İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/634 E. 2026/22 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/634
Karar No
2026/22
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/634 Esas KARAR NO :2026/22

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:01/11/2024 KARAR TARİHİ:19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan müvekkili şirket ... ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame olunduğunu, müvekkilinin ..., sermayesinin tamamı doğrudan ve dolaylı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olan ortaklıklardan olup, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bu kanuna dayanarak yürürlüğe koyduğu mevzuata tabi olarak, İstanbul genelinde doğalgaz dağıtım hizmetini ifa ettiğini, ... sermayesinin tamamının doğrudan ve dolaylı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olması sebebiyle, (2/d maddesi gereği) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında olduğunu, buna göre, müvekkili şirket nezdinde her tür kaynaktan karşılanan mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri, Kamu İhale Kanunu kapsamında dışarıdan ihale ile temin edildiğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale ile hizmet alımlarında yapılan sözleşme ve şartnamelerdeki düzenlemeler müvekkili şirketin taraf inisiyatifiyle değil, Kamu İhale Kurumu'nun talimat ve uygulamaları doğrultusunda (doğrudan Kurum tarafından) düzenlendiğinden, bu durum ... 'ın ihale makamı olması sonucunu doğurduğunu, bir başka anlatımla, müvekkil şirketi hizmet alımı yaptığı firmalar bakımından asıl işveren statüsüne sokmadığını, açıklanan nedenle; müvekkili şirketin dava konusu hukuki ilişkide, davalı taraf karşısında ihale makamı sıfatına haiz olduğunu, nitekim müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmede; ... işin yapılmasını, yürütülmesini ve işçilerin organizasyonunu bir bütünlük içinde yükleniciye (davalıya) bırakmış olduğunu, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde, sözleşme konusu işlerle ilgili yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin İş Kanunları ve diğer mevzuattan kaynaklanan sorumlulukların yükleniciye ait olduğu taraflarca imza altına alındığını, diğer yandan, ihale sözleşmesi kapsamında ihale makamının işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı hususunun son derece açık olduğunu, buna ilişkin (aşağıda örnekleri paylaşılan emsallerden de anlaşılacağı üzere) Yargıtay Kararları ışığında, müvekkili şirketin ihale makamı olduğunun ve taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin kurulmadığının, dava dışı personellere ödenen tüm miktarların tamamından davalı tarafın sorumluluğu olduğunun ve rücu olunan miktarların müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğinin kabulü gerektiğini, ilgili içtihatlar ve Bilirkişi tarafından varılan kanaatlerde de görüldüğü üzere; müvekkili şirket tarafından dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, davalı yüklenici şirketin bu kıdem tazminatının tamamından, işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin ...'ın dosyaya arz olunacak sözleşmelere rağmen ihale makamı sıfatına haiz olmadığı yönünde bir takdir oluşması durumunda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin genel hukuka göre nitelendirilmesi ve davalı şirketin, dava dilekçesinde açıklanan bedellerin ne kadarından sorumlu tutulması gerektiğinin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini bildirip, davanın kabulü ile tahkikat sürecinde ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak olan miktarda artırmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin, müvekkili ... tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: İTO'ya müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... TURİZM VE İNŞAAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ( VKN:...)'nin faal olup olmadığının araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. SGKya müzekkere yazılarak, dava konusuna esas olmak üzere, bilgileri yazılı şahısların çalışma kayıtlarının, işe giriş, çıkış kayıtlarının ve tüm kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. 23/05/2025 tarihinde hesaplama Uzmanı bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili 04/12/2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiştir. GEREKÇE: Dava, dava dışı işçilere ödenen tazminatın alt işverene rücu talebidir. İş Kanunu md. 2/6’ya göre, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” Asıl ve alt işveren, işçiye karşı İş Kanunu’ndan doğan yükümlülükler bakımından müteselsilen sorumludurlar. Bu müteselsil sorumlulukta işçilere, haklarının korunması adına bir güvence teminatı sağlamak amaçlanmıştır. Dolayısıyla asıl ve alt işverenin müteselsil sorumluluğu sadece işçiye karşı geçerlidir. Kendi aralarındaki hukuki ilişkide ise Türk Borçlar Kanunu’nun uygulanması gerekmekte olup, sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. TBK md. 167’ye göre, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Bu düzenlemeden de anlaşıldığı gibi, taraflar kendi iç ilişkilerinde sorumluluğun kime ait olduğu hususunda irade serbestisi ilkesi kapsamında anlaşabilirler. Kanunun 167. maddesinin bu noktada emredici değil düzenleyici bir hüküm olarak yorumlanması gerekir. Asıl işverenin iş yerinde çalışan işçiler, farklı alt işverenler nezdinde çalışmış olabilir. Böyle bir durumda asıl işveren tarafından ödenen tazminat, farklı alt işverenlerin dönemlerini kapsıyorsa, herbir alt işveren kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumludur. Başka bir ifadeyle asıl işveren, herbir alt işvereni o alt işverenin dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutabilir. Yüksek mahkeme kararları uyarınca İş Kanunu’nun 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. Düzenlemede asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler. Somut olayda davacı ile davalı arasında 06/12/2007 tarihli hizmet alım sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme kapsamında davalı adına sigortalı işçiler davacı bünyesinde çalışmıştır. Dava konusu 9 işçinin işten ayrılması sebebiyle davacı tarafından kıdem tazminatı ödendiği görülmüştür. Davacının talebi bu ödenen kıdem tazminatlarının ihale ve sözleşme kapsamında davalıya rücu edilmesidir. İhale ve sözleşmenin incelenmesinde taraflar arasındaki ilişkinin alt işveren – üst işveren ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Bu takdirde işçiye karşı müteselsil sorumlu iken iç ilişkide ihale ve sözleşme hükümleri geçerlidir. İç ilişkide sorumluluğun tespitine ilişkin sözleşmenin 23. maddesinin ve şartnamenin yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin 6. kısmının incelenmesinde, işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin tek başına sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı görülmüştür. Bu sebeple yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve içtihatlar uyarınca tarafların eşit oranda sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının ...’e 25/08/2021 tarihinde 4.285,30 TL, ...’a 22/06/2021 tarihinde 4.285,30 TL, ...’a 19/01/2021 tarihinde 3.594,32 TL, ...’na 21/05/2019 tarihinde 308,11 TL, ...’a 26/07/2022 tarihinde 5.980,37 TL, ...’e 20/01/2023 tarihinde 10.381,11 TL, ...’a 14/04/2023 tarihinde 13.601,10 TL, ...’a 11/10/2023 tarihinde 15.988,10 TL ve ...’a 29/08/2024 tarihinde 28.470,06 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı görülmüştür. Alanında uzman bilirkişiden alınan raporda, yapılan ödemelerin işçilerin maaşı, kıdemleri ve davalı bünyesindeki çalışma zamanlarına göre kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle taraflar arasında üst işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının dava dışı işçilere yaptığı ödemelerin yarısını davalıya rücu edebileceğinin kabulüyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ödenen bedellere ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 43.446,89 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen tazminatın 2.142,65 TL’sine 25/08/2021, 2.142,65 TL’sine 22/06/2021, 1.796,16 TL’sine 19/01/2021, 154,06 TL’sine 21/05/2019, 2.990,19 TL’sine 26/07/2022, 5.190,56 TL’sine 20/01/2023, 6.800,55 TL’sine 14/04/2023, 7.994,05 TL’sine 11/10/2023 ve 14.235,03 TL’sine 29/08/2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.967,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.894,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.073,26-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.467,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 2.322,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.127,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.127,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.063,75-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 43.446,89-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 1.800,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 1.800,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/01/2026

Katip ....

Hakim ...

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/634, K. 2026/22, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-634-e-2026-22-k-1d69f6e65d6b