İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/207 E. 2025/992 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/207
Karar No
2025/992
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/207 Esas KARAR NO : 2025/992

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/03/2025 KARAR TARİHİ : 30/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... arasında 21.03.2024 tarihinde ''Alım Taahhütlü Filo Satış Sözleşmesi'' ve ''Sipariş Teyit Formu'' imzalandığını, bu sözleşmeye göre ..., müvekkili şirketten 2024 yılı içerisinde 2 adet araç almayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı firma, ilk aracı müvekkilinden satın almış fakat bir aracı satın almadığını, davalı tarafından, sözleşme ile alım taahhüdünde bulunulduğunu ve bu taahhüt kapsamında davalının satın aldığı araçlara indirim uygulandığını, fakat davalı sözleşmeye aykırı davranarak, alması gereken diğer araçları satın almadığını, sözleşmenin 3.1. maddesine göre ödemesi gereken bedel ve masrafları ödemediğini, müvekkili tarafından ikinci aracın teslimi yapılmadığını, müvekkiline karşı edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin ...'e karşı edimini yerine getiremediğini, ... AŞ tarafından, satın alınmış araca yapılan indirim müvekkiline fatura edildiğini, 31.12.2024 tarihli ... nolu fatura ile müvekkilinin uğradığı zarar davalıya fatura edildiğini, ilgili alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sözleşmenin yükümlülüklerine uygun hareket ettiğini, ancak davacı çeşitli gerekçelerle ikinci aracı zamanında teslim etmeye yanaşmadığını, bu durum, iyi niyet ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, mücbir sebep halleri dahil olmak üzere, her türlü teslimat gecikmesi davacının sorumluluğu dışına çıkarılmakta ve alıcının itiraz hakkı ortadan kaldırılmakta olduğunu, bu madde müvekkilinin makul beklentilerini ihlal eden, dengesiz ve adaletsiz bir düzenleme olduğunu, bu maddelerin tamamı, sözleşme serbestîsi sınırlarının dışına çıkarak, tek taraflı olarak davacı lehine ağır yükümlülükler getirdiğini, haksız ve dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, sözleşmenin 3.5, 3.6 ve 4.4. maddelerinin hükümsüz sayılmasını talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflara arasında akdedilmiş olan sözleşme şartlarının gerçekleşmemiş olmasından kaynaklı bedel iadesi istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; Taraflar arasında 21/03/2024 tarihinde akdedilmiş olan Alım Taahhütlü Filo Satış Sözleşmesi kapsamında davalının davacı şirketten 2024 yılı içerisinde 2 adet araç almayı taahhüt ettiği, bunun karşılığında davacının ise her bir araç için 120.000,00 TL tutarında iskonto yapmayı kabul ettiği, bu kapsamda davalının her ne kadar 1 aracı satın almış ise de 2. Aracı satın almaması sebebiyle sözleşme uyarınca ilk araç için uygulanan iskonto tutarının iadesi amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan 31/12/2024 tarihli ... nolu faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmekle davacının davasının süresinde açıldığı kabul edilerek yargılama yapılmıştır. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde "Müvekkil ilk aracı belirtilen indirimli bedelle satın almış, ikinci aracın temini için davacı ile temaslarını sürdürmüştür. Ancak ikinci aracın teslimi, davacının mal temin sürecini uzatması nedeniyle mümkün olmamıştır. Satışın gerçekleşmemesinin tek sebebi, davacı şirketin mal temini ve teslim süreçlerinde sergilediği ağır ve oyalayıcı tutumdur. Müvekkilim, ikinci aracı almak için defaatle irtibata geçmiş, fakat davacı firma, aracı teslim etmeyi ötelemiştir." şeklinde beyanda bulunarak davalının ikinci aracı satın almak istemesine rağmen davacının kusurlu eylemleri sebebiyle satışın gerçekleşmediğini beyan etmiş olduğu görülmüştür. Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri incelendiğinde; -İşbu sözleşmenin konusu; teknik özellikleri, spesifikasyonları, aksesuarları ile modelleri sözleşmenin ekinde yer alan sipariş teyit formunda belirtilen, ... A.Ş. Den tedarik edilen ve/veya ... stoklarında bulunan toplam 2 Adet aracın 2024 yılı içerisinde yine ALICI tarafından ...'dan tek seferde veya partiler halinde satın alınacağının taahhüt edilmesi ile tarafların buna ilişkin hak, alacak ve borçlarının düzenlenmesidir. -ALICI ; teknik özellikleri, spesifikasyonları, aksesuarları ile modelleri sözleşmenin ekinde yer alan sipariş teyit formunda belirtilen, ... A.Ş. den tedarik edilen ve/veya ... stoklarında bulunan toplam 2 Adet aracın işbu sözleşmenin imzası tarihinde, 2024 yılı içerisinde tek seferde veya partiler halinde yine ...” dan satın almayı kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. - ''Alıcının işbu sözleşme hükümleri uyarınca alımını gerçekleştirdiği ve alımını taahhüt ettiği toplam 2 adet araç için üretici firma olan ... AŞ (Kısaca MBT olarak anılacaktır) tarafından alıcıya her bir araç için 120.000,00 TL indirim verilmiştir. ..., bu indirimleri ilk parti satımı yapılan araç bedellerine uygulamış, alıcının işbu sözleşmede yer alan edim ve taahhütlerine uyması kaydıyla ve işbu sözleşme hükümleri uyarınca alıcı tarafından 2024 yılı içerisinde alımı yapılacak araçların satış fiyatlarına uygulamayı kabul ve taahhüt etmiştir.'' -Sözleşmenin 3.5. maddesinde ise ''Alıcı; 2024 yılı sonuna dek alımını yapmayı taahhüt ettiği araçların alımından vazgeçmesi, bedellerini ödememesi/ödeyememesi ve/veya alımı herhangi bir nedenle tamamlayamaması halinde, MBT tarafından alıcının alım taahhüdü nedeniyle alıcıya verilen ve/veya ... tarafından satış fiyatlarına uygulanan indirim bedeli olan 120.000TL (bu bedellerin MBT tarafından ...'dan talep edilmiş olup olmamasına ve MBT veya ...'ın zararının oluşup oluşmamasma bakılmaksızın) ve ...'ın araçların stokunda kalması nedeniyle oluşan stok finansmanı yükünü ...'ın ilk talep tarihinden itibaren 3 işgünü içerisinde nakden ve defaten ...'a ödemeyi, buna hiçbir sebep, şekil ve surette ve hiçbir ad altında itiraz hakkı olmadığını gayrikabili rücu kabul ve taahhüt etmiştir.'' hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda taraflar arasında davalının 2. Aracı satın almadığı, ilk araca 120.000,00 TL indirim uygulandığı hususununda uyuşmazlık konusu bulunmadığından tarafların defterlerinin incelenmesine gerek görülmemiş olup tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlığın çözümü için öncelikle taraflar arasındaki sipariş sürecinin nasıl ilerlediğinin çözüme kavuşturulması gerekmekte olup bu kapsamda taraflara beyanda bulunmak üzere verilen sürede davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde; davacı şirket tarafından alınan araç siparişlerinin yazılı olarak yapıldığı, davalı tarafça ilk aracın sipariş edilmesi üzerine yazılı sipariş formunun oluşturulduğu ve akabinde aracın davalıya teslim edildiği beyan edilmiş olup, davalı tarafından ikinci aracın sipariş edildiğine yahut davacıdan bu yönde bir talepte bulunulduğuna ilişkin iddiasını ispatlar mahiyette bir belge ibraz edilmemiş olması sebebiyle basiretli tacir olan taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri kapsamında davacının davalıdan iskonto tutarı olan 120.000,00 TL'nin iadesi kapsamında düzenlenen fatura bedelini talep edebileceği, kanaatine varılmakla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 133.193,28 TL 'nin %20'si oranında olan 26.638,66 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 133.193,28 TL 'nin %20'si oranında olan 26.638,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli olan 9.098,43-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.608,64-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.489,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.311,54-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 902,50-TL olmak üzere toplam: 3.214,04-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/207, K. 2025/992, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-207-e-2025-992-k-55b5708227e1