İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/347 E. 2023/819 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/347
Karar No
2023/819
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/347 Esas KARAR NO :2023/819 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/06/2023 KARAR TARİHİ:14/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yurtdışından hammadde ithal ettiğini ve yurt içinde üretim yapan sanayi kuruluşlarına ve fabrikalara ithal edilen sipariş konusu malları sattığını, şirketin sipariş ile çalıştığını ve sipariş üzerine ithalata giriştiğini, sipariş olmadan satışa hazır ürün bulundurmadığını, bu kapsamda davalı tarafından verilen ürünlerin sipariş edilmesi üzerine yurtdışından ithal edildiğini, davalı tarafından söz konusu ürünlerin satın alınmadığı durumda davacı şirketin ürünlerin güncel tarihli fiyatlarında oynaklık nedeniyle zarara uğradığını ve 3. kişilere ürünleri satamadığını, huzurdaki davaya konu ürünlerin davalı tarafından satın alımının tamamlanması ve ürün bedellerinin davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, aksi halde davalının siparişi konu olan ürünlerin davacının depolarında çürümeye terk edileceğini ve davacı şirketin sipariş tutarı kadar zarara uğrayacağını, bu kapsamda davalı ile 23.01.2023 tarihli uzlaşma protokolü imzalandığını, davaya konu olan ve taraflarca imzalanan ... sipariş formu ile 17.01.2022 tarihinde ... Numaralı 99.000 KG tutarında ürün davacıdan sipariş verildiğini, bu siparişin 49500 KG kısmı için bedeli ödenerek ürünün davacıdan teslim alındığını, kalan 49500 KG için ise 16755 USD önden davacıya ödendiğini ancak bakiye tutar olan 84.452,45-USD ödenerek davacıdan kalan 49500 KG teslimde alınmadığını, davalıya edimlerin karşılıklı ifası için .... Noterliği 01.07.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, davalı ile davacının yurt dışında kurduğu iştiraki ... ve davacı firma tarafından ortak protokol yapıldığını ve ... tarafı için verdiği siparişlerin ise söz konusu protokol kapsamında ödemesini yaptığını ve malları protokol uyarınca teslim aldığını ancak davacı ... olan borç için protokol kapsamında bir ödeme yapılmadığını, borçlu ile yapılan protokol kapsamında ürünün teslim alınması ve ödemenin yapılması için 15.03.2023 tarihi kararlaştırıldığını, borçlunun peşin ödeme yapması kaydı şartıyla 84.452-USD yerine 69.850-USD tahsil edilerek ibralaşılacağı ve ürünün teslim edileceği kararlaştırıldığını, protokolün 3.6 maddesinde ise alıcının temerrüdü halinde indirimin geçersiz olacağı ve sipariş konusu borç için alacak talebinde bulunulacağı belirtildiğini, bu kapsamda huzurdaki davadaki taleplerinin KDV dahil ana para tutarı 84.452-USD olduğunu, borçlu vekili ile davacı arasında Avukatlık Kanunu 35. Madde uyarınca protokol imzalandığını, iş bu protokolde taraf vekilleri tarafından imzalar atıldığını ancak davalı asilin imzalamadığını, bu nedenle Avukatlık Kanunu 35. maddenin tüm koşulları yerine getirilmese de karşı tarafın vekili tarafından imzalanması nedeniyle iş bu protokol hükümleri borç ikrarı niteliğinde olduğunu, taraflar arasında zorunlu ticari Dava Arabuluculuk Başvurusu ile görüşmeler yapıldığını ancak anlaşmazlıkla sonuçlandığını, dava konusu ürünlerin, Mersin’deki ... Lojistik Depolama firmasına ait depoda ücret mukabili tutulduğunu, tamamı faturalandırılmış depolama masraflarının bugüne kadarki toplamının, ürünlerin İndirme + Depolama + Kantar ücretleri dahil 4.946,25- USD ( KDV dahil ) olduğunu, bu tutara Haziran ayı masrafının dahil olmadığını, ay sonunda ve takip eden aylarda ay başına 300 USD civarında bir masraf daha eklenmesi gerektiğini beyan ederek davaya konu davacı şirketin teslime hazır olduğu 49500 KG olan ürünler için 16.775 USD ödemenin düşülmesinden sonra bakiye kalan 84.452-USD bedeli ile bu bedele ilaveten işlemiş depolama ücreti 4.646,25- USD ( KDV dahil) ile toplamda 89.398,70-USD ve bu tutara dava tarihinden dava sonuna kadar geçen sürede her bir ay başına 300-USD tutarındaki depolama ücretinin alacak rakamına ilave edilmesine ve bu bedellere işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar kamu bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıllık mevduat hesabına ödediği fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı ile alacağın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yeri olan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi bulunmadığını, ... nolu sipariş formundan da anlaşılacağı üzere satış şeklinin fabrika teslim olarak belirlendiğini, davacı yanın iddiasını kabul etmemekle birlikte; bir an varlığı kabul edilse dahi davacı tarafından davalı şirkete teslim edilmiş bir mal olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir sözleşmenin varlığı halinde dahi davacı taraf sözleşmede kendisine yüklenen edimi yerine getirmemiş olup usulune uygun bir şekilde teslim edilmeyen ürün bedeline hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın, malların teslime hazır olmasına karşın davalının alacaklının temerrüde düştüğü beyanının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bir ticari satım ilişkisi olmadığını, davacının, davalı tarafından usulüne uygun olarak peşinat bedeli ödenen ürünleri teslim etmediğini, teslim edilmeyen malların ödemesinin talep edildiğini, davalı şirketin, ilgili malların usulüne uygun olarak kendisine tevdi edilmemesi sebebiyle yapmış olduğu anlaşmalarda temerrüde uğradığını ve zarar sebebiyle tazmin borcuna katlanmak zorunda kaldığını, davacı yanın kendi eylem ve kusurlarından kaynaklanan zararların davalı şirketçe tazmin edilmesini istemesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip kötü niyetli bir davranış olduğunu beyan ederek öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde .... Noterliği'nin 01/07/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, 23/01/2023 tarihli ... Sayılı Kanunun 35/A Maddesi uyarınca Düzenlenen Uzlaşma Tutanağının fotokopisini, 17/01/2022 tarihli Teklif Formunun fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. Taraflar arasındaki ihtilafın; ... sayılı sipariş formu ile sipariş edildiği ve teslime hazır edildiği iddia olunan ürünlerin, davalı tarafça teslim alınması zorunluluğu bulunup bulunmadığı, davacı tarafça alacak talep etme koşulları oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı, 23/01/2023 tarihli uzlaşma protokolünün hukuki niteliği, mahkememizin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Somut olayda taraflar arasında düzenlenen dava dilekçesi ekinde fotokopisi sunulan 23/01/2023 tarihli ... Sayılı Kanunun 35/A Maddesi Uyarınca Düzenlenen Uzlaşma Tutanağı'nın 4.2 maddesinde "İşbu Uzlaşma Protokolünün uygulanmasından ve/veya yorumundan doğabilecek her türlü ihtilaf Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi olup bu Protokol'ün yorumu veya uygulanmasından doğacak her türlü uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu İcra Daireleri ve Mahkemeleri münhasıran yetkilidir." ifadesine yer verilmiş olup, davalı vekilince de cevap dilekçesinde her ne kadar yetki itirazında bulunularak yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiş ise de taraflar arasındaki Uzlaşma Tutanağı ve H.M.K.'nun 17.maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, 2-Yetkili mahkemenin İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna, 3-Taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-H.M.K.'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılma kararı verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 14/12/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/347, K. 2023/819, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-347-e-2023-819-k-489d589ce391