İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/451 E. 2024/597 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/451
Karar No
2024/597
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/451 Esas KARAR NO : 2024/597 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... tarafından davacı şirket aleyhine 2 farklı senet düzenlendiğini, senetlerin, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasından haksız ve dayanaksız olarak icra takibine konulduğunu, davacı şirket tarafından söz konusu ödeme emrinin tebliğ alınmasının ardından süresi içerisinde haksız ve dayanaksız takibe karşı .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile yetkiye, imzaya, borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile tahsil edilmek istenen ve takibe dayanak teşkil eden bono da yazılı tutarların tamamen mesnetsiz olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, takibe dayanak olarak gösterilen bonoya konu işin yapılması konusunda davacı şirket ile alacaklı / davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, eski yönetici ... ve ... ile oğlu ...'in davacı şirket üzerinden haksız kazanç elde etmek gayesiyle kendi aralarında bir senet düzenlediğini, davacı şirketin eski yöneticisi davalılardan ...'in, ortak olmayan davalı ...'a dayanağı olmayan 2 adet bono verdiğini, tarafların eski yönetici ...'in görevli olduğu tarihlere denk gelecek şekilde bonolarda tanzim tarihi belirlediğini ve bu şekilde gerçeğe aykırı bir durum ortaya koyduklarını, bonoların tanzim nedeni olarak her ne kadar mal mukabili belirtilmiş ise de somut durumun bundan tamamen farklı olduğunu, davacı şirketin ticaret hayatının olağan akşına uygun olarak satın alma işlemlerini fatura mukabilinde ve satış karşılığındaki ödemeleri banka yolu ile gerçekleştirdiğini, iddia edilen bonolara dair şirketin bu şekilde bir fatura veya hesap hareketinin kesinlikle söz konusu olmadığını, muhasebe kayıtlarının celbi ile bu durum açıkça ortaya çıkacağını, davalılardan ...'in kimlik numarasından yapılacak sorgulamada dahi kendisinin vergi mükellefi olmadığı ve bu anlamda fatura düzenleme yetkisinin olmadığının ve fatura kesmediğinin ortaya çıkacağını, eski yönetici ...'in, davacı şirketin 2021 Ağustos ayında yapılan genel kurulunda yeniden yöneticiliğe seçilemediğini, ... ve ... ...'in seçildiğini, ...'in şirkette sadece yönetici sıfatını haiz olduğunu, şirket ortağı olmadığını, son yapılan genel kurulda bu şekilde bir borç olması halinde görüşülmesi ve karara bağlanması gerektiğini ancak genel kurulda bu şekilde bir bonodan veya borç işleminden söz edilmediğini, bu durum senedin kötüniyetli ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğini ortaya koyduğunu, şirketin bütün muhasebe işlemlerinin SMMM ... tarafından tutulduğunu, muhasebe kayıtlarında ... tarafından satıldığı iddia edilen malların satış faturalarının bulunmadığını, yine şirketin iddia edildiği bir satış olması halinde hesabına gelen bir para veya bu doğrultuda yaptığı bir borçlandırıcı işlemin de söz konusu olmadığını, toplanacak delillere göre ...'in ticari kaydının olmadığı, e-fatura kesmediği ve kesemeyeceği anlaşılacağından böylece eski yöneticinin sonradan eski tarihli verdiği bonoların malen yazılan kısmının dayanağının olmadığı, bu bonoların gerçek olmadığı, hayali bonolar olduğu anlaşılacağından istemin kabulü ile menfi tespitine, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının da davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu haksız davanın reddi gerektiğini, kendisinin halihazırda davacı şirketin yetkilisi olduğunu, davacının iddia ettiği gibi haksız kazanç elde etmek maksadıyla bono düzenlemediğini, kötüniyetli olmadığını, kötüniyetli olduğunu iddia eden davacının bunu ispat etmesi gerektiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında oğlu ... ...'in alacaklı, davacı şirketin borçlu olduğunu, takibin, oğluna verdiği 2 adet bonodan kaynaklandığını, kendisinin, bonoların bedeli olan toplam 2.550.000,00-TL'yi davacı şirketin imar barışına yapmış olduğu müracaat nedeniyle ödeyeceği meblağı şirkete borç verdiğini, bu bedeli kendi şahsi mal varlığı ile ödediğini, ... 'nün 06.04.2018 tarihli imza yetkilisi konulu yazısı ve 27.08.2021 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda görüleceği üzere senetleri şirketten aldığı zaman şirketin müdürünün diğer davalı ... olduğunu, şirkete verdiği borç para nedeniyle bonoları o dönem şirket müdürü olan ...'in verdiğini, bonolar üzerindeki imzanın da ona ait olduğunu, kendisinin daha sonra 03.08.2021 tarihli genel kurul kararıyla şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak ve başkan ile birlikte çift imza ile müştereken yetkili olarak seçildiğini fakat bonolar düzenlendiği tarihte kendisinin şirkette yetkili olmadığını, hem davacı şirketin ortağı olan ve hem de vekili sıfatına haiz olan aynı zamanda da amcası olan davacı vekili ...'in, kendisinin ileri sürdüğü hususları bildiğini, şirket iki imza ile temsil edildiğinden tek başına her hangi bir iş ve işlem yapamadığını, şirketin ne kasası ne de parası olmadığını, bu nedenle oğluna ciro ettiği senetleri dahi ödemek istese ödeyemediğini, davacının iddia ettiğinin aksine hiçbir zaman şirketi borçlandırmadığını, davacı şirketin kayıtlarının çoğunlukla eksik tutulduğunu, kayıtları ileri sürerek davacının sorumluluktan kurtulamayacağını, bonoların düzenlendiği tarihteki şirket yetkililerinin ve şirketin imar barışına yönelik harcamalarının araştırılması ve bilirkişi incelemesi ile bahsetmiş olduğu hususların ispat olunacağını beyan ederek; davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini, takip konusu 01.02.2021 tarihli 30.03.2022 ödeme günlü 1.300,000,00-TL bedelli ve 01.02.2021 tarihli 30.03.2022 ödeme günlü 1.250,000,00-TL bedelli olmak üzere toplam iki adet bonodan oluştuğunu, davacının iddia ettiği gibi bonoların davalılar tarafından haksız kazanç elde etmek amacıyla kötüniyetli bir şekilde düzenlenmediğini, ...'in babası davalı ...'in şu an şirket yetkilisi olduğunu, davacı şirketin imar barışına yapmış olduğu müracaat nedeniyle ödeyeceği meblağı şirkete borç verdiğini, bu 2.550.000,00-TL'yi kendi şahsi malvarlığından ödediğini, şirketin imar barışı için 2.550.000,00-TL harcama yaptığını fakat şirketin gelir giderlerinin kaydının tutulmadığını, bu nedenle ticari defterlerde ne gelirler ve ne de bu harcamaların yer almadığını, şirket kurulduğundan beri kar payı dağıtmadığını, şirketin aylık 100.000,00-TL gibi adına kayıtlı gayrimenkullerden elde ettiği kira geliri olmasına rağmen bunların defterlere gelir olarak kaydedilmediğini, yapılan harcama kadar şirkete kira girdisi yapıldığını, şirketin mal varlığı olan gayrimenkuller için imar barışı adı altında ödenen para şirketin hangi parasından ödendiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca takibin dayanağı olan bononun mal karşılığı değil, nakit karşılığı verildiğini, bu nedenle sebepten soyut olduğunu, aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte temel alacağın bir şekilde mevcut olmaması veya geçersiz olması kambiyo senedinin de hükümsüzlüğüne yol açmayacağını, huzurdaki menfi tespit davasında taraflar arasındaki borçlanma işleminin temeline bakılarak bir karar verilmesi gerektiğini, davalılardan ...'in, şirketin eski yöneticisi olduğunu, davalı ... ..., bu parayı borç para olarak verdiğini gayet iyi bildiğini, davacının genel kurul toplantısında bonodan ve borç işleminden bahsedilmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, tarafların, şirketin diğer davalı ...'e borcu olduğunu bildiklerini, davacının, davalıların kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının, soyut iddialarla sorumluluktan kurtulamayacağını beyan ederek; davanın, davalı ... ... yönünden reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ...'e usulüne uygun tebligat çıkartılmış olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir suretinin gönderilmiş olduğu, doyasının tetkikinde; alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 2.550.000,00-TL bono, 530.679,45-TL işlemiş faiz ve 7.650,00-TL komisyon olmak üzere toplam 3.088.329,45-TL üzerinden kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığı anlaşıldı. Mahkememizin 06/09/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekiline takip değeri olan 3.088.329,45-TL üzerinden peşin harcı yatırmak üzere süre verildiği, davacı tarafça harcın yatırıldığı ve dosyanın heyete tevdi edildiği anlaşıldı. Davacı vekilinin 19/09/2023 tarihli dilekçesi ekinde davacı şirketin 17/12/2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi çıktısını ve 27/08/2020 tarihli Tapu Senedinin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. ... 'ne yazılan yazıya verilen cevapta; davacı şirketin tüm sicil kaydının gönderilmiş olduğu anlaşıldı. ... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta; davacı şirketin üzerine kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının gönderilmiş olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 25/09/2023 tarihli tensip tutanağının 4 numaralı ara kararı ile davalı ...'in davalı ...'e gönderildiğini iddia ettiği 2.500.000,00-TL'ye ilişkin banka dekont örneğini sunmak üzere davalı ...'e 2 haftalık süre verildiği fakat sunulmadığı anlaşıldı. ... 'nce ... ili, Merkez İlçesi, İluh tapusunda kayıtlı ... numaralı parselde kayıtlı taşınmaz için düzenlenen 24/06/2020 tarihli yapı kayıt belgesinin ve bu belgeye ait başvuru detayının gönderilmiş olduğu anlaşıldı. Davacı vekilinin 06/01/2024 tarihli dilekçesi ile ... Bankası'ndan ... tarafından şirket hesabına 2.550.000,00-TL'nin yatırılıp yatırılmadığının sorulmasının talep edildiği, mahkememizce yazılan yazıya ... Bankası'ndan verilen cevapta ... tarafından ...'nin hesabına aktarılan 2.250.000,00-TL'lik bir işlem bilgisi olmadığının bildirildiği görüldü. Mahkememizce ... 'ne müzekkere yazılarak ... ili Merkez ilçesi İluh tapusunda kayıtlı ... numaralı parselde kayıtlı taşınmazın yapı kayıt belgesi başvuruları sırasında yapılan ödemenin kimin tarafından yapıldığının bildirilmesinin istenildiği, verilen cevapta yapılan sorgulamalarda yapı kayıt belgesi harcını ilgili yerlere yatırıp Yapı Kayıt Belgesi alan vatandaşların bilgileri bulunduğu, ... İli, Merkez İlçesi, İluh tapusuna kayıtlı ... nolu parselde bulunan kayıtlı taşınmaz için düzenlenen 24.06.2020 tarih, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, ... adlı vatandaşın e-devlet kapısı üzerinden oluşturulduğu, bu sebeple yapılan ödemenin ... tarafından yapıldığının değerlendirildiği anlaşıldı. .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir suretinin gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... ...'e .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasının tensiben ve geçici olarak durdurulmasını, kambiyo sendedindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespitinin talep edildiği, 2024/125 Karar sayılı 22/02/2024 tarihli kararı ile "....İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davacı borçlu vekilinin yetki itirazının kabulüne, yetkisizlik kararına karşı süre içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde icra müdürlüğüne talep halinde ....İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı takip dosyasının davacı borçlu yönünden yetkili ... icra müdürlüğüne gönderilmesine," dair karar verildiği anlaşıldı. Mahkememizin 04/04/2024 tarihli celsesinde davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve davaya konu bonoların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespiti açısından Ticaret Mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verildiği, talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporunda sonuç ve özet olarak; "Davacı şirketin 2021 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterleri 6762 sayılı ETTK 66. 6102 sayılı Yeni Ticaret kanunun 64. ve 213 sayılı VUK ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulmuştur. Davacı şirketin 2021 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterleri Ticari defterler TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216. Md gereğince açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Senetlerin davacı şirket tarafından ...'e verildiği, ... tarafından da ...'e verildiği görülmüştür. İmza sirküsü incelemesinde, 15.10.2011 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile 15.10.2021 tarihine kadar ...'in münferiden şirket yetkilisi olduğu görülmüştür. 11.04.2018 tarihli 9556 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde, ...'in münferiden 03.04.2021 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanı olarak şirket yetkilisi olduğu görülmüştür. 27.08.2021 tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde, ... ... ..., ..., ... ile birlikte müştereken temsile yetkili oldukları görülmüştür. 06.05.2024 tarihli ... nden gelen cevap yazısında; 24.06.2020 tarih ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, ... adlı vatandaşın e-devlet kapısı üzerinden oluşturulduğu, bu sebeple yapılan ödemenin ... adlı vatandaş tarafından yapıldığı değerlendirilmiştir. Davacı 2021 yılı Ticari defter incelemesinde, şirket ortakları tarafından şirkete verilen küçük tutarlı ödemeler olduğu daha sonra bu ödemelere karşılık hesabın kapandığı, dava konusu olan bonoların ticari defterlerde kayıtlarının olmadığı" yönünden görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, ... vekilince rapora karşı beyan dilekçesi sunulduğu anlaşıldı. Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalılara .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı takip dosyası ve takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile tahsil edilmek istenen ve takibe dayanak teşkil eden bonolarda yazılı tutarların tamamen mesnetsiz olduğunu, takibe dayanak olarak gösterilen bonoya konu işin yapılması konusunda davacı şirket ile alacaklı / davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, eski yönetici ... ve ... ile oğlu ...'in davacı şirket üzerinden haksız kazanç elde etmek gayesiyle kendi aralarında bir senet düzenlediğini, davacı şirketin eski yöneticisi davalılardan ...'in, ortak olmayan davalı ...'a dayanağı olmayan 2 adet bono verdiğini, eski yönetici ...'in görevli olduğu tarihlere denk gelecek şekilde bonolarda tanzim tarihi belirlediğini ve bu şekilde gerçeğe aykırı bir durum ortaya koyduklarını, iddia edilen bonolara dair şirketin bu şekilde bir fatura veya hesap hareketinin kesinlikle söz konusu olmadığını, muhasebe kayıtlarının celbi ile bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, davaya ve icra takibine konu bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ...' in ise cevap dilekçesinde; kendisinin halihazırda davacı şirketin yetkilisi olduğunu, davacının iddia ettiği gibi haksız kazanç elde etmek maksadıyla bono düzenlemediğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında oğlu ...'in alacaklı, davacı şirketin borçlu olduğunu, takibin, oğluna verdiği 2 adet bonodan kaynaklandığını, kendisinin, bonoların bedeli olan toplam 2.550.000,00-TL'yi davacı şirketin imar barışına yapmış olduğu müracaat nedeniyle ödeyeceği meblağı şirkete borç verdiğini, bu bedeli kendi şahsi mal varlığı ile ödediğini, ... 'nün 06.04.2018 tarihli imza yetkilisi konulu yazısı ve 27.08.2021 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nda görüleceği üzere senetleri şirketten aldığı zaman şirketin müdürünün diğer davalı ... olduğunu, şirkete verdiği borç para nedeniyle bonoları o dönem şirket müdürü olan ...'in verdiğini, bonolar üzerindeki imzanın da ona ait olduğunu, kendisinin daha sonra 03.08.2021 tarihli genel kurul kararıyla şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak ve başkan ile birlikte çift imza ile müştereken yetkili olarak seçildiğini fakat bonolar düzenlendiği tarihte kendisinin şirkette yetkili olmadığını, davacı şirketin kayıtlarının çoğunlukla eksik tutulduğunu, kayıtları ileri sürerek davacının sorumluluktan kurtulamayacağı şeklinde cevapta bulunduğu görülmüştür. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi bonoların davalılar tarafından haksız kazanç elde etmek amacıyla kötüniyetli bir şekilde düzenlenmediğini, ...'in babası davalı ...'in şu an şirket yetkilisi olduğunu, davacı şirketin imar barışına yapmış olduğu müracaat nedeniyle ödeyeceği meblağı şirkete borç verdiğini, 2.550.000,00-TL'yi kendi şahsi malvarlığından ödediğini, şirketin imar barışı için 2.550.000,00-TL harcama yaptığını fakat şirketin gelir giderlerinin kaydının tutulmadığını, bu nedenle ticari defterlerde bu harcamaların yer almadığını, şirket kurulduğundan beri kar payı dağıtılmadığını, şirketin aylık 100.000,00-TL gibi adına kayıtlı gayrimenkullerden elde ettiği kira geliri olmasına rağmen bunların defterlere gelir olarak kaydedilmediğini, yapılan harcama kadar şirkete kira girdisi yapıldığını, şirketin mal varlığı olan gayrimenkuller için imar barışı adı altında ödenen paranın şirketin hangi parasından ödendiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, tarafların, şirketin diğer davalı ...'e borcu olduğunu bildiklerini, davacının, davalıların kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini ifade ettiği görülmüştür. Dava konusu bonoların incelenmesinde; 01.02.2021 tarihli, 30.03.2022 ödeme tarihli, 1.300.000 TL ve 1.250.000 TL bedelli iki adet bononun davacı şirket kaşesi ile ... ...'e ödeneceği şeklinde düzenlendiği ve ... ... tarafından da ...'e verildiği görülmüştür. İmza sirküsünün incelemesinde 15.10.2011 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile 15.10.2021 tarihine kadar ...'in münferiden şirket yetkilisi olduğu görülmüştür. 11.04.2018 tarihli 9556 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde, ...'in münferiden 03.04.2021 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanı olarak şirket yetkilisi olduğu, 27.08.2021 tarihli 10397 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ... ... ..., ... ... , ... ile birlikte müştereken temsile yetkili oldukları görülmüştür. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Davaya konu bonoların düzenleme tarihi olan 01.02.2021 tarihinde davalı ... münferiden şirket yetkilisidir. Davacı, davaya konu bonoların davalılar arasında muvaazalı olarak düzenlendiği iddiasındadır. Davalılar ise davacı şirketin imar barışına yapılan müracaat için şirkete borç verildiği iddiasındadırlar. Mahkememizce talimat mahkemesi vasıtasıyla aldırılan mali müşavir bilirkişi raporuna göre, davacının 2021 yılı ticari defterlerinin incelemesinde, şirket ortakları tarafından şirkete verilen küçük tutarlı ödemeler olduğunun daha sonra bu ödemelere karşılık hesabın kapandığının, dava konusu olan bonoların ticari defterlerde kayıtlarının olmadığının bildirildiği, bu haliyle bononun düzenlendiği tarihte yönetim kurulu başkanı olan davalının, ticari kayıtlara bonoları kaydettirmemesi, ticari kayıtların zaten eksik bir şekilde tutulagelme alışkanlığı yönündeki savunmanın ise aynı gerekçeyle mahkemece dinlenemeyeceği, ... yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde yapı kayıt belgesi 24.06.2020 tarihinde oluşturulmasına rağmen borçlandırıcı bonoların 01.02.2021 tarihinde düzenlenip vadenin 30.03.2022 tarihi olarak düzenlenmesinin de muvazaa iddiasını desteklediği, mahkememizin 25.09.2023 tarihli heyet tensip tutanağının 4 nolu ara kararı ile davalı ...'in davalı ...'e gönderildiğini iddia ettiği 2.550.000,00-TL'ye ilişkin banka dekont örneğini sunmak üzere davalı ...'e 2 haftalık süre verilmesine karar verildiği halde adı geçen davalı tarafından ödeme dekontunun sunulmaması, lehtar ...' in ise bonoları oğlu ... 'e cirolamasının da muvazaalı görülmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu bonoların davalı ... tarafından görevde olunmadığı dönemde hükümsüz olacak şekilde düzenlendiği kanaatine varılmakla davacının menfi tespit isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; Davacının davasının kabulü ile; 1-.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu bonolar nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, 2-İİK md. 72/5 uyarınca takibin durduğunun tespitine, 3-Dosyada verilmiş ihtiyati tedbir yahut ihtiyati haciz kararı bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince hesap olunan 210.963,78-TL harcın, peşin yatırılan 853,88-TL ve 52.741,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 53.594,88‬-TL harçtan mahsubu ile bakiye 157.368,9‬0-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 391.066,36-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvurma Harcı, 853,88-TL Peşin Harç, 52.741,00-TL tamamlama harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 6.000,00-TL bilirkişi masrafı ve 1.551,25-TL posta masrafı olmak üzere toplam 61.454,38-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalılar ... ve ...'in yokluklarında kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/451, K. 2024/597, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-451-e-2024-597-k-95b79f496e86