İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/201 E. 2024/578 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/201
- Karar No
- 2024/578
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/201 Esas KARAR NO : 2024/578 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2020 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirkete bakım hizmeti, danışmanlık faturası ve "talep planlama modülü" hizmetleri için üç ayrı fatura kestiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, Müvekkili ...Ltd. Şti.'nin tek ortağı ... ...'ın davalı şirkette İS uzmanı ...) olarak bakım hizmeti vermiş olup karşılığında faturalar kestiğini ve bedellerini aylık olarak aldığını, bu dönemde kendisinden birçok kez bakım anlaşması haricinde bir takım projeler üretmesi talep edilmiş olup müvekkilinin de taleplere karşılık vermiş olduğunu, bir kısmının ücretinin de bakım ücreti haricinde ödendiğini, müvekkilinin davalı tarafa kesmiş olduğu dava konusu 01/10/2019 tarihli, ... numaralı ve 10.620,00-TL. bedelli "danışmanlık faturası" nın ödenememiş olup davalı tarafın ödememeye karşı hiçbir geçerli sebep ileri süremediğini, davalı şirket yöneticilerinin müvekkilinden "firmaya gelen tüm üretim isteklerinin planlanması" için "talep planlama modülü" yazmasını istediklerini, bu sistem sayesinde tüm dünyaya yapılacak satışın planlanmasının yapılabildiğini, böylelikle fabrikanın hangi üründen ne kadar üreteceğine sistemin kendisinin karar verdiğini, davalı şirket yetkililerinin bu sistemi SAP'den almak istemişlerse de yüksek maliyeti nedeni ile vazgeçtiklerini ve müvekkilinden yazılımı yazmasını talep ettiklerini, müvekkilinin 6 aydan fazla bir süre boyunca gece gündüz bu sistem üzerinde çalışmış olup neticesinde çok başarılı bir sistem kurduğunu ve çalışır halde davalı şirkete teslim ettiğini, işbu dava açılmadan önce .... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2019/... D. İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin söz konusu hizmetleri verdiğinin tespit edildiğini, arabuluculuk kurumuna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin "... Mah. ... Sok. ... No: ... A Blok K: ... / İstanbul" olduğunu, davanın itirazın iptali davası olması ve görevli mahkemenin genel yetkili mahkemeler olması kapsamında ... Ticaret Mahkemesi' nin yetkili olduğunu, müvekkili ile davacı şirketin sahibi olan ... ... arasında 2018 yılında sözleşme imzalandığını, bahse konu sözleşmede görüleceği üzere ... - ... olarak anıldığını ve sözleşmeyi bu ticari ünvan ile sahış şirketi olarak imzaladığını, dava konusu işlerin 2018 yılına ait olduğunu, ilgili dönemde müvekkili şirketin ... Bilişim - ... ... olarak hizmet verdiğini, bu nedenle dava açma ehliyetinin müvekkili şirkete ait olmadığını, dava konusu iddia edilen işlerin sözleşme kapsamında gerçekleştiğini, davacı tarafından yaptırılan tespit dava konusu işin davacı dönemine ait olmadığını ispatladığını, davacı şirket tarafından adam/gün saat olarak hesaplanan tüm faturaların eksiksiz ödenmiş olup davacıya başkaca bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket tarafından hesaplanan tüm borçların ödendiğini, başkaca bir borçlarının olmadığını, dava konusu faturalara ait işlerin sözleşme kapsamında yer almadığını, dava konusu modülün hali hazırda kullanılmadığını, dava konusu modülün şirkete ait yazılımın / programın bir parçası olduğunu, davacıdan evvel planlaması yapılarak üzerinde çalışıldığını, davacının haksız bir şekilde elinde tuttuğu müvekkiline ait bilgisayar üzerindeki verilerin delil niteliği olmadığını ve itiraz ettiklerini, çünkü ticari ilişkinin sonlamasından 1 yıldan fazla zaman geçmiş olması ve bu esnada üzerinde delil tespiti amaçlı bir imaj kaydının alınmaması nedeni ile dijital bilgilerin hiçbir güvenilirliğinin kalmadığını, neticede davacının sıradan bir kişi değil bir bilgisayar uzmanı olduğunu, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %50 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Uyuşmazlık konusunun; danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan, düzenlenen faturalarının ödenip ödenmediği, husumet ve yetki itirazlarının yerinde olup olmadığı, davaya konu faturaya dayanak hizmetlerin yerine getirilip getirilmediği noktalarında toplandığı görülmüştür. Dosyanın .... Hukuk Mahkemesinin 12/10/2021 tarih 2020/... esas 2021/... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilerek ... Esasına kaydedildiği anlaşılarak yargılamaya devam olunmuştur. Tarafların BA-BS kayıtlarının celbi için ilgili Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak cevabi yazılarak dosya arasına alınmıştır. 02/03/2023 tarihli celsede dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti raporunda ; 6.1 İncelenen davacı şirkete ait 2019 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2019 defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 6.2 İncelenen davalı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve 2019 yılı ticari defterlerinin TTK. uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2019 yılına ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 6.3 Tarafların 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacı ... Ltd. Şti.'nin dava ve icra takibine konu ettiği adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 23.10.2019 tarihi itibariyle davalı ... Tic. A.Ş.'den 506.220,00 TL tutarında alacağının bulunduğu, Davalı ... ve Tic. A.Ş.'nin dava ve icra takibine konu olan üç adet faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almamasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 23.10.2019 tarihi itibariyle davacı ... Ltd. Şti.'ye herhangi bir borcunun bulunmağı; 6.4 Husumet itirazı yönünden alacağı doğurduğu iddia edilen hizmetlerin davacı şirketin kuruluşundan önce yapıldığı, davacı şirketin iddia edilen hizmetlerden doğan alacağın külli veya cüzi halefiyet yoluyla devraldığına ilişkin bir bilgi ve belgelinin bulunmadığı, 6.5 Davacı şirket kurucu ve tek ortağının davalı şirketin kendisine bir şirket kurulması ve faturalandırmaların bu şirket üzerinden yapılması yönündeki talimatına yöneli kapsamında bir belge bulunmadığı, 6.6 İcra takibine yönelik yetki itirazında bulunulmasa da itirazın iptali aşamasında yetki itirazında bulunulabileceği..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekilllerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Bunun üzerine 26/10/2023 tarihli celsede davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmek üzere ek rapor tanzimi için yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmesine karar verilmiştir. Mevcut bilirkişi heyetine teknik bilirkişi de eklenmiş, düzenlenen ek raporunda neticeten; ” Yazılım alanı yönünden yapılan teknik incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Dosyaya sunulu d.iş dosyasında alınmış bilirkişi raporu ile davacı yanın kaynak kod yedeklemesi ve ilk analizlerin saklanması için kullanıldığını beyan ettiği ve incelemek üzere sunduğu bilgisayarda yapılan incelemelerde, faturalandırılan hizmetlere dayanan somut bir veriye ulaşılamadığı, diş dosyasında alınan raporda geçen ve ayrıca bilgisayarda yedeklenen proje çalışmalarının ve kalıntılarının davacı şirket ile akdedilen danışmanlık sözleşmesinin geçerli olduğu dönemleri kapsamadığı, bilakis davacı şirketten önceki çalışmalara ait olduğu gözlendiği, başka bir deyişle davaya konu edilen ve fatura konusu hizmetlere dayandırılan “... Geliştirme, Music Box Yazılımı ve E-Commerce Sene Başı Geçiş Çalışması” ve “talep planlama modülü” için geçerli geliştirme faaliyetlerine yönelik bir somut aktivite gözlenemediği, Fatura konusu hizmetlerin verilip verilmediğinin açık bir şekilde tespit edilebilmesi için, geliştirilen her bir modül için geliştirme tarihçesinin / sürüm kontrolünün, geliştirme çalışmalarında kullanılan bilgisayar / sunucu donanımlarına ait LOG kayıtlarının (erişim LOG larının) ve taraflar arasında geçen e-mail yazışmalarının incelemeye esas teşkil etmesi açısından sunulması gerektiği, aksi takdirde incelenen mevcut deliller “üzerinden fatura konusu hizmetlerin varlığının ortaya konulamayacağı tespitine varıldığı..." yönünde kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriğine göre; açılan davanın davalı şirkete verilen bakım, danışmanlık ve talep planlama modülü hizmetleri karşılığında kesilen faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile müvekkilinin adresinin "... Mah. ... Sok. ... No: ... / İstanbul" olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesi olduğunu ifade ederek yetki itirazında bulunduğu, dosyada mevcut Danışmanlık Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin incelenmesinde sözleşmenin ... BILIŞIM/ ... ... adına ... ... tarafından imzalandığı ve davalı ... San. Tic. A.Ş. tarafının imzasız olduğu, iş bu sözleşmenin 11. Maddesinde İstanbul Merkez Mahkemelerinin ve icra müdürlüklerinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili kılındıkları anlaşılmış ise de; dosyamız davacısının ... Limited Şirketi olup sözleşmeye taraf olmadığı, yine sözleşmede davalı tarafın imzası bulunmadığı gibi davacı tarafından da sözleşmenin ve imzanın inkar edildiği ve yine davacı tarafın beyanına göre, gerek iş bu davanın tarafları arasında ne de ... Bilişim - ... ... arasında sözleşme olmadığının ifade edildiği, dosyada örneği bulunan diğer Danışmanlık Sözleşmesi başlıklı sözleşmede ise her iki tarafın da imzasının bulunmaması nedeniyle hukuken var olan bir sözleşmeden dolayısıyla yetki kaydından da bahsedilemeyeceği, bu halde tarafların adreslerinin Sancaktepe ve Üsküdar olup davalı tarafından süresinde yetki itirazında bulunulmakla; davacının davasının HMK6 ve HMK 116/1-a maddesi kapsamında mahkememizin yetkili olmaması sebebiyle usulden reddine, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar mahkememizin 26.09.2024 tarihli karar duruşmasında; kısa kararda "açılan davanın yetkisizlik nedeniyle HMK:12, 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulen REDDİNE, "şeklinde hüküm ihdas edildiği anlaşılmış ise de; kanun maddelerinin maddi hata olarak yanlış yazıldığı görülmekle kısa karardaki maddi hata aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının HMK6 ve HMK 116/1-a maddesi kapsamında mahkememizin yetkili olmaması sebebiyle USULDEN REDDİNE, yetkili Mahkemenin İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-HMK.20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 331 md. gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin yetkili mahkemece karara bağlanmasına, 4-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır