İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/872 E. 2025/844 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/872
Karar No
2025/844
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/872 Esas KARAR NO:2025/844

DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/12/2022 KARAR TARİHİ :04/12/2025

DAVA :Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin inşaat taahhüt işleri, konut işyeri ticarethane, çelik konstrüksiyon, yapı mekanik yapıların inşaatlarını yapmak satmak, kendi hesabına arazi ve arsalar almak, bunlar üzerinde veya başkalarına ait arsa ve araziler üzerinde kat karşılığı binalar yapmak satmak ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işlerde faaliyet göstermek üzere kurulan bir şirket olduğunu, Suudi Arabistan'ın başkenti ...'ta ki ... 5 nolu Terminal ve İlgili Tesislerin Tasarımı ve İnşa Edilmesi işinin ifası amaçlı müvekkili ile ... arasında 08/09/2014 tarihli sözleşme ile ortaklık kurulduğunu, ortaklığın devamında ise 06/11/2014 tarihli sözleşme ile işin asıl sahibi ... ...Aş ile ... orasında ortak girişim anlaşması imzalandığını, Suudi Arabistan kanunlarınca ülkede üstlenilen işlerin Suudi Arabistan'da kayıtlı olmayan bir şirket tarafından ifasının mümkün olmadığını, bu sebeple işin gerçek sahibi ......Aş'nin Suudi Arabistan menşeli ...-......Ltd ile adi ortaklık, müvekkili şirket ise ... ile alt yüklenici olarak 08/09/2014 tarihinde ... (ortak girişim) anlaşması yapmak zorunda kaldıklarını, esasen üstlenilen işte , asıl yüklenicinin ... , alt yüklenicinin ise müvekkili şirket olduğunu, anlaşmalar gereğince sahadaki işlerin müvekkili şirket tarafından görüleceğini ancak Suudi Arabistan devleti kanunları gereğince 06/11/2014 tarihli sözleşmede yalnızca davalı ... firması ile yüklenici olarak belirtildiğini, iş bu davaya konu alacağın dayandığı sözleşmede alt yüklenicinin ... firması olarak gözüktüğünü ancak sahadaki işin müvekkili tarafından ifa edildiğini, sözleşmeler altında müvekkili şirket yetkilileri ...'in şantiye müdürü sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, müvekkili şirket ile ... şirketi arasındaki 08/09/2014 tarihli ortak girişim anlaşmasının 5/1 maddesinde "birinci taraf (...) ikinci tarafın dilediği yerler hariç ikinci tarafın (... İnşaat) çalışma mekanizmasına müdahale etmemeyi taahhüt eder" hükmünün bulunduğunu, müvekkili şirket ile davalı ... şirketi arasında yapılan ortak girişim anlaşmasından ... firmasının müvekkili şirketin sahadaki çalışmasına müdahale yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile ... adi oraklığının 1 ve 2 nolu davalı şirketler adi ortaklığı arasındaki ki ilişkinin hukuki niteliği gereği bir eser sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak yükümlülüğüne düşen işleri eksiksiz yaptığını ve teslim ettiğini buna rağmen 1 ve 2 numaralı davalı şirketlerin sözleşmeye istinaden ücret ödeme yükümlüğünü tam olarak yerine getirmediklerini ve bu hususun davalı şirketlerin de kabulünde olduğunu, 06/11/2014 tarihli sözleşmede belirtilen işlerin görülmesi halinde hak edilecek bedelin 28.598.398,00SAR (Suudi Arabistan Riyali) iken belirtilen işin ayıpsız olarak teslim edildikten sonra 01/06/2017 tarihli hesaplanan hakedişin 39.517.663,00SAR olduğunu, 1 ve 2 numaralı şirketler tarafından yapılan toplam ödemenin ise 35.561.031,00SAR olduğunu bu nedenle müvekkili şirketin ve 3 nolu davalının sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağının 3.956.632,00SAR (1.055.102,00USD) olduğunu, bakiye alacağın 1 ve 2 nolu davalı şirketler tarafından açıkça kabul edildiğini, tarafların ücret hususunda ki ihtilaflarının 31/12/2017 tarihli mutabakat ile netleştirilerek kati alacak haline geldiğini, ... şirketinin yukarıda açıklanan nedenlerle davaya konu eser sözleşmesinde müvekkili şirket ile birlikte alt yüklenici olarak görüldüğünü, müvekkili şirket ile davalı ... şirketi arasında Joint Venture (ortak girişim) anlaşması bulunduğunu ve bu anlaşma gereği bir adi ortaklık ilişkisi olduğunu, adi ortaklığın taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu ortaklık adına ileri sürülen taleplerin ortaklığı oluşturan kişiler tarafından birlikte ileri sürülmesi yahut ortaklardan birinin açtığı davaya diğer ortağın muvafakat vermesi sureti ile dava edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin iş bu davayı açmadan önce davalı ... şirketinden muvafakat istediğini ancak davalı şirketin bu muvafakatı vermeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, dava şartı olan taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ... firmasının taraflarından bir bedel talep edilmemesine rağmen taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davalı olarak gösterildiğini, Yargıtay 15.H.D.'nin 2016/920 esas 2016/1313 karar sayılı ilamına atıfta bulanarak dilekçesinin devamında ... şirketinin taraf teşkilinin sağlanabilmesi adına zorunlu olarak davalı olarak gösterildiğini müvekkili şirket ile 1 ve 2 nolu davalı adi ortaklı şirketleri arasında ... 5 nolu Terminal ve İlgili Tesislerin Tasarım ve İnşası projesi kapsamında muhtelif işlerin gördürülmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen edimini ayıpsız bir şekilde yerine getirdiğini ancak sözleşme gereği hakedişlerinden kendi payına düşen 1/2'lik kısmının kendisine ödenmediğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında davalı ... şirketinin iş bu dava açılmasına muvafakat verip vermeyeceği hususunda şirkete süre verilmesine, cevap verilememesi halinde dava şartı olan taraf teşkili sağlanacağından davanın esasının incelenmesine geçilmesine, şimdilik 527.551,04USD(Amerikan Doları) bedelinin öncelikle 31/12/2017 tarihli kesin hesap görümü, olmadığı takdirde arabuluculuk başvuru tarihi olan 27/04/2022 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden 1 ve 2 nolu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin 1 ve 2 nolu davalılardan tahsiline, bu aşamada dava öncesinden yapılan arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz olarak katılmayan davalı .......Ltd Şti'nin dava konucunda kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi vekalet ücretinin takdir edilmeyeceğinin dikkate alınarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... ... A.ş vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı ile sözleşmesel bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkilinin ... ... Terminal 5 Projesi'nin inşaatı için İngiliz Hukuku'na tabi 1 Temmuz 2013 tarihli ... ... ... ("...") ile Ortak Girişim Sözleşmesi imzaladığını ve ... ... and ...-... ... ... (...-...)'nın kurulduğunu, ... ... ile imzalanan sözleşmenin tarihi konusunda davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, işin asıl yüklenicisinin ... İnşaat olduğu iddiasının da hiçbir gerçekliğe sahip olmadığını, ... ... Suudi Arabistan'da havalimanı, gökdelen, enerji tesisleri, hastane, demiryolu gibi büyük projelere yükleniciliğini üstlenmiş bir şirket olduğunu, ... ..., ... ... ile ... Terminal 5 Projesi'nde belirli alt yapı işlerinin yapımı konusunda 06.11.2014 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, davacı tarafından da sunulan sözleşmede de görüleceği üzere Alt yüklenici (subcontractor) ... ... şirketi olduğunu, ... ... ise ... İnşaat ile bir sözleşme imzalayarak belirli konularda ... İnşaat'tan destek aldığını, ku kapsamda ... İnşaaat ve ...-... arasında ise herhangi bir sözleşme ilişkisinin mevcut olmadığını, ... İNŞAAT YALNIZCA ... ... ile sözleşme imzaladığını, nitekim bu hususun davacı ... İnşaat tarafından Anadolu 3. İş Mahkemesi ... esas sayılı dosya kapsamında da beyan ve ikrar edildiğini, ... İnşaat vekili ... imzalı dilekçenin ilgili kısmını dilekçesine eklediğini belirterek dilekçesinin devamında, davacı ... İnşaat mahkemeye sunduğu dilekçede "Burada Müvekkilce (... İnşaat) işin üstlenilmesi ya da Müvekkile işin devri değil alt işverence (...) üstlenilen işte Müvekkil Şirketten (... İnşaat) alt işverene profesyonel danışmanlık verilmesi söz konusudur" diyerek işin kendisine devredilmediğini yahut işin kendilerince üstlenilmediğini ikrar ederek ...-... ile hiçbir sözleşmesel ilişki kurmadığını da ikrar ettiğini, ... İnşaat'ın sözleşmesel olarak ilişki kurduğu taraf ikrar ettiği üzere ... ... olduğunu, HMK'nın ikrara ilişkin 188/1.maddesine atıfta bulunarak, dilekçesinin devamında, ilgili cevap dilekçesinde ...-... ile ... İnşaat arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki olmadığının, ...-...'nin sözleşme ilişkisi bulunan altyüklenicisi ... ... Şirketi olduğunun, ...-... ile herhangi bir sözleşme ilişkisi olmayan ... İnşaat'ın ...-...'den sözleşme kaynaklı herhangi bir alacağının bulunmasının da mümkün olmadığının anlaşıldığını dolayısıyla ... İnşaat'ın ...-... ile herhangi bir ticari-sözleşmesel ilişkisi olmadığı gibi ...-...'den herhangi bir alacağının bulunmadığını, ... İnşaat'ın ticari ilişkisinin bulunduğu tarafın ... ... olduğunu, işbu vaka davacı tarafın ikrarı dolayısıyla çekişmeli olmaktan çıktığı gibi ispatının gerekmediğini, ite yandan yapılan iş kapsamında faturaların ... ... tarafından ...-...'ye kesildiğini, bu husus da ...-... bakımından sözleşme tarafının ... ... olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, sözleşmesi bulunduğu iddiasıyla ...-...'ye dava açan ...-... ile ... İnşaat herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını ikrar ettiğini, ikrar dolayısıyla davacının iddialarının çekişmesiz hale geldiğini, ayrıca faturalar da ... ... tarafından kesildiğini, ...-... ile yalnızca ... ... arasında sözleşme ilişkisi olması dolayısıyla sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince davanın pasif husumet dolayısıyla reddini talep ettiklerini, ... İnşaatın Sözleşme tarafı olarak kabul edilmesi halinde sözleşmede yetki hükmü bulunmakta olup yetkili mahkeme Suudi Arabistan Şikayetler Kurulu olduğunu, davacı ... İnşaat Suudi Arabistan Kanunları gereği 06.11.2014 Altyüklenici sözleşmesinde yalnızca ... ...'in yüklenici olarak gösterildiğini iddia ettiğini, ayrıca Davacı ... İnşaat ... ile adi ortaklık kurduğunu ve adi ortaklık ile ...-... arasındaki ilişkininin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu iddia ederek taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olduğunu iddia ettiğini, daha sonrasında ise davacı ... İnşaat söz konusu sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacaklarının bulunduğunu iddia ederek yine 06.11.2014 tarihli sözleşmeye dayandığını, bunların da öncesinde ... İnşaat 05.08.2021 tarihinde diğer davalı ... ...'ye Suudi Arabistan'da bir ihtarname gönderdiğini ve ihtarnamesinde : "Sizin ile ... İnşaat ve ... Foundation arasında 06 Kasım 2014 tarihinde, ...'da bulunan King Khalid Uluslarası Havalimanı... Projesi İşleri için imzalanan sözleşme (anlaşma)'ya istinaden...". Şeklinde ifadelerde bulunduğunu, ... İnşaat'ın sözleşme tarafı olduğunu ve sözleşmeye dayalı olarak alacaklı olduğunu iddia ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece sözleşmenin nispiliğinin kabul edilmemesi sonucu ... İnşaat'ın sözleşme tarafı olarak kabul edilmesi halinde ise 06.11.2014 tarihli sözleşmede yetki şartı bulunduğunu, sözleşmenin 9.1 maddesinde uyuşmazlıkların halli maddesi düzenlendiğini, buna göre "Oluşabilecek uyuşmazlıklarla ilgili Tarafların genel yönetiminin 30 gün içerisinde bir anlaşmaya varamaması durumunda uyuşmazlık Ek b Genel Koşullar İnşa madde 57 ve madde 24 Tasarım uyarınca nihai karar için Şikayetler Kuruluna (Board of Grievances) sevk edilecektir" hükmünün bulunduğunu, sözleşmede yetki şartının bulunduğunu, bu maddelerin Ek B Genel Koşullar Madde 24 Anlaşmazlıkların Çözülmesi ve Ek B Genel Koşullar Madde 57 Anlaşmazlıkların Çözülmesi başlıklarında belirtildiğini, iş bu davanın adi ortaklık alacağına ilişkin olarak açıldığı için doğrudan yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yine iş dava adi ortaklık alacağı iddiasıyla açıldığı için işin esasına girilmeksizin arabuluculuk şartı yerine getirilmediğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı ... İnşaatın taraf ehliyeti ve dava takip ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın ilgili davayı adi ortaklık alacağına ilişkin açtığını ve ... ... ile zorunlu dava arkadaşı olduğunu iddia ettiğini, bu iddia kapsamında davacının taraf ehliyeti ve dava takip ehliyetinin bulunmadığını, bu durumun HMK'nın 60. Maddesi ile sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun zamanaşımına uğradığını, ... İnşaat ile ...-... arasında herhangi bir şekilde borç doğurucu bir sözleşme bulunmadığını, Altyüklenici, Altyüklenici sözleşmesinden de görüleceği üzere, ... ... şirketidir. Asla ve asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için borcun varlığı kabul edilse dahi borç zamanaşımına uğradığını, ... Terminal Projesi Nisan 2016 yılında sona erdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ... İnşaat ...'ye keşide ettiği ihtarnamede alacağın bulunduğunu ve bu alacağın kendi payına düşen kısmının 1.350.000,00 SAR olduğunu iddia ettiğini, iş bu derdest davada ise hakedişlerden kendi payına düşen tutarın 3.956.632,00 SAR'ın 1/2lik kısmı olduğunu iddia ettiğini, bu hususun davacının iddialarının çelişkili ve gerçeği yansıtmadığını, davacı ... İnşaat 05.08.2021 tarihinde ... ...'ye ihtarname keşide ettiğini, ... İnşaat bu ihtarnamede kendisinin de sözleşme tarafı olduğu iddiasında bulunduğunu ve kendi payına 1.350.000,00 SAR düştüğünü iddia ederek bu tutarı talep ettiğini, iş bu davada ise 3.956.632,00 SAR alacak bulunduğunu ve bu tutarın yarısının kendi payı olduğunu iddia ettiğini, herhangi bir borcu asla ve asla kabul etmemekle birlikte davacı ... İnşaat'ın haksız ve mesnetsiz talep ve iddiaları birbiriyle çelişkili olduğunu ve bu durumun davacı ... İnşaat'ın iddialarının çelişkili ve gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, davacı ... İnşaat İle ...-... arasında herhangi bir mutabakat bulunmadığını, ...-...'yi temsile yetkili kişiler aracılığıyla davacı ile yapılmış herhangi bir mutabakat bulunmadığını, davacı tarafından mutabakat adı altında sunulan 16.01.2018 tarihli (davacı tarafından 31.12.2017 tarihli olduğu iddia edilen) mutabakat olduğu iddia edilen evrakın ise üçüncü taraf hizmet sağlayıcı tarafından hazırlanmış olduğunu, ... ... için keşide edildiğini, evrakta sehven unvanın yanlış yazıldığını, keşide edilen nüshada hiçbir borç tanıması bulunmadığını, tamamen davacı tarafından doldurulan evrak sanki davacı ile bir mutabakat varmışçasına sunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ...-... Ltd. (...)'ye tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, Davacı şirket ile davalılardan ... 'den oluşan adi ortaklık tarafından eser sözleşmesi kapsamında yapıldığı iddia edilen işlerden kaynaklı hakediş tahsili istemine ilişkindir. Deliller ; Davalılar ... ile ... arasında imzalanan 06/11/2014 tarihli taşeronluk hizmeti sözleşmesi, davacı ile ... arasında imzalanan 08/09/2014 tarihli ortak girişim sözleşmesi, davacı ile davalı ...'nin sözleşmeden kaynaklı alacağının ...-... adi ortaklığınca kabul edildiğine dair 31/12/2016 tarihli yazı, taraflar arasındaki 31/12/2017 tarihli kesin mutabakat yazısı, hakedişler ile ilgili yazışmalar, tutanak ve sözleşme suretleri, sicil kaydı, yasal mevzuat

Adresleri Suudi Arabistan olan davalılara Adalet Bakanlığı vasıtası ile yurt dışı tebligat yapılmasına karar verilmiş, yurt dışı tebligat evrakları döndüğünde mahkememizce yapılan inceleme de tebligatın davalı ... - ... ...'ya usulüne uygun şekilde yapıldığı, diğer davalıya tebligatın yapılıp yapılmadığı ile ilgili bir açıklamada bulunulmadığı görülmekle, mahkememizin 21/11/2024 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararı ile Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliğine yazı yazılarak ; "adresleri Suudi Arabistan olan her iki davalı için ayrı ayrı yurtdışı tebligat evrakı hazırlanıp tebliğ için gönderilmiş olup, 20/08/2024 tarihli dış ilişkiler ve avrupa birliği genel müdürlüğü yazı cevabı incelendiğinde, üst yazıda "konu ile ilgili gönderilmiştir" kutucuğunun işaretlendiği, ekindeki yazıda da her iki davalının ismi de yazılarak devamında "Suudi Arabistan Dış İşleri bakanlığından alınan cevabi nota da, söz konusu adli yardım talebinin yerine getirildiği belirtilmiştir. Konu ile ilgili mahkememe evrakı ektedir" yazılı olduğu, davacı vekilince gelen evrakın tercümesinin yaptırıldığı, tercümeler incelendiğinde; tebligatın bir örneğinin ...-... Taahhüt şirketinin yasal vekiline teslim edildiği, ekinde vekaletnamenin bir örneğinin de eklendiği ve gereklerinin tamamlandığı yazılı olmasına rağmen yine davacı vekilince diğer bir tercümede ifade kısmına yer verildiği bu kısımda da tebligat teslim alındığı fakat dava ile ilgili hiçbir bilgi bulunmamaktadır, celsede hazır bulunmamız için gerekli olan hususların bize verilmesini rica ederiz, ayrıca davanın hangi mahkemeye bağlı olduğu açıklanmadı ibaresinden sonra yine evrakların bir örneğinin ...-... taahhüt şirketinin yasal vekiline teslim edildiği yönünde ibare bulunduğu görülmekle, diğer davalı ... ...'e tebligat yapılıp yapılmadığı ile ilgili hiçbir bilgi verilmediği gibi diğer davalı ...-...... Ltd.'ye de tercümelerden tebligat yapılıp yapılmadığının net olarak anlaşılmadığı görülmekle, Davalı ... ...'e çıkartılan tebligat evrakının akıbetinin bildirilmesi ayracı diğer davalı yönünden tercüme evrakları da dikkate alınarak ve üst yazıda "konu ile ilgili gönderilmiştir" kısmının işaretlediği görülmekle, bu davalıya tebligatın yapılıp yapılmadığının yazılı olarak mahkememize bildirilmesinin istenilmesine, yazıya Adalet Bakanlığı Dış İlişikler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün yazı cevabı ile tercüme evraklarının eklenilmesine,"denilerek davalı ... tebligat yapılıp yapılmadığı hususu sorulmuştur. Müzekkeremize verilen cevabi yazı incelendiğinde, ...-......Ltd'ye yurt dışı tebligatının yapıldığı ancak diğer davalı olan .........'ye tebligatın yapılamadığı ve adres taraması neticesinde de adresinin tespit edilemediğinin, yurt dışı tebligat evrakında yazılı olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili 18/09/2025 tarihli dilekçesinde, tebligat yapılamayan davalı şirketin müvekkilinin ortak girişim anlaşması yaptığı şirket olduğunu, bu davalıdan herhangi bir bedel taleplerinin bulunmadığını, taraf teşkilinin sağlanması adına davalı gösterildiğini, usul ekonomisi ve dosyanın geldiği aşama gözetilerek tahkikat aşamasına geçilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Aş vekili ise davacının tek başına dava açamayacağını, ... firmasına tebligat yapılmadan taraf teşkili sağlanamayacağından tahkikat aşamasına geçilmesinin mümkün olmadığı yönünde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce 18/09/2025 tarihli duruşmada alınan 1 nolu ara kararı ile ; "Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, yurt dışı tebligat yapılamayan ve adres taraması neticesinde de adresinin tespit edilemediği bildirilen davalı ... .... (tebligat yapılamayan adresi ...........) olan davalıya Suudi Arabistan'da çıkan ulusal bir gazete ile ilanen tebligat yapılması gerektiğinden, ilanen tebligatın nasıl ve ne şekilde yapılacağı, ilanen tebligat ücretinin ne kadar olup nereye (hangi hesaba) yatırılması gerektiğinin mahkememize bildirilmesi" istenilmiştir. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Genel Müdürlüğü'nce verilen yazılı cevap incelendiğinde ;"........daha evvelce gönderilen ilan taleplerine , ... Büyükelçiliği'mizce ekte gönderilen farklı dosyalarda alınan yazılarda ilanen tebliğ talebine ilişkin cevabi yazısında belirtildiği şekilde ilanın yapılamayacağı bildirilmiştir." denilerek ... Büyükelçiliği'nin 19/11/2024 tarihli yazısının suretinin de eklenerek müzekkeremize cevap verildiği görülmüştür. Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı şirket ile davalılardan ...'den oluşan adi ortaklık ile davalılardan ...... Aş ve ...-... ile eser sözleşmesi imzalandığı, dava dilekçesindeki iddiaya göre eser sözleşmesi kapsamında hak ediş alacaklarının ödenmediği iddiası ile iş bu dava açılmış olup, davacı vekili dava dilekçesi ekine müvekkili ile ... ile arasında imzalanan 08/09/2014 tarihli adi ortaklık sözleşmesini sunmuştur. Adi ortaklık ile ilgili düzenlemeler TBK'da yapılmış olup, bu hükümlere göre kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısı ile mallara birlikte malik olanların mülkiyeti , elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı , ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların hakları ve yükümlülükleri topluluğu doğuran kanun ve sözleşme yükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim , gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliği ile karar vermeleri gerekir. Mecburi dava arkadaşları ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında , dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Belirtilen bu hükümlerin sonucu olarak dava açan adi ortaklar elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre dava da mecburi dava arkadaşı durumundadır. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması , muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılması ve bu suretle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir, aksi takdirde, davanın dinlenme imkanı yoktur. Yukarıda da belirtildiği üzere, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından birlikte dava açılması yada ortaklardan biri tarafından açılan davaya diğer ortağın muvafakat etmesi gerekmekte olup, bu koşullar yerine getirilmediğinde ise muvafakat vermeyen ortağın davalı gösterilerek hakkında dava açılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere adi ortaklığı oluşturan şirketlerden biri olan davacı şirket tarafından tek başına dava açılmış ve adi ortaklığı oluşturan ...'den muvafakat alınamadığı belirtilmiş bu nedenle de davalı gösterildiği açıklanmıştır. Ancak yukarıda da detayları verildiği üzere adi ortaklığı oluşturan davalı ... yurt dışı tebligatı yapılamamış , yurt dışı tebligat yapılması amacıyla gönderilen yazı da ayrıca bu şirketin adresinin de tespit edilemediği yönünde bir belirleme yapıldığı görülmekle , bu defa mahkememizce bu şirkete Suudi Arabistan'da çıkan ulusal gazete vasıtası ile ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş, bu konu ile ilgili Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Genel Müdürlüğüne yazı yazılmış, verilen yazı cevabında Suudi Arabistan makamlarının ilanen tebligat taleplerini yerine getirmediği yönünde cevap verildiği görülmüştür. Adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından birlikte dava açılmamış , diğer ortak açılan davaya muvafakat etmemiş , muvafakat vermeyen avukat davalı gösterilmiş ise de , yurt dışı tebligat yapılamamış , adres araştırmasında adresi tespit edilememiş, davalının adresi itibari ile yetkili mercilerce ilanen tebligat taleplerinin red edildiğinin Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından mahkememize bildirilmesi nedeniyle taraf teşkili sağlanamayan davanın usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının, taraf teşkili sağlanamadığından usulden reddine, 2-Davalı ......Aş kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde, ilgilisine yazı işleri müdürlüğünce resen iadesine, 6-Bu dava sebebiyle 615,40TL maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, fazla alınan 167.487,35TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.04/12/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/872, K. 2025/844, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-872-e-2025-844-k-7e2cfddf3e52