İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/606 E. 2025/435 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/606
Karar No
2025/435
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/606 Esas KARAR NO :2025/435 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/10/2024 KARAR TARİHİ:23/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden ... A.Ş hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, İş bu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, 19.12.2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7155 sayılı kanun ile Türk Ticaret Kanunu'na 5/A maddesi eklenmiş olup buna göre ticari davalarda, konusu belli bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı haline getirildiğini, tarafınca cari hesaptan doğan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla ...Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş ve ...büro dosya numaralı, 2024/... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve bu husus 16.10.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alınmış ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu bildirip, izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkı saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 41.263,20 tl üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ( VKN: ...) 'nin 07/2022 , 08/2022, 09/2022, 06/2023, 07/2023, 08/2023 ve 09/2023 tarihlerini kapsayan BA- BS formlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 18/04/2025 tarihinde Mali Müşavir bilirkişisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında açık hesap ilişkisi oluşturulmuştur. Davacı bu ilişkiyi her ne kadar cari hesap ilişkisi olarak nitelendirmişse de, TTK md. 89 vd. uyarınca cari hesap sözleşmesinin şartlarının bulunmadığı, hukukî ilişkinin açık hesap niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için BA-BS formları celbedilmiş ve tarafların ticari defterleri uzman bilirkişi aracılığıyla incelenmiştir. Davalı taraf usulüne uygun olarak yapılan davetiye ve ihtara rağmen incelemeye katılmamış, ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında 3 adet faturanın ihtilaflı olduğu, davacının usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerine ve tarafların BA-BS formları ile talebin yerinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf faturaya konu malların teslim edilmediği savunmasında bulunmuştur. Ancak faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmemesi ile davalının BA-BS formunda ihtilaflı faturaların da vergi dairesine bildirilmesi sebebiyle davalının savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı alacaklının ticari defterleri ve tarafların BA-BS formlarına göre davalıdan 41.263,20 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Takipte işlemiş faiz alacağı da talep edilmesine rağmen, bu kalemin işbu davaya konu edilmemesi ve davacı vekilinin ön inceleme duruşmasında işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebi olmadığı yönündeki açıklaması gözetilerek dava konusu olmayan işlemiş faiz yönünden hüküm kurulmamıştır. Alacağın faturaya dayanması ve likit olması sebebiyle davalının davacıya %20 oranında icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 41.263,20 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 41.263,20 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-8.252,64 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.818,69-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 496,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.321,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 496,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 120,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.044,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/606, K. 2025/435, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-606-e-2025-435-k-1941eca59af7