İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/130 E. 2024/689 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/130
Karar No
2024/689
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/130 Esas KARAR NO : 2024/689 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/02/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına dilekçe sunarak ödeme emrine, borca, tüm ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, takibe yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava site ortak alan poliçesinden dolayı sigorta şirketinin Ticaret Kanunu'na göre halef olmasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiğinden ve tacir olan halefi oldukları sigortalının ve davalının yani her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık bulunduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, itirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, davalı borçlu dava konusu icra takibine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmediğini, itirazın iptali davalarında, icra takibine yetkili yeri göstererek yetki itirazı yapılmadığı takdirde icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, borçlunun yerleşim yeri bakımından da mahkemenin yetkili olduğunu, dolayısıyla işbu davanın icra takibinin yapıldığı yerde mahkemede açılmasında hiç bir engel olmadığını, müvekkili şirketin alacağına kavuşamama ihtimaline binaen alacak tutarında yüksek olması da dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, davalının, takibe haksız olarak itiraz ettiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebi ile işbu davanın neticelenmesine kadar davalıların mal kaçırma ve müvekkili şirketin işbu dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimali bulunduğunu, bu sebeple mahkemece öncelikle ihtiyati haciz karar verilmesini, aksi kanaatte olunursa ihtiyati tedbir kararı verilmesini, arabuluculuk faaliyetine rağmen davalı tarafla anlaşılma sağlanamadığını, dava dışı ... Küçükköy Site yönetimi ile müvekkili sigorta şirketi arasında site ortak alan sigorta poliçesi akdedildiğini, davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin kusurlu bir şekilde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ...Küçükköy site kazan sitesi kazan sisteminin hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin ...Şirketi'ne rücu hakkı bulunduğunu, davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin hukuka uygun olduğunu, davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına vaki itirazın 11.079,12-TL alacak açısından iptali ile takibin 12/03/2021 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava dilekçesinin ve eklerinin davalı asile tebliğine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatta belirtilen şartların dava konusu talepler yönünden mevcut olmadığını, gerek davacı gerekse dava dışı sigortalının tazmin için müvekkili şirkete süresi içinde müracaat etmediklerini, gerek davacı gerekse dava dışı sigortalı tazmin için müvekkili şirkete süresinde müracaat etmediğini, davacı tarafın halefiyet ilkesi gereği tazmini talebinde bulunduğu zararların giderilmesi ve tazminine ilişkin olarak özel bir başvuru usulü ve süresi öngörüldüğünü, bu düzenlemedeki sürelerin geçirilmesinden dolayı zararın müvekkili şirket tarafından karşılanması talebi usul ve yasayla uyarlı bir talep olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca iddia olunan hasarın müvekkili şirketin dağıtım tesisinden kaynaklandığının tespit edilmesinin gerektiğini, dava konusu edilen hasarın müvekkili şirket tesislerinden kaynaklı olarak meydana gelmediğini, hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklandığının davacı şirket tarafından ispatının gerektiğini, yasal süresi içerisinde zarara uğrayanlar tarafından başvuru yapılması yeterli olmayıp hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklı olması şartı arandığını, hasar müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklanmadığını, zira öyle olsa idi aynı koldan enerji alan başka binalarda da yangın ve hasar olması gerektiğini, müvekkili şirketin kayıtlarının incelenmesiyle anılan adreste hasar tarihinde dava dışı sigortalıyı etkileyen müvekkili şirket kaynaklı herhangi bir arıza ve kesintinin olmadığının tespit edildiğini, dava konusu hasarın davacının sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklı olarak meydana geldiğini, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının mevcut olmadığını, ekspertiz raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin sigorta hukuk bağlamında kabul görür bir ödeme olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, davacının talep konusu ettiği meblağın fahiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkar tazminatına ilişkin şartların somut olay bağlamında gerçekleşmemiş olduğunu, bu nedenle reddinin gerektiğini, davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Sigorta Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... numaralı hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. İstanbul ... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Yüksek Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişisi ...'in 15/09/2024 tarihinde sunmuş olduğu bilirkişi raporunda; " Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu arızaların meydana geldiği tarihte bir elektrik kesintisi olup olmadığı ile, davacının dava dışı sigortalısının işyerinde bulunan kazan sistemi ve bağlı parçalarında meydana geldiği beyan edilen arızaların varsa bir elektrik kesintisi sonrasındaki ters bir bağlantıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, Ekspertiz raporundaki 04.11.2020 tarihinin arızaların meydana geldiği tarih olarak esas alınması halinde, davalı kuruluş tarafından sunulan bilgilendirme yazısından, hasarın meydana geldiği tarihte bir elektrik kesintisi olduğu yönünde sonuca varılabileceği, Davalı tarafından sunulan ilgili TM” deki arıza kayıtlarının olduğu çizelgede de 04.11.2020 tarihinde elektrik kesintisi olduğuna dair kayıt olduğunun görülmesi sebebiyle kazan sisteminde meydana geldiği beyan edilen arızanın da teknik olarak bu elektrik kesintisi sırasında meydana gelmiş olabileceği, Kazan sistemi ve bağlı parçalarında meydana gelen hasarların onarımına ilişkin sunulan çizelgedeki malzeme fiyatları ve işçilik bedellerinin oluşan hasarla uyumlu ve piyasa fiyatlarında olduğu, Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır." şeklinde görüş bildirdiği anlaşıldı. GEREKÇE: Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasından itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, ödeme emrinin usulüne uygun olduğu, itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Takip konusu alacağın kaynağı rücu'en tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına meydana gelen hasar sebebi ile 11.079,12 TL ödediği sigorta tazminatını davalıdan rücu'nu talep etmiştir. TTK md. 147/2 uyarınca halefiyet ilkesi gereği sigortacı, zararı giderdiği oranda sigortalısının yerine geçerek tazminat talep etme hakkına sahiptir. Davacı hasar gören makinede meydana gelen zararın elektrik şebekesinden meydana gelen ani voltaj değişikliğinden kaynaklandığını öne sürmüştür. Hasar dosyası ve elektrik voltajlarına ilişkin kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan denetime elverişli 16/09/2024 tarihli bilirkişi raporu uyarınca arızanın meydana geldiği zaman süresince yapılan araştırmalar neticesinde ekspertiz raporu da dikkate alınarak elektrik arızası kaynaklı kesintilerin ve arızaların meydana geldiği tespit edilmiş olup, bu elektrik kesintilerinin altyapı kaynaklı olduğu ve dava konusu meydana gelen hasarın buı kesintiler sebebi ile gerçekleştiği kanaatine mahkememizce ulaşılmıştır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu ve kapsamı dikkate alındığında likit sayılabilecek bir alacak bulunduğundan icra inkar tazminat talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, 2-Davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren (26/11/2021) işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına, 3-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (2.215,82.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 756,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 329,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 11.079,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 52,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.407,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 Katip . ¸e-imzalıdır Hakim . ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/130, K. 2024/689, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-130-e-2024-689-k-8a6de562e794