İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/791 E. 2024/664 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/791
- Karar No
- 2024/664
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/791 Esas KARAR NO : 2024/664 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 15/01/2019 tarihinde müvekkillerinden ... A.Ş. ile Davalı ... Limited Şirketi (Eski Unvanı: Asist) arasında, "Danışma Yönlendirme Personel Hizmet Sözleşmesi" ("Sözleşme") imzalandığını, sözleşmenin 13. Maddesi uyarınca Sözleşme'den kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca davalı şirketin o dönemde bordrolu çalışanı ... 'ı müvekkilinin işyerinde çalışmak üzere görevlendirildiğini, daha sonra müvekkili ... Radyo ile aynı şirketler grubuna mensup şirketlerden Müvekkil ... nezdinde aynı şekilde bir personel ihtiyacı doğduğunu, aynı çalışan bu sefer diğer Müvekkili ... nezdinde görevlendirildiğini, dava dışı ... ...'ın 22.02.2019 - 28.09.2019 tarihleri arasında davalı şirkette bordrolu olarak çalıştığını, 28.09.2019 tarihinde ise iş akdine son verildiğini, bunun üzerine dava dışı ... ...'ın müvekkilleri ... ve davalı şirkete karşı .... İş Mahkemesi'nin 2019/... E. sayılı dosyası ile görülen işe iade davasını açtığını, .... İş Mahkemesi 2021/... K. sayılı kararıyla iş akdinin feshinin geçersiz olduğuna ve dava dışı ... ...'ın davalı şirkete iadesine karar verdiğini, müvekkili ...'nin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığına hükmettiğini, Kararın istinaf edilmesi üzerine, ... BAM ... Hukuk Dairesi'nin 2021/... E., 2022/... K. sayılı kararı ile Müvekkili ...'nin de işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna hükmettiğini, Kararda aynı zamanda Müvekkili ... Radyo ve Müvekkil ... arasında organik bağ bulunduğu sonucuna da varıldığını, ... BAM ... Hukuk Dairesi'nin kesin kararı üzerine davalı şirketin 06.08.2022 tarihinde dava dışı ... ...'ı işe başlattığını, ancak bundan 9 gün sonra ... ...'ın işine tekrar son verildiğini, Dava dışı ... ..., .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyası ile ... BAM ... Hukuk Dairesi kararında tespit edilen boşta geçen süre ücreti için davalı şirkete ve Müvekkili ...'ye karşı icra takibi başlattığını, İcra takibine itiraz sonucu itirazın iptali için ... İş Mahkemesi'nin 2022/... E. sayılı dosyası ikame edildiğini, ... İş Mahkemesi 2023/... K. sayılı kararı ile itirazın iptali, takibin kaldığı yerden devamına karar verdiğini, Bunun üzerine haciz baskısı altındaki Müvekkili ..., dava dışı ... ... vekilinin hesabına takibe konu meblağın tamamını yatırmak zorunda kaldığını, Ödeme ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyası infaz nedeniyle kapatıldığını, Yapılan bu ödeme her ne kadar Müvekkili ... tarafından yapılmışsa da, ödenen tutarın tamamından davalı ...'nin sorumlu olduğunu ve ödenen bu tutarın davalıya rücu edilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca işçilik alacaklarının tamamından sorumluluğun davalıya ait olduğunu, müvekkili ... her ne kadar mahkeme kararına uygun hareket ederek, dava sonucu hükmedilen karara uygun olarak ödemeyi yapmış ve dosyayı kapatmış olsa da davalı ile imzalanmış olan Sözleşme uyarınca bu tutarı ödemekten sorumlu olmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca asıl işveren - alt işveren ilişkisi söz konusu olduğu durumda, asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, mahkemece de takdir edileceği üzere söz konusu bu sorumluluk, kanundan kaynaklanan bir teselsül hali olup, asıl işveren ve alt işverenin dış ilişki itibariyle işçilik alacaklarından müteselsilen sorumluluğunu ortaya koymakta olduğunu, Asıl işveren ve alt işveren İş Kanunu uyarınca dış ilişkide işçiye karşı müteselsilen sorumlu olsalar dahi iç ilişkide, yani asıl işveren ve alt işveren arasındaki hukuki ilişkide, bir sözleşme ile bu sorumluluğun taraflardan yalnızca birine ait olduğunu kararlaştırabilmekte olduklarını, somut olayda müvekkili ... Radyo ve davalı ... arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi mevcut olup, Müvekkili Şirketler ... Radyo ve ... arasında ise organik bağ mevcut olduğunu, bu iki hususunda ... BAM ... Hukuk Dairesi'nin kararı ile sabit olduğunu, bu çerçevede müvekkili ... Radyo ve davalı ... arasında akdedilen 15/01/2019 tarihli sözleşme hükümlerinin müvekkili ... açısından da aynen geçerli olduğunu, Taraflarca akdedilen Sözleşme'nin "Üstlenici'nin Sorumluluk ve Yükümlülükleri" başlıklı 8. maddesinin: 1. fıkrası uyarınca "ÜSTLENİCİ, iş yerinde görevlendirdiği personelinden dolayı yasaların kendisine yüklemiş olduğu mükellefiyetleri eksiksiz olarak yerine getirecektir." 2. fıkrası "ÜSTLENİCİ, 4857 sayılı İş Kanunu, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nde öngörülen iş ve çalışma şartları ile ilgili tedbirleri alacaktır. 6. fıkrası "ÜSTLENİCİ, iş yerinde çalıştırdığı personeline ait aylık SGK bildirgesi ve personel tarafından imzalanmış bordroları her ay düzenli olarak MÜŞTERİ'ye verecektir." 7. fıkrası "ÜSTLENİCİ ve personel verdiği hizmetlerle ilgili olarak iş kanunu ve ilgili mevzuata uygun hareket edecek, aksi halde doğacak tüm sorumluluk ÜSTLENİCİ'ye ait olacaktır."şeklinde düzenlendiğini, Sözleşme hükümleri uyarınca davalı ..., dava dışı ... ...'ın iş akdini hukuka aykırı bir şekilde feshetmiş ve bunun sonucunda da Müvekkili şirketlerin icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı tutarı geri ödemediğini, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, ödenen meblağın rücu amacıyla işbu davanın ikame edilmek zorunda kaldığını, İşbu dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yaptıkları sırada davalı şirket Mersis ve ticaret sicil kayıtlarından şirket unvanının ve şirket yetkilisinin/ortağının değiştiğini öğrendiklerini, Bilindiği üzere, bu denli köklü değişiklikler şirketlerin ekonomik durumlarını büyük ölçüde etkilediğini, piyasadan alınan dutumlarda da davalı şirketin ekonomik durumunun iyi olmadığının öğrenildiğini, dava değeri düşük olmasına rağmen arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamamasının da bunun bir göstergesi olduğunu, Açıklanan nedenlerle, HMK madde 389 vd. uyarınca davalı şirketin mevcut durumunda meydana gelen/ ileride de gelebilecek değişmeler nedeniyle müvekkillerinin hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale gelebileceğinden, dava sonuna kadar tedbiren davalının banka hesaplarına dava değeri kadar bloke konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile müvekkili tarafından ödenen 26.891,52 TL tutarın ödeme tarihi olan 21.11.2023'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. DELİLLER: ... İş Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2022/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Tarafların ticaret sicil kayıtları incelendi. Tarafların sunmuş olduğu dilekçeler ve deliller incelendi. Bilirkişi Prof. Dr. ... 24/06/2024 tarihinde sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... sayılı dosyasına yatırılan 26.899,00-TL'nin 21/11/2023 tarihinden itibaren faizi ile tahsili talep edebileceği sonucuna varılmış olup, hukuki takdir mahkemenindir " şeklinde görüş bildirmiştir. GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi gereğince dava dışı işçiye ödenmek durumunda kalınan işçilik alacaklarıDava; taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi gereğince dava dışı işçiye ödenmek durumunda kalınan işçilik alacaklarına ilişkin ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 15.01.2019 tarihinde Danışma Yönlendirme Personel Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında ... ... görevlendirilmesinin yapıldığı, iş akdinin sonlandırılmasından sonra açılan işe ade davası ile dava dışı ... ...ın işe dönmesi gerçekleşmiş olup, tekrardan iş akdinin sonlandırılmasından sonra mevcut alacaklar için dava dışı ... ... tarafından açılan icra takibinin davacı tarafından ödendiği davalıya rücu hakkının olduğu istemiyle davanın açıldığı anlaşılmakla, Somut olayda dava dışı işçinin işçilik alacaklarından asıl işveren ve alt işveren sıfatıyla iş bu davanın taraflarının dış ilişkide müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmelidir. İç ilişki yönünden ise yapılan tespit nazarında; davacıdan tahsil edilen alacağın davalı şirket nezdindeki çalışmaları kapsadığı açıktır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/32902 Esas 2018/487 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere işçinin çalışmış olduğu her bir işverenin kendi dönemine isabet eden kısmından ilgili alt işveren sorumlu tutulmalıdır. Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki sözleşme, yasal düzenlemeler, Yerleşmiş içtihatlar hep birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı ... ...'ın davalı tarafından davacı şirkette çalıştırılması amacı ile görevlendirildiği, mahkememize açılan işbu davanın icra dosyasına ödenen paranın rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, 4857/2/6 md son cümlesinde : "... Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. " denildiği, asıl işverenin ödemek zorunda kaldığı tutarlar için alt işverene rücu etmesinin mümkün olduğu, buna göre bilimsel, gerekçeli ve olaya uygun olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca 26.891,52-TL TL'nin 21/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın KABULÜNE, 2-26/891,52-TL tutarındaki ücretin 21/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.836,96-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 459,24-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.377,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 26.891,52-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 459,24-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 684,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.913,09TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır