İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/832 E. 2024/691 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/832
- Karar No
- 2024/691
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/832 Esas KARAR NO : 2024/691 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ile kara yolu taşımacılığı faaliyeti konusunda ticari faaliyette bulundukları ve taraflarına düşen özen gösterme yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen hak etmiş olduğu taşıma masraflarını alamayarak zarara uğradıklarını, yapılan hizmete karşılık düzenlenen faturalara dayanılarak davalı şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe , davalı tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, taşıtan/gönderici tarafına düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, yapılan hizmet ile sorunsuz teslimat gerçekletiğini, davalının taşıma sürecinde malla ilgili olarak yapılan bütün masrafların ödenmek zorunda olduğunu belirterek davacı müvekkilin taşıma nedeniyle alacağına ait ... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyasında borca itiraz eden davalının haksız itirazının iptaline ve alacaklarının 2.986,04 EURO olarak tespiti ile takibin devamına karar verilerek davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmektedir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi bulunmamaktadır. Mahkememiz dosyasının 13/05/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 15/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"1-6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince mecburi olan ve yukarıda tabloda belirtilen Davcıya ait 2020 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2020 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerinin Gelir İdaresi Başkanlığının 1 sıra nolu Elektronik Defter Tebliği Uyarınca Elektronik ortamda E defter olarak tutulduğu, 1 sıra nolu E defter Tebliği gereğince Ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, Aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı şirket lehine delil niteliğine haiz olduğu kanaatine varıldığı, (HMK 222.md TTK 64. Mdmülga TTK 85. Md.) 2- Davacı tarafından düzenlenen faturalar ve verilen hizmet karşılığında oluşan cari hesap alacağı takip tarihi itibariyle değerlenmiş hali 26.698,38 TL olarak hesap edilmiş olup, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3-Sektör Bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmelerde Taraflar arasındaki yazışmalar ile ilgili olarak herhangi bir itirazın olmadığı ve taşımanın sorunsuz yapıldığını; ancak buna rağmen ödemede bulunmadıklarını ve davacının alacaklı olduğunun görüldüğü, ..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasının 28/10/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyasının ek rapor alınması için bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 06/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1- Davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı firmaya tek tek ulaşıp ulaşmadığı, hizmetin verilip verilmediği noktasında dosyadaki verilerden tek tek tespitinin yapılmasının mali yönden mümkün olmadığı, ancak dosyadaki verilerden bu tespitlere kuvvetle muhtemel olabilecek verilerin olduğu, (Mail yazışmaları, sektör bilirkişisinin hizmetin tam olarak verildiğine yönelik değerlendirmeleri ve faturaların E arşiv ve E fatura olması, davalı firma tarafından iade faturası düzenlenmemesi v.s. gibi) 2- Sektör bilirkişi yönünden ise düzenlenen her bir fatura ilgiliye düzenlendiği, karşı tarafça bir itiraz gelmediği görüldüğünden ve işin yapıldığı, hizmetin verildiği görüldüğünden karşı davacı tarafın alacaklı olduğu, 3- Sayın mahkemede tereddütün devamı halinde ise Davalı firmaya ait 2020 yılında SGK hizmet dökümü listesi ile aynı yıl Ba ve BS formlarının celbi noktasında takdir hakkının sayın mahkemede olduğu, 4- Sözkonusu faturalar Elektronik olarak düzenlendiği ve bu faturalar ...@ ... net üzerinden davalı firmaya mail ile ulaştırıldığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 12/07/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 15/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1-) Davacı tarafından düzenlenen faturalar ve verilen hizmet karşılığında oluşan cari hesap alacağı takip tarihi itibariyle cari hesap bakiyesi (ve takip talebinin de) 2.958,86 EUR olarak hesap edilmiş olup, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2-) Taşıma yönünden yapılan değerlendirmelerde ise yapılan taşımaların gerçekleştirildiği, alıcına ilgili malların ulaştırıldığı, yükte meydana gelen hasarların da karşılandığı, 3-) Davacı tarafın işlemiş faizleri talep edebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiği, Olayda borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin yapılan takipten başka sözleşme veya buna ilişkin ihbar ve ihtarların nasıl yapılacağına yönelik yazılı bir belge dosyada mevcut olmadığı, bu sebeple takip öncesi bir faiz hesaplamasına gerek bulunmadığı, son takdir hakkı sayın mahkemede olduğu, Ayrıca, alacak bedeli takip talebi itibariyle 2.958,86 EUR olarak tespit edildiği, itirazın iptali davalarında takip talebinde mevcut alacağın artırılması ancak yeni bir dava ile mümkün olduğu bu sebeple, ilave olarak kur farkı hesaplamasının mümkün olmadığı, son takdir mercii sayın mahkemede olduğu, 4-) Faturaların mali yönden tebliğ değerlendirilmesi neticesinde ise, dosyada mevcut mail yazışmalarında hizmetin karşı tarafa verildiği, bazı taşımadan kaynaklı noksanlıkların mevcut bulunduğu, belli noktalarda da itirazların geldiği, ilave olarak davalı tarafın Ba formlarından da tespit edildiği üzere, davacıdan 6 belge karşılığında 22.372 TL tutarında mal ve hizmet aldığını beyan ettiği, bu haliyle anılan faturaların davalı tarafa ulaştırıldığı bilgisi dahiline girdiği sonucu ortaya çıktığı, ayrıca KÖK raporda da değinildiği üzere ilgili faturalara itiraz veya iade edildiğine yönelik bir itirazın da gelmediği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa alacağın miktarı noktasındadır. Davacı dava dilekçesinde; davacı ve davalı taraf arasında taşıma sözleşmesi imzalandığını, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, TTK ve ilgili CMR hükümleri doğrultusunda taşıtan/göndericinin tarafına düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, beyan etmiş itirazın iptaline ve icra inkar tazminatın hükmedilmesini talep emiştir. Davalı taraf davaya cevap sunmamıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraflara arasındaki ilişkiye ilişkin BA-BS formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmaları için süre ve imkan tanınmış, akabinde dosyanın karayolu taşımacılığı alanında uzman bir bilirkişi ile bir mali müşavirden oluşan heyete tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 17/08/2022 tarihli raporda; " 1-6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince mecburi olan ve yukarıda tabloda belirtilen Davcıya ait 2020 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2020 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerinin Gelir İdaresi Başkanlığının 1 sıra nolu Elektronik Defter Tebliği Uyarınca Elektronik ortamda E defter olarak tutulduğu, 1 sıra nolu E defter Tebliği gereğince Ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, Aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı şirket lehine delil niteliğine haiz olduğu kanaatine varıldığı, (HMK 222.md TTK 64. Mdmülga TTK 85. Md.) 2- Davacı tarafından düzenlenen faturalar ve verilen hizmet karşılığında oluşan cari hesap alacağı takip tarihi itibariyle değerlenmiş hali 26.698,38 TL olarak hesap edilmiş olup, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3-Sektör Bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmelerde Taraflar arasındaki yazışmalar ile ilgili olarak herhangi bir itirazın olmadığı ve taşımanın sorunsuz yapıldığını; ancak buna rağmen ödemede bulunmadıklarını ve davacının alacaklı olduğunun görüldüğü " kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememiz 6 no.lu celsesinde; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maillerde hasarlı taşımaya ilişkin bedelin sigorta tarafından ödeneceği bildirildiğinden davacı vekiline buna ilişkin olarak davalı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığı ve varsa buna ilişkin evraklarını dosyaya sunmak, takibe konu edilen her bir asıl alacak için faizin hangi tarihten başlatıldığı ve bu hususta davalı tarafa dava açılmadan önce gönderilmiş bir ihtarname bulunup bulunmadığı hususlarında beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, akabinde dosyanın dosya arasına gelen bilgi belgeler incelenerek davaya konu her fatura yönünden faturaların davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği ve her bir fatura yönünden yazılı hizmetin verilip verilmediği hususunda ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 22/07/2024 Tarihli ek raporda " 1-) Davacı tarafından düzenlenen faturalar ve verilen hizmet karşılığında oluşan cari hesap alacağı takip tarihi itibariyle cari hesap bakiyesi (ve takip talebinin de) 2.958,86 EUR olarak hesap edilmiş olup, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2-) Taşıma yönünden yapılan değerlendirmelerde ise yapılan taşımaların gerçekleştirildiği, alıcına ilgili malların ulaştırıldığı, yükte meydana gelen hasarların da karşılandığı, 3-) Davacı tarafın işlemiş faizleri talep edebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiği, Olayda borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin yapılan takipten başka sözleşme veya buna ilişkin ihbar ve ihtarların nasıl yapılacağına yönelik yazılı bir belge dosyada mevcut olmadığı, bu sebeple takip öncesi bir faiz hesaplamasına gerek bulunmadığı Ayrıca, alacak bedeli takip talebi itibariyle 2.958,86 EUR olarak tespit edildiği, itirazın iptali davalarında takip talebinde mevcut alacağın artırılması ancak yeni bir dava ile mümkün olduğu bu sebeple, ilave olarak kur farkı hesaplamasının mümkün olmadığı, son takdir mercii sayın mahkemede olduğu, 4-) Faturaların mali yönden tebliğ değerlendirilmesi neticesinde ise, dosyada mevcut mail yazışmalarında hizmetin karşı tarafa verildiği, bazı taşımadan kaynaklı noksanlıkların mevcut bulunduğu, belli noktalarda da itirazların geldiği, ilave olarak davalı tarafın Ba formlarından da tespit edildiği üzere, davacıdan 6 belge karşılığında 22.372 TL tutarında mal ve hizmet aldığını beyan ettiği, bu haliyle anılan faturaların davalı tarafa ulaştırıldığı bilgisi dahiline girdiği sonucu ortaya çıktığı, ayrıca KÖK raporda da değinildiği üzere ilgili faturalara itiraz veya iade edildiğine yönelik bir itirazın da gelmediği" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; borçlunun icra takibine yapılan itirazı incelendiğinde taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine itiraz edilmediği ancak itirazda hizmetin ayıplı ve hatalı sunulduğunun, faturaların da gerçeği yansıtmadığının bildirildiği, ayrıca borçlu temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinde bulunulamayacağının bildirildiği, mahkememizce davalıya gerekli tebligatları yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmadığı, icra dairesine sunulan borca itiraz dilekçesi içerisinde yer alan ayıplı hizmet iddiasına ilişkin olarak dosyaya davalı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmediği, dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ile davacının davalıya icra takibine konu faturalar karşılığı hizmet sunduğu açık olup davalının ödeme yapmaktan kaçınmasını gerektirir haklı bir gerekçenin iddia ve ispat edilemediği, bu nedenle mahkememizce davacının takibe konu ettiği asıl alacağa ilişkin iddiasını ispatladığı kanaatine varıldığı, davacı taraf her ne kadar ilgili icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de; TBK'nın 117. maddesi uyarınca borçlu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğinden ve eldeki davada, takip öncesi temerrüt ihtarına dair delil sunulmadığından takip öncesi işlemiş faize ilişkin talebin reddi gerektiği kanaatine varılmakla (emsal mahiyette ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 2022/... E., 2023/ ... K. Sayılı ilamı) davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.978,86-EURO 09/06/2020 fiili ödeme tarihli fatura, 305,00-EURO 22/06/2020 fiili ödeme tarihli fatura, 275,00-EURO 23/06/2020 fiili ödeme tarihli fatura ve 400,00-EURO 29/12/2020 fiili ödeme tarihli fatura olmak üzere toplam 2.958,86-EURO nun takip tarihinden itibaren; ticari faizi geçmemek koşulu ile; 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının bir yıllık Euro mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz uygulanarak fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının davacıya ödenmesi şeklinde devamına, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2- Davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile; asıl alacağın %20 si oranındaki 591,77-Euro nun takip tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı olarak hesaplanan 5.357,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.798,69-TL harçtan peşin alınan 570,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.227,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4- Davacı tarafından yatırılan 570,93 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafça yapılan 365,75 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.100,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 3.533,55 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 3.501,39-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Davalı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 12,02-TL'sinin davacıdan 1.307,98-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen arar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza