İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/457 E. 2024/813 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/457
- Karar No
- 2024/813
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/457 KARAR NO : 2024/813 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2020 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 26.05.2015 tarihinde "..." imzalandığını, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının hizmet karşılığı ödemesi gereken 51.128,29.-TL borcunu ödememesi üzerine, ... 4.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetkiye, borca, ödeme emrine, faiz oranlarına, borcun kendisine ve tüm fer'ilerine itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptaline, alacağın tahsilini geciktirmek için kötü niyetli olarak itirazda bulunulması nedeniyle davalının % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kendilerinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, taraflar her ne kadar bir dönem çalışmış olsalar da 2018 yılında davacı şirkete ve otomasyon sistemini kullananlara yönelik yapılan vergi kaçırma operasyonundan sonra, davacı şirketin adının böyle bir suça karışmasından ötürü ticari ve hukuki bütün bağın koparıldığını, davacı şirket ile çalıştıkları dönemlerde bütün ödemelerin eksiksiz yapıldığını, cari hesap ekstresinde veya müvekkilinden habersiz kesilmesi muhtemel faturalardan dolayı borçlu olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, icra dosyasına da ödeme emri ekinde de herhangi bir fatura sunulmadığını, ayrıca şirket tarafından tarafımıza kesilen faturalara da itiraz edilmiş olup iade faturaları kesildiğini belirterek, davanın reddine ve takibe konu tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet alım sözleşmesine (Yeni Otomasyon Kurulumu, Otomasyon Dönüşümü, Epdk Servis, Bakım Ve Hizmet Sözleşmesi) dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 27/08/2019 tarihinde, davalı aleyhine, borcun sebebi olarak 26/08/2019 tarihli Adi Alacak beyanıyla, 51.128,29.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 28/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 01/10/2019 tarihinde, yetkili icra dairelerinin borçlunun ikameti olan Adana icra dairelerinin yetkili olduğu belirtilerek, icra dairesinin yetkili olmadığını, hiçbir borcu bulunmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 27/08/2020 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 51.128,29.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 26.05.2015 tarihli “...” akdedildiği, dolayısıyla ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Dava dilekçesinde atıf yapılan sözleşme inkar edilmemiştir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği sözleşmeden doğan bir alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporu; Davacının 2015-219 yılları ticari defterleri incelemeye tabi tutulmuş ve davacı defterlerini 6102 sayılı TTK 64.maddesi ve 213 sayılı VUK 221. maddesine göre sürelerinde usulüne uygun tasdik ettirildiği ve kendi lehine delil vasfı taşıdığı, Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2015 -2019 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalının savunmasında belitmiş olduğu 6 adet iade faturasından 5 adet faturanın davacı tarafından defter kaydının yapılarak düşümünün yapıldığı 01.05.2018 tarih ve ... nolu 37.956,29 TL tutarındaki fatura için ise ... 16. Noterliği aracılığı ile ihtarname gönderilerek itiraz edildiği, davacı kayıtlarına göre 2019 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 57.146,29 TL alacaklı göründüğü, ancak davacının talebinin 2018 yılı sonu itibari ile 51.128,29 TL olduğu için alacak tutarının bu miktar ile sınırlı olması gerektiği, sonuç olarak takip tarihi itibari ile davacı ...Tic. A.Ş.’ nin davalı ... Ltd. Şti.’ den 51.128,29 TL C/H alacaklısı göründüğü bilirkişi tarafından rapor edilmiştir. 24.03.2022 tarihli (1.EK) bilirkişi raporu; Taraf kayıtları arasındaki farklılığın 2018 yılında meydana geldiğinin görüldüğü, (rapordaki) tablodan da görüleceği üzere farkın davalı kayıtlarında 2019 yılına devir eden alacak miktarlarındaki farklılığın yanında, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan ... Açıklamalı 00402, 17.04.2018 numaralı 3.000,00 TL. (Fatura rapor ekine mevcut değil), ..., 01.05.2018 numaralı 37.956,29 TL. tutarındaki 2 adet faturanın kendi kayıtlarında olduğu ancak davacı kayıtlarında bulunmadığı, davacı kayıtlarına göre ise .....463 Vade Farkı, 5.160,10 TL, .....549 Hizmet Faturası, 3.894,00 TL. tutarındaki 2 adet faturanın ise davacı kayıtlarında olduğu ancak davalı kayıtlarında olmadığı, davaya konu takip dayanağı faturaların (KDV Hariç 36.539,00 TL.) davalı tarafından Form Ba bildiriminde gösterildiği ancak davacı tarafından Form Bs bildiriminde gösterilmediği, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan e-fatura (Temel Fatura) davacıya tebliğ edilmiş olup, davacı iş bu faturayı defterlerine kayıt etmeden ... 16. Noterliği aracılığı ile ihtarname ile itiraz ederek iade edildiği, sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacının alacağı ne kadar olduğuna dair kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığı, davacı ...Tic. A.Ş.’ nin davalı ... Ltd. Şti.’ den 51.128,29 TL. C/H alacaklısı göründüğü kanaatinin devam ettiği bildirilmiştir. 12.09.2022 tarihli (2.EK) bilirkişi raporu; Davacının takipte talep ettiği alacağın hangi ödenmemiş faturalardan kaynaklandığı yönünden; Davacının takipte talep ettiği alacağın tek bir ödenmemiş faturadan kaynaklanmadığı, kök raporun ekinde sunulan (Ek-2) 120 hesap kodlu Muavin Defter dökümünden de görüldüğü üzere 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarından kümülatif olarak gelen ve bakiye kalan alacak miktarından kaynaklandığı, bunun sebebininde davalı tarafından düzenlenen ... açıklamalı ..., 17.04.2018 numaralı 3.000,00 TL (fatura dosyaya sunulmamıştır), ile ... sayılı 01.05.2018 tarihli 37.956,29 TL. (Bu fatura için Üsküdar 16. Noterliği aracılığı ile ihtarname gönderilerek itiraz edilmiştir), tutarındaki 2 adet faturanın kendi kayıtlarında olduğu ancak davacı kayıtlarında bulunmadığından kaynaklandığı, sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacının alacağı ne kadar olduğuna dair kök ve ek raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerde sonucunda oluşan kanaatte herhangi bir değişiklik olmadığı, davacı ...Tic. A.Ş.’ nin davalı ...Tic. Ltd. Şti.’ den 51.128,29 TL. alacaklı göründüğü yönünde görüş bildirilmiştir. 25.11.2021 tarihli (talimatla alınan) bilirkişi raporu; Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2016 - 2017 - 2018 - 2019 - 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-beratların alındığı talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalının ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalıdan 31.12.2018 sonu itibari ile 3.198,90.-TL alacaklı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları kanaat verici ve yeterli görülmediğinden, bu raporların toparlanarak görüş bildirilmesi için yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaştır. 13.10.2023 tarihli bilirkişi raporu; Tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehlerine delil vasfı taşıdığı, yukarıdaki bilirkişi raporlarındaki tespitlerle örtüşmüştür. Taraf yasal defter kayıtlarıın 2015 ve 2016 yıllarında mutabık olduğu taraflar arasındaki ihtilafın 2017 ve 2018 yılında yapılan ticari ilişkiden kaynaklandığı tespit edilmiş olup taraflar arasındaki örtüşmeme farkının; 31.12.2017 tarihi itibariyle 1.373,00TL, 31.12.2018 tarihi itibariyle 48.637,39'TL, 31.12.2019 tarihi itibariyle 48.637,39 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Farka neden olan fatura ve kayıtlar bilirkişi tarafından tek tek ele alınarak irdelenmiştir. Davalı vekilinin ...tarih ve ... nolu 5.160 TL'lik faturaya itiraz edildiğine dair ... 11. Noterliği aracılığıyla keşide ettirilen ... tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnameyi sunması, 17.04.2018 tarihinde davacı tarafa 3.000 TL havale işlemi yapılmasına dair banka dekontu sunarak itirazda bulunması üzerine ödeme belgeleri ve diğer faturanın iadesine ilişkin belgeler ödemeye ilişkin olup davayı söndüren işlemlerden olduğundan ve Yargıtay içtihatlarına göre yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesine olanak tanındığından bilirkişiden ek rapor istenmiştir 16.09.2024 tarihli bilirkişi Ek raporu; Tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehlerine delil vasfı taşıdığı, yukarıdaki bilirkişi raporlarındaki tespitlerle örtüşmüştür. Taraf yasal defter kayıtlarıın 2015 ve 2016 yıllarında mutabık olduğu taraflar arasındaki ihtilafın 2017 ve 2018 yılında yapılan ticari ilişkiden kaynaklandığı tespit edilmiş olup taraflar arasındaki örtüşmeme farkının; 31.12.2017 tarihi itibariyle 1.373,00TL, 31.12.2018 tarihi itibariyle 48.637,39'TL, 31.12.2019 tarihi itibariyle 48.637,39 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Farka neden olan fatura ve kayıtlar bilirkişi tarafından tek tek ele alınarak irdelenmiştir. Buna göre; A- Davacı Tarafça Davalı Adına Düzenlenen ... Nolu 1.373,02 TL tutarındaki fatura; davalı tarafça yasal defterlerine 2.746,05 TL olarak kayıtlandığı tespit edildiğinden, davacı tarafça dosyaya sunulun Flash Bellek içerisindeki faturalar incelendiğinde fatura toplamının davacı yasal defter kayıtlarında doğru olarak kayıtlandığı görüldüğünden bu hususta davacı kayıtları esas alınmıştır. B- Davacı Tarafça Davalı Adına Düzenlenen ... Nolu 3.894 TL bedelli fatura; davacı tarafça mükerrer olarak kayıt edildiğinden mükerrer kayıt yapılan 3.894,00.- TL sından davalının sorumlu olmayacağı kanaatine varılmıştır. C- Davacı Tarafça Davalı Adına Düzenlenen Ancak Davalı Kayıtlarında Yer Almayan ... Nolu 5.160 TL tutarındaki Vade Farkı Faturası; bu faturanın davacı tarafça davalıya tebliğ teslim edilip edilmediği hususunda yapılan incelemelerde, davacı tarafça davalıya ilk olarak vade farkı faturasının 08.05.2018 tarih ve ... nolu 5.160 TL bedelli fatura ile düzenlendiği, davalının söz konusu faturaya karşılık olarak davacıya süresi içerisinde 10.05.2018 tarih ve ... nolu 5.160 TL bedelli fatura ile iade faturası kesilme suretiyle vade farkı faturasının kabul edilmediği, faturanın ... 11. Noterliği aracılığıyla keşide ettirilen ... tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarname ile iade ettiği, ihtarnamenin 13.09.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu ihtarnameye itiraz edildiğine dair bir belge sunulmadığı anlaşıldığından davalının bu miktardan sorumlu olmadığı kabul edilmiştir. D- Davalı Tarafça Davacı Aleyhine Yapılan 3.000 TL tutarındaki kayıt; bu kayıla ilgili davalı tarafça dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı görülmüş olup bilirkişilerce de bu yönde bir belge sunulmadığının belirtildiği, belirtilen nedenlerle söz konusu kaydın bu aşamada ispata muhtaç kaldığı, davacının söz konusu tutardan sorumlu olmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde 17.04.2018 tarihli ödeme dekontu sunmuştur. Dekont incelendiğinde "OTOMOSYON BEDELİ" açıklamasıyla ödeme yapıldığı görülmekte ise de ödeme şirket adına yapılmadığından bu açıklama borcun ifa edildiği yönünde yeterli görülmemiştir. Söz konusu miktardan davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. E- Davalı Tarafça Davacı Adına Düzenlenen Ancak Davacı Kayıtlarında Ye Almayan 01.05.2018 tarih ve ... Nolu 37.956,29 TL tutarındaki iade faturası; söz konusu fatura incelendiğinde davalı tarafça davacıya E-Fatura-Temel fatura olarak düzenlendiği ancak muhteviyatının sadece iade faturası olarak belirtildiği neye istinaden iade kesildiğinin belirtilmediği, yukarıda da açıklandığı üzere temel e-fatura kesilerek karşı tarafa gönderilen faturalar karşı tarafın onayı beklemeden otomatik olarak 'onaylanmış/kabul edilmiş' olarak kabul edildiği, bu durumda faturayı kabul etmek durumunda kalan tarafın söz konusu faturayı ya iade faturası kesmek suretiyle iade etmesi yada noter aracılığıyla 8 günlük kanuni itiraz süresinde itiraz hakkını kullanarak faturayı kabul etmemesi gerektiği, davacı tarafça dosyaya sunulan ... 16.Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde davacının söz konusu iade faturasının 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra; “...faturanıza aramızda yapılan sözleşme hüküm ve kurallarına aykırı olduğundan dolayı....” açıklaması ile itiraz ederek noter aracılığı ile iade ettiği, davacı tarafça söz konusu iade faturasına 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediği anlaşıldığından iade faturasından davacının sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Sonuç olarak; Davacı, yasal defter kayıtlarına göre davalıdan 57.146,29 TL alacaklı olarak görünüyor ise de davacı tarafça icra takibinde 51.128,29 TL talep edildiğinden, davacı talebi üzerinden ve yukarıda yapılan tespitler çerçevesinde davacı tarafça talep edilebilecek alacak tutarının 4.118,00.-TL olduğu yönünde bilirkişi tarafından görüş bildirilmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle bu miktar mahkememizce de hükme esas alınmıştır. Davacı vekili ise itirazlarında, Davalının 37.956,29.-TL'lik faturayı (Yukarıda (E) olarak belirtilen) BA formlarında bildirdiğini söylemektedir. Bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmış ve böyle bir tespit yapılmamıştır. Kaldı ki mahkememizce de ayrı olarak BA formları tek tek incelenmiş, böyle bir kayda rastlanmamıştır. Yine her ne kadar 8 günlük iade süresi geçmiş ise de hizmetin alınmadığını ispatlama imkanlarının olmadığını, 2 günlük gecikme olsa da iade işleminin gerçekleştirildiğini ileri sürmüş ise de TTK.nun 21/2.maddesi çok açık olup emredici bir düzenlemedir. Bu nedenle itirazlar yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir bilirkişi raporu almaya gerek duyulmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın 6.278,00.-TL üzerinden kısmen kabulüne, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının ... 4. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 4.188,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (4.188,00.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 837,60.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60-TL olup, peşin alınan 873,15-TL harç harcın mahsubu ile bakiye 445,55-TL fazla harcın KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE DAVACIYA İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 333,00-TL, bilirkişi ücreti 5.100,00-TL toplamı 5.433,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 445,02-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 927,55-TL'nin toplamı 1.372,57-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 4.188,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan 2.000,00 bilirkişi ücreti yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 1.836,17-TL yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 108,12-TL'sinin davalıdan, 1.211,88-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/11/2024 KATİP HAKİM