İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/355 E. 2023/842 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/355
Karar No
2023/842
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/355 Esas KARAR NO : 2023/842 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 17/06/2021 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin halihazırda ortağı ve yöneticilerinin yalnızca davacı ... ile eşi ... olduğunu, şirket ortağı ve yöneticisi olan taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması nedeniyle davacı tarafından dava dışı ... aleyhinde ... 13. Aile Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyası ile sonradan eklenen zina sebepli boşanma davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, dava dışı ...’ın davacıyı aldatması sonrası aralarındaki güven ortamının tamamen sona ermiş olmasına karşın ...'ın halen davalı şirketin müdürü ve büyük ortağı konumunda olduğunu, davacı ile ... arasında söz konusu olaylardan sonra davacının ticari ortaklığına devam etmesinin imkansız hale geldiğini, davalı şirketin 17.01.2002 tarihinde 400 hisseli sermayesinin 300 hissesi davacı ...’a, 100 hissesi dava dışı ...’e ait olmak üzere ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olarak kurulduğunu, 24.06.2004 tarihinde dava dışı ...'in hissesinin tamamını davacının eşi ...’a devrettiğini, 26.06.2009 tarihinde davacı tarafından 300 paya tekabül eden sermayesinin 196 paya tekabül eden kısmının ...’a devredildiğini, ancak 30.06.2010 tarihinde ...'ın da sermayesinin tamamını ...’a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, 23.03.2012 tarihinde şirketin sermayesinin 10.000 TL’den 675.000 TL’ye çıkarıldığını, son durumda davalı şirketin 675.000 TL sermayeli, 50 TL değerinde 13.500 hisseli olduğunu, davacının şirketteki sermayesinin 3.510 hisse karşılığı 175.500 TL iken eşi ...’ın sermayesinin 9990 hisse karşılığı 499.500 TL olduğunu, her ne kadar davalı şirketin ortak sahibi ve yöneticisi davacı ve ... olarak görünse de ...’ın haksız eylemleri nedeniyle taraflar arasındaki evlilik birliği ve ticari güven ilişkisinin fiilen sona erdiğini, tekrar kazanılmasının mümkün olmadığını, davacının, dava dışı eşi ...’ın kendisine yönelik işlemiş olduğu haksız eylemler nedeniyle ticari iş ilişkisi ve ortaklığının sürdürülmesi bakımından kaybedilen güven ve birliğin gözetilmesi suretiyle haklı sebeplerle ortaklıktan ayrılmak istediğini, limited şirketlerin, anonim şirketler gibi sermaye şirketleri olmasına rağmen karşılıklı güvenin önem arz ettiği şirket türü olduğunu, tarafların, yıllarca evlilikle sağlanan güven ilişkisiyle davalı şirketi birlikte yönettiklerini ancak gelinen noktada davacının şirket ortaklığını aynı güven ilişkisi içerisinde sürdürmesinin mümkün olmadığını, limited şirketlere ilişkin TTK m. 638/1’de şirket sözleşmesiyle ortaklara şirketten çıkma hakkı tanınabileceği ifade edilmişken m. 638/2’de limited şirket ortaklarına, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmak için dava açma hakkı tanındığını, limited şirket sözleşmesinde ortağın çıkma hakkına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmaması halinde, her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesini talep etme hakkına sahip olduğunu, davalı şirketin esas sözleşmesine bakıldığında, sözleşmenin “Şirketten çıkma” başlıklı 15. maddesinde “Bir ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması ancak Türk Ticaret Kanunu ilgili Hükümleriyle tatbik olunur” hükmüne yer verilerek genel kanun hükümlerine atıf yapıldığını, tarafların bir araya gelip ortaklık hakkında karar almalarının dahi imkansız olduğunu, ortağın şirketten ayrılmasının sonuçları arasında ayrılma akçesi istemeye hak kazanmasının bulunduğunu, ayrılma akçesinin, ayrılma ile ortaklık ilişkisinin sona ermesinden dolayı, ayrılan ortağın payının karşılığı olarak şirket malvarlığından payına düşen kısma ilişkin bir alacak hakkı olduğunu, bu nedenle, davacının ayrılma akçesi hesaplanırken şirket sermayesinin değil, maddi ve manevi tüm değerleriyle şirketin malvarlığının esas alınması gerektiğini, bu kapsamda, davalı şirketin tüm aktif ve pasifleri, şirketin gelecek kazançları, açık ve gizli yedek akçeler, depo malları ve goodwill de göz önünde bulundurularak tüm bu unsurların bir bütün olarak değerlendirilmesi ile şirketin gerçek değerinin hesap edilmesini talep ettiklerini, davacının dava dışı ... aleyhinde ... 13. Aile Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile ikame ettiği katılma alacağı davasında davalı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin genel mizan kayıtlarının ... tarafından sunulduğunu, davalı şirketin esas sözleşmesinin “Karın dağıtımı” başlıklı 12. Maddesinde; “Şirketin safi karı yapılmış her tülü masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Safi kardan her sene evvela % 5’i ihtiyat akçesi ayrılır. Kalan hissedarlara ödenmiş sermaye üzerinden hisseleri oranında dağıtılır. Kara iştirak edenlerle hissedarlara dağıtılması kararlaştırılan miktardan Türk Ticaret Kanunu 466. m 2. fıkra 3 numaralı bendi gereğince % 10 ayrılarak umumi yedek akçeye eklenir. Kardan bir kısmının hissedarlara dağıtılması veya şirket adına işletilmesi yahut da memurlara, hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi gibi kararlar şirket sermayesinin en az % 51’ini temsil eden hissedarların kararına bağlıdır” hükmünün amir olduğunu ancak açık sözleşme hükmüne rağmen davalı şirketin en son ortaklar kurulu ve genel kurul toplantısının 01.03.2012 tarihinde yapıldığını, sonrasında da hiç yapılmadığını ve söz konusu tarihten itibaren hiçbir kar payı dağıtımı yapılmadığını, davacının, davalı şirket aleyhinde keşide ettiği 03.12.2018 tarihli ihtarname ile birikmiş kar paylarının dağıtılması için şirket genel kurulunun 1 ay içerisinde toplanarak karar alınmasını, aksi halde yasal yollara başvurulacağını ihtar ettiğini, davalı şirket tarafından haksız şekilde davacının payına düşen kar payının ödenmediğini, bu hususta davalı şirketin ortaklar kurulu veya genel kurul toplantısı dahi hiç yapılmadığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 01.03.2012 tarihinden bugüne kadar davacıya ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen kar payı alacağının davalı şirketin reel bilançosuna göre tespit edilerek muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiklerini, davacı ve dava dışı şirket ortağı ...’ın aralarındaki çekişmeli boşanma davasının halen derdest olması ve ...’ın davacıya yönelik haksız eylemlerini sürdürmesi nedeniyle davacının işbu dava neticesinde ayrılma akçesinin tahsil kabiliyetini zora sokacak mahiyette hileli yollara başvurmaması ve davacının mevcut durumu itibariyle haklarının teminat altına alınması amacıyla öncelikle davacının şirkette bulunan hisseleri olmak üzere her türlü irat ve kazançlar üzerine tedbir kararı ile ayrıca davacının rekabet yasağı, yan edim ve sadakat yükümlülüklerinin dondurulması şeklinde tedbir kararı verilmesini, davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, 6100 sayılı HMK 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davanın kabulü ile davalı şirketin hesap edilecek gerçek değeri üzerinden ve dava tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte davalı şirket nezdinde davacının alacaklısı olduğu demirbaş, ticari gelir, kira gelirleri, huzur hakkı vb. diğer alacakları ile hak kazandığı ayrılma akçesinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’nin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak şimdilik 01.03.2012 tarihinden bugüne kadar davacıya ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen 5.000,00 TL'lik kar payı alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamış olduğu görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde davacı tarafından davalıya keşide edilen ... 20. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname fotokopisini ve davalı şirkete ait ticaret sicil gazetesi çıktılarını sunmuş olduğu görüldü. Mahkememizin 28/06/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekilinin 09/07/2021 tarihli dilekçesi ile istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/1935 Esas 2021/1631 Karar sayılı 17/11/2021 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. ... 13. Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilmiş birer suretlerinin dosyaya alınmış olduğu, dosyanın tetkikinde davacı ... tarafından davalı ... aleyhine evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğu hukuki gerekçesine dayalı boşanma davası ve maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, müzekkere tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. ... 13. Aile Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilmiş birer suretlerinin dosyaya alınmış olduğu, dosyanın tetkikinde davacı ... tarafından davalı ... aleyhine evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğundan tarafların boşanmaları, davalı aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, ayrıca eşler arasında evlilik tarihleri itibariyle geçerli mal rejimlerinin tasfiyesi ile müvekkili davacının katkı, katılma ve değer artış payı alacaklarının davalıdan tahsili talepli dava açıldığı müzekkere tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalı şirkete ait en son sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu görüldü. Davacı vekilinin 12/07/2021 ve 02/09/2021 tarihli delil dilekçelerini sunmuş olduğu görüldü. ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilmiş bir suretinin dosyaya alınmış olduğu, dosyanın tetkikinde davacı ... tarafından davalı ... aleyhine davalının ... İli ... İlçesi ... Köyü, 226 Ada E60 Blok Bağımsız Bölüm No:1 olarak kayıtlı taşınmazı, aile konutunu terk ettiği tarih olan 20.07.2018'de, davacının izni ve bilgisi olmadan taşınmazı işgal ederek yerleşmiş olduğunu beyan ederek ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili ve davalının taşınmazdan tahliyesi talepli dava açıldığı, ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 01/04/2021 tarihli kararı ile davacının Müdahalenin Men'i yönündeki davasının açılmamış sayılmasına, Ecrimisil yönündeki davasının reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 02/09/2021 tarihli delil dilekçesindeki talepleri doğrultusunda mahkememizce müzekkerelerin yazılmış olduğu; ... Bankası'na yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirket nezdinde aktif müşteri kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ...'ne yazılan yazıya verilen cevapta bankaların müşterilerine ait varlık hesapları bilgilerinin nezdlerinde bulunmadığının bildirildiği, .... Ltd. Şti. Vekilinin 16/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde davalı şirketten 41.818,00 TL alacaklı olduğunun bildirildiği, ... A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait hesap bilgilerinin gönderilmiş olduğu, ...Bankası A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait hesap bilgilerinin gönderilmiş olduğu, ... T.A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait hesap bilgilerinin gönderilmiş olduğu, ... Tic. A.Ş.'ye yazıya verilen cevapta davalı şirket ile olan kayıtların bulunduğu muavin defter kayıtlarının ve banka işlem dekontlarının fotokopilerinin sunulduğu, ... A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait herhangi bir hesabın bulunmadığının bildirildiği, ... A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait herhangi bir hesabın bulunmadığının bildirildiği, ... Tic. Ltd. Şti.'ye yazılan yazıya verilen cevapta ...'ın kendilerinden herhangi bir alacağının bulunmadığının, taraflar arasında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasının devam ettiğinin bildirildiği, ...Tic. A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirketin kendilerinden herhangi bir hak ve alacağı olmadığının bildirildiği, ... Bankası T.A.O.'ya yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait herhangi bir kayda rastlanmadığının bildirildiği, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait aktif tescilli araç kaydı bulunmadığının bildirilerek pasif araç kayıtlarının gönderilmiş olduğu, ... Bankası A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirkete ait hesap bilgilerinin gönderilmiş olduğu, SMMM ...'a yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirketin muhasebe kayıtlarının kendisi tarafından tutulmadığını, şirketin defter ve belgelerinin şirket bünyesinde bulunduğunun bildirildiği, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, davalı şirketin 29/08/2005 tarihinden itibaren "belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda ev mobilyalarının ve aksesuarlarının perakende ticareti" faaliyetine başladığı ve halen devam ettiğinin bildirilerek sicil kaydı ve son beş yıla ait kurumlar vergisi beyannamelerinin çıktılarının gönderilmiş olduğu görüldü. Mahkememizin 17/02/2022 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı ile davacının davalı limited şirketinden haklı nedenle çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının kar payı, huzur alacağı ve başka alacakları bulunup bulunmadığı ile davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi durumunda hesaplanacak ayrılma akçesi noktalarında inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, davacı vekilinin 01/03/2022 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunarak 17/02/2022 tarihli celsenin ara kararında belirtilen giderlerin adli yardım kararı doğrultusunda karşılanmasını talep ettiği, mahkememizce davacının taşınmaz bilgilerinin UYAP sisteminden sorgulandığı, adına kayıtlı 3 adet taşınmaz kaydının tespit edildiği, davacı vekilinin 28/03/2022 tarihli dilekçesi ekinde adli yardım talebine ilişkin olarak evrak suretlerini sunmuş olduğu, mahkememizce davacı vekilinin talebi ile ... Polis Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacının sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapılmış olduğu, mahkememizin 02/06/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekilinin adli yardım talebinin açıklanan gerekçelerle reddine dair karar verildiği ve bu hususta 17/06/2022 tarihli ara karar oluşturulduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket yetkilisi ...'ın sunduğu 01/02/2022 tarihli dilekçenin esasın yanlış bildirilmesi nedeniyle 2021/335 esas sayılı dosyanın incelenmesinde tesadüfen bulunmasına ilişkin 26/02/2022 tarihli tutanağın tutulduğu anlaşıldı. Bilirkişi heyetinin 23/09/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "1-Davalı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları yasal defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, 2-Davalı .. Ltd. Şti'nin 31.12.2016 tarihi itibariyle kaydi değerlerle Öz Kaynaklarının - 1.071.903,50 TL olarak gözüktüğü, 31.12.2017 tarihi itibariyle kaydi değerlerle Öz Kaynaklarının - 1.046.904,58 TL olarak gözüktüğü, 31.12.2018 tarihi itibariyle kaydi değerlerle Öz Kaynaklarının - 1.681.546,18 TL olarak gözüktüğü, dolayısıyla davalı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarında borca batık olduğu, 3-Davalı ...Tic Ltd. Şti'nin 31.12.2019 tarihi itibariyle kaydi değerlerle Öz Kaynaklarının - 1.583.114,07 TL olarak gözüktüğü, 31.12.2020 tarihi itibariyle kaydi değerlerle Öz Kaynaklarının - 1.623.877,04 TL olarak gözüktüğü, 30.06.2021 tarihi itibariyle kaydi değerlerle Öz Kaynaklarının - 1.623.978,02 TL olarak gözüktüğü, dolayısıyla davalı şirketin 2019, 2020 yıllarında ve 30.06.2021 itibariyle borca batık olduğu, 4-Davalı şirketin iki ortaklı limited şirket olması, ortakların evli olup aralarında derdest bir boşanma davasının bulunması, davacının 3510/13500 pay sahibi olarak olağan ve önemli kararların alınmasında etkili olamayacak durumda olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının şirketten çıkma talebinin haklı sebeplere dayandığının değerlendirildiği, 5-Davalı şirketin 2016 yılından beri ve dava tarihini de kapsayacak şekilde 30.06.2021 tarihi itibariyle kaydi değerler üzerinden aktiflerinin borçlarını karşılamaya yetmediği, diğer ifadeyle borca batık olması sebebiyle öz sermayesinin eksi bakiye verdiği, bu haliyle davacının hisselerinin bir değerinin olmadığı, şirketin son bilançosuna göre kayda değer bir aktif mal varlığı bulunmadığından, aktiflerin muhtemel satış fiyatları esas alınarak şirket değerlemesi yapılması halinde de sonucun değişmeyeceğinin kuvvetle muhtemel olduğu, 6-Davacının haklı sebeple çıkma ve ayrılma akçesi talepleri ile çıkma talebinin kabulü halinde rayiç değerler üzerinden şirket değerlemesi ve ayrılma akçesi hesabı yapılıp yapılmayacağının Mahkeme'nin takdirinde olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun davacı vekiline davalı şirkete tebliğ edildiği, davacı vekilinin 17/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini ve 30/11/2022 tarihli beyan dilekçesini sunmuş olduğu, mahkememizin 01/12/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile dosyanın 6102 sayılı TTK'nın 641/1 maddesi hükmü "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." ve Yargıtay 11. HD'nin 2016/2571 esas, 2017/5023 karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere ortaklıktan çıkma payının şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığını gerçek değeri saptanmak, davacı vekilinin 30/11/2022 tarihli dilekçesinde belirtildiği üzere davalı şirketin 2012-2021 arası bilanço ve mizanının da değerlendirilmesi noktalarında dosyanın ...'a tevdi edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 20/01/2023 tarihli ön raporunda; "Tarafıma tevdi edilen görevlendirme ortaklıktan çıkma payının şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığını gerçek değeri saptanması ve şirketin 2012/2021 arası bilanço ve mizanının da değerlendirilmesidir. Dava dosyasında şirketin yalnızca vergi dairesinden alınan sınırlı döneme ait Kurumlar Vergisi beyannameleri bulunmaktadır. Bunun dışında dava dosyasında görevlendirme kapsamındaki konular ve davacı vekilinin önceki bilirkişi raporlarına itirazlarının incelenebilmesi için davalı şirketçe dosyaya aşağıdaki bilgi ve belgelerin sunulması gerekmektedir. 1.Davalı şirketin 2012-2021 yılları arası Kurumlar Vergisi beyannameleri 2.2012-2021 yılları arası detay mizanları 3.2012-2021 yılları arası defter tasdik bilgileri 4.2012-2021 yılları arası 331 Ortaklara borç hesabı, 255 Demirbaşlar hesabı, 252 Binalar hesabı, 254 Taşıtlar hesaplarının cari muavinleri 5. 2012-2021 Yılları arası satışını yaptıkları taşıtların ve gayrimenkullerin faturaları ve ödemelerinin muhasebe kayıtları" şeklinde beyanda bulunulduğu, bilirkişi ön raporunun davacı vekiline ve davalı şirkete tebliğ edildiği, davacı vekilinin09/02/2023 tarihli beyan dilekçesini sunmuş olduğu, mahkememizce Sarıyer Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı şirkete ait 2012-2021 yılları arasındaki Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin celp edildiği, mahkememizin 23/03/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davalı şirket yetkilisi ...'a ihtaratlı davetiye çıkartılarak 2012-2021 yılları arası detay mizanları, defter tasdik bilgileri, 331 Ortaklara borç hesabı, 255 Dermibaşlar hesabı, 252 binalar hesabı, 254 Taşıtlar hesaplarının cari muavinleri ve bilirkişi ön raporunun 5 nolu bendinde bildirilen kayıtları bilirkişi incelemesine (bilirkişinin belirleyeceği gün ve saatte) hazır etmesinin, davalı şirket yetkilisinin bildirilen kararı yerine getirmemesi durumunda TTK md 562 uyarıncca cezai sorumluluğu yoluna gidileceği hususunun ihtar edildiği, davalı şirket yetkilisi ...'ın 11/04/2023 tarihli beyan dilekçesini sunmuş olduğu, mahkememizin 13/04/2023 tarihli ara kararı ile sunulan belgeler doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişinin 13/09/2023 tarihli raporunda; "Davalı şirketin 2012-2021 arası bilançoları incelendiğinde 2017 yılında 6.882.794,28 TL olan aktif toplamının 2018 yılında 294.108,63 TL'ye düştüğü, 2017 yılında 5.204.953,94 TL olan stokların 2017 yılından sonra sıfır olmasından ve Maddi ...Varlıklar içerisinde yer alan Binalar hesabında bulunan gayrimenkulün ... ile 02/11/2018 tarihinde satışının yapılması, 360.000 TL değerindeki ... PLAKALI ... aracın satışı ile şirketin aktifi 2018 yılında 2017 yılına göre ciddi anlamda azaldığı, 2016 yılına kadar şirketin aktifleri borçlarını karşılamaya yetmekte iken 2016 yılından itibaren 2016, 2017, 2018, 2019, 2021 yıllarında şirket borca batık durumda olduğu, Şirketin 2016 yılında 2.706.048,00 TL dönem zararı bulunmaktadır. 2017 yılı devam eden yıllarda da 2016 yılının kayıt edildiği geçmiş yıl zararları hesabında 2016 yılındaki dönem zararının devam ettiği dolayısı ile şirketin özkaynaklarında yer alan geçmiş yıl zararları hesabı şirketin özvarlık değerine olumsuz etkisi bulunduğu, Davalı şirketten 2016 yılı 689 diğer olağandışı giderler hesabının detayı istenmiş olup mezkur hesap detayında 689.10.08 hesabına kayıt edilmiş 2.749.434,71 TL 6736 sayılı kanun nedeniyle yapılmış düzeltme kayıtları olduğu bu tutarın 2.626.500 TL sinin ortak hesaplarının düzeltilmesi nedeniyle yapıldığı esasen şirketin katlanmış olduğu bir gider olmadığı, Dolayısı ile 689.10.08 hesabındaki 2.749.434,71 TL'nin özvarlık değerine ilavesi gerektiği, Davalı şirketin düzeltilmiş özvarlık değerinin 30/06/2023 tarihi itibariyle 1.061.883,11 TL olduğu, 30.06.2023 AKTİF TOPLAMI 88.209,60 YABANCI KAYNAKLAR TOPLAMI (-) 1.775.761,20 ÖZVARLIK DEĞERİ -1.687.551,60 6736 DÜZELTME 2.749.434,71 DÜZELTİLMİŞ ÖZVARLIK DEĞERİ 1.061.883,11 Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacının davalı şirketten alabileceği ayrılma akçesi 276.089,61 TL olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun davacı vekiline ve davalı şirkete tebliğ edildiği, davacı vekilinin 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 09/11/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile belirsiz olarak açtığı ayrılma akçesi yönünden talep arttırım dilekçesi sunmak ve eksik harcı yatırmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 15/11/2023 tarihli dilekçesi ile davacının harcı 1 haftalık kesin sürede karşılayacak durumda olmadığını beyan ederek hem talep arttırım dilekçesini sunmak hem de eksik harcı yatırmak üzere verilen sürenin uzatılmasını talep ettiği, mahkememizin 16/11/2023 tarihli ara kararı ile ayrılma akçesi talebinin belirsiz alacak davası olarak öne sürüldüğü anlaşılmakla, HMK md. 107/2 uyarınca davacıya talebini tam ve kesin olarak bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince 28/11/2023 tarihli dilekçesi ile 276.089,61 TL ayrılma akçesinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiği ve tamamlama harcını yatırmış olduğu, talep arttırım dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldı. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalı limited şirketinden haklı nedenle çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının kar payı , huzur alacağı ve başka alacakları bulunup bulunmadığı ile davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi durumunda hesaplanacak ayrılma akçesi noktalarında toplandığı anlaşıldı. Mahkememizce yapılan yargılama ve aldırılan bilirkişi raporları birlikte incelenip değerlendirildiğinde, davadaki talep, şirket ortaklığından çıkma, ayrılma akçesi ile demirbaş, ticari gelir, kira gelirleri, huzur hakkı vb diğer alacakların, ayrıca kar payı alacağının tahsili istemleridir. Davacı, 675.00 TL sermayeli 13.500 paylı şirkette davacının 175.500 TL sermaye ve 3.510 adet pay sahibi olduğunu, şirketin diğer ortağı olan ... ile evli iken, onun kusurlu davranışları sebebiyle boşanma davası açtığını, bu sebeple aralarında kişisel olarak ve şirket ortaklığı bakımından güven ilişkisinin yeniden kazanılamayacak şekilde sona erdiğini belirterek haklı sebeple çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde bunların yanı sıra davacının alacaklısı olduğu demirbaş, ticari gelir, kira gelirleri, huzur hakkı, dağıtılmamış kar vs. de talep edilmiş ise de bu hususlar, davacının sermaye payının gerçek değerini ifade eden ayrılma akçesine dahil kalemler olup ayrıca talep edilemeyeceğinden, huzurdaki davada tartışılması ve aydınlatılması gereken konular, davacının şirketten çıkması için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı ile haklı sebeplerin bulunması halinde ayrılma akçesi belirlenmesidir. Davacının haklı sebeple çıkma talebi TTK.m.538/2'ye dayanmakta olup, davacının içinde bulunduğu koşullar altında şirket ortaklığını sürdürmesinin dürüstlük kuralları gereğince kendisinden beklenemeyeceği durumlarda haklı sebeplerin bulunduğu kabul edilmektedir. Sermaye şirketlerinde ortaklar arasındaki kişisel sebepler şirketten çıkma veya fesih sebebi sayılmamakla birlikte az ortaklı/küçük/kapalı aile şirketlerinde kişisel sebepler de çıkma için haklı sebep olarak kabul edilebilmektedir. Özellikle TTK.m.124/1 gereğince sermaye şirketi olarak sayılmakla birlikte nispeten şahıs şirketlerinin karakteristik özelliklerini de taşıyan limited şirketlerde, şirket yönetimine de yansıyan ortaklar arasındaki kişisel sürtüşmeler çıkma ve fesih için haklı sebep oluşturabilir. Somut olayda davalı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olması, ortakların karı koca olup aralarında derdest bir boşanma davasının bulunması, davacının 3510/13500 pay sahibi olarak artık TTK.m.620-621'deki olağan ve önemli kararların alınmasında etkili olamayacak durumda olması hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce davacı yönünden şirketten çıkma yönünde haklı sebeplerin oluştuğu kanaatine varılmıştır. Davacının çıkma talebinin kabulü halinde TTK.m. 641 gereğince ayrılma akçesinin hesaplanması gerekecektir. Buna göre limited şirket ortaklığı sona erenlerin esas sermaye paylarının gerçek değerine tekabül eden bir ayrılma akçesi hesaplanarak ödenmesi gerekmektedir. Ayrılma akçesi, davacı ortağın paylarının karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri üzerinden hesaplanmalıdır. 23.09.2022 tarihli bilirkişi raporundaki mali bilirkişinin incelemelerine göre davalı şirketin kaydi değerler üzerinden öz varlığı ekside olup şirket 2016 yılından beri borca batık durumdadır. Davacı vekilinin 23/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle; " bilirkişi raporlarında davalı şirketin 2016 yılından beri ve dava tarihine de kapsayacak şekilde 30.06.2021 tarihi itibariyle kaydi değerler üzerinden aktiflerinin borçlarını karşılamaya yetmediği diğer ifadeyle borca batık olduğu beyan edilmiştir. Ancak bizim dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz şirkete 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin milyon TL alacakların şirkete girdiğini gösteren genel mizan kayıtları asla incelenmemiştir. Raporda tek kelime mizan adı dahi geçmemiştir. Kaldı ki şirket değerlerinin nereye gittiği davalının yeni kurduğu şirketine mi fatura kesildiği burada hiç mi şüpheli durum olmadığı 10 larca taşınmazı olan lüks içinde yüzen davalının aniden batık hale gelen şirketinin sebebinin bilirkişilerce bildirilmesi gerekir." şeklinde beyanda bulunulduğu, mahkememizce 01.12.2022 tarihli duruşmada, davacı vekilinin 30/11/2022 tarihli dilekçesi uyarınca mahkememizin 17/11/2022 tarihli ara kararına itirazının kabulü ile dosyanın 6102 sayılı TTK'nın 641/1 maddesi hükmü "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." ve Yargıtay 11. HD'nin 2016/2571 esas, 2017/5023 karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere ortaklıktan çıkma payının şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığını gerçek değeri saptanmak, davacı vekilinin 30/11/2022 tarihli dilekçesinde belirtildiği üzere davalı şirketin 2012-2021 arası bilanço ve mizanının da değerlendirilmesi noktalarında dosyanın ...'a tevdi edilerek rapor hazırlamasının istenilmesine karar verildiği, alanında uzman bilirkişiden alınan 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği, buna göre, davalı şirketin 2012-2021 arası bilançoları incelendiğinde 2017 yılında 6.882.794,28 TL olan aktif toplamının 2018 yılında 294.108,63 TL 'ye düştüğü, 2017 yılında 5.204.953,94 TL olan stokların 2017 yılından sonra sıfır olmasından ve Maddi... Varlıklar içerisinde yer alan Binalar hesabında bulunan gayrimenkulün ...SATIŞI ile 02/11/2018 tarihinde satışının yapılması, 360.000 TL değerindeki ... PLAKALI ... aracın satışı ile şirketin aktifi 2018 yılında 2017 yılına göre ciddi anlamda azaldığı, 2016 yılına kadar şirketin aktifleri borçlarını karşılamaya yetmekte iken 2016 yılından itibaren 2016,2017,2018,2019,2021 yıllarında şirket borca batık durumda olduğu, Şirketin 2016 yılında 2.706.048,00 TL dönem zararı bulunduğu, 2017 yılı devam eden yıllarda da 2016 yılının kayıt edildiği geçmiş yıl zararları hesabında 2016 yılındaki dönem zararının devam ettiği dolayısı ile şirketin özkaynaklarında yer alan geçmiş yıl zararları hesabı şirketin özvarlık değerine olumsuz etkisi bulunduğu, davalı şirketten 2016 yılı 689 diğer olağandışı giderler hesabının detayı istenmiş olup mezkur hesap detayında 689.10.08 hesabına kayıt edilmiş 2.749.434,71 TL 6736 sayılı Kanun nedeniyle yapılmış düzeltme kayıtları olduğu, bu tutarın 2.626.500 TL' sinin ortak hesaplarının düzeltilmesi nedeniyle yapıldığı esasen şirketin katlanmış olduğu bir gider olmadığı, dolayısı ile 689.10.08 hesabındaki 2.749.434,71 TL ' nin özvarlık değerine ilavesi gerektiği, davalı şirketin düzeltilmiş özvarlık değerinin 30/06/2023 tarihi itibariyle 1.061.883,11 TL olduğu, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacının davalı şirketten alabileceği ayrılma akçesinin 276.089,61 TL olduğu anlaşılmakla açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacının davalı şirket ortaklığından TTK md 638 uyarınca çıkmasına izin verilmesine, hesaplanan 276.089,61-TL ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kar payı alacağı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 1-Davacının davalı şirket ortaklığından TTK md 638 uyarınca çıkmasına izin verilmesine, 2-Hesaplanan 276.089,61-TL ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Kar payı alacağı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.859,68-TL karar ve ilam harcından, peşin harç 59,30-TL ve tamamlama harcı 5.000,00-TL'nin toplamı olan 5.059,30-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 13.800,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 43.413,44-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 686,20-TL, bilirkişi ücreti 11.000,00-TL, 59,30-TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 59,30-TL peşin harç, 5.000,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 16.813,3‬0-TL yargılama giderinin 16.514,02-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, taraf davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/355, K. 2023/842, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-355-e-2023-842-k-b9be5d1910d8