İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/263 E. 2025/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/263
- Karar No
- 2025/141
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/263 Esas KARAR NO : 2025/141 DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2017 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2019 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "davanın kabulü ile 20.000 TL alacağın 15/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine" dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 03/03/2023 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırıldığı ve yargılamaya devam edildiği anlaşılan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılama sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan İbrahim Küçük müvekkili ... Şti lehtar, ....Bankası ... Şubesinin muhatap olduğu, 15/12/2013 keşide tarihli, 20.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çeki müvekkil şirketin bilgisi ve rızası dışında alındığını, daha sonra çekin arka yüzüne müvekkil şirketin ünvanını yazarak sahte imza ile ciro edilerek, diğer davalı ...Ltd Şti' ne teslim edildiğini, ... Şti sahte, usulsüz ve kopuk ciro ile teslim alındığını ve çeki tahsil edildiğini belirterek, davacıdan haksız olarak tahsil edilen 20.000,00 TL'nin 15/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ...Tic Ltd Şti vekili, savunmasında dilekçesinde özetle; davaya konu çek 15.12.2013 tarihli olduğunu, davacı çekin yazdırılmasıyla birlikte durumdan haberdar olduğundan huzurdaki davayı ikame etmesi için 13.12.2015 tarihi son gün olduğunu, Bu nedenle huzurdaki dava zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının davasının salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili hakkında ikame edilmiş usul ve yasaya aykırı davanın tümden reddini, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı ...Bankası A.Ş vekili, savunmasında dilekçesinde özetle; müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyecek olup işbu nedenle davanın müvekkil banka yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, müvekkili bankaya hiçbir şekilde kusur izafe edilemeyeceğini önemle ifade etmek gerektiğini, zira müvekkil bankanın TBK ve TTK hükümleri uyarınca sorumlu olduğu iddiası hukuki dayanaktan yoksun ve afaki bir iddia olup, işbu iddianın kabulü kati surette mümkün olmadığını, zira müvekkil banka tarafından mahkemeniz müzekkeresine verilen yanıttan da görüleceği üzere, mezkur çek ...Bankası ... Şubesinde takasa verildiğini, dolayısıyla mezkur çek ile ilgili müvekkil bankaya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, huzurdaki davada davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, her türlü beyanda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olan davanın müvekkil banka yönünden reddini, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... Tarafından hazırlanan 15/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, davacının lehtar ve yetkili hamili olduğu çekin sahte imza ile tedavüle sokularak tahsil edilmesi nedeniyle çek tutarının davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çek nedeni ile istirdat isteminin kabulüne karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Davada ispat yükü davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Öncelikle uyuşmazlığa konu olayda her iki davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, davanın, davacının lehtar ve yetkili hamil olduğu çekin sahte imza ile tedavüle sokularak tahsil edilmesi nedeniyle çek tutarının davalılardan müteselsilen tahsili temine ilişkin olduğu, çek bedelinin davacı tarafından 17/12/2013 tarihinde ödendiği, davanın 26/12/2017 tarihinde açıldığı, işbu dava bakımından zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve davanın açıldığı tarih itibariyle henüz zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda, 15/12/2013 tarihli, ... seri numaralı ve 20.000,00-TL bedelli çekte keşidecinin ... Şirketi olduğu, davacının ise lehtar ilk ciranta olduğu, davacının cirosundan sonra davalı ... Limited Şirketi'nin cirosunun yer aldığı, davalı ... Bankası ... Şubesi müşterisi olan ...Tic. Ltd. Şti.'ne ait banka hesabından dava konusu çekin 16/12/2013 tarihinde takas çeki olarak tahsil edilmiş olduğu ve davalı banka ticari defter kayıtlarına işlenmiş olduğu anlaşılmıştır. ... 19.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kovuşturma dosyası incelendiğinde, katılanın davacı şirketi temsilen ... olduğu, sanığın ise İbrahim Küçük olduğu, resmi belgede sahtecilik suçundan yürütülen kovuşturma sonucu sanığın sahte çek ciro etmekten dolayı sübut bulan suçtan hapis cezası ile cezalandırılmasına ve fakat engel sabıkası bulunmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu hüküm 12/04/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişse de, ceza mahkemesi ile tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini de bağlayacağı, ...'ün davacı şirketi cirosuyla tedavüle koyduğu çekin ... Şirketi tarafından keşide edildiği, ilk cirantanın davacı ... Şirketi olduğu, ikinci cirantanın ise davalı ... Şirketi olduğu, çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, fakat ilk ciranta olan davacıya ait ciroda yer alan imzanın grafolojik tanı unsurları bakımından farklı olduğu, İbrahim Küçük'ün çeki kendi imzası ile ciro yapmaksızın ilgilisi ve yetkilisi olmadığı davacı şirketin cirosuyla dolaşıma koyduğu ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu tespit edilmiştir. Çekteki ciro silsilesinde görünüşte bir kopuluk olmayıp ilk cironun beyaz ciro olduğu dikkate alındığında kambiyo hukuku bakımından çekin tedavülünde bir sorun olmamakla birlikte, davalı ... Şirketinin çeki iktisapta kötü niyetli olup olmadığının araştırılması gerektiği, bu davalının savunmasında, dava konusu çeki dava dışı İbrahim Küçük' ten alacağına karşılık aldığını savunduğuna göre bu husus üzerinde durulup, ticari defter ve kayıtlarına göre İbrahim Küçük ile bir ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı, gerçekten alacaklı olup olmadığı üzerinde durularak buna göre hüküm kurulması gerektiği değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davalı ... Şirketi'nin 2013 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının 10 yıllık yasal süre dolduğundan bahisle imha edilmesi sebebiyle incelenemediğinden davalı şirket ile ... arasında ticari ilişki olup olmadığına dair bir tespit yapılamadığı kanaatinin bildirildiği, nitekim bu hususta davalı şirket tarafından da herhangi bir kayıt dahi sunulmadığı, çeki doğrudan davacı cirosu ile almış görünen davalı şirketin ciro imzasının davacıya ait olmadığını bilebilecek konumda olması nedeniyle ve aksi yöndeki savunmasını ispat edemediği de gözetildiğinde davalı şirketin çeki iktisapta kötü niyetli olduğu kabul edilmiş ve davalı ... Şirketi yönünden davanın kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Ceza mahkemesi tarafından tespit edilen ve kesinleşen maddi olgular uyarınca çekteki ciranta imzasının davacıya ait olmadığı, tedavüle konulan ve tahsil edilen bu çek nedeniyle davacının zarara uğradığı, çekteki gerçek hak sahibinin davacı olduğu, çeki doğrudan davacı cirosu ile almış görünen davalı şirketin ciro imzasının davacıya ait olmadığını bilebilecek konumda olması nedeniyle ve aksi yöndeki savunmasını ispat edemediği de gözetildiğinde davalı şirketin çeki iktisapta kötü niyetli olduğu, çeki son olarak gerçek bir alacak ve borç ilişkisi bulunmadan tedavüle koyan davalı ...Şirketinin bu çek nedeniyle sebepsiz zenginleştiği, öyleyse davacının davalı ...Şirketi yönünden talebinin yerinde olduğu, öte yandan davalı bankanın muhatap banka sıfatıyla gerekli araştırma yapılarak ödeme yapması gerektiği ancak bu araştırma yükümlülüğüne uygun davranmadığı esasen tahsilci dosya ile çekin devredildiği takas odası yerine geçmek üzere muhabir bankadan yapılan talimat uyarınca bu araştırmayı basiretli bir iş adamı gbii davranma yükümlülüğü bulunan ve hafif ihmalinden dahi sorumluluğu bulunan bankanın özen yükümlüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla davalı ...Bankası Anonim Şirketi yönünden de davanın kabulüne gerektiği anlaşılmış ve takdire bağlı şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davacı ... Şirketi tarafından davalılar ... Şirketi ile davalı ... Bankası Anonim Şirketi aleyhine aleyhine açılan davanın KABULÜ ile, 1-20.000,00-TL tazminatın 15/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri (20.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 1.366,20-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 341,55-TL peşin harç, 341,55-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 683,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 683,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 341,55-TL peşin harç, 341,55-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 683,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.244,80-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 120,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı ... Bankası vekilinin yüzene karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2025 Katip Hakim