 2025/33 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında tütün mamulleri alım satımına ilişkin ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bu ticari ilişki bağlamında tahakkuk eden borç ödenmediğinden davalı aleyhine ... 34. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalının, haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin ticari kayıtları incelendiğinde işbu hususun açıkça ortaya çıkacağını, bununla birlikte davalının icra takibine itiraz talebinde de borçlu olduğunu kabul ettiğini, davalı borçlunun işbu itirazına istinaden taraflarınca uyuşmazlığın çözümü için dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ne var ki davalının, ... Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama olarak sonuçlandığını, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalının müvekkili şirkete dava tarihi itibariyle 2.737,33-TL borçlu olduğu anlaşıldığından borçlunun, icra takibine vaki haksız ve kötü niyetli itirazının mahkemece iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... 34. İcra Dairesi'nden ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2021-2022 yıllarına ait Gelir Vergi Beyannamesi, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ...'a ait gerçek kişi işletme kaydı, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden... Merkezi ... Şubesi'nin ticaret sicili kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'neden ...'a ait 2022 yılına ilişkin BA/BS formları, ...Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ...Merkezi...Şubesi'nin 2022 yılına ait BA/BS formları, ... tarafından hazırlanan 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... tarafından hazırlanan 13/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 30/09/2022 tarihinde, 2.737,33-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... sap no.lu müşteri - cari hesap/bakiye fatura alacağı 2.737,33 TL" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 28/10/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 03/11/2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 31/05/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222.maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları incelenmek suretiyle dosya kapsamında tanzim edilen kök ve ek bilirkişi raporları ile, davacı tarafın ticari defterlerini sunduğu, ibraz edilen yasal defterlerin 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi uyarınca sahibi olan davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı şirketin dava ve icra takibine konu ettiği alacağın dayanağı olarak düzenlediği ... tarihli ... numaralı 2.878,71-TL tutarlı e-arşiv faturası olduğu, davacı şirketin düzenlediği e-arşiv faturasının kendi ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davalı yanın ihtilafa neden olan faturanın 141,38-TL'sini cari hesaba istinaden ödediği, bakiye 2.737,33-TL'nin ise icra takibine konu edildiği, icra takibine dayanak olan faturanın üzerinde "E-Arşiv izni kapsamında elektronik ortamda üretilmiştir." "İrsaliye yerine geçmektedir." ibarelerinin yazılı olduğu, ihtilafa neden faturanın davalı yana tebliğ edildiği ve fakat faturaya itirazın söz konusu olmadığı, tarafların 2022 yılına ait BA/BS formlarının birbiriyle örtüştüğü, davalı taraf her ne kadar ticari defterlerini ibraz etmemişse de icra takibine konu faturayı bağlı bulunduğu Ümraniye Vergi Dairesi'ne BA formunda bildirmesinden dolayı davalının ihtilafa konu bu faturadan sorumluluğunun bulunduğu ve davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 2.737,33-TL tutarında alacaklı olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı, zira ihtilafa konu faturanın davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, öyleyse davacının takip tarihi itibariyle davalı taraftan 2.737,33-TL tutarında alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi,... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olan cari hesap alacağı olduğundan, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dahi karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 2.737,33-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (2.737,33-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 547,47-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl alacak olan 2.737,33-TL'ye takip tarihi olan 30/09/2022 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (2.737,33-TL) alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile eksik olan 435,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 4.137,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 2.737,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/01/2025 Katip Hakim