İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/536 E. 2025/277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/536
Karar No
2025/277
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/536 Esas KARAR NO : 2025/277 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2020 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl işverenin ... A.Ş. olduğunu, ... A.Ş.'nin alt işveren olduğunu, davalı ile 09.10.2018 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme ile ... adına ... yakasında fiber optik altyapısı götürme işi yaptıklarını, ... isimli online bir programının olduğunu, kendi adlarına da kullanıcı adı ve şifresi tanımlanarak bu sistemi kullanmaya başladıklarını, yaptıkları fiber optik altyapı hizmetlerinde bazen malzemeleri ... karşılarken bazen de malzemeleri kendilerinin karşıladığını, malzemelerin ... tarafından karşılandığı durumlarda sadece işçilik ücreti hak ettiklerini, malzemeleri kendilerinin karşıladığı durumlarda ise malzeme ve işçilik ücreti hak ettiklerini, iş emri durumlarına göre bazen günde 3-4 apartmanın işini bitirebildiklerini, bitirdikleri iş emri sayısı 60-70 civarına ulaştığında ...'un hak ediş düzenlemesiyle fatura kestiğini, fatura bedelinin 45 gün sonra şirket hesabına geçtiğini, bir süre sonra ...'un müvekkilin yapmış olduğu işlerin ücretini ödememeye yada kesinti yaparak ödemeye başladığını, sebebi sorulduğunda bazı işlerin yapılmadığını bazı işlerde ise müvekkil tarafından kullanılan malzemelerin ... sistemine giren miktar kadar olmadığı bahanesiyle müvekkilin hak ettiği ücretlerin ödenmediğini, davalı ...'a; yapılan tüm işlemlerin ... sisteminde kayıtlı olduğunu ve müvekkile atanmış olan bütün işlerin sahada eksiksiz yapıldığının iletilmesine rağmen ödeme alamadıklarını, ödeme alınmaması üzerine işi bırakmak zorunda kaldıklarını, müvekkilce onlarca apartmanın fiber optik altyapı işi yapmalarına rağmen davalı ... tarafından itiraz edilmesi sebebiyle yaptığı işlerin ödemesini alamadıklarını, ödemesini alamadıkları işlerden kaynaklı hak edişlerinin ... sistemi, banka kayıtları, ticari defterler, keşif vesair yöntemlerle hesaplanmasını talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı ... Anonim Şirketi'nin asıl işveren konumunda olup, davalı ...'nin alt işveren firma olduğunu, ... şirketinin davacı ...şirketi ile herhangi bir ticari ilişki içinde olmadığını, davacının alacak iddiasında bulunduğu fatura ve işlere ait bilgi ve belge dahi sunmadığını, davacı ile imzalamış olduğu 09.10.2018 tarihli saha hizmetleri yüklenici sözleşmesinin muhtelif hükümlerine göre davacının hakkediş bedellerinden kesinti yapma hak ve yetkisinin bulunduğunu, sözleşmenin 8. maddesi kapsamında davalı şirketin işin sözleşmeye uygun yapılmaması hallerinde ceza bedeli uygulama ve bu bedeli davacının hak ediş bedellerinden mahsup etme hak ve yetkisi bulunduğunu, sözleşmenin 9. maddesi kapsamında davalı şirketin davacı şirketin sözleşmeye uygun yapmadığı işleri başka firmalara yaptırarak, bedellerini davacının hak ediş bedellerinden mahsup etme hak ve yetkisi bulunduğunu, sözleşmenin 12.9 maddesi kapsamında davalı şirket tarafından temin edilen fazla sarf malzemelerin davacı tarafından davalıya iadesi gerektiğini, iade edilmeyen fazla malzemenin bedellerinin davalı tarafından davacının hak ediş bedellerinden kesileceği hususunun sözleşmede açık bir şekilde kesileceğinin belirtildiğini, sözleşmenin 14.-18. ve 27.11 maddelerinde davacı tarafın sebep olduğu zararlardan dolayı müvekkilin davacı şirketin hak ediş bedellerinden kesinti yapabileceği hususunun düzenlendiğini, davacının çalışmakta olduğu iş kolunda yasa gereği uyulması gereken iş güvenliği kurallarına uyması gerektiğini, davalı şirketin davacının çalıştığı sahalarda yaptığı denetimlerde davacının iş güvenliği kurallarına uymamasından dolayı bazı cezalar kestiğini ve bu cezaları hak ediş bedelleri üzerinden mahsup ettiğini, davacıya tanımlı iş sahalarında kullanması için verilen sarf malzemelerden fazla olanların davalıya iade edilmesi gerekirken bazı malzemelerin iade edilmediğini, iade edilmeyen malzemelerin bedellerinin sözleşme hükümleri kapsamında davacının hak ediş bedellerinden mahsup edildiğini, davacı tarafın hak ediş bedellerinde yapılan kesintilerin sözleşmeye dayalı olarak hakkaniyete uygun gerçekleştiğini, davacının sahalarda yaptığını iddia ettiği bir çok çalışmanın sözleşme kapsamında yapılmadığını, davacı tarafından yapılan ve hak ediş hesaplarına dahil olan tüm çalışmaların davalı firmanın ... sisteminde kayıtlı olduğu, ... sistemi ve ticari kayıtlarda yapılacak incelemelerde davacı iddialarının doğru olmadığının ortaya çıkacağını savunmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan 02/02/2021 tarihli dilekçe ile, davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davadan feragat edildiğinin bildirildiği, 08/04/2021 tarihli ara karar ile davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın tefrikine karar verildiği, tefrik edilen dosyanın Mahkememizin ... Esas sırasına kaydediliği, ... Karar sayılı karar ile açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, işbu dosyadaki yargılamaya yalnızca davalı ... yönünden devam edildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... ve ... tarafından hazırlanan 13/01/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, ..., ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 24/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, ..., ..., ... ve ...tarafından hazırlanan 22/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, ...Üniversitesi Rektörlüğü Yazı İşleri Müdürlüğü'nden Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi Dekanlığı'nın ... tarihli ve...sayılı yazısı, Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanlığı'nın ... tarihli ve ...sayılı yazısı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca hak ediş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında 09/10/2018 tarihinde düzenlenen saha hizmetleri yüklenici sözleşmesi uyarınca, tefrik edilen dosya davalısı ... Şirketi için fiber optik kablo döşeme hizmeti yerine getirdiğini belirten davacı şirketin talebine ilişkin olarak, dava konusu özelinde tarafların sözleşme yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, bu kapsamda davacı tarafça hizmetin yerine getirilip getirilmediği, ne oranda yerine getirildiği, davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise ne miktarda yapıldığı, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının davalı şirketten talep edebileceği hak ediş bedelinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde bulunup bulunmadığı ve miktarının ne olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı ... ile davalı ... arasında 09/10/2018 tarihinde bir yıl süreli olarak saha hizmetleri yüklenici sözleşmesi akdedildiği, davacının hizmet sağlayıcı konumunda olduğu, davalının dava dışı ... firması adına apartmanlara fiber optik alt yapı işleri yaptığı, yüklendiği fiber optik alt yapı hizmetlerini ise farklı taşeronlar aracılığı ile yerine getirdiği, taşeronlara verdiği işleri ve işlerin gerçekleşme seviye ve durumlarını takip ederek hak edişler hazırladığı, hazırlanan hak edişlere göre firmalara ödemelerde bulunduğu, taşeronlara verdiği iş emirlerini ve iş emirlerinin hak edişlerini kendine ait ... adlı bir program vasıtasıyla yürüttüğü, hizmet sağlayıcı olan davacının tüm sözleşme konusu işlerini fiyat listesi uyarınca sabit fiyat tarifeleri üzerinde yapacağı, sözleşme konusu kabulleri yapılan ve hakedişlerinde mutabık kalınan işlere ait faturaların davalının muhasebe kayıtlarında işlendiği günü takip eden 60 günden sonraki ilk ödeme gününde ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 29.2.maddesi uyarınca taraflar arasında doğabilecek anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Müdürlülerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, bu itibarla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17.maddesi gereğince Mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu değerlendirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının davalı ile akdedilen sözleşmeye istinaden davacı tarafından davalı için sözleme konusu işlerin yapıldığını ancak davalının kendisine ait ... sisteminde, yapılan işlerin büyük bir kısmını eksik gösterdiğini, bazı işleri ise hiç göstermediğini, bu nedenle de davacıya eksik hakediş bedeli tutarları ödediğini, eksik ödenen ya da iç ödenmeyen hakediş alacaklarının ödenmesi talebiyle işbu davayı açtığı; davalının ise hakedişlerin tamamının davacıya ödendiği, fakat sözleşmenin ilgili hükümlerine istinaden davacının hakediş alacaklarından cezai kesintiler yapıldığını, bu kesinti tutarlarının davacıya ödenmediğini savunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında taraf iddia ve savunmalarına ve uyuşmazlık konularına göre ibraz olunan deliller, taraflar arasındaki sözleşme içeriği, ticari defter ve kayıtlar ile ... kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde mali müşavir, elektronik ve haberleşme mühendisi, bilgisayar mühendisi ve sözleşme uzmanı hukukçu bilirkişi heyeti tarafından aşamalarda tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davacının ... tarihleri arasında kaydedilmiş iş bilgilerinin olduğu, davacının üstlendiği işlerine ait veri girişini yapması ile davalı tarafın sistem yöneticisi tarafından girişi yapılan hakediş bilgilerini onayladığı ve verinin kalıcı olarak sistemde kaldığı, yapılan işler için ... fatura numaralı 02/11/2018 tarihli 27.109,23-TL bedelli, ... fatura numaralı 17/12/2018 tarihli 7.114,92-TL bedelli, ... fatura numaralı 11/01/2019 tarihli 12.753,74-TL bedelli, ... fatura numaralı 10/05/2019 tarihli 188,18-TL bedelli, ... fatura numaralı 10/05/2019 tarihli 8.558,15-TL bedelli ve ... fatura numaralı 13/06/2023 tarihli 14.792,87-TL bedelli olmak üzere toplam 70.516,09-TL bedelli altı adet fatura düzenlendiği, davacı tarafın ... sisteminde bulunamadığını iddia ettiği kayıtları için iş emri numarası sunmadığı, kendilerince sunulan tek ... iş emri numaralı belgenin davalı ... sisteminde var olduğu ve kendilerine ödenmiş olduğu, davacı taraf evraklarında iş emri numarası bulunan evrakların tümünün opms kayıtlarında bulunan 90 adet iş emrinin içinde görüldüğü, bu açıdan ... kayıtlarında eksiklik olmadığı, iş emrinin içinde olan malzeme ve işçilik detaylarında da benzerlik gösteren bu kayıtların hangi iş emri altında olduğunun tespit edilmesinin imkansız olduğu, taraflar arasındaki iş atamalarının iş emri numarası ile ... sisteminde tanımlanarak tarafların işletimine açıldığı, iş emirlerinde yapılan her bir işlemin kaydının tutulduğu, tarafların üzerinde tartışma bulunan işleride iş emirlerinin de tuttuğu, elektronik posta yazışmalarıyla tarafların ihtilaf ve çözümlerinin ortaya konduğu, ... kayıtları üzerinde oynama silinme işlemleri tespit edilmediği, yapılan işlemlere ait ... kayıtları ile davacı tarafın sunduğu kayıtlar kıyaslandığında ... kayıtlarının esas alınması gerektiği, yapılan teknik incelemeler sonucunda davacının iş bu davada talep ettiği alacağın dosya kapsamına sunulan ... kayıtları, ticari defter kayıtları ve diğer deliller ile tespit edilemediği kanaatinin bildirildiği, aşamalarda sunulan deliller uyarınca dahi kök ve ek raporlardaki kanaatlerin birbiriyle örtüştüğü, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı, bu itibarla kök ve ek raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarına göre, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafından eksik ve hiç ödenmeyen hakediş bedelinin tahsili istemiyle işbu dava açılmış ise de, davacının sözleşmeye istinaden ne miktarda ve ne kadar bedelli iş yaptığını ve bu işlere istinaden ne miktarda hakediş alacağına hak kazandığını ispat etmesi gerektiği, zira davacının ancak bu durumda alacağa hak kazanacağı, oysa davacının sözleşmeye istinaden ne miktarda iş yapığını ve ne miktarda hakediş alacağına hak kazandığını ispat edemediği, nitekim davalının opms kayıtları dahi incelendiğinde söz konusu hak ediş alacağına hak kazandığına dair delil bulunmadığı, davalının kayıtlarına göre davacının ödenmeyen hak ediş alacağı bulunmadığı, ispat yükü üzerinde olan olan davacı tarafından alacağın varlığına ve miktarına dair iddianın ispat edilemediği, bu durumda kök ve ek rapor içerikleri de dikkate alındığında davalı aleyhine açılan davanın sübut bulmadığı değerlendirilmekle davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından reddine, davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan dava ise tefrik edilerek ilgili dosyada davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden, ... Anonim Şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan dava tefrik edilerek ilgili dosyada davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden, ... Anonim Şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 170,78-TL peşin harçtan mahsubu ile, eksik olan 444,62-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 28.333,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/536, K. 2025/277, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-536-e-2025-277-k-35b4fb31f202