İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/623 E. 2025/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/623
Karar No
2025/176
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/623 Esas KARAR NO : 2025/176 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/03/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ... Üniversitesinin personel taşıma işini 2024 yılı için üstlendiğini, taşıma işi için davalı şirketin müvekkili şirketten araç ve şoför talep ettiğini, bunun üzerine de müvekkili şirket tarafından 1 araç ve şoför tahsis edildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete işbu servis taşımacılığı ile ilgili 63.525,00 TL bedelli ve 14.850,00 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, fakat davalı tarafından bu faturaların ödenmediğini, fatura bedellerinin tahsili için müvekkili tarafından ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takip dosyası ile borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkilin Mart ve Nisan aylarına ilişkin hakediş bedelini ödemediği iddiasıyla icra takibi başlatılmışsa da müvekkilinin bu aylara ilişkin olarak hem taşımacılığın yapılmaması hem de cezai şart yansıtılması sebebiyle hakedişinden kesinti yapıldığını, bu kesinti tutarı icra takibine konu fatura alacağından fazla olduğunu, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, bu nedenle de davacı tarafından müvekkili şirkete kesilen faturalara itiraz edildiğini ve kabul edilmediğini, davacının talep ve davasının reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan personel taşıma işi kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenmiş olan faturaların tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacı vekili tarafından davadan feragat edildiğini ve vekalet ücreti talebinin olmadığını, çıkacak yargılama gideri, harç, arabuluculuk ücreti ve diğer masraflardan davalı yanın sorumlu olacağı konusunda anlaşmaya vardıklarına dair 03/03/2025 tarihinde beyan dilekçesi ve ekinde arabuluculuk anlaşma belgesinin sunulmuş olduğu, feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiş olduğu, davalı vekili tarafından ibraz edilen 11/03/2025 tarihli dilekçesinde davacı yanın feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılmış, işbu davada feragat beyanının esasının tarafların sulh olmasına dayandığı, sulh evrakı incelendiğinde karşılıklı olarak yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, arabuluculuk ücretinin davacıdan talep edilmeyeceğine yönelik anlaşmaları göz önünde bulundurularak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının FERAGAT nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 22. Madde hükmü uyarınca alınması gereken 2/3 oranındaki 410,27-TL red karar harcının başlangıçta peşin olarak alınan 1.338,45-TL'den mahsubu ile artan 928,18-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine, 5-Tarafların vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL'nin taraflar arasında akdolunan 18/02/2025 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi gereğince davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/623, K. 2025/176, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-623-e-2025-176-k-9dc0b9cf8672