İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/241 E. 2024/700 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/241
Karar No
2024/700
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/241 Esas KARAR NO : 2024/700 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2021 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dünya enerji ve petrol piyasasının en önemli oyuncularından biri olarak ... markası altında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin faaliyetlerini ayni ve nakdi destek sunarak yönlendirdiği bayileri aracılığıyla sürdürdüğünü, 22.02.2018 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi ile ... Petrol, yıllık asgari 1.650 ton (binaltıyüzelli), anlaşma süresi boyunca toplam 8.250 ton (sekizbinikiyüzelli) ürün almayı kabul beyan ve taahhüt ettiğini, anlaşma süresinin hitamında hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 60-Amerikan Doları (altmışAmerikandoları) kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiğini, 14.06.2018 tarihinde ... Petrol'ün onay ve bilgisi doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmelerden doğan tüm hak ve yükümlülükler, dava dışı ... A.Ş. tarafından tüm borç ve alacakları ile birlikte Müvekkilimiz ... A.Ş.'ye devredildiğini, Standart Bayilik Sözleşmesi uyarınca, 5 (beş) yıl süreyle münhasıran Müvekkilimiz ...'ten satın aldığı akaryakıt, madeni yağ, otogaz vb. ürünlerini Bayilik Sözleşmesi'ne konu ... markası altında işletilecek istasyonda satmayı, Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca, her yıl en az 1.650 ton (binaltıyüzelli), anlaşma süresi boyunca toplam 8.250 ton akaryakıt ürününü Müvekkilimiz ...'ten satın alarak istasyonda satmayı, taahhüdüne uymaması halinde, Müvekkilimiz ...'in kar kaybını gidermeyi ve eksik kalan her bir ton için 60 Amerikan Doları tutarında ...'e ödeme yapmayı, Çerçeve Protokol'ün 8. Maddesi uyarınca, sözleşmenin 5 (beş) yıl sürmesi şartıyla ... Petrol'e ödenen 1.069.717,00 Türk Lirası yatırım katılım bedelinin söz konusu bayilik ilişkisinin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve eklerine uygun olarak 5 (beş) yıl sürmemesi halinde oransal olarak eksik kalan süreye ilişkin kısmını ...'e iade etmeyi, Çerçeve Protokol'ün 13/a maddesi uyarınca, Bayilik Sözleşmesi ve eklerinin süresinden önce feshedilmesi halinde, sözleşmelerinden doğan borçlarının muaccel olacağını, Çerçeve Protokol'ün 13/c maddesi uyarınca, sözleşmeleri süresinden önce feshetmesi halinde 100.000 Amerikan Doları cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ... Petrol'ün fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü gerekçeler, taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi ya da onun herhangi bir ekinin uygulanmasını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin koşulları ve tarafların sözleşme ile üstlendikleri taahhütler açık ve çok nettir. ... Petrol, Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca her sözleşme yılında 1.650 ton ürün almayı ve bu taahhüde uymaması halinde eksik kalan ton başına 60 Amerikan Doları kar mahrumiyeti bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin petrol piyasasında faaliyetlerini ayni ve nakdi destek sunduğu bayileri aracılığıyla sürdürdüğünü, ... Petrol, Çerçeve Protokol'ün 7/2. maddesi uyarınca sözleşmenin kendisinden kaynaklanan sebeplerle süresinden önce sona ermesi halinde işbu bedelin, işlememiş bayilik sözleşmesi süresine tekabül eden miktarını, ödemenin gerçekleştiği tarih olan 22.02.2018 tarihinden itibaren denkleştirici adalet ilkesi uyarınca belirlenecek güncel değerinin işleyecek Libor+3 faiziyle birlikte nakden müvekkilinin ödemeyi taahhüt ettiğini, bayilik ilişkisinin ... Petrol tarafından süresinden önce sona erdirilmesi sebebiyle 5 (beş) yıllık yatırım bedeli olan 1.069,177 Türk Lirası'nın işlememiş süreye tekabül eden ve Müvekkilimiz ...'e iade edilmesi gereken kısmı 355.466,94 Türk Lirası'dır. İşbu alacağa sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 22.02.2018 tarihinden itibaren sözleşmesel faiz işletilmesi gerektiğini, ... Petrol, Çerçeve Protokol'ün 13/c maddesi uyarınca sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde 100.000 Amerikan Doları cezai şart ödemeyi açıkça taahhüt etmiştir. ... Petrol, sözleşme süresinden önce haksız nedene dayanarak sözleşmeyi feshederek Müvekkilinin ekonomik kayba uğratmış ve tarafların ticari ilişkisine son verdiğini, basiretli bir tacir olarak sözleşme ile taahhüt ve kabul edilen cezai şart bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, hataya ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin ... Petrol'den olan erken fesihten kaynaklanan cezai şart alacakları ... Noterliği'nin 17.03.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile açıkça belirtilerek ... Petrol'e bildirdiğini, müvekkilinin alacakları için dava şartı arabuluculuk çözüm yoluna başvurmuş, ancak arabuluculuk süreci 10.05.2021 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, davanın kabulüne, yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında dava değerini arttırmak üzere 1.000 Amerikan Doları eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağının,1.000 Amerikan Doları erken fesih nedeniyle cezai şart alacağının sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarının bir yıl vadeli kredilere uygulanan faizi esas alınarak, fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz kuru karşılığı hesap edilecek Türk Lirası karşılığının, 355.466,94 TL yatırım katılım bedeli alacağının, 12.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek Libor +3 oranında faizi ile birlikte Davalı ... Petrol tarafından müvekkiline ödenmesine, yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Borçlar Kanunu'nun 99. Maddesi, yabancı para alacaklarının tahsili bakımından öncelikle ikili bir ayrım gerektiğini, buna göre taraflar arasındaki sözleşmede aynen ödeme ya da benzeri bir ifade ile borcun belirlenen bir ifade ile borcun belirlenen yabancı para ile aynen ödenmesi kararlaştırılmışsa Söz konusu borcun Türk lirası olarak ödenmesinin talep edilmesi mümkün olmadığını, işbu kanun maddesi ve Mezkur bayilik sözleşmesi göz önünde bulundurularak, Davacının bahsini etmiş olduğu borcun Türk lirası olarak ödenmesi mümkün olmadığını, davalı firma ile müvekkili arasında 22/02/2018 tarihli 5 yıl süreli Bayilik sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmenin eki niteliğinde olan yine aynı tarihli Ürün alım taahhütnamesi taraflar arasında akdedildiğini, İşbu taahhütnamede, yıllık asgari 1.650 kg (Binaltıyüzelliton) beyaz ürün (Akaryakıt) satılacağı taahhüt ve beyan edilmiştir. İşbu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde eksik kalan ton başına 60 USD ceza koşulu ödeneceğini, müvekkili tarafından işbu ceza koşuluna istinaden Davalı Firmaya, 16/02/2021 tarihinde bahsi geçen Bayilik Sözleşmesine teminat olarak sunulan 1.000.000,00 TL tutarlı Halk bankası teminat mektubu, Müvekkili Firma tarafından haksız ve kötü niyetli olarak nakde çevirmiştir. (Dekontlar ekte sunulmuştur.) İşbu durum, Müvekkili Firma açısından Bayilik Sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı doğurduğunu, müvekkili belli bir asgari satım taahhüdünde bulunmuş ise de Sözleşme akdedildikten 2 sene kadar sonra, covid-19 hastalığının ülkede yayılması neticesinde devlet tarafından alınan önlemler sonucunda İnsanlar evlerine kapanmış olup çok uzun süreli sokağa çıkma yasakları uygulandığını, bu durumun meydana gelmesi müvekkili için ön görülemeyen ve ön görülmesi mümkün olmayan olağanüstü bir durum olduğunu, işbu salgın hastalık sebebiyle alınan önlemler ve işbu salgın hastalık sebebiyle alınan önlemler ve işbu salgın hastalığın sebep olduğu Ekonomik Kriz sonucu Mezkur Sözleşmede üstlenilen edimlerinin Müvekkilden istenmesi Dürüstlük kurallarına aykırı düşecek şekilde Müvekkili aleyhinde değişmiş olduğunu, bu durum müvekkili açısından ön görülemezlik unsuru bulunduğu ve müvekkilinin ediminin mücbir sebep nedeniyle yerine getiremediğini, bu hususta davacı firmaya yapmış olduğu ihtarnameyi ekte sunduklarını, tüm bu hususlar ışığında davacı firma müvekkili tarafından sunulan teminat mektubunu nakde çevirerek, hukuk düzenince kendisine tanınmış olan bir hakkı objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak haksız bir şekilde nakde çevrildiğini, hakkın kötüye kullanıldığını kabul için bir hukuk düzenince tanınmış bir hak bulunmalı, bu hak objektif iyi niyet kurallarına aykırı şekilde (amacı dışında) kullanılmalı, bu hakkın kullanılması sonucunda başkaları zarar görmeli ve kendi sağladığı yarar ile zarar arasında açık nispetsizlik bulunduğunu, hakkın kötüye kullanıldığının kabulü için hak sahibinin kusurlu olması veya zarar verme kastı ile hareket etmesinin de gerekmeyeceğini, teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanılması yeterli olduğunu, dağıtıcının bir yıldan uzun süreli bayilik sözleşmelerinde yer alan asgari alım/satış taahhüdünü yerine getirmeyen bayiye takip eden yıllar bakımından herhangi bir ihtar çekmeden ve ihtirazı kayıt koymadan ifaya devam etmesi halinde önceki yıllara ilişkin cezai şart talep edemeyeceği; hatta dağıtım şirketinin TMK md. 2'de düzenlenen objektif iyi niyet kurallarına aykırı davrandığına kanaat getirilen durumlarda cezai şartın tahsilini hiç isteyemeyeceği, açık ve herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde Yargıtay tarafından kararlaştırılmış bulunduğunu, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haklı savunmalarının dikkate alınarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. T.C.... Valiliği ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/03/2023 tarihli yazı cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. ... A.Ş. ' nin yazı cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 12/05/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilerek talimat Mahkemesinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 23/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Bilirkişilerin 16/07/2022 tarihli heyet raporunda sonuç ve özet olarak, "A.Davacı tarafin davalı şirket ile sözleşmesinin sona erdirildiği tarihten itibaren davacı dağıtıcı şirketin aynı bölgede üçüncü bir şirket ile başkaca bir bayilik sözleşmesi tesis etmediği, B.Bununla birlikte davalı tarafın aynı adreste sözleşme sona erdirilmesinin hemen akabinde ... ( ... ) dağıtım şirketi ile bayilik sözleşmesi imzaladığı, Taşınmazın ...'na devri sonrası bayi, 14.07.2021 tarihinde ... A.Ş, bilahare 15.04.2022 tarihinde ise diğer dağıtıcı ... A.Ş ile bayilik sözleşmesi imzalamış ancak EPDK kayıtlarına göre EPDK tarafından bayilik sözleşmesinin 25/02/2022 tarihinde sonlandırıldığı, C. ... ili özelinde yaklaşık 6 ay içerisinde yeni bir bayilik sözleşmesi tesis edilebileceği, bir süre dikkate alındığında davacı tarafın kar mahrumiyetinin (1.650/2-825 Ton*60 USD-49.500) 49.500 USD*6,9850-345.757,50 TL, toplam olarak kar mahrumiyetinin (84.176,08449.500-133.676,08) 133.676,08 USD karşılığı *6,9850-933.727,42 TL olarak hesap edildiği, D. Davalı şirketin kurumlar vergisi beyannamesi incelendiğinde 24.02.2021 FESİH tarihi itibariyle 100.000 USD karşılığı 703.800 TL cezai şartın ortalama aktif toplamına göre, ortalama öz kaynak toplamına göre ve ortalama net satışlara göre mali olarak şirketin mahvına seben olmavacağının anlaşıldı. E.Gerek taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde söz konusu olan miktarlar gerekse davalının defter kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesi, 100.000,00 USD'lik bir cezai şartın, davalının ekonomik mahfına sebep olacak kadar yüksek olmadığı, dolayısıyla ahlaka ve adaba aykırılık sebebiyle ortadan kaldırılmasının veya indirilmesinin gerekmeyeceği.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. Bilirkişilerin 04.01.2023 tarihli ek heyet raporunda sonuç ve özet olarak, "Kök ve ek rapordaki inceleme, tespit ve değerlendirmelerimizde bir değişiklik olmadığına dair" görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. Bilirkişilerin 24/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç ve özet olarak, "1. Davacının, davalıya keşide ettiği ... Noterliğinin 25.02.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 22.02.2018-21.02.2019 döneminde eksik aldığı 1.017 ton ... Noterliğinin 07.05.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 22.02.2019-21.02.2020 döneminde eksik aldığı 1349,43 ton ürün 1.349,43 Ton eksik ürün alımı ile ilgili olarak haklarının saklı tuttuğu, Davalının sözleşmeyi 24.02.2021 tarihinde fesih etmesi ile davalıdan 2018 ve devamı 2023 yılları eksik alınan ürün bedellerinin tamamını talep ettiği ve 18.2.2018-18.02.2020 dönemi olan 2.366,43 ton eksik alınan ürün bedelini davalıdan alınan 1.000.000 TL bedelli teminat mektubunun bozdurulması ile tahsil ettiği ve geriye, 2018-2019 - yılı o Teminat mektubu ile tahsil edilmiş 2019-2020 -yılı 0 Teminat mektubu'ile tahsil edilmiş 2020-2021- yılı 1.421 2021-2022- yılı 1.650 2022-2023 - yılı 1.650 Davacının davalıdan 4.721,00 ton x 60 USD > 283.260 USD cezai şart talebi bulunduğu, ANCAK: Covid-19 pandemisi sebebiyle kısmi ve tam kapanmanın yaşandığı 14/04/2021-17/05/2021 tarihleri arasında (34 gün boyunca) eksik alımda bulunulmasının haklı bir sebebe dayandığı, kalan günlerdeki eksik alımın ise haklı bir gerekçesi bulunmadığı, Bu tespitlerden hareketle yaptığımız hesaplamada -detayları yukarıda yer aldığı üzere- davalının eksik alım miktarının 4.568,56 ton olduğu, Buna göre cezai şartın 4.568,56 ton*60 USD-274.113,6 USD olarak hesaplandığı, Davacının 274.113,60 USD alacağına ( 2.180.628,51 TL ) davacının 25.03.2021 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD para birimine uyguladıkları en yükse faiz oranından faiz uygulanması gerekecektir. 2. Taraflar arasındaki Madde 13 : Protokol Hükümlerinin İhlali başlıklı madde hükümlerinde Bayinin, işbu Protokol, Standart Bayilik Anlaşması ve eklerinin Bayi tarafından işbu Anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde; ...'in fesih sebebiyle maruz kalacağı bilcümle zarar ve ziyanı karşılamayı, ...'e, Standart Bayilik Anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve diğer cezai şartları talep hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 100.000-USD (YüzbinAmerikanDoları) miktarında cezai şartı, ifa tarihinde uygulanmakta olan T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak ödemeyi kabul edeceği taahhüt edildiğinden davalının davacıya 100.000 USD'yi (7.9552 X 100.000 £ 795.520,00 TL) - 25.03.2021 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD para birimine uyguladıkları en yükse faiz oranından ödemesi gerekeceği, 3.Yatırım Katılım Bedeli açısından bakiye 328.310,34 TL kalan süreye tekabül eden tutar hesap edilmiştir. Taraflar arasındaki protokolün 8.maddesinde “işlememiş anlaşma dönemine tekabül eden kısmını ödeme tarihinden itibaren işleyecek libort3 oranındaki faiziyle birlikte” ödeneceği hüküm altına alınmış olduğundan, davacının 28.02.2018 tarihinden itibaren yatırım katılım bedeli bakiye kısmını libor*3 faiz oranından talep edebilecektir. 4. Yukarıda 31.12.2020 tarihli bilançonun incelenmesinde Ödenecek tazminatın davalının iflasına ve tüm mal varlığını kaybetmesine neden olacağı değerlendirilmiştir..." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini, davalı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesini ibraz ettiği görüldü. GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık konusunun, ... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dosyanın bayilik sözleşmesi neticesinde haksız fesih iddiası neticesinde meydana gelen alacak kalemlerine yönelik olduğu tespit edildiği, Mahkememizce bu neticede dosya arasına alınan bilirkişi raporlarının mevcut olduğu, fakat bilirkişi raporlarının takdiri delil olduğu hukukumuzda düzenlendiği ayrıca HMK 281/3 gereğince ise mahkemece gerekli görüldüğünde başkaca bilirkişinin veya heyetinin dosyaya tevdi ile raporun temin edilebileceğinin kanun hükmüne bağlanmış olduğu dikkate alınarak somut olayda mevcut bilirkişi raporlarında hukuki uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli görüşlerin bulunmadığı, bu sebeple takdiri delil olma neticesinde hükme esas alınamayacağı kanaatine varılarak eksiklerin giderilmesi ve ayrıntılı hükme esas alınabilecek detaylıkta bir rapor alınmak suretiyle 30/01/2024 tarihinde yeni bir bilirkişi heyetinin kurulduğu, bu kapsamda davacı tarafa usul ekonomisi gereğince bilirkişi ücretinin yatırılması amacı ile 2 haftalık kesin süre verildiği, 04/06/2024 tarihli duruşmada ücretin yatırılmadığı tespit olunduğu davacıya yeniden 2 haftalık kesin süre verildiği, 26/11/2024 tarihli celsede ücretin yatırılmadığı yeniden tespit olunduğundan tüm bu sebepler ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 59.627,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/241, K. 2024/700, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-241-e-2024-700-k-46c0de2575ec