İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/46 E. 2025/597 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/46
- Karar No
- 2025/597
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/46 Esas KARAR NO :2025/597 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/01/2025 KARAR TARİHİ:22/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... nolu 240.000,00 TL değerindeki Çek sebebiyle davalı tarafından alacak talebinde bulunulmuş olup, müvekkil şirketin davalıya çeke dayalı herhangi bir borcu olmadığını, keza yapılan incelemede söz konusu çekler üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisi ...'e ait olmadığının tespit edildiğini, bilindiği üzere imza çekin geçerlilik şartı olup imzanın borçlunun elinin ürünü olması gerektiğini, çek bir kıymetli evrak olduğundan, kıymetli evrakta şekil zorunluluğu ilkesi olduğunu, haliyle şekle uymamanın müeyyidesi olmadığını, hakkı birbirine bağlı ciro, öncelikle ilk cironun lehtar tarafından yapılmış olmasını gerektirdiğini, ilk ciroda lehtar imzası yoksa ciro zinciri düzensiz demek olduğunu, ciro zincirinde bir kopukluk olması halinde bu noktadan sonra yapılan diğer ciroların geçersiz olduğunu, izah edilen nedenlerle, müvekkil şirket yetkilisinin imzasını içermeyen çekler sebebiyle oluşturulan alacak mesnetsiz olduğundan iş bu çekler yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yasa gereğince, bu şekilde açılan menfi tespit davası açılacak icra takibini tek başına durdurmaya yeterli olmadığı veçhile, öncelikle teminatsız fakat Mahkemeniz aksi kanaatte olur ise söz konusu çek bedelinin %15’ini temsil eden teminat miktarıyla teminat gösterilmesi karşılığında, ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taleplerinin kabulü ile müvekkil şirketin işbu çek yönünden borçlu olmadığının tespitine, öncelikle teminatsız fakat mahkemeniz aksi kanaatte olur ise söz konusu çek bedelinin %15’ini temsil eden teminat miktarıyla teminat gösterilmesi karşılığında, ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından huzurdaki Menfi Tespit davası, "... Bankası A.Ş. ... No'lu 240,000.00 TL Bedelli Çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti" talepli olarak açılmış olup, davacıların iş bu çekin cirantaları olduğunu, Çek incelendiğinde davacılar dışında; Keşideci: ... T.C. Kimlik Numaralı ..., Ciranta: ... T.C. Kimlik Numaralı ..., Ciranta: ... Vergi Numaralı ... ... Ltd. Şti'nin de yer aldığı ve çekin müvekkili Banka'ya ...... Ltd. Şti. tarafından verildiğini, Davacıların iş bu davalarındaki iddiaları ve bu iddialarının neticeleri çekte bulunan keşideci ve diğer cirantaları doğrudan etkileyeceği olduğunu, ayrıca davacılar tarafından çekin nasıl ellerinden çıktığından dava dilekçesinde bahsedilmemekle birlikte, davanın belirtilen kişilere ihbarı bu noktada yargılamanın gidişatını da etkileyeceğini, Davacılar ...... A.Ş tarafından 24.10.2022 Tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Numaralı "konkordato" davası ve Davacı ...tarafından 29.11.2022 Tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı "konkordato davası ikame edildiğini, İş bu davada, davacılar ...... A.Ş ve ... Dış Tic. A.Ş'nin konkordatosu tasdik edildiğini, huzurdaki yargılamaya konu çek iş bu konkordato dosyasına alacak kaydı ile birlikte müvekkil Banka tarafından bildirilmiş, davacılar tarafından belirtilen dava dosyasında hiçbir itirazda bulunulmamış ve alacağımızın tasdik olan konkordato projesi çerçevesinde ödenmesine karar verildiğini, dava konusu çek hakkında müvekkil banka tarafından dava tarihinden önce 26.04.2023 tarihinde ... icra müdürlüğü ...Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davacılar, icra takibi başlatıldığı esnada "konkordato kesin müheti" içerisinde olduklarından icra takibine dahil edilemediğini, basiretli tacir olan davacıların iş bu çekin akıbetini bilmesi tacir olmanın kendilerine verdiği bir sorumluluk olduğunu, bu nedenle de, huzurdaki davanın İİK m.72/3 kapsamında açılan menfi tespit davası olarak görülmesi gerektiğini, davacıların imzanın kendi eli ürünü olmadığına yönelik iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların dava konusu çek üzerindeki imzaları ile başka çekleri bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmasını gerektiğini, HMK m.33 uyarınca mahkemece dava dışı ... çinko oksit san. ve tic. ltd. şti. yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ettiklerine, müvekkil banka iyiniyetli hamil konumundadır.kötüniyet tazminatı talebimiz bulunmadığını, somut hiçbir delil sunulmaksızın talep edilen tedbir talebinin reddine, davanın dilekçelerinde belirtilen şahıslara ihbarına, davanın usulden reddine, aksi kanaat ile birlikte esasa girilmesi halinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacılar aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... ... Bankası A.Ş'ye müzekkere yazılarak çekin ibraz edilip edilmediğinin, ibraz edilmiş ise kim tarafından ve ne zaman ibraz edildiğinin bildirilmesin ile çek ile ilgili bilgilerin gönderilmesinin istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının celbi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. .... ATMye müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celbi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ...esas sayılı dosyasının çıkartılarak, gönderilmesi, ayrıca dosya içindeki çek aslının keşideciye verilip verilmediğinin akıbeti sorulmuş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, çek üzerindeki imzanın inkârı ile çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir. Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir. Dava konusu çek ... Bankası ... seri numaralı 21/12/2022 düzenleme tarihli 240.000 TL bedelli çektir. Davacılar çekte ciranta konumunda olup, davalı çekin hamilidir. Davacıların menfi tespit talebi imza inkârına dayanmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu çekin ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, borcun dava açılmadan önce davacılar dışındaki keşideci tarafından ödendiği ve çek aslının halen icra müdürlüğünde bulunduğu görülmüştür. Çekin ödenmesi ile birlikte çek üzerindeki alacak hakkı sona ermiştir. Çekin iradesi dışında elinden çıktığını iddia eden kişiler çekin ödenmesinden sonra istirdat veya tazminat davası açabilse de, çek üzerindeki alacak hakkı sona erdiğinden ve hamil çeki tahsil ettiğinden artık hamile karşı menfi tespit açılmasında hukukî yarar bulunmamaktadır. Somut olayda davalı hamilin, davacılara yönelik bir alacak talebi de bulunmamaktadır. Davacıların konkordato talebine ilişkin .... ATM’nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde tasdik kararının verildiği, dava konusu çekin incelendiği, davacıların bu çek sebebiyle borçlu olduklarını kabul ettikleri ve çekin konkordato projesinde yer aldığı görülmüştür. Konkordato ilanı ile birlikte konkordato talep eden kişinin tasarruf yetkisi kural olarak devam etmektedir. Dolayısıyla konkordato talep eden davacının menfi tespit davası açabileceği kabul edilmektedir. Ancak konkordato talebi sebebiyle incelenen, komiserler tarafından tespit edilen ve talep eden tarafından kabul edilen borçlara ilişkin sonradan menfi tespit davası açılması konkordatonun amacına aykırı olduğu gibi iyi niyetli ve dürüst davranma ilkesine uygun bir tutum değildir. Zira somut olayda davalı hamil konkordato dosyasına dava konusu çek ile ilgili başvurmuş, davacıların ticari defter ve kayıtları incelenmiş ve davacılar işbu çek sebebiyle borçlu olduklarını kabul etmiştir. Bu incelemelere ve tespitlere göre hazırlanan konkordato projesi de mahkeme tarafından tasdik edilmiştir. Davacıların evrakların fazla olması sebebiyle tüm evrakların incelenemediği yönündeki iddiası hukuken makul ve korunmaya değer bir iddia değildir. Davacıların çeki incelemeden kabul ettikleri ve aslında borçlu olmadıkları yönündeki iddiası, dürüst davranma ilkesine aykırı bir tutumdur. Bu sebeple davacıların kabul ettikleri bir çeke ilişkin işbu dava ile menfi tespit talebinde bulunmalarında hukukî yararlarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle dava konusu çekin keşideci tarafından ödenmiş olması, hamilin davacılara karşı alacak talebinde bulunmamış olması, davacıların konkordato talebinde borcu kabul etmiş olmaları, dava konusu çekin konkordato dosyasında komiserler tarafından incelenmiş ve konkordato projesine dahil edilmiş olması gözetilerek davacının işbu menfi tespit davasında hukukî yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın hukuki yarar şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.483,20-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025 Katip ... Hakim ...