İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/529 E. 2024/664 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/529
Karar No
2024/664
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/529 Esas KARAR NO : 2024/664 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... LTD. ŞTİ nin müvekkili sigorta şirketinin nezdinde ... numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altında olduğunu, dava dışı sigortalı firmasının Almanya' da bulunan ... firmasına endüstriyel mutfak ekipmanları emtiası ihraç ettiğini, satışı yapılan emtianın davalı tarafından 12.02.2021 tarihinde ... plakalı kapalı kasa kamyon içerisinde Almanya'ya sevk edildiğini, alıcı firmanın ürünleri 23.02.2021 tarihinde teslim alırken emtianın ezilerek ve kırılarak hasar gördüğünü, emtianın hasarlı olarak teslim edildiğine dair alıcı firma ve araç şoförü tarafından tutanak düzenlendiğini, dava dışı sigortalı tarafından ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ve 01.03.2021 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete; 12.02.2021 tarihli konşimento ve 16.02.2021 tarihli ... numaralı fatura ile taşıması yapılan emtianın 23.02.2021 tarihinde alıcıya hasarlı/eksik olarak teslim edildiği ve ekspertiz çalışması sonrasında tespit edilecek zararın rücu edileceğinin ihtaren bildirildiğini, 31.03.2021 tarihli ekspertiz raporunun sonuç bölümünde; hasarın nakliye sürecinde nakliyecinin kusuru sonucu gerçekleştiği, hasarın teminat kapsamında olduğu ve forwarder/ fiili nakliyeciye rücu imkanı bulunduğu kanaatine ulaşılıp meydana gelen toplam hasar miktarının 1.045,00 Euro (KDV hariç) olduğunun tespit edildiğini, dava konusu hasar nedeni ile müvekkil şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 19.04.2021 tarihinde hasar bedeli olarak 1.045,00 Euro karşılığı 8.937,57 TL (8,55270 TL/Euro) hasar tazminatı ödendiğini, müvekkil şirketinin dava konusu tazminat bedelini sigortalısına ödeyerek dava dışı sigortalının üçüncü kişiler üzerindeki tüm rücu haklarını TBK m.183 vd. hükümlerine göre devir/ temlik aldığını, böylece TTK m.1472 kapsamında dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu beyanla davalı borçlu tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; CMR Konvansiyonu ile T.T.K.' da belirtilen hak düşürücü süreler, zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, CMR'ye göre taşıma ilişkisi Intera Endüstriyel Mutfak ile ... Tic. Ltd.Şti. arasında kurulduğunu, müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkili aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini,CMR kayıtlarına göre taşımayı yapan ... Mah. ... Sk. No : ... adresindeki ... Tic. Ltd. Şti. ile ayrıca bildireceği sigorta şirketine davanın ihbarını talep ettiğini, Teslim şeklinin "CİP" olduğunu, bu teslim şeklinde malları ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği andan itibaren malla ilgili bütün risk ve navlun dışındaki masraflar genel bir kural olarak alıcıya geçtiğini, davacının sigortalısı satıcı/gönderici ... Gıda Tur. San. ve Tic. .Ltd. Şti.'nin talep hakkının olmadığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, Yükün, taşıma sırasında hasar gördüğü iddiasının gerçek dışı, ispata muhtaç olduğunu, müvekkilinin hasar iddiasından, dayanılan tutanaktan bilgisinin olmadığını, yasal süreler içinde ihbarda da bulunulmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, temerrüt bulunmadığından faiz talebinin yasal koşulları oluşmadığını, talep edilen faiz oranının da fahiş olduğunu beyanla davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 29/11/2023 tarihli celsesinde Davalı tanığı ... için adresinin yargı çevresi içinde bulunduğu mahkemeye talimat yazılmasına karar verilmiş olup talimat mahkemesince dinlenen tanık ... Ekener: " Davalı şirketin resmi şube müdürüyüm, 19 yıldır çalışmaktayım, 2021 yılında emekli oldum, çıkışım yapıldı tekrar girişim yapıldı, şirkette 2005 yılından beri şube müdürü olarak çalışmaktayım, uluslararası taşımacılık şirketiyiz, hava, deniz ve kara taşımacılığı yapıyoruz, ... firması bizden yurt dışına taşıma için kara nakliye yolu ile fiyat istedi, satış yetkilimiz Pelin hanım kendilerine fiyat verdi, teklifte sigortanın dahil olmadığı yazıyordu, tırın tamamı bize ait değildi, parsiyel olarak taşıma yapılırdı, tırda başka firmaların da malları taşınırdı, karşı firmada bunu biliyor, tırın belli bir kısmı bize aitti, tır yükleme adresine gitti, ihracatçının kendi personeli tarafından yükleme yapıldı, sonrasında tır başka bir firmanın da malını alarak yurt dışına çıkış yaptı, yurt dışında varış noktasında alıcı tarafından indirildi, sonrasında alıcı malında hasar olduğunu ihracatçıya söyledi, ihracatçıda bize iletti, tutanak olarak şoföre bir şeyler imzalatılmış ancak resmi bir şey görmedim, bize sigorta firmasından tebligat geldi, 1.000 EURO kadar hasar bedeli istendi, durumu bu şekilde öğrendik, yüklemeyi ve indirme işlemlerini biz yapmıyoruz, biz sadece taşıma araç organizasyonunu sağlıyoruz, bu tür hasarlar gönderinin iyi paketlenmemiş olmasından kaynaklanmaktadır, paketleme işlemleri ihracatçı göndericinin sorumluluğundadır, tüm bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 24/04/2024 tarihli celsesinde Dosyanın iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek varsa takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davacının dava dışı kişiye yaptığı ödeme tutarı dikkate alınarak davacının ödemesinde tutar ve koşullar itibari ile yerinde olup olmadığı, ödemenin yapıldığı tarih itibari ile zamanaşımının geçip geçmediği,, yerinde ise davacının dava dışı kişiye yaptığı ödemeyi rücu koşullarının oluşup olmadığı, meydana gelen hasarın hangi tarafın kusurlu eylemi sonucu oluştuğu, zararın giderilmesi için davacı tarafça ödenen ve rücu konusu edilen tutarın makul olup olmadığı değil ise makul miktarın/ gerçek zararın ne kadar olacağı hususlarında rapor tanzim edilmesi için dosyanın 1 endüstriyel mutfak ekipmanları ve bir CMR (taşıma) alanında uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdine karar verilmiş olup 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sayın Mahkemenin görevlendirmesi gözetilerek; dosya içerisinde yer alan tüm bilgi, belge ile değerlendirmedeki hususlar sonucunda: 1- Davaya konu taşımacılık; Türkiye - Almanya arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, 2- Davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği sorumluluğu olduğu, 3- CMR Konvansiyonunun yapılan davaya konu taşımacılığın parsiyel bir taşımacılık olması nedeniyle taşımacılık faaliyeti sırasında meydana gelen hasardan % 100 oranında davalı ve ihbar edilen taşımacı şirketlerin sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, dava dışı göndericiye yükleme ve istiflemeden dolayı kusur verilemeyeceği, 4- Dava konusu yurtdışı karayolu taşıma işinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonuna göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı, 5- Davaya konu kısmi hasar için davacı sigorta şirketinin ilk icra takip işlemini 1 yıl içinde açtığının tespit edildiği, İcra başlangıç tarihi itibari ile dava açma süresi arasında bir yıldan daha uzun süre (20 gün) geçtiği görülmekle birlikte arabuluculuk görüşmeleri için geçen (28 gün) sürenin dava açma süresini kesip kesmediği CMR Konvansiyonunda hüküm altına alınmamış olup bu konunun Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, 6- Davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının "taşıyıcının sınırlı sorumluluk" ilkesinden yararlanabileceği, 7- Davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı göndericiye ödediği 8.937,57 TL tazminat içinde sigorta poliçesinde yer alan %10 ilave bedelin davalı taşıma şirketinden talep edemeyeceği kanaatine varılmış olup davacı sigorta şirketinin davalı taşıma şirketinden talep edebileceği tutarın 8.043,81 TL olacağı kanaatine ulaşılmış olup taktirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 8- Davacı sigorta şirketinin CMR m.27 gereği %5 faiz talep edilebileceği, takdirin Sayın Mahkemede olduğu, 9- Kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat bakımından yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetilerek, takip yolu ile alacak talebi yöneltilmiş ise de inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından davalı şirkete taşıtılan malların hasar görmesi nedeni ile, davacı sigorta şirketi tarafından "emtia nakliyat sigorta poliçesi" kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin TTK 1472. Maddesi kapsamında davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık taşımaya konu malların zarara uğramasında davalının kusurunun ve hasar bedelinden sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davacı şirket nezdinde sigortalı dava dışı şirketin, Almanya'da mukim dava dışı firmaya ihraç ettiği emtianın davalı şirket tarafından sevkiyatının gerçekleştiği esnada esnada hasara uğradığını, bu nedenle davacının dava dışı firmaya hasar bedeli karşılığı 8.937,57-TL ödeme yaptığını, açıklanan nedenlerle davalının kusurundan kaynaklı hasar bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan takibe davanın haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; Türk Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, teslim şekli olarak davalının sorumluluğunun bulunmadığını, özetle hasarın ispatı gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında taraf delilleri toplanmış, tanık beyanları alınmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, alanında uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davalı taraf her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de; davacı vekilince sunulan tercüme evraklarında yetki şartına ilişkin bir ibare bulunmadığından, davalı vekilinin Mahkememize yetkisinin itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce dosyanın iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek varsa takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davacının dava dışı kişiye yaptığı ödeme tutarı dikkate alınarak davacının ödemesinde tutar ve koşullar itibari ile yerinde olup olmadığı, ödemenin yapıldığı tarih itibari ile zamanaşımının geçip geçmediği, yerinde ise davacının dava dışı kişiye yaptığı ödemeyi rücu koşullarının oluşup olmadığı, meydana gelen hasarın hangi tarafın kusurlu eylemi sonucu oluştuğu, zararın giderilmesi için davacı tarafça ödenen ve rücu konusu edilen tutarın makul olup olmadığı değil ise makul miktarın/ gerçek zararın ne kadar olacağı hususlarında rapor tanzim edilmesi için dosyanın 1 endüstriyel mutfak ekipmanları ve bir CMR (taşıma) alanında uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdine karar verilmiş bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. Dosya kapsamında alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 30/07/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle "1- Davaya konu taşımacılık; Türkiye – Almanya arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, 2- Davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği sorumluluğu olduğu, 3- CMR Konvansiyonunun yapılan davaya konu taşımacılığın parsiyel bir taşımacılık olması nedeniyle taşımacılık faaliyeti sırasında meydana gelen hasardan % 100 oranında davalı ve ihbar edilen taşımacı şirketlerin sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, dava dışı göndericiye yükleme ve istiflemeden dolayı kusur verilemeyeceği, 4- Dava konusu yurtdışı karayolu taşıma işinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonuna göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı, 5- Davaya konu kısmi hasar için davacı sigorta şirketinin ilk icra takip işlemini 1 yıl içinde açtığının tespit edildiği, İcra başlangıç tarihi itibari ile dava açma süresi arasında bir yıldan daha uzun süre (20 gün) geçtiği görülmekle birlikte arabuluculuk görüşmeleri için geçen (28 gün) sürenin dava açma süresini kesip kesmediği CMR Konvansiyonunda hüküm altına alınmamış olup bu konunun Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, 6- Davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesinden yararlanabileceği, 7- Davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı göndericiye ödediği 8.937,57 TL tazminat içinde sigorta poliçesinde yer alan %10 ilave bedelin davalı taşıma şirketinden talep edemeyeceği kanaatine varılmış olup davacı sigorta şirketinin davalı taşıma şirketinden talep edebileceği tutarın 8.043,81 TL olacağı kanaatine ulaşılmış olup taktirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 8- Davacı sigorta şirketinin CMR m.27 gereği %5 faiz talep edilebileceği, takdirin Sayın Mahkemede olduğu, 9- Kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat bakımından yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetilerek, takip yolu ile alacak talebi yöneltilmiş ise de inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ile detaylı gerekçeli denetim ve hükme elverişli bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket nezdinde sigortalı dava dışı şirketin, Almanya'da mukim dava dışı firmaya ihraç ettiği emtianın davalı şirket tarafından sevkiyatının gerçekleştiği esnada hasara uğradığı, hasar bedelinin sigorta sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı firmaya ödendiği, bu nedenle TTK 1472 maddesi gereği davacının halefiyet rücu hakkı oluştuğu, davalı her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de; davalının asıl taşıyıcı konumunda olduğu ve bu nedenle çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasındaki hata ve ihmallerinden sorumlu olacağı, bu nedenle davalının pasif husumetinin bulunduğu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporundan ve tüm dosya kapsamından davaya konu taşımacılığın parsiyel bir taşımacılık olması nedeniyle taşımacılık faaliyeti sırasında meydana gelen hasardan davalının %100 sorumlu olacağı, hasar ihbarının süresi içinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporu ile yapılan hasar hesaplamasında yapılan ödemenin sınırlı sorumluluk tutarını aşmadığı ancak davacı tarafından davalıya ödenen bedelin içinde dava dışı sigortalıya ödenen %10 ilave bedelin de bulunduğu bu bedelin davalıdan talep edilemeyeceğinin değerlendirildiğinin bildirildiği, mahkememizce de rapordaki değerlendirmelerin hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, icra takibinin de 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde başlatıldığı görülmekle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının itirazın iptaline ilişkin davasının KISMEN KABULÜ ile; Davalının ... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 8.043,81-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin REDDİNE, 3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 549,47 TL harçtan peşin alınan 106,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 443,04 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4- Davacı tarafından yatırılan 106,43 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 8.043,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 893,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7- Davacı tarafça yapılan 92,20 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 317,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.909,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 5.318,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8- Davalı tarafça yapılan 216,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 21,60 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 10 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 132,00 TL'sinin davacıdan, 1.188,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/529, K. 2024/664, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-529-e-2024-664-k-56e9f72b4afe