İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 E. 2024/898 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/180
Karar No
2024/898
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/180 Esas KARAR NO : 2024/898 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 12/03/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/02/2022 günü müvekkilinin ... plakalı aracıyla seyir halinde iken davalı şirkete trafik ve kasko sigortalı, davalı ...'E ait ... plakalı araçla sağ tarafından vurduğu ve hasarın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, müvekkilinin kaza tutanağı tutmak ve aracına bakmak amacıyla aracını sağa çektiği, ... plakalı aracın ise önce durur gibi yapıp akabinde olay mahallinden kaçtığı, araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiği, olay anının gösteren kamera kayıtlarının sunulacağı, kusur oranları ve hasar tutarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak onarım bedelinin 42.893,52 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine zararın tazmini için talepte bulunulmasına rağmen kaza tutanağı bulunmaması gerekçeli ile talebin 27/09/2022 tarihli cevabi yazı ile reddedildiği, arabuluculukta anlaşma sağlanamadığı, mahkemeye müracaat zorunluluğu doğduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 42.000,00 TL hasar miktarı, 10.000,00 TL değer kaybının sigortadan talep tarihi olan 27/09/2022 tarihinden itibaren, davalı ...'den olay tarihi olan 06/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve arz etmiştir. Cevap: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığı, reddini talep ettikleri, HMK 107. Maddesi uyarınca alacağın miktarının belli olmaması halinde belirsiz alacak davası açabileceği, davacı tarafın araç hasarı zararını belirlemesine rağmen davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği, hukuka aykırı olduğu, menfaati bulunmadığı, davanın usulen reddini talep ettikleri, Yargıtay ilamına atıf yapıldığı, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve bakiye poliçe limitinin 50.000,00 TL olduğu, sigortalının 9804 plakalı aracın müvekkili şirkete ZMM sigortası ile sigortalı olduğu, olay incelendiğinde sigortalının kusurunun bulunmadığı, herhangi bir hasar tazminatı ödenmesi gerektiği, karşı yanın yokluklarında aldırdığı tespit raporunun ve faturaların kabulünün mümkün olmadığı, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmayan raporun hükme esas alınmaması gerektiği, onarıma ilişkin herhangi bir faturanın sunulmadığı, değer kaybı tazminatı tespit edilirken ZMS Genel Şartları'nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zararın tespit edilmesi gerektiği, düzeni içerisinde herhangi bir mesnedi olmayan, keyfi ve güvenilik değerlendirmeler içermeyen, aynı zamanda denetlenebilirlik kriterine uygun olmayan rayiç değer hesabına göre hesaplamayı kül halinde reddettiklerini, davacıya ait aracın kazadan önce bir kazaya karışıp karışmadığının, aynı bölgeye hasar alınıp alınmadığının tespitini talep ettikleri, geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması halinde değer kaybı oluşmayacağı, önceki hasarların tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit üzerinden lehe belirlenmesini talep ettikleri diğer hususlarla birlikte davanın reddine, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline diğer hususlarla birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Toplanan Deliller: ... ve ... tarafından hazırlanan 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, ...ve ... tarafından hazırlanan 24/05/2024tarihli bilirkişi ek raporu, ... Sigorta Anonim Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası evrakları ve ... nolu poliçe, ... Devlet Hastanesi'nden ...'a ait tedavi evrakı, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'nden poliçe ve hasar bilgisi, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin karşı araç maliki ve sigortacısından tahsiline ilişkindir. Haksız Eyleme ve Somut Olaya İlişkin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut uyuşmazlıkta, 06/02/2022 tarihinde davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, ... plaka sayılı hususi otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline yaklaştığında aynı istikamette seyir halinde iken yolun sağ kenarında park halindeki araçtan kaçmak için aniden soluna yönelen ve kazadan sonra olay yerini terk ettiği için kimliği tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresindeki, davalı ... adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından hem 07/01/2022-07/01/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 50.000,00-TL limitli ZMS (Trafik) sigorta poliçesi, hem de 21/01/2022-21/01/2023 vadeli kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka sayılı hususi otomobil ile çarpması sonucu toplam trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusura ve Davalıların Sorumluluklarına İlişkin; Toplanan deliller ışığında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, olayda sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı hususi otomobil ile bölünmemiş, iki yönlü cadde yolunun sağ şeridinde düz seyir halinde iken olay mahallinde soluna doğru kontrolsüz şekilde yönelmeden önce aksine davranarak hızını ve direksiyon açısını ayarlamayan, tehlikeleri ön görmeyen, başını çevirerek veya yan ayna donanımını kullanarak yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, sol yan tarafında seyir halinde olan diğer otomobili, hız, konum ve mesafesini dikkate almayarak üzerine tehlike bölgesine doğru yönelip sol yan ön kesimleri ile çarpan, emniyet mesafesini korumayan, diğer otomobilin geçmesini, doğrultu değiştirmek için uygun ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemeyen, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında fren ve manevra tedbiri uygulayamayan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan davalı ...'in maliki olduğu araç sürücüsünün önlenebilir nitelikteki trafik kazasının meydana gelmesinde ve dava konusu zararın doğmasına %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile bölünmemiş, iki yönlü cadde yolunun sol şeridini takiben düz seyir halinde iken geçmek istediği esnada sağ yan kesimlerine sağ tarafında bulunan, aynı istikamette seyir halinde iken yakın mesafeden ani ve kontrolsüz şekilde sola üzerine doğru yönelen diğer otomobil sürücüsünün sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, kısa süre ve mesafede kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, kazada etkili herhangi bir rolü ve kural dışı ihmalkar davranışı olmayan davacı sürücü ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, davalıların meydana gelen zarardan tam sorumlulukları bulunduğu kanaatine varılmıştır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür. Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir. Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz. Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ...Esas ... Karar). Somut uyuşmazlıkta, tam kusurlu olan ... plaka sayılı aracın sürücüsü belirli olmasa da araç malikinin ise kaza tarihi tescil kayıtlarına göre davalı ... olduğu, bu itibarla davalıların meydana gelen zarardan birlikte ve tam sorumluluğu bulunduğu açıktır. Kaldı ki araç malikince aracını fiili ve hukuki yararlanması başkasına ait olacak şekilde devrettiğinden söz edilemeyeceğinden araç malikinin işletenlik sıfatının kalktığından bahsedilemeyeceğinden zarar ile arasındaki illiyet bağının ortadan kalktığından ve zarardan sorumlu olmadığından söz edilemeyecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih ...Esas ... Karar, 22.2.2012 tarih ... Esas ...Karar, 16/1.2013 tarih ... Esas ... Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih ... Esas... Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Ancak buna yönelik bir iddia ve ispat söz konusu olmadığından davalı sigorta şirketinin de zarardan tam sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Değer Kaybı ve Hasar Bedeli Hesabına İlişkin; Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ... Esas ... Karar). Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, iskontosuz halde hasar bedelinin KDV hariç 14.300,00-TL, KDV dahil 16.874,00-TL olduğu, makul düzeyde işçiliklerde %5 iskontolu halde KDV hariç 13.585,00-TL, %18 KDV dahil 16.030,30-TL olduğu, aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri aralarındaki fark olan mutlak değer kaybının ortalama (5.900.000,00 TL-5.650.000,00 TL<) 250.000,00 TL olarak günümüzde belirginleştiği ve ortalama rayiç değerinde taşıt özelinde yaklaşık 964,23 civarında nispi oranda azalmaya denk düştüğü, kaza tarihi itibarıyla ise yaklaşık (3.500.000,00 TL-3.350.000,00 TL<) 150.000,00 TL mertebesinde olduğu, davalı... A.Ş. nin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında araç değer kaybından ve araç hasarından azami poliçe teminatı olan 50.000,00-TL tutarında sorumluluğu bulunacağı kanaatinin bildirildiği, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi yanıtı, aracın eski tramer kayıtlarına göre bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi kök ve ek raporu ile tespit edildiği üzere, davacının maliki olduğu araçta kaza nedeniyle meydana gelen ve illiyet bağı bulunan zarar miktarının iskontosuz ve KDV dahil fiyatı olan 16.874,00-TL'nin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Temerrüde ve Faize İlişkin; Davalı sürücü ve araç maliki bakımından herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleşeceği, davalı sigorta şirketinin ise başvurunun tebliğ tarihi olan 27/09/2022 tarihinden 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceği; bununla birlikte, davacı aracın hususi araç olduğu, ticari taksi olmadığı ve davacının tacir olmadığı anlaşıldığından tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizin hesaplanması gerektiği (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamına İlişkin; Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-16.874,00-TL hasar bedeli ve 150.000,00-TL değer kaybı toplamı olan 166.874,00-TL maddi tazminatın davalı ... bakımından haksız eylem tarihi olan 06/02/2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.bakımından ise temerrüt tarihi olan 08/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak -davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlı kalmak kaydıyla- davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (166.874,00-TL) üzerinden alınması alınması gereken 11.399,16-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 888,03-TL peşin hacın ve 2.395,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.283,03‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.116,13‬-TL harcın davalılardan (davalı ... Anonim Şirketi 3.415,50-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken peşin alınan 888,03-TL peşin hacın ve 2.395,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.283,03‬-TL harcın müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 6.258,25‬-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 5.439,27-TL'nin (davalı ...Anonim Şirketi 1.629,75-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ...Anonim Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 25.126‬,00‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 2.781,23-TL'sinin davalılardan (davalı ... Anonim Şirketi 833,33-TL'den sorumlu olmak kaydıyla), b)Davanın red oranına isabet eden 418,77-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacının yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/180, K. 2024/898, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-180-e-2024-898-k-8246ea1fef7d