İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/674 E. 2024/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/674
- Karar No
- 2024/268
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/674 Esas KARAR NO : 2024/268 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2020 KARAR TARİHİ : 17/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine haciz yoluna başvurulduğunu, ödeme emrinin tüzel kişi şirket olan müvekkilinin yetkili temsilcisine yapılması gerekirken söz konusu takibin şifahen öğrenildiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkil aleyhine yapılan takibin 13/03/2019 tarihinde öğrenildiğini, yapılan usulsüz tebligat nedeniyle 14/03/2019 tarihinde itiraz etmek zorunda kaldıklarını, itirazlarının değerlendirilmek üzere .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyasına taşındığını, duruşmaya katılım sağlanamadığı için dosyanın işlemden kaldırıldığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu yüzden bu davanın açıldığını, takibe konu çeklerde bulunan imzalardan hiçbirinin müvekkil şirket yetkilileri tarafından atılmadığını, bu çekler ile ilgili müvekkili şirketin hiçbir bağlantısının bulunmadığını, şirket yetkililerince veya şirketin yetki verdiği kişilerce imza edilmediğini, söz konusu takip nedeniyle müvekkil şirketin haklarına halel geldiğini, ticari işlemleri ve itibarlarının zedelendiğini belirterek ... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasını, icradaki söz konusu çekten dolayı müvekkil şirketin cirosunun sorumluluğunun olmadığından müvekkil şirket açısından iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasında yapılan tebligatın usulsüz olduğun yönündeki iddiaların yerinde olmadığını, dava konusu çekin müşterisi tarafından müvekkil bankaya teslim edildiğini, müvekkili bankanın kendi müşterisi dışındaki cirantaların imza sıhhatini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı tarafından çekteki kaşesine yönelik herhangi bir sahtecilik iddiası yahut sonraki ciranta hakkında yaptığı bir şikayet olmadığından davacının huzurdaki davayı kötüniyetle ikame ettikleri kanaatinde olduğunu, davanın dava dışı cirantaya ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasında, dosyanın grafoloji konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile; tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konularında rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" İncelemeye konu imzaların genel şekli, başlangıçta oluşturulan gramaların tersimi ve oluşturuluş tarzı, başlangıç gramasından imza gövdesine geçiş hareketinin yapılışı, imza gövdesinde oluşturulan ara figürlerin terzimi, birbirlerine bağlanış ve örgüleniş özellikleri, imzanın atılı bulunduğu belgeye göre eğim, yön ve doğrultusu, el kaldırma yer ve sayıları, imzaların içerisindeki el hareketlerinin yapılışı, imzaların sonlandırılış karakteristiği, kaligrafik özellikler ve ihtiyadi hususlar yünden, yapılan değerlendirmede; ... ... () açısından yapılan değerlendirme; İncelemeye konu; ... ... Şubesine ait 0017830 seri numaralı, 75.000TL bedelli çek aslının arka kısmında 3 ciranta bölümünde bulunan ... San.Ltd.Şti. kaşe basım izi üzerindeki imzanın, mukayese belgelere kıyasla ortak uyum ve benzerlikler göstermediğinden; ... ...'in ELİ MAHSULÜ OLMADIĞI, ... ... ( ... ) açısından yapılan değerlendirme; İncelemeye konu; ... ... Şubesine ait ... seri numaralı, 75.000TL bedelli çek aslının arka kısmında 3 ciranta bölümünde bulunan ... San.Ltd.Şti. kaşe basım izi üzerindeki imzanın, mukayese belgelere kıyasla ortak uyum ve benzerlikler göstermediğinden; ... ...'in ELİ MAHSULÜ OLMADIĞI...." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, İİK 72/3.maddesinde düzenlenmiş olan, icra takibinden sonra açılmış imza itirazına dayalı menfi tespit ve takibin iptali davasıdır. Davacının talebine konu .... İcra Müdürlüğünün 2019/...E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; takip dayanağı çekin 17/11/2018 keşide tarihli ... seri no.lu düzenleme yeri İstanbul olan ... A.Ş. ... olarak gösterildiği, takibin alacaklısının ... Bankası A.Ş., borçlularının ise davacı ... Ltd. Şti. Ve dava dışı borçlulardan oluştuğu görülmüştür. İlgili icra dosyasından dosyamıza verilen 25/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile; takibe konu icra dosyasının yenilendiği ve yeni dosya numarasının .... İcra Dairesinin 2023/... E. Olduğu bildirilmiştir. İcra dosyası, senet aslı, imza incelemesine esas olmak üzere davacı şirket yetkililerinin imzasının bulunduğu evrak asılları ilgili kurum ve kuruluşlardan celbedilmiştir, davacı şirket yetkililerinin imza örnekleri alınmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra dava ve takip konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığının saptanması için bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; takibe ve davaya konu edilen çek üzerendeki imzanın mukayese belgelere kıyasla ortak uyum ve benzerlik göstermediğinden, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilileri ... ... ve ... ...'in eli mahsulü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça, dava ve takip konusu senet üzerindeki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle, davacı şirket yetkililerinin ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu bir kısım evrak asılları ile dava konusu senet üzerinde imzalarının karşılaştırılması suretiyle, senet üzerinde bulunan imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığı konusunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkillerinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, davaya konu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı, açıklanan nedenlere davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varıldığı, davacı her ne kadar kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuş ise de; davacının senette ciranta olduğu ve davacının cirosundan sonra çek üzerinde dava dışı ... A.Ş. Nin kaşesi bulunduğu, davalının ise dava dışı bu şirketten ciro yolu ile çeki devraldığı, bu hali ile davalının kötüniyetli olduğunun söylenemeyeceği, davalının kötüniyetine ilişkin dosya kapsamında başka bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, ayrıca davacı takibin iptali talebinde bulunmuş ise de; emsal mahiyetteki Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2011/... E., 2012/... K. Sayılı ilamında belirtilen "Davanın borçlu lehine sonuçlanması ile icra takibi İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca derhal durur. Hükmün kesinleşmesi ile icra takibi iptal edilir. İcra eski hale iade edilir. İcranın eski hale iadesi için ayrıca bir mahkeme hükmüne gerek yoktur. Şu durumda mahkemece davacının borçlu olmadığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken ayrıca icra takibinin iptaline karar verilmesi doğru değildir." şeklindeki gerekçe ve Yargıtay 19. H.D. Nin 2012/1748 E. , 2012/5512 K. Sayılı kararında belirtilen " Dava konusu icra takibinde dava dışı kişiler hakkında da talepte bulunulmuş olduğundan mahkemece sadece davacı yönünden menfi tespit kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, takibin iptaline de karar verilmekle dava dışı kişilerle ilgili davalının takip hakkının ortadan kalkmasına sebebiyet verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçe dikkate alınarak ve dosyamız kapsamındaki çekin konu edildiği icra takibinde de davacı dışında da borçluların bulunduğu dikkate alınarak menfi tespit kararı verilmekle yetinilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Davanın KABULÜ ile, davacının ... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. (yeni esas no:2023/... E.) Sayılı dosyasına konu ... 'ya ait 17/11/2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 75.000,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, 2- Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 5.530,38 TL harçtan peşin alınan 1.382,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.147,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4- Davacı tarafından yatırılan 1.382,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafça yapılan 250,15 TL müzekkere ve tebligat gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ile ilk masraf 62,20 TL (54,40 TL başvurma harcı + 7,80 TL vekalet harcı ) olmak üzere toplam 2.312,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2024 Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)