İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/649 E. 2025/30 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/649
- Karar No
- 2025/30
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/649 Esas KARAR NO : 2025/30 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/09/2021 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Şirketi'nin, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı bileşik ürün sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısı ... Şirketi'nin maliki, ... Şirketi'nin sigortacısı olduğu iş yerinde hırsızlık vakıasının davalı ... Şirketi'nin sorumluluk alanında meydana geldiğini, davalı tarafın güvenlik ve gözetim hizmetinin sağlandığı iş yerinde meydana gelen hırsızlık vakıası sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından, çalınan 4 adet radyatörün teminat kapsamında olması sebebiyle sigortalıya 2.250,00-TL tazminat ödendiğini, sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının üstlenmiş olduğu güvenlik, koruma ve denetim hizmetlerini gereğince yerine getirmediğini, hırsızlığa zamanında ve etkili müdahalede bulunmadığını, bu nedenle zararın doğmasına ve artmasına sebep olduğunu, uyuşmazlığın çözümü için ... Arabulucuk Bürosu ... Nolu dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının 2.250,00 TL asıl alacağa, 435.92 TL takip öncesi faize ve borcun ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin, takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının rücu istemine ilişkin hak düşürücü süresinin geçmiş olduğunu, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, davacının, aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, zira dava dışı sigortalının alacak hakkına haiz olmadığını, oluştuğu iddia edilen hasar ve kaybın sigorta teminatı kapsamında olmadığını, pasif dava ehliyeti yönünden itirazlarını öne sürdüklerini, pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda da taraflar arasında imzalanmış bir güvenlik sözleşmesi bulunmadığı hususunun tespit edildiğini, bu durumda müvekkili şirkete kusur atfedilmeyeceğinin aşikar olduğunu, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda rücu edilmesi gereken firma olarak "..." firması belirtilmiş olmasına karşın, işbu davanın müvekkili şirkete karşı açılmış olmasına itiraz ettiklerini, davacının, hasarın iddia olunan hırsızlık olayı nedeniyle meydana geldiğini ispatla mükellef olduğunu, taraflar arasında imzalanmış bir güvenlik sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin de güvenlik hizmeti verme gibi bir taahhüdü bulunmadığını, hukuken kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hasar tespiti için yapılan ekspertiz incelemesinin müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, muayene sırasında müvekkili şirketten hiçbir temsilcinin hazır bulunmadığını, dava dilekçesi, icra takibi ve ekspertiz raporunda talep edilen belgedeki hasarın neye dayanılarak talep edildiğinin belirsiz olduğunu, ayrıca talep edilen faize, faiz türüne ve tarihine de itirazlarını sunduklarını beyanla usuli itirazları gözetilerek davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, alacaklının icra takibinin iptali ile müvekkili aleyhinde kötü niyetle takip başlatılması nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 20/11/2022 tarihli bilirkişi raporu, ... tarafından hazırlanan 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden şirketlere ait ticaret sicili kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan ... vergi numaralı ... Şirketi ve belirtilen şahıslar ile ilgili belgeler ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava; sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin zarar sorumlusundan tahsili için başlatılan ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 09/12/2020 tarihinde, 2.250,00-TL asıl alacak ve 435,92-TL işlemiş faiz toplamı olan 2.685,92-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "müvekkil sigorta şirketine ... numaralı ... Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş'nin maliki, ...'nin maliki olduğu işyerinde meydana gelen hırsızlık vakıası nedeniyle meydana gelen zarar müvekkil şirketçe tazmin edilmiştir. Hırsızlık olayının sorumluluk alanınızda meydana gelmiş olması nedeniyle ödenen tazminatın tarafınızdan rücuen tahsili talebidir." şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 14/12/2020 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 15/12/2020 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 20/09/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut uyuşmazlıkta, dava dışı ...Şirketi'nin, davacı sigorta şirketi nezdinde 27/09/2018-27/09/2019 tarihleri arasında, ... numaralı bileşik ürün sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigorta poliçesine göre dava dışı sigortalının ... adresindeki iş yerinini hırsızlık rizikosuna karşı teminat altına alındığı, 04/11/2018 tarihi gecesi meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle teminat kapsamında kaldığından davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına meydana gelen zararının tazmini amacıyla 12/07/2019 tarihinde 2.250,00-TL ödeme yapıldığı, dekont açıklamasında "... numaralı hasar dosyası ödemesidir" açıklamasının yer aldığı, davacı tarafça davalının vermiş olduğu güvenlik hizmetini gereği gibi ifa etmediğinden bahisle ödemenin rücuen tahsilini işbu dava ile talep ettiği, davada, sigortacının halef olduğu sigortalının ve davalı tarafın tüzel kişi tacir olduğunun anlaşıldığı öyleyse Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyası içeriğine göre, 04/11/2018 tarihi gecesi meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin güvenlik görevlilerinin ve ilgililerin ifadelerinin alındığı, fail/failler belirlenemediğinden bahisle 08/01/2019 tarihinde daimi arama kararı verildiği, iş yerinde meydana gelen zararın tespiti yapılırken dört adet kombi peteğinin testere ile sökülmek suretiyle alındığının ve sair zararlar olduğunun tespit edildiği (işbu dava konusunun ise yalnızca dört adet kombi peteği zararının tazminine ilişkin yapılan ödeme olduğu), esasen iş yerinin boşaltıldığı günün hemen akabinde hırsızlık hadisesinin meydana geldiği, ve uyuşmazlığın güvenlik hizmetinin halen devam edip etmediğinden ve davalı tarafından güvenlik hizmeti verilip verilmediğinden kaynaklandığı, güvenlik görevlileri ..., ...,..., ...'nın beyanları ile saat 20:00 itibariyle vardiyanın devrediliği belirtilerek bina boşaltılsa dahi güvenlik hizmeti verilmeye devam edildiği hususunun sabit hale geldiği, celp olunan hizmet döküm cetvellerine göre güvenlik görevlilerinin hırsızlık olayının meydana geldiği tarihte davalı şirket nezdinde çalışmalarının olduğu, bu itibarla davalının somut uyuşmalık bakımından davalı sıfatının olduğu ve pasif husumete ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Dava konusu gerçek zarar miktarının ne olduğu, ödeme var ise miktarının gerçek zarar ile uyumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödeme miktarının yerinde olup olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde düzenlenen rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafından yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olup olmadığı, poliçenin hırsızlık rizikosunu kapsayıp kapsamadığı hususlarında rapor düzenlenmesi amacıyla dosyanın sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen ve celp edilen deliller sonrası denetime elverişli olan 28/11/2024 tarihli rapor içeriğine göre, ...adresinde bulunan işyerinin ... Sigorta A.Ş. tarafından ...A.Ş. adına düzenlenen 27/09/2018-27/09/2019 tarihleri arasında geçerli ...poliçe numaralı bileşik ürün sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe teminatlarının bina için 2.973.425,52-TL, makina-tesisat için 198.228,37-TL olduğu, davacı ... A.Ş.'nin söz konusu olay nedeniyle ödemiş olduğu 2.250,00-TL hasar bedelinin meydana gelen zarar ile uyumlu olduğu ve rücu şartlarının oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte talep edebileceği kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı sigorta şirketinin icraya konu alacağın varlığını, rücu şartlarını, dosyaya sunduğu hasar dosyası, soruşturma dosyası, hizmet döküm cetveli kayıtları ve dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile ispat ettiği, somut olayda ayrıntılı izah olunan gerekçelerle davalının pasif husumetinin bulunduğu, davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu 2.250,00-TL hasar bedelini, ödeme tarihi olan 12/07/2019 tarihinden icra takip tarihi olan 09/12/2020 tarihine dek faiziyle birlikte talep edebileceği, yapılan hesaplamada davacının faiz talebinin de yerinde olduğunun anlaşıldığı, öyleyse davacı alacaklının 2.250,00-TL asıl alacak ve 435,92-TL işlemiş faiz toplamı olan 2.685,92-TL üzerinden takip açmakta haklı olduğu kanatine varılarak davanın talep gibi bu bedel üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 2.250,00-TL asıl alacak ve 435,92-TL işlemiş faiz toplamı olan 2.685,92-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Asıl alacak olan 2.250,00-TL'ye takip tarihi olan 09/12/2020 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden (2.685,92-TL) alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik olan 556,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 3.638,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 2.685,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/01/2025 Katip Hakim