İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/639 E. 2024/901 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/639
Karar No
2024/901
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/639 Esas KARAR NO : 2024/901 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/09/2021 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, ... markası ile madeni yağ ürünlerinin dağıtım ve pazarlamasını yaptığını, müvekkil şirketle önceki bayi .. Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde bayi tarafından, ürün alımına geçildiği tarihten başlayarak sözleşme süresi boyunca toplam asgari 79 ton Multigrade 5W30 motor yağları ile toplam asgari 10 ton Multigrade 10W30 ürününde veya ... tarafından üretilen muadil ürünlerden olmak üzere toplam asgari 89 ton madeni yağ ürününün müvekkilden satın alınmasını, bu taahhüdün altında kalması halinde her bir eksik madeni yağ ton başına 2.000-ABD Doları karşılığı Türk Lirası kar mahrumiyetinin ödenmesini taahhüt ettiğini, bayi tarafından sözleşme kapsamında bir miktar madeni yağ müvekkilden satın alınmış olduğunu, daha sonra müvekkili ile davalı şirket arasında 01/06/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı bu sözleşmede önceki bayinin müvekkille akdettiği bayilik sözleşmesinde yer alan tüm sair yükümlülük ve şartları aynen kabul ettiğini kabul beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında satın alınan ürün miktarı tespit edilecek ve buna göre eksik bırakılan taahhüt ton miktarı görülecek olduğu gibi davalının teminat mektubunun nakde çevrilmesiyle tazmin edilen tutarın davalının hangi borçlarından mahsup edildiğini ve geriye kalan ödenmesi gereken kar mahrumiyeti tutarının ne kadar olduğu da tespit edileceğini, müvekkil şirketin yasalardan ve sözleşmeden doğan sair ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, sözleşmedeki asgari alım taahhüdünün yerine getirilmesinden doğan kar mahrumiyeti alacağının 85.311.11ABD Doları tutarındaki kalanın şimdilik 10.000 ABD Doları tutarının kısmi dava yoluyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TCMB kurundan karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsiliyle müvekkile ödenmesine, yargılama giderinin ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ...Şti.'nin ortağı/ortakları...'da, civar il ve ilçelerde bilinen, saygı duyulan, birçok iş dalında iş ve işletmeleri olan bir aile olduğunu, ... A.Ş.'den içlerinde bölge müdürünün de bulunduğu 3 kişilik bir heyet, ...'in satın almasını yapmaları için müvekkil şirkete teklifte bulunulduğunu, müvekkil firma tarafından, ...Yetkili Servisi, 2016 yılında mülkiyeti ile birlikte satın alındığını, müvekkil firma ile ...A.Ş arasında 06/05/2016 tarihinde karşılıklı Yetkili Servis Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil firma, sözleşmede belirtilen koşullar çerçevesinde...'a ilişkin olarak Yetkili Servis tayin edildiğini, müvekkil firma, bu sözleşmede belirtilen şartlara ve Yetkili Servis Temel Standartlarına uygun olarak faaliyet gösterirken, ...A.Ş. tarafından ... 4. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 11/09/2018 tarihli ihbarname ile müvekkil firmanın müşteri beklentilerini ve hedeflenen hizmet kalitesini karşılamakta yetersiz kaldığından bahisle, ... ile imzalanan Yetkili Servis Sözleşmesi'nin "Özel Fesih" başlıklı 18.3 maddesiyle ...ile yetkili servis ağında nicel esaslarda bir yeniden yapılandırmaya gidilmesi zorunluluğu doğması sebebiyle ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir (1) yıl sonra hüküm ve sonuç doğurmak üzere müvekkil firma ile ... arasında imzalanan Yetkili Servis Sözleşmesi feshedildiğini, ihbarname, müvekkil firmaya 14/09/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı firma 01/06/2021 tarihinde müvekkil firma ile sözleşme imzaladığını, ancak 5 (yıl) içerisinde bu yağı kullanmadığını iddia ettiğini, davacı firma ile imzalanan 01/06/2016 tarihli protokolün 1.maddesinde müvekkil firmanın borca katılma hükümleri uyarınca borca katıldığı hüküm altına alındığını, daha önceki firma olan ..., müvekkil firmanın sözleşme imzaladığı tarihe kadar ancak 1 ton yağ alımı yaptığını, müvekkil firma ise sözleşmenin imzalandığı tarihten sonraki süreçte 29 ton yağ alımı yaptığını,... A.Ş. Yedek parça ve servis hizmeti sırasında davacı firmanın yağlarının kullanılması şartı koşulduğundan müvekkil firma davacı firma ile protokol imzaladığını, protokol ile önceki yetkili servisin imzalamış olduğu sözleşmeye borca katılma yoluyla dahil olduğunu, yetkili servis sözleşmesinin feshi ve sözleşmenin sona ermesi ile söz konusu protokol sona erdiğini, sözleşme fesih yoluyla sona ermediğinden, borcun ifası müvekkil firmanın sorumlu tutulamayacağı sebeplerden kaynaklamadığını, ayrıca söz konusu yağ alımı için sözleşmenin bitiminden sonra müvekkil firma tarafından teklifte bulunulduğunu, davacı firma tarafından fahiş fiyat teklifi verilerek müvekkil firmanın sözleşmeyi ifa etmesi engellendiğini, hal böyleyken, davacı firma tarafından talep edilen kar mahrumiyeti tazminatının şartları oluşmadığını, müvekkil firmaya yüklenilecek ya da müvekkil firmanın sorumluluğundan doğan bir zarar mevcut olmadığını, haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 19/12/2023 tarihli kök ve 16/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ayrı ayrı dosyaya alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, taraflar arasındaki akdedilen bayilik sözleşmesine aykırı olarak davalı şirketin asgari alım taahhütnamesine aykırı davrandığı iddiasına dayalı eksik alınan kar mahrumiyeti/cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Hukuki niteleme mahkemeye ait olup, akaryakıt bayilik sözleşmelerinde veya sözleşme eki taahhütnamelerde yer alan yıllık asgari alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri 6098 sayılı TBK'nın 179/1. (BK. md. 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğinde olduğundan burada bu tür ceza koşulu üzerinde durulması gerekmektedir. Zira somut uyuşmazlıkta davacının kar mahrumiyeti olarak adlandırdığı talep, akaryakıt alımında tonaj ihlali nedeniyle talep edilen ifaya ekli cezai şart niteliğindedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar). 6098 sayılı TBK'nın 179/2.maddesinde; "Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. TBK, borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Kanun, 179/2.maddesinde bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nın 179/2.maddesi emredici yapıda olmayıp, düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. 6098 sayılı TBK'nın 179/2.maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/01/2013 Tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, ceza koşulu istenmeyeceğine dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 24.05.2016 Tarih ... Esas ...Karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 17/09/2014 Tarih ...Esas... Karar). Dosya kapsamında davalının yıllık belli miktarda akaryakıt alım taahhüdünde bulunduğu, eksik alım yapması halinde cezai şart ödeyeceğinin öngörüldüğü, davalı şirket tarafından imzalanan sözleşmede asgari alım ile taahhüdüne aykırılıkta kar mahrumiyetinden söz edilmiş ise de, düzenlemenin içeriği ve yaptırım itibariyle akaryakıt sözleşmesi ile ilgili olarak yıllık asgari alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen söz konusu yaptırımın TBK 179/2 (BK 158/2) maddesindeki ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu dikkate alınarak davacı dağıtım şirketinin bayilik sözleşmesinin yürürlükte kaldığı süre için asgari alım taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart isteme hakkı bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin başladığı tarihten sonra dava tarihine kadar eksik alım olup olmadığının, ihtar çekilip çekilmediğinin, ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, taraflarca sözleşme ile tespit edilmiş olan cezaî şart tutarının borçlu durumda olan tacirin, iktisaden mahvına neden olacak ve onun eskisi gibi ticarî faaliyetini devam ettirmesine imkân tanımayacak derecede ağır ve yüksek düzeyde olup olmadığı hususlarında talimat raporu, kurumlar vergisi beyannameleri, ticari defter kayıtları ve bilançoları incelenerek rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın serbest muhasebeci mali müşavir, akaryakıt sektör uzmanı bilirkişi ve borçlar hukuku öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tanzim edilen 19/12/2023 tarihli kök ve 23/07/2024 tarihli ek raporlar ile, davacı tarafın incelenen ticari defterlerinin lehine delil niteliğini haiz olduğu, taraflar arasında beş yıl süreli olarak akdedilen 01/06/2016 tarihli bayilik sözleşmesi gereğince taahhüt edilen toplam 79 ton ürünlerden davalı tarafından 30,8 ton alındığı ve 48,2 ton eksik alım bulunduğu, banka teminat mektubu olarak kayıtlara yansıyan bedelin cezai şart borcuna mahsuben davacı tarafından nakde çevrilmesi sonucu beş yıl süre için hesaplandığında 85.311,11-USD bakiye kar mahrumiyetinin bulunduğu, önceki yıllara ilişkin ihtirazi kayıt bulunmadığından son yıla ilişkin kar mahrumiyetinin talep edileceğine kanaat getirilmesi halinde bu bedelin 31.600,00-USD olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.maddesi uyarınca taahhüdün yıllık olarak verildiği, sözleşmenin sürenin bitiminde kendiliğinden sona erdiği, kar mahrumiyeti talebinde bulunulabilmesi için sözleşmenin bir tarafın kusuru ile sona ermesi gerektiği, bu nedenle davacının cezai şart talep edebilmesinin mümkün olmadığı, cezai şart miktarının davalının iktisadi ve ticari faaliyetlerinin tehlikeye girmesine neden olacağı kanaatinin bildirildiği, tanzim edilen kök ve ek raporların dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları, taraflar arasında akdedildiği tartışmasız olan bayilik sözleşmesi, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, takip eden yıllarda henüz davalı bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili çekince (ihtirazi kayıt) bildirildiğine dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığı, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi sebebiyle davalıda, ceza koşulu istenmeyeceğine dair haklı bir güven oluşturulduğu, bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceği, aksinin çelişkili davranış yasağını oluşturacağı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02/12/2020 Tarih, ...Esas, ... Karar), sözleşmenin 9.maddesi ile ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı fakat sözleşmenin sürenin bitmesi nedeniyle kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin süresinin normal yollarla sona ermesi nedeniyle davalıdan cezai şart talebinin mümkün olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar), açıklanan nedenlerle, davacının sözleşmenin ve alım taahhüdünün ihlaline dayalı cezai şart talebinin reddi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacının asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart/kâr mahrumiyeti talebine yönelik açmış olduğu davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 1.517,82-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 1.090,22-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 20.382,50-TL yargılama giderinin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve davalı şirket yetkilisi ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/639, K. 2024/901, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-639-e-2024-901-k-0fdce7e1579e