İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/294 E. 2026/146 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/294
Karar No
2026/146
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/294 Esas KARAR NO:2026/146

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/04/2025 KARAR TARİHİ:04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gümrük müşavirliği hizmeti sunduğunu, davalıya da ilgili hususlarda hizmet sunduğunu, müvekkili ile davalı arasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin cari hesap kaydı oluşturulduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete 92.540,51 TL borcu bulunduğunu, davalı şirketin ödememe yapmaması üzerine .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, 22/01/2025 tarihinde davalıya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptalini, icra takibinin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, sektörde yaygın bir biçimde kullanılan Gümrük Müşavirleri Derneği tarafından yayımlanan her yıl asgari ücret tarifesinin belirlendiğini belirterek bunun esas alınarak çalışılacağı yönünde anlaşıldığını, müvekkili tarafından yalnızca bu tarifeye uygun olarak kesilen faturaların kabul edildiğini, müvekkili şirketin 2020 yılından beri bazı kalemlerin asgari ücret tarifesi dışında ücretlendirildiğini, bu tür kalemlerin hiçbirinin müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dahilinde kabul edilmediğini, asgari ücret tarifesi dışında faturalandırıldığı tespit edilen kalemleri ilişkin olarak 22/01/2025 tarihinde davacı şirkete 52.680,00 TL tutarında bir fiyat farkı faturası düzenlendiğini, davacı şirketin ise buna karşılık olarak 29/01/2025 tarihinde aynı tutarda bir iade faturası kestiğini ve bu faturayı kabul etmediklerini beyan ettiklerini, bu iade işleminin ardından Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderilecek faturanın içeriğine ilişkin itirazların bildirildiğini, davacının fiyat farkı faturasını da içeren geçmiş dönem işlemlerini gerekçe göstererek icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz ettiklerini, davacının sebepsiz zenginleştiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 17/09/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tarafların birbirine düzenlediği faturalarla alakalı herhangi bir ihtilafın olmadığı, esas ihtilafın yalnızca davalı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 22.01.2025 tarih ... numaralı 52.680,00.-TL fatura ile ilgili olduğu, bu faturanın ise davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen dekontlara ilişkin olduğu ve Gümrük Mevzuatı yönünden değerlendirilmesi gerektiği belirlenen vakıada; Davacı şirketin, 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onayının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenle davacı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacının 2024 yılı sonunda davalıdan 92.540,51.-TL alacağının olduğu, davalının davacıya 22.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli fatura düzenlediği, bu faturanın davacı ticari defterlerine işlendiği ve 24.01.2025. takip tarihinde; davacının, davalıdan 39.860,51.-TL alacağının olduğu, davacının takip tarihinden sonra davalıya 29.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli iade faturası düzenlediği ve takip tarihinden sonra 29.01.2025 tarihi itibariyle davalıdan 92.540,51.-TL alacaklı duruma geçtiği, Davalı şirketin, 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onayının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenle davalı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davalının 2024 yılı sonunda davacıya 85.679,93.TL borçlu olduğu, 22.01.2025 tarihinde davacı şirkete ... numaralı 52.680,00.-TL fatura düzenlediği ve 22.01.2025 tarihinden itibaren davacı şirkete 32.,999,93.-TL borçlu olduğu, İhtilafa konu fatura incelendiğinde; faturada “GÜMRÜK CEZA DEKONTU” açıklamalı 621,00TL tutarlı cezanın ne olduğu anlaşılamamakla birlikte, bu cezanın muhtemel GK 241 madde hükmüne konu usulsüzlük cezası olduğu, ancak bu cezanın kesilmesine mesnet kusura ilişkin dosya ekinde somut bir tespit bulunmadığından, iş bu tutardan kimin sorumlu olabileceği hakkında değerlendirme yapılamadığı, Faturadaki diğer açıklamalara bakıldığında, iadeye konu edilen kalemlerin gümrük müşavirlik hizmetlerine bağlı olarak yapılan harcamalara ilişkin olduğu, Netice olarak; Davalının iadeye iadeye konu ettiği hizmet kalemlerinden ceza kararına konu 621,00TL nin muallak kaldığı, diğerlerinin ise gümrük müşavirlik hizmetlerine yönelik harcamalar olduğu anlaşılmakla, faturaya konu harcama kalemleri davacı yönünden kadri maruf olup, davalı tarafından iadeye konu edilemeyeceği kanaatine varılmakla birlikte, nihai değerleme esasları sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu, Taraflara ait ticari defter bakiyelerinin birbiri ile uyumlu olmaması nedeniyle; tarafların ticari ilişkiye başlamış oldukları 2019 yılı defterleri dahil tüm yılların defter ve kayıtları hep birlikte incelendiği, Yapılan inceleme neticesinde; iş bu raporun taraf ticari defterleri arasındaki farkın irdelenmesi başlıklı 3. Kısmında ayrıntılı olarak yapılan tespitler ve tarafların kayıt altına almadıkları ödeme belgeleri ile yine tarafların birbirine düzenledikleri borç/alacak dekontlarının re'sen taraf ticari defterlerine kaydedilmesi neticesinde ödeme belgeleri hariç olmak üzere; borç/alacak dekontlarının Gümrük mevzuatı açısından irdelenmesi ve yine doğruluğunun kabul edilmesi halinde; 24.01.2025 takip tarihinde; davacının, davalıdan 34.807,91.-TL alacağının olduğu, davacının takip tarihinden sonra davalıya 29.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli iade faturası düzenlediği ve takip tarihinden sonra 29.01.2025 tarihi itibariyle davalıdan 87.487,91.-TL alacaklı duruma geçtiği, Ancak davalı şirket tarafından iade faturası olarak davalı adına düzenlenen 22.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli faturanın gümrük mevzuatı yönünden aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde bu faturanın yok hükmünde olacağı ve ödeme emri tarihinde davacının davalıdan (34.807,91+52.680,00) 87.487,91.-TL alacağın olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 03/12/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 07/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dosyanın tarafların rapora beyan ve itirazlarının da incelenerek değerlendirilmesi için ek rapora tevdii ile, takipten sonra iade yapılan fatura yönünden bu faturanın süresi içerisinde iade edilip edilmediği, iade tarihinin takip tarihi de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle fatura konusu alacak yönünden talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında değerlendirme yapılması yönünde verilen görevlendirme çerçevesine göre; Gümrük Mevzuatı Yönünden Yapılan Tespit Ve Değerlendirmelerde: Davalının iadeye konu ettiği hizmet kalemlerinden ceza kararına konu 621,00TL nin muallak kaldığı, diğerlerinin ise gümrük müşavirlik hizmetlerine yönelik harcamalar olduğu anlaşılmakla, faturaya konu harcama kalemleri davacı yönünden kadri maruf olup, davalı tarafından iadeye konu edilemeyeceği kanaatine varılmaktadır. Takdir sayın Mahkemenindir. Dendiği... Davalı şirket tarafından düzenlenen 22.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.- TL bedelli faturanın -621,00.-TL harici iadeye konu edilemeyeceği teknik görüşüne istinaden davacının ilgili faturaya karşılık TTK 21/2 hükümleri doğrultusunda bu faturaya karşılık 8 gün içerisinde 29.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli iade faturası düzenlediği göz önüne alındığında; 1- Davanın takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ilkesi göz önüne alındığında; İstanbul İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan 24.01.2025 takip tarihinde davacının ticari defterlerinde davalıdan 34.807,91.-TL alacağının olacağı (Bkz Kök rapor re'sen düzeltme) 2- Davalı şirket tarafından düzenlenen faturaya karşılık davacının 8 gün içerisinde iade faturası düzenlemesi ve bu şekilde ilgili davalı şirket tarafından düzenlenen ve davacı tarafından süresi içerisinde kabul edilmeyen faturanın Gümrük bilirkişisi tarafından 621,00.-TL hariç yok hükmünde (iadeye konu edilemeyeceği) olduğunun değerlendirmesi neticesinde; İstanbul İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan 24.01.2025 takip tarihinde davacının ticari defterlerinde davalıdan 34.807,91.-TL+ (52.800,00-621,00=) 52.179,00.-TL olmak üzere 86.986,91.-TL alacağının olacağı sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında, davacı tarafından hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın 1 mali müşavir ve 1 gümrük (fiyatlandırma hususlarında da inceleme yapabilecek) bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının tarifeye aykırı fatura düzenlendiği yönündeki iddiasının dosya kapsamı itibari ile yerinde olup olmadığı, davacı alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Davacı şirketin, 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onayının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenle davacı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacının 2024 yılı sonunda davalıdan 92.540,51.-TL alacağının olduğu, davalının davacıya 22.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli fatura düzenlediği, bu faturanın davacı ticari defterlerine işlendiği ve 24.01.2025 takip tarihinde; davacının, davalıdan 39.860,51.-TL alacağının olduğu, davacının takip tarihinden sonra davalıya 29.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli iade faturası düzenlediği ve takip tarihinden sonra 29.01.2025 tarihi itibariyle davalıdan 92.540,51.-TL alacaklı duruma geçtiği, Davalı şirketin, 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onayının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenle davalı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davalının 2024 yılı sonunda davacıya 85.679,93.-TL borçlu olduğu, 22.01.2025 tarihinde davacı şirkete ... numaralı 52.680,00.-TL fatura düzenlediği ve 22.01.2025 tarihinden itibaren davacı şirkete 32.999,93.-TL borçlu olduğu, İhtilafa konu fatura incelendiğinde; faturada “GÜMRÜK CEZA DEKONTU” açıklamalı 621,00TL tutarlı cezanın ne olduğu anlaşılamamakla birlikte, bu cezanın muhtemel GK 241 madde hükmüne konu usulsüzlük cezası olduğu, ancak bu cezanın kesilmesine mesnet kusura ilişkin dosya ekinde somut bir tespit bulunmadığından, iş bu tutardan kimin sorumlu olabileceği hakkında değerlendirme yapılamadığı, Faturadaki diğer açıklamalara bakıldığında, iadeye konu edilen kalemlerin gümrük müşavirlik hizmetlerine bağlı olarak yapılan harcamalara ilişkin olduğu, Netice olarak; Davalının iadeye konu ettiği hizmet kalemlerinden ceza kararına konu 621,00TL nin muallak kaldığı, diğerlerinin ise gümrük müşavirlik hizmetlerine yönelik harcamalar olduğu anlaşılmakla, faturaya konu harcama kalemleri davacı yönünden kadri maruf olup, davalı tarafından iadeye konu edilemeyeceği kanaatine varılmakla birlikte, nihai değerleme esasları sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu, Taraflara ait ticari defter bakiyelerinin birbiri ile uyumlu olmaması nedeniyle; tarafların ticari ilişkiye başlamış oldukları 2019 yılı defterleri dahil tüm yılların defter ve kayıtları hep birlikte incelendiği, Yapılan inceleme neticesinde; iş bu raporun taraf ticari defterleri arasındaki farkın irdelenmesi başlıklı 3. Kısmında ayrıntılı olarak yapılan tespitler ve tarafların kayıt altına almadıkları ödeme belgeleri ile yine tarafların birbirine düzenledikleri borç/alacak dekontlarının re’sen taraf ticari defterlerine kaydedilmesi neticesinde ödeme belgeleri hariç olmak üzere; borç/alacak dekontlarının Gümrük mevzuatı açısından irdelenmesi ve yine doğruluğunun kabul edilmesi halinde; 24.01.2025 takip tarihinde; davacının, davalıdan 34.807,91.-TL alacağının olduğu, davacının takip tarihinden sonra davalıya 29.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli iade faturası düzenlediği ve takip tarihinden sonra 29.01.2025 tarihi itibariyle davalıdan 87.487,91.-TL alacaklı duruma geçtiği, Ancak davalı şirket tarafından iade faturası olarak davalı adına düzenlenen 22.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli faturanın gümrük mevzuatı yönünden aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde bu faturanın yok hükmünde olacağı ve ödeme emri tarihinde davacının davalıdan (34.807,91+52.680,00) 87.487,91.-TL alacağın olacağı, Yapılan Mali inceleme neticesinde; takibin dava ile sıkı sıkıya bağlılığı ilkesi ile tüm hukuki tavsif ve takdirin Yüce Mahkemenize ait olduğu mali sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kök raporun dosyaya sunulması akabinde dosyanın tarafların rapora beyan ve itirazlarının da incelenerek değerlendirilmesi için ek rapora tevdii ile, takipten sonra iade yapılan fatura yönünden bu faturanın süresi içerisinde iade edilip edilmediği, iade tarihinin takip tarihi de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle fatura konusu alacak yönünden talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında değerlendirme yapılmasının istenilmesine karar verilmiş ve ek rapor dosyaya kazandırılmıştır. İlgili 08/12/2025 tarihli ek raporda " Dosyanın tarafların rapora beyan ve itirazlarının da incelenerek değerlendirilmesi için ek rapora tevdii ile, takipten sonra iade yapılan fatura yönünden bu faturanın süresi içerisinde iade edilip edilmediği, iade tarihinin takip tarihi de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle fatura konusu alacak yönünden talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında değerlendirme yapılması yönünde verilen görevlendirme çerçevesine göre; Gümrük Mevzuatı Yönünden Yapılan Tespit Ve Değerlendirmelerde: Davalının iadeye konu ettiği hizmet kalemlerinden ceza kararına konu 621,00TL nin muallak kaldığı, diğerlerinin ise gümrük müşavirlik hizmetlerine yönelik harcamalar olduğu anlaşılmakla, faturaya konu harcama kalemleri davacı yönünden kadri maruf olup, davalı tarafından iadeye konu edilemeyeceği kanaatine varılmaktadır. Takdir sayın Mahkemenindir. Dendiği… Davalı şirket tarafından düzenlenen 22.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli faturanın 621,00.-TL harici iadeye konu edilemeyeceği teknik görüşüne istinaden davacının ilgili faturaya karşılık TTK 21/2 hükümleri doğrultusunda bu faturaya karşılık 8 gün içerisinde 29.01.2025 tarihinde ... numaralı 52.680,00.-TL bedelli iade faturası düzenlediği göz önüne alındığında; 1- Davanın takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ilkesi göz önüne alındığında; İstanbul İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan 24.01.2025 takip tarihinde davacının ticari defterlerinde davalıdan 34.807,91.-TL alacağının olacağı (Bkz Kök rapor re’sen düzeltme) 2- Davalı şirket tarafından düzenlenen faturaya karşılık davacının 8 gün içerisinde iade faturası düzenlemesi ve bu şekilde ilgili davalı şirket tarafından düzenlenen ve davacı tarafından süresi içerisinde kabul edilmeyen faturanın Gümrük bilirkişisi tarafından 621,00.-TL hariç yok hükmünde (iadeye konu edilemeyeceği) olduğunun değerlendirmesi neticesinde; İstanbul İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan 24.01.2025 takip tarihinde davacının ticari defterlerinde davalıdan 34.807,91.-TL+(52.800,00-621,00=) 52.179,00.-TL olmak üzere 86.986,91.-TL alacağının olacağı sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; davacının dava dilekçesinde; gümrük müşavirliği hizmeti sunmakta olduğunu, bu çerçevede davalı Rafine Tasarım Dekorasyon Ürünleri şirketine çeşitli tarihlerde hizmet sunulduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin cari hesap kaydı oluşturulduğunu ve davacının bundan kaynaklı olarak 92.540,51 TL bakiye borcu bulunduğunu , alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini beyan etmiş ve itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı ise davaya cevap dilekçesinde; tarafların gümrük müşavirliği hizmetleri çerçevesinde çalışmaya başladığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte, her yılki "asgari ücret tarifesi" esas alınarak çalışılacağı hususunda mutabakata varıldığını, davalı tarafından da yalnızca bu tarifeye uygun şekilde kesilen faturaların kabul edildiğini, ancak davacının bu anlaşmaya uymayarak fatura tanzim ettiğinin tespit edildiğini, davalı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu şekliyle sürdürülemez olduğunu ve geçmişte oluşan haksız tahakkukların ciddi zararlara yol açtığını değerlendirdiğini ve bu doğrultuda, geçmiş dönemlerde asgari ücret tarifesine aykırı şekilde faturalandırıldığı tespit edilen kalemlere ilişkin olarak 22.01.2025 tarihinde davacı Şirket'e 52.680,00 TL tutarında bir fiyat farkı faturası düzenlendiğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ile yapılan inceleme sonucunda ; Gümrük Mevzuatı Yönünden Yapılan Tespit Ve Değerlendirmelerde: Davalının iadeye konu ettiği hizmet kalemlerinden ceza kararına konu 621,00TL nin muallak kaldığı, diğerlerinin ise gümrük müşavirlik hizmetlerine yönelik harcamalar olduğu anlaşılmakla, faturaya konu harcama kalemleri davacı yönünden kadri maruf olup, davalı tarafından iadeye konu edilemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan bu rapor mahkememizce de hüküm kurmaya elverişli bulunmuş bu nedenle davalının fazla fatura tahakkukuna ilişkin iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporu içeriğinden; davacı defterlerinde davalıya ait bazı kayıtların girilmediğinin tespit edildiği bu hususta yapılan irdeme neticesinde; davalının iade konusu ettiği 52.680,00-TL lik fatura haricinde davacının 34.807,91-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından iade konusu yapılan 52.680,00-TL lik fatura yönünden yapılan inceleme ise davalının bu faturanın yalnızca 621,00TL lik kısmına itirazında haklı olduğunun, diğer kısımlarının ise iadeye konu edilemeyeceğinin bilirkişi heyetinde bulunana gümrük müşavirliği alanında uzman bilirkişi tarafından tespit edildiği, bilirkişi ek raporunda iade konusu bu faturanın 621,00-TL lik kısmı dışındaki kısmının iadeye konu edilemeyeceğinin kabul edilmesi halinde davacının alacağının 86.986,91-TL olarak hesaplandığı ve mahkememizce bu hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulduğu, davalı tarafça her ne kadar bu faturaya davacı tarafından takip tarihinden sonra itiraz edildiği ve takip tarihi itibari ile durumun dikkate alınması gerektiği bildirilmiş ise de; takip tarihi itibari ile davacının, davalı tarafından düzenlenen faturaya itiraz süresinin henüz dolmadığı , öte yandan davacının takip tarihinden sonra düzenlenmiş bir faturadan kaynaklı alacak iddiasında bulunmadığı , kendisine davalı tarafından geçmiş dönemlerde asgari ücret tarifesine aykırı şekilde faturalandırma yapıldığı iddiası ile düzenlendiğini beyan edilen faturaya süresi içinde ancak takip tarihinden sonra itiraz ettiği bu nedenle davacının alacağının takip tarihinden sonra oluştuğunu söyleme imkanı olmayacağının değerlendirildiği kaldı ki davalı tarafından davacıya düzenlenen faturanın 621,00-TL lik kısmı dışında kalan kısmına ilişkin olarak davalının fatura düzenlemekte haklı olmadığının da gümrük bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki beyanlarına açıklanan gerekçelerle itibar edilmemiş ve neticede davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte olduğundan ve somut olayda davacının mahkememizce kabulüne karar verilen miktar bakımından davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, reddedilen kısım yönünden kötüniyetli takip başlatıldığına ilişkin somut delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 86.986,91-TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile; takibin bu miktara ilişkin olarak kaldığı yerden devamına, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 86.986,91 TL 'nin %20'si oranında olan 17.397,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 5.942,08 TL harçtan peşin alınan 1.117,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.824,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 5-Davacı tarafından yatırılan 1.117,67 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 5.553,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 405,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 15.107,90 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 14.201,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 10-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 276,06 TL'sinin davacıdan, 4.323,94 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/294, K. 2026/146, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-294-e-2026-146-k-30c65c802fc1