İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/342 E. 2024/586 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/342
Karar No
2024/586
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/342 Esas KARAR NO : 2024/586 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/05/2022 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile davacının uluslararası havayolu ile kargo taşıması konusunda anlaştığını, 2. Davalı ... firmasının da fiili taşıyıcı olduğunu, davacının ,taşımaya konu cihazın taşınması sonarsı için 3. Kişi bir hekime satış yaptığını, kaparo aldığını, cihaz taşıması tamamlanmadığı için kaparo iade edilerek satışın feshedildiğini, hekimler çerçevesinde davacının itibarının da zedelendiğini, ... firmasından satın alınan iki adet lazer cihazından birinin ...'de zayi olduğunu, İstanbul'a bir ürün geldiği bilgisinin 2. Davalı ... tarafından kendilerine bildirildiği üzere bir cihat teslim alındığını, 2. Cihazın teslim edilmediğini, 1. Davalı ... firmasının 21/12/2020 tarihinde 1.500 USD ödeme teklif etmesine karşın, davacının bunu kabul etmediğini, zaten 190.000 T değerinde olan cihazın indirim ile 130.000 TL satış bedelinin sabit olduğunu ve ayrıca zararlarının da olduğunu, Montreal Konv. M.40 ve m.41 hükümleri ile TTK m.875 gereği davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu, 3. Kişi doktorunun hastalarına mahcup olduğunu, davacının ticari itibarı zedelendiğini, hekim çerçevesi olan müşterilerinin yeni satışlar bakımından da önemli ölçüde geri dönüş yapmadığını, fazlaya dair hakları ve maddi tazminat yönünden artırım hakları saklı tutulmasını, aynen teslim mümkün ise dava konusu cihazın aynen teslimini talep ettiğini, 130.000 TL cihaz bedeli ve 10.000 TL maddi tazminat olmak üzere 140.000 TL tazminatın 20/08/2020 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... taşıma senedi ... numaralı olduğunu, buna göre 2. Davalının taraf olmadığını, ... taşıma senedi ... numaralı olduğunu, buna göre de davacının taraf olmadığını, bu nedenle davacı ile 2. Davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, 2. Davalının ... kapsamında tüm edimini gereği gibi yerine getirdiğini, artık davacının ... gereği haklarını araması gerektiğini, 2. Davalıya husumet yönetilemeyeceğini, ayrıca ... gereği Türkiye mahkemelerinde dava ikama edilemeyeceğini, davanın ...'da açılması gerektiğini, alıcısı genel ... olan yükün 2 parça, 82 kg 21/08/2020 tarihinde taşımaya alındığını, taşıma Hong Kong- Dubai İstanbul şeklinde aktarmalı olduğunu, 41 kg bir parçanın Dubai'de kayıp olduğunun belirtildiğini, bir parça 41 kg ise 23/08/2020 tarihinde İstanbul'a getirildiğini, alıcısına teslim edildiğini, 27/10/2020 tarihli mektupla zayiin teyit edildiğini, ek bir beyan ve ek ödeme olmadığı sürece hava kargo taşıyıcısının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ... firmasına 25/01/2021 tarihinde 11.876,40 HKD ödeme yapıldığını, bunun da 1.532,00 USD şeklinde genel transport firmasına aktarıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... ve ... tarafından hazırlanan 08/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, ... ve ... tarafından hazırlanan 29/01/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın, taşıma sürecinde zayi olması nedeniyle hasar bedelinin davalı taşıyıcılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacının, taşıma sırasında zayi olan ürünün aynen teslimini, mümkün olmadığı takdirde cihaz bedeli ve maddi tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettiği, davalının davanın reddini savunduğu, uyuşmazlığa ... hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta, ... numaralı ...-ara taşıma senedine göre ...'nin akdi taşıyıcı olduğu, gönderenin ..., gönderilenin ise davacı ... firması olduğu, bu taşıma senedinin asıl taşıma sözleşmesi belgesi olduğu, brüt 82 kg emtia 118 kg hesaplama ağırlığı ile taşımaya alındığı, ... ve ... kayıtlarına göre ayrıca özel menfaat belirtilmediği, tanımlanan ... ile atıfta bulunulan ... taşıma senedi ... numaralı olup; buna göre taşıyıcı 2.davalı ..., gönderen .., Ltd., gönderilen taşıyıcı acentesi olarak ... olarak belirlendiği, bu senette ... firması ise senet düzenleyen fiili taşıyıcı acentesi olarak yer aldığı, bu durumda, 1.davalının ticaret ünvanının taşıma senetlerinde yer almadığı, ancak akdi taşıyıcı..., fiili taşıyıcı 2.davalı ...firmalarının taşıma senetleri ile teyit edildiği, Bel çıkışta ve Genel firmasının varışta acente hizmeti için görevli gözüktüğü anlaşılmıştır. Tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, uluslararası havayolu ile kargo taşımasına dair sözleşme kapsamında bir (1) kap emtia kayıp-zayii sebebi ile davacının 2.800 USD zararının olduğu değerlendirildiği, davacının bu zararını 10.08.2020 tarihi itibarı ile TL cinsinden talep ettiği, 20.493,76TL tutarında zarara işaret ettiği, bu tarihte sınırlı sorumluluk esasına göre davalının sorumlu tutulabileceği tazminatın 1.833,39 USD karşılığı talep edebileceği tazminat üst sınırı 13.418,95 TL olarak hesaplandığı, davacı yana 1.532,00 USD tazminat teklif edildiği, bu teklifin gelinen aşamada sınırlı sorumluluk hesabına göre belirlenen TL tutarının çok üzerinde kaldığı, bu çerçevede sınırlı sorumlu hesaplanan 13.418,95 TL tazminat yerine davacı lehine 1.532,00 USD tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Montreal Konvansiyonu'nun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma sırasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 22 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Taşınan emtianın taşıma sırasında kaybolduğu hususunun, davacı tarafından davalıya bildirildiği, kaybın davalıların hakimiyet alanında iken gerçekleştiği, hava taşıması için teslim alınan emtianın kaybı nedeniyle oluşan zarardan, yazışma içeriklerine göre davalı ...'nin akdi taşıyıcı olması dolayısıyla, ...'nin ise Montreal Sözleşmesi hükümleri uyarınca fiili taşıyıcı olması dolayısıyla sorumlu olduğu, davalılar tarafından Konvansiyonun 18/2. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu nedenle zarardan akdi taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması gerektiği, davalıların sorumluluğunun hasarlı emtianın kilogram başına 22 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarıyla sınırlı olup (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi 2024/1167 Esas 2024/1108 Karar), tespit edilen gerçek zarar bedeli sorumluluk sınırının üstünde olduğu, emtia zararı daha fazla olduğu sabit ise de davalı taşıyıcıların sınırlı sorumluluk hükümlerine tabi olduğu, Konvansiyonda yük taşıması için ağır kusur halinde sınırsız sorumluluk öngörülmediği anlaşıldığından bilirkişi kök ve ek raporunda yer alan hesaplamalar da göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Montreal Sözleşmesinde temerrüt ve faize ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu halde temerrüt ve faiz hakkında iç hukuk uygulanacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 114/2.maddesinde, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağı düzenlenmiştir. Haksız fiilde ise temerrüt, haksız fiil tarihi itibariyle gerçekleşir. Eldeki dava da zararın tazminine ilişkin olduğundan temerrüt hasar tarihi itibariyle gerçekleşmiştir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi 2020/1984 Esas 2023/1373 Karar). Bu nedenle 22/08/2020 tarihinde sevkiyatın gerçekleştirildiği anlaşıldığından takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının cihazın teslimine yönelik talebinin REDDİNE, 1-13.418,95-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (13.418,95-TL) üzerinden alınması gereken 916,65-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.390,85-TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 1.474,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı taraftan tahsil edilen 916,65-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 4.829,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 462,91-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 13.418,95-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 20.252,97-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 130,36‬-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 1.229,64-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/342, K. 2024/586, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-342-e-2024-586-k-ff788d92a731