İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/603 E. 2025/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/603
Karar No
2025/216
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/603 Esas KARAR NO :2025/216 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/09/2022 KARAR TARİHİ:26/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 06/02/2020 tarihli Almanyada düzenlenecek olan fuar için sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalının 32.000,00 Euro bedel karşılığında sözleşmede belirtilmiş olan ürün ve malzemelerini teslim edip montaj işlerini yapmayı, fuar standını kurmayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin 10/02/2020 tarihindeki kur karşılığı olan 127.000,00 TL'yi ödeme yaptığını, covid19 salgını sebebiyle fuarın 2022 yılına ertelendiğini, davalı şirketin üretimini yaptığı ürünlerin teslim edilmesi üzerine müvekkilinin 01/07/2020 tarihindeki kur karşılığı olan 80.680,00 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin teslim ettiği ürünlerde eksik olduğunun sonra ortaya çıktığını, davalının kötüniyetli olarak edimlerini yerine getirmeyeceğini bildirdiğini, 09/06/2022 tarihinde işi yapmayı kabul ettiğini ve 36.600,00 Euro fiyat çıkardığını, davalının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, fiyat farkı çıkardığını, müvekkilinin ise üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, söz konusu edimlerine yerine getirilebilmesi için .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının dayanağı olan sözleşmede anlaşılan bedellerin çok üzerinde başka bir imalatçı şirkete ödemek zorunda kaldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça kesinlen faturalara bir itiraz edilmediğini, dava dilekçesinde ayıplı teslim edilen ürün ve ifa edilmeyen hizmetlerin olmasından dolayı iade istenilmesinin hukuki ve akdi dayanağın bulunmadığını, yeni işler için bir maaliyet ve fiyat verildiğini, davacı tarafından bunun kabul edilmediğini, bu yüzden yeni bir ticari ilişkinin kurulmadığını, kabul anlamına gelememek kaydıyla ayıplı veya eksik ürün teslim edilseydi dahi davacı vekilinin süresinde bir itirazının da bulunmadığını belirterek davanın reddini, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 03/05/2023 tarihli celsesinde dinlenilen davacı tanığı ...'in beyanında;" Ben davacı şirkette reklamcı olarak çalışıyorum, ben genel olarak müşterilerden talepleri alıp teknik ekibe aktarırım, davalı şirket ile yapılan anlaşma sonrasında davalı taraf bir kısım fuar malzemelerini ürettikten sonra pandemi nedeniyle fuar ertelendi, davalı şirket ürettiği kadar malzemeyi bize teslim etti, biz de sözleşme bedelinin büyük bir kısmını ödeyerek malzemeleri müşterimize ait depoda muhafaza ettik, davalı taraf ile malzemelerin kalan kısmının fuar yapılacağı zaman bize bedelsiz olarak teslim edileceği konusunda anlaşıldı, ancak fuar gerçekleşeceği zaman davalı taraf yüksek bedeller talep etti, bunun üzerine davalı ile ticari ilişki devam ettirilmeyerek başka bir şirket ile neredeyse yeniden anlaşma yapılıyormuş gibi yüksek bir bedelle anlaşılarak eksiklikler tamamlandı. Bildiklerim bundan ibarettir,Bize yalnızca ahşap ürünler teslim edildi, standın yapısal çok önemli kısımları yoktu, nisan ayı gibi görüşüldüğünde enflasyon ve döviz kuru sebebiyle küçük bir fark bedeli yansıtılacağı taraflar arasında kabul edilmişti ancak son ay karşı taraf anlaşılan bedel ile malzemeleri üretemeyeceğini söylediler." dediği görüldü. Yine aynı celsede dinlenilen davacı tanığı ...'ın beyanında;" Ben davacı şirkette iç mimar olarak 2022 yılı şubat ve eylül ayları arasında çalıştım, temmuz ayında fuarın ertelenmesine karar verildikten sonra kendileri adına fuarı gerçekleştireceğimiz dava dışı şirketin talepleri doğrultusunda davalı şirketten birtakım ek taleplerde bulunduk, davalı şirket ek taleplerin ve sözleşmede geçen bir kısım edimlerin anlaşılan ücret karşılığında yerine getirilemeyeceğini söyledi, davalı tarafından bize teslim edilen ahşap ürünlerin eksik olduğu Almanya'ya gönderilmesi sonrasında anlaşıldı, ahşap malzemelerde zemin ve büyük bir kısmının ödemesi yapılan televizyonlar, masa ve sandalyeler, mutfak için catering, eviye, buzdolabı gibi kiralanacak mutfak ürünleri eksikti, ayrıca nakliye hizmeti de verilmedi." dediği görüldü. Mahkememiz dosyasının 03/05/2023 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 03/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Her iki şirket tarafından ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu, kazıntı ve silintiye rastlanmadığı ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu Fabrika yasal kayıtlarında göre ... ile çalıştığı dönemde ... tarafından düzenlenmiş olan 1 adet 207.680.-TL değerindeki faturayı kayıtlarına işlemiş, 127.000.-TL değerinde ödeme gerçekleştirmiştir. 31.12.2020 tarihinde davacı, ...'dan 80.680.-TL alacaklı olduğu Davalı yan kayıtlarında davacı adına düzenlenen 1 adet 207.680.-TL değerinde satış faturası sile davacının davalıya göndermiş olduğu 127.000.-TL havale/eft kayıt altına alınmıştır. Davalı taraf kayıtlarında davacıya 10.07.2020 tarihinde 80.680.-TL ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmakta olup; bu ödeme davacı yan kayıtlarında yer almadığı, Taraflar arasında kira sözleşmesinin tarafların karşılıklı iradesiyle sona erip, bunun yerini satış sözleşmesinin aldığı, Teslim edilecek malların listesinin sözleşme ekinde verilmiş olması sebebiyle bu malların eksik teslim edilmiş olup olmadığının kolaylıkla teslim anında tespit edilebilir olduğu, davacı tarafın bu malların eksik olduğunun yaklaşık 2 sene sonra farkına varmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu sebeplerle davacının eksik ifa yönündeki iddialarının yerinde olmadığı kanaati oluşmaktadır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 11/10/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 13/11/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı vekilinin kök rapora itirazları neticesinde kök raporda ifade edilen görüşlerin dikkate alınıp alınmayacağı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, bunun dışında davacı tarafça dile getirilen itirazların kök raporda ifade edilen görüşlerin değiştirilmesine yol açacak nitelikte olmadığı, gerekli açıklamaların kök raporda ayrıntılı bir şekilde yapıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir sayın mahkemeye aittir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava stant dekorasyon işlerinin ve malzemelerinin davalı tarafından kiralık olarak fuar alanına kurulması ve fuar sonunda geri alınmasına ilişkin sözleşmesi kapsamında davalının edimlerini eksik ve ayıplı ifası nedeniyle fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık fuar malzemelerinin davacı tarafça satın alınıp alınmadığı, taraflar arasındaki kiralamaya konu sözleşmenin, sözleşme konusu ürünlerin davacı tarafça satın alınmış olması halinde sona erip ermediği, davacı tarafça fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarının tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu anlaşılmakla yargılama yapılmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir ba-bs kayıtları dosya arasına celbedilmiş, tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraf tanıklarının beyanları alınmıştır. Mahkememizce davacı vekiline, davalı tarafından stantın kendilerine hangi tarihte ne şekilde teslim edildiği, teslim edilen üründeki ayıpların ve eksiklerin hangi tarihte ne şekilde tespit edildiği ve davalıya hangi tarihte ayıp ihbarında bulunulduğu hususunda beyanlarını sunmak üzere süre verilmiş, ayrıca davalı tarafından davacıya teslim edildiği beyan edilen ürünlerin kiralamaya konu ürünler olup olmadığı, bu ürünler ise ürünlerin halihazırda nerede olduğu hususunda açıklamalarını yapmak için de taraflara süre ve imkan tanınmıştır. Dosya kapsamında alınan 03/09/2023 tarihli heyet bilirkişi raporunda; " 1. Her iki şirket tarafından ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu, kazıntı ve silintiye rastlanmadığı ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu 2. Fabrika yasal kayıtlarında göre ... ile çalıştığı dönemde ... tarafından düzenlenmiş olan 1 adet 207.680.-TL değerindeki faturayı kayıtlarına işlemiş, 127.000.-TL değerinde ödeme gerçekleştirmiştir. 31.12.2020 tarihinde davacı, ...’dan 80.680.-TL alacaklı olduğu 3. Davalı yan kayıtlarında davacı adına düzenlenen 1 adet 207.680.-TL değerinde satış faturası ile davacının davalıya göndermiş olduğu 127.000.-TL havale/eft kayıt altına alınmıştır. Davalı taraf kayıtlarında davacıya 10.07.2020 tarihinde 80.680.-TL ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmakta olup; bu ödeme davacı yan kayıtlarında yer almadığı, 4. Taraflar arasında kira sözleşmesinin tarafların karşılıklı iradesiyle sona erip, bunun yerini satış sözleşmesinin aldığı, 5. Teslim edilecek malların listesinin sözleşme ekinde verilmiş olması sebebiyle bu malların eksik teslim edilmiş olup olmadığının kolaylıkla teslim anında tespit edilebilir olduğu, davacı tarafın bu malların eksik olduğunun yaklaşık 2 sene sonra farkına varmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu sebeplerle davacının eksik ifa yönündeki iddialarının yerinde olmadığı kanaati oluşmaktadır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüş, taraf itirazlarının değerlendirilmesi için alınan ek raporda da bilirkişi heyeti kök rapordaki kanaatini tekrarlamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde; taraflar arasında 18-21 Mart 2020 tarihleri arasında ... Almanya'da düzenlenecek olan... Fuarı'nda davacı şirket tarafından kiralanmış olan fuar alanının, sözleşmede belirtilen tasarım projesine ve teknik detaylara uygun olarak stand dekorasyonu, malzemelerin üretimi, kiralanacak malzemelerin teslimi ve ürünlerin nakliyesi konularında... Fuar Dekorasyon Sözleşmesinin 06/02/2020 tarihinde akdedildiğini, davalının sözleşme kapsamında sözleşmedeki ürün ve malzemeleri teslim edip montaj işlemlerini yapmayı, fuar standını kurmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı şirketin, üretimini yaptığı ürünleri teslim etmesi üzerine davacı tarafça 01/07/2020 tarihinde ödeme tarihindeki kur oranında 6.400,00 € karşılığı olarak 80.680,00 TL ödeme yapıldığını, sonradan bu ürünlerin eksik çıktığının anlaşıldığını, davacının 20/04/2022 itibariyle 12/07/2022'de düzenlenmesi planlanan ...Fuarı için davalı şirketle tekrar iletişime geçtiğini, ancak davalının sözleşme ile bağlı kalmayarak edilmerini yerine getirmediğini iddia etmiş ve ödemesi yapılmasına rağmen teslim edilmeyen ürün ve ifa edilmeyen hizmetlerin iadesine ilişkin olarak huzurdaki davaya konu icra takibini açtığını bildirmiş ve itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı taraf davaya cevap dilkeçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanması sonrasında davalının sözleşmeye konu standı imal ettiğini, ancak fuarın pandemi nedeniyle iptali sonrasında davacı tarafın şifahi olarak işbu standın emtia olarak kendisine satılmasını talep ettiğini, bu durum üzerine davalı şirket tarafından 05.05.2020 tarihinde gönderilen e-postada 32.000,00 EURO sözleşme bedelinden standın kurulum ve söküm işlemleri yapılmayacağı, keza nakliye ve sair masraflarda yapılmayacağı için %20 oranında indirim yapılarak, 6.400,00 EURO indirim yapılacağının belirtildiğini ve tarafların bu surette anlaştığını, davacının bu şekilde düzenlenen faturaya da bir itiraznın bulunulmadığını, kiralama sözleşmesinin taraflarca tasfiye edilerek, emtia satışı yapıldığını, satış faturasını tebellüğ edip, ticari defter ve kayıtların işleyen davacının aradan geçen 2 senelik süre sonrasında fatura konusu emtianın ayıplı olduğunu iddia etmesinin davacı tarafın kötü niyetli olarak hareket ettiğini gösterdiğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Somut olayda; taraflar arasındaki ilişkinin 06.02.2020 tarihinde fuar alanına kurulacak standın kiralanması amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak sonrasında pandemi sebebiyle söz konusu fuarın ertelenmesiyle birlikte bu sözleşmeden doğan borç ifa edilememiştir. bu husus tarafların da kabulündedir. Davalı taraf, fuarın ertelenmesinin ardından davacının şifahen malların kendisine satılmasını talep ettiğini, dolayısıyla kira ilişkisinin sona erip, satış ilişkisinin başladığını, böyle olunca da kira sözleşmesine göre hesaplanan bir takım masrafların satış ilişkisi sebebiyle yapılmayacak olması sebebiyle kira ilişkisinde verilen fiyattan %20 oranında indirim yapıldığını beyan etmiştir. Dosya arasında mevcut mail kayıtlarına bakıldığına; kurulum ve söküm işlemleri yapılmadığı için toplam tutardan %20 lik indirim yapılacağı, 32.000 Euro nun %20 tutarı olan 6400 euro nun kesinti kalemlerinin nelerden ibaret olduğunun davalı tarafça gönderilen mailde tek tek açıklandığı, bu kalemlerin nakliye, kurulum, söküm işlemi ve personel gideri ilişkin olduğu görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesinde davalıya yapılan ödeme miktarına bakıldığında 19.200-Euro ve 6.400-Euro olmak üzere toplamda davacı tarafından davalıya 25.600 Euro luk bir ödeme yapıldığı beyan edilmiştir. Davalı tarafça anlaşmanın satış anlaşmasına dönüştüğü ve bu nedenle kurulum/söküm/nakliye masrafı olmayacağından toplamda 32.000 Euro olan sözleşme bedelinden %20 indirim yapıldığı ve ilk başta kiralama konusu edilen ürünlerin davalıya satıldığı belirtilmektedir. Davalı tarafça uygulanan indirim oranı sözleşme toplam tutarından düşüldüğünde davacının dava dilekçesindeki ödediğini beyan ettiği miktara denk gelmektedir ve taraflar arasındaki mail kaydında da bu husus belirtilmiştir. Öte yandan davacı tarafça taraflar arasında satış şeklinde bir anlaşma olmadığı iddia edilmekte ise de; kiralama konusu olan stad ürünleri davacı tarafa 2020 tarihinde teslim edildiği dava dilekçe içeriğinden anlaşılmakta ve dava tarihi itibari ile de halen davacı tarafta bulunmaktadır. Davacı taraf kendisine teslim edilen ürünlerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir iddia ve delil ileri sürmemiştir. Gerçekleşmesi planlanan fuarda kullanılmak üzere sınırlı süre için kiralanan ürünlerin yaklaşık iki yıl boyunca davacının uhdesinde kalmaya devam ettiği anlaşılmakla bu husus da, her ne kadar taraflar arasında stad kurulum malzemelerinin kiralanmasına ilşikin sözleşme yapılmış ve sözleşme kapsamında stad malzemelerin davacıya teslim edilmiş ise de pandemi nedeniyle fuarın ertelenmesi ile birlikte ürünlerin davacıya satışı konusunda anlaşıldığına karine teşkil etmektedir. Ayrıca sözleşmeye konu ürünlerin fuar alanına teslim edilmesi ve kurulması gerekirken ürünlerin davacıya teslim edilmiş olması da taraflar arasındaki kiralama sözleşmesinin sonrasında ürünlerin davacıya satışına ilişkin olarak anlaşıldığına delil teşkil etmektedir. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki kiralama sözleşmesine konu ürünlerin, sözleşmeden sonra taraflar arasındaki anlaşma ile sözleşme bedelinden yapılan indirim doğrultusunda davacıya satıldığı, davacının ürün bedellerini ödediği davalının ise teslimi yerine getirdiği taraflar arasındaki sözleşmenin bu şekilde sonlandığı kanaatine varılmış ve davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. Davacının diğer iddiası, kendisine teslim edilen ürünlerin eksik ve ayıplı çıktığına ilişkindir. Davacı taraf, kendilerine satış sözleşmesi gereğince 01.07.2020 tarihinden önce teslim edilen malların eksik olduğunu 20.05.2022 tarihinden sonra fark ettiklerini ileri sürmektedir. Dosya kapsamı ve hükme elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmekle; somut olayda teslim edilecek malların listesinin sözleşme ekinde verilmiş olması, bu malların eksik teslim edilmiş olup olmadığının kolaylıkla teslim anında tespit edilebilir olması ve davacı tarafın bu malların eksik olduğunun yaklaşık 2 sene sonra farkına varmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, eksik ve ayıplı ürün varsa dahi davacının ayıp ihbar sürelerine uygun olarak basiretli bir tacir gibi davranmadığı kanaatine varılmakla davacının bu yöndeki iddialarına da itibar edilememiş açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş, davalı tarafça her ne kadar kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının kötüniyetli olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığından bu istemin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-) Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 5.577,63-TL harçtan mahsubu ile artan 4.962,23‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 71.665,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-) Davalı tarafça yapılan 6,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-) Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025 Katip ... E Hakim ... E¸

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/603, K. 2025/216, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-603-e-2025-216-k-d6d6c6b33e5a