İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/85 E. 2024/949 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/85
Karar No
2024/949
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/85 Esas KARAR NO : 2024/949 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında Ekim 2013 Tarihli "... Projesi Kaba İşler Taşeron Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme konusunun ... Projesine (... ... OTEL) dair ana işverenin ... olduğunu, müvekkili firmanın işbu sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmek sureti ile işi teslim etmesine rağmen davalı firmanın ödemekle yükümlü olduğu bakiye bedeli ödemediğinden .... İcra Müdürlüğünün 2014/... E. Sayılı dosyası ile 238.486,90-TL takip çıkış miktarı (cari hesap ekstresi) üzerinden davalı borçlu firma hakkında icra takibine geçildiğini, bu süreçte icra takibi açılmasına müteakip davalı firmanın icra takibine itiraz ettiğini, daha sonrası davalı firma tarafından müvekkil firmaya ait SSK ödemesinin gerçekleştirildiğini bu bağlamda müvekkili davacı firmanın bakiye cari hesap alacağının 139.524,36 TL'ye (cari hesap ekstresi) indiğini, belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla takibin 139.524,36 TL'lik kısmı için itirazın iptalini, taraflar tacir olduğundan asıl alacağa ticari faiz işletilmesini ve kötü niyetli olarak borcunu inkar eden borçtu aleyhine takip çıkış miktarı baz alınarak %20 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... A.Ş. ile Dava Dışı ... A.ş. arasında "İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Cad. No:54'de yer alan OTEL projesinde; İnşaat+ Elektrik+ Mekanik işlerinin yapılması" konulu "Yüklenici Sözleşmesi"nin imzalandığını, bu kapsamda müvekkili şirket ... ile davacı ... arasında Ekim 2013 tarihinde "İstanbul İli, ... İlçesi, Mah.. ... Cad. No: ... 'der ... Ada, 17-18 Parselde yer alan Otel restorasyonu işi ve ... Mah. ... Sok. No:10, ... Ada, 18 Parselde bulunan Otel İnşaat projesinde, kaba işlerin malzeme+işçilik olarak yapılması" için "... Projesi Kaba İşler Taşeron Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşemeye konu işler nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu tüm tutarları ödediğini, öncelikli olarak davacı ile müvekkili şirket arasında Kesin Hakediş düzenlendiğini, sözleşmenin saha sorumlusu, şantiye şefi ve davacı ... tarafından imzalandığını, sözleşmeye konu işlerin tamamlanarak taraflarca kesin hakediş imzalandığını ve davacının projede çalışan hiçbir işçisinin kalmadığı halde davacının aylarca SGK prim borçlarını ödemediğini ve SGK kapanışını yapmadığını, davacının SGK borcunu ödememesi ve SGK kapanışını yapmaması nedeniyle müvekkili şirketin ana işveren ... A.Ş İle kesin hak ediş işlemlerini tamamlayamadığını ve alacaklarını alamadığını ve bu nedenle ciddi boyutta zararlarının olduğunu, müvekkili şirketin SGK borçlarının ödenmesi ve SGK kapanışının yapılması konusunda davacıya yazılı ve sözlü uyarılarda bulunduğu halde davacının SGK borçlarını ödeyerek kapanışlarını yapmadığını ve toplam 131.082,47 TL SGK borcunun davacı adına ana işveren ... A.Ş. tarafından ödendiğini ve müvekkili şirketin ana işveren ... A.Ş.'den olan alacağından düşüldüğünü, müvekkilinin alacağından düşülen ilgili tutarlar için müvekkili şirket tarafından davacı adına dekont düzenlenerek davacıya gönderildiğini ve söz konusu SGK ödemeleri davacının cari hesabından düşüldüğünü, davacı tarafından takip dayanağı olarak sunulan Muavin Defter örneği incelendiğinde 25.07.2014 tarih, ... numaralı, 104.720,28TL tutarında vade farkı faturasının davacı kayıtlarında yer aldığı ve davacı nezdindeki kayıtlarda müvekkili şirket hesabına borç olarak kaydedildiğinin anlaşıldığını, söz konusu faturanın davacı şirket tarafından düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini ancak söz konusu faturaya süresi içerisinde müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini ve ... Noterliğinin, 02 Eylül 2014 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde davacıya iade edildiğini, sözleşmenin "Sözleşme Bedeli ve Ödeme" başlıklı 16.2 numaralı maddede "Taşerona yapılacak ödemeler, ancak müteahhite ana sözleşme kapsamında işler ile ilgili ödeme yapıldıktan sonra gerçekleştirilecektir" hükmünü içerdiğini, müvekkili şirketin yapılan işler doğrultusunda ödemeleri gerçekleştirdiğini, davacının ise kesin hakedişin imzalanmasından aylar sonra nereden kaynaklandığını ve nasıl hesaplandığını anlaşılamayacak şekilde ve sözleşmeye aykırı olarak afaki bir şekilde düzenlediği 19/10/2014 tarih ... numaralı 28.976,62 TL tutarındaki vade farkı faturasını müvekkili şirkete gönderdiğini ve müvekkili şirketin faturaya itiraz ettiğini, kabul etmediğini ve noterlik kanalıyla davacıya iade ettiğini, iade edilen vade faturası nedeniyle davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini ancak sözleşme hükmü , müvekkili şirketin ana işveren ... A.Ş.'den aldığı ödemelerin ve davacıya yapılan ödemelerin tarihleri dikkate alındığında talebin haksız olduğunu, sözleşmenin kati teminat ve teminat kesintisi ile ilgili maddeleri olan birinci maddesi, 16.3.maddesi kapsamında davacının sözleşme gereği Sözleşme Bedelinin %6'sı oranında kati ve süresiz teminat mektubu vermesi gerektiği halde teminat mektubunu vermediğini, işçi ücretlerini ödediğini belgelemediğini, SGK'dan ilişiksiz belgesini almadığını, bu nedenle teminat kesintisi olarak davacının hak edişlerinden kesilen tutarların 20,304,92-TL'lik bölümünün davacıya iade edilmediğini ancak, sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirdiğinde davacıya ödeneceğini belirterek davanın tüm talepler ile birlikte reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava 30/01/2015 tarihinde açılmakla mahkememizin 2015/... Esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda 16/05/2017 tarihinde verilen "1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, A)Takip tarihi ile dava tarihi arasında SGK terkin iptali nedeniyle yansıtılan dekontlardan dolayı 1.222,10 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yarar olmadığından bu kısma yönelik davacı talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, B)Davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin, 9.954,80 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, Dava tarihinden sonra SGK terkin iptali nedeniyle, yansıtılan dekontlardan dolayı 10/03/2015 tarihinde 416,35 TL 10/03/2015 tarihinde 765,00 TL, 11/03/2015 tarihinde 90,00 TL 11/03/2015 tarihinde 406,78 TL olmak üzere toplam 1.678,13 TL 'nin icra müdürlüğünce infazda nazara alınmasına, 1.990,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," şeklindeki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2017/ ... Esas, 2019/... Karar Sayılı, 05/02/2019 Tarihli "... Somut olayın incelenmesinde, davacı taşeron tarafından vade farkı ve bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili talebiyle işbu dava açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede vade farkına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Buna rağmen, davacı tarafça düzenlenen 03.03.2014 tarihli 24.426,00 TL bedelli vade farkı faturası davalı tarafından ödendiğinden, artık faturalar için vade farkı ödemesi yapılacağı yönünde taraflar arasında bir kabulün bulunduğu sonucunda varılmaktadır. Mahkemece, vade farkı yönünden de bilirkişi hesaplaması yaptırılarak, 03.03.2014 tarihli 24.426,00 TL bedelli vade farkı faturası ile yapılan uygulama göz önüne alınarak, 09/10/2014 tarihli 28.976,62 TL tutarlı ve 25/07/2014 tarihli 104.720,28 TL tutarlı vade farkı faturaları yönünden de vade farkı oluşup oluşmadığı araştırılarak, vade farkı oluşmuş ise miktarı belirlenip karar altına alınması gerekirken, sözleşmede vade farkı kararlaştırılmadığı ve 03.03.2014 tarihli 24.426,00 TL bedelli vade farkı faturasının ödenmesinin temaül oluşması için yeterli olmadığı şeklindeki hatalı değerlendirme ile vade farkı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine, davalı tarafça dava dışı ... A.Ş. tarafından davacı adına 131.082,47 TL SGK borcu ödendiği savunulmasına rağmen, davalı taraf bu ödemenin 98.962,54 TL olduğunu belirterek, bu miktarı takip talebindeki miktardan düşmek suretiyle 139.524,36 TL yönünden itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece bu konuda taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlık göz önüne alınmaksızın ve dava dışı ... ... AŞ tarafından davacı adına yapıldığı ileri sürülen ödeme belgeleri getirtilip incelenmeksizin, SGK kesintisinin davacı tarafça da kabul edildiği belirtilerek 131.082, 47 TL SGK kesintisi düşülmek suretiyle yapılan bilirkişi hesabı esas alınarak karar verilmesi de hatalı olmuştur. Ayrıca, davacı taraf alacağının sadece vade farkı faturalarına dayanmadığını, bakiye iş bedeli alacağı da bulunduğunu ileri sürmektedir. Bu durumda, taraflar arasında düzenlenen hakediş ve metrajlar ile davalı ile dava dışı ... AŞ arasında bu işe ilişkin düzenlenen hakediş, metraj ve diğer belgeler temin edilerek ve gerekirse mahallinde keşif de yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile davacının iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir." şeklindeki gerekçeli ilamı ile kaldırılmakla mahkememizin işbu esasına kaydı yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflara arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli ve vade farkı alacaklarının tahsili amacıyla davacı taşeron tarafından davalı yüklenici aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İşbu davanın dayanağını oluşturan ... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde davacının davalı aleyhine 238.486,90TL asıl alacak üzerinden, tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte takibe girişmiş olduğu, davalı tarafça yasal süresi içerisinde borcun tamamına itiraz edilmiş olmakla takibin durduğu, davacının dava dilekçesinde ; davalı tarafça icra takibine itiraz edildikten sonra davacıya ait SGK borcunu ödemiş olması sebebiyle davalıdan toplam cari hesap alacağının 139.524,36 TL'ye (cari hesap ekstresi) indiğini, beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla takibin 139.524,36 TL'lik kısmı için itirazın iptalini talep ve dava etmiş olduğu görülmüş olup her ne kadar dava dilekçesinde toplam alacak tutarının bakiye iş bedeli ve vade farkı alacağından oluştuğunu iddia etmiş ise de gerek takipte gerekse yargılama esnasında toplam alacağını ayrıştırmamış olduğu için davacıya birden fazla kez verilen süre içerisinde mahkememizin ara kararlarını karşılar mahiyette beyan dilekçelerinin sunulmadığı görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmekle davacının davasının süresinde açıldığı kabul edilerek yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında ilgili kaldırma ilamı sonrasında tarafların ticari defter ve belgeleri, dava dışı şirkete ait evraklar celp edilerek ilgili kaldırma ilamı uyarınca mahallinde keşif yapılarak İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi, Elektrik Mühendisi, Mali Müşavir ve Borçlar Hukuku - Sözleşmeler Hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanınından oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmıştır. Bu kapsamda hazırlanan raporlarda özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ; Davalının davacı adına müvekkil firmaya ait (98.962,54.-TL) SGK ödemesinin mahsup edilerek cari hesap alacağının 139.524,36.-TL ye indiğini dolayısıyla takibin 139.524,36.-TL kısmı için takibin devamını talep ettiği anlaşılmıştır. Davacının davalıdan 25/07/2014 tarihli 104.720,28TL tutarlı ve 09/10/2014 tarihli 28.976,62TL tutarlı vade farkı faturaları yönünden inceleme yapılarak davacının vade farkı alacağının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının ne kadar olduğu hususunda: -Müteahhit ... VE TİC. A.Ş ve Taşeron ... TİC. LTD. ŞTİ arasında Ekim 2013 yılında imzalanan Kaba İşler Taşeron Sözleşmesinde vade farkı uygulamasına ilişkin hüküm bulunmadığı, -İcra takibine konu cari hesap ekstresinde aşağıda gösterildiği gibi 15.02.2014 tarihli 338.646,62.-TL tutarlı hakediş faturasının düzenlendiği tarih olan 15.02.2014 itibariyle davacının davalıdan alacak tutarı 165.420,04.-TL olup 03.03.2014 tarihli 24.426,00 TL bedelli vade farkı faturasının bu alacak tutarı üzerinden ne şekilde hesaplandığı, vade farkı uygulamasının ne şekilde uygulandığı belirlenememiştir. -Diğer taraftan; Davacı tarafça düzenlenen 28/04/2014 tarihli 28.976,62.-TL bedelli vade farkı faturasının tahakkuk edildiği, aynı tarihli (28/04/2014 tarihinde) iade faturası düzenlenerek vade farkı alacağının sıfırlandığı anlaşılmıştır. - Davacının aşağıda gösterilen icra takibine konu cari hesap ektresinde davalı tarafın borcuna 25/07/2014 tarihinde tahakkuk ettirilen 104.720,28 TL tutarlı vade farkı faturasının nasıl hesaplandığı belirlenememiştir. -Buna göre; Davacının 104.720,28.-TL vade farkı bakiye alacağı hususunda nihai karar Sayın Mahkemenindir. Dava dışı ... .... A.Ş. tarafından davacı adına yapılan ödemelerin Toplamı 131.082,47-TL olduğu, Davacı tarafça dava konusu kısmi alacak tutarından 13/11/2014 tarihinde 97.740,44.- ve 20.01.2015 tarihindeki 1222,10.-TL'nin (97.740,4441.222,10-98.962,54.-TL) mahsup edildiği anlaşılmıştır. Buna göre hesaplamamızdan 98.962,54.-TL SGK ödemesi mahsup edilmiştir. 21.04.2014 tarihli 24.797,12.-TL tutarlı “ SGK-4100 Geçmiş Dönem 4A Prim Tahsilatı Ödemesi” açıklamalı sek ödemesiyle ilgili ... banka dekontu sunulduğu anlaşılmıştır. İlgili SGK ödemesinin ödeme belgesi mevcut olduğundan hesaplanan alacak tutarından mahsup edilmiştir. T.C. ... Mahkemesi ... HD 2017/... Esas ,2019/... Karar Sayılı 05.02.2019 tarihli kararında belirtildiği üzere davalı tarafça dava dışı ... A.Ş tarafından davacı adına 131.082,47.-TL SGK borcu ödendiği savulmasına rağmen....dava dışı ... A.Ş. tarafından yapıldığı ileri sürülen ödeme belgeleri getirilip incelenerek .” şeklindedir. Yukarıdaki açıklamalara dayanarak ; dava dışı ... A.Ş. tarafından davalının hesabına borç kaydedildiği anlaşılan Terkin indirimleri davacı adına SGK ya yapılan ödeme kapsamında olmadığından hesaplamaya dahil edilmemiştir. Buna göre; Kök rapordaki Davacı adına SGK'ya davalı tarafça yapılan ödeme tutarı 97.740,44.-TL+24.797,12.- TL+1.222,10.-TL= 123.759,66.-TL olarak revize edilmiştir. 1. Alternatif: Dava tarihi olan 18/02/2019 itibariyle davacının davalı taraftan toplam hakediş alacağı 133.766,61.-TL den 123.759,66.-TL davacı adına davalı tarafça ödenen SGK ödemeleri mahsup edildiğinde davacının davalı taraftan kalan bakiye alacağı 10.006,95.-TL olarak hesaplanmıştır. 2. Alternatif: Dava tarihi olan 18/02/2019 itibariyle davacının 104.720,28.-TL vade farkı tutarının davacı tarafça somut olarak nasıl hesaplandığı belirlenemediğinden, dava dosyasında bu hususta herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından hesaplamaya dahil edilmemiştir. Davacının vade farkından kaynaklı alacağı hususunda Nihai karar Sayın Mahkemenindir. Şeklinde kanaat bildirilmiştir. Düzenlenmiş faturaların tutarlarının tahsil günü geldiğinde, fatura tarihi ile tahsilat tarihi arasında bir kur farkı oluşması durumunda; iki taraftan hangisinin lehine bir kur farkı oluşmuşsa, bu farktan kaynaklanan tutar fatura edilir. Bu faturaya da kur farkı faturası denir. Kural olarak bir ticari ilişkide kur farkının talep edilebilmesi için, taraflar arasındaki sözleşmede kur farkına ilişkin açık bir hüküm bulunması veya bu konuda taraflar arasında teamül oluşturacak bir uygulama bulunması gerekir. Alınan tüm kök ve ek raporlar, ilgili kaldırma ilamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacının hakedişten kaynaklı 133.766,61 TL alacağının bulunduğu, her ne kadar bilirkişiler tarafından vade farkı koşullarının oluşmadığı beyan edilmiş ve bu kapsamda hesaplama yapılmamış ise de ilgili kaldırma ilamı uyarınca davalının vade farkına ilişkin olarak yapmış olduğu önceki ödeme de göz önünde bulundurulduğunda vade farkına ilişkin teamül oluştuğu kanaatine varılmakla talep edilmiş olan 104.720,28 TL vade farkı bakiyesi dahil olmak üzere davacının takip tarihi itibari ile toplam alacağının 238.486,89 TL olduğu, bu tutardan "Kök rapordaki Davacı adına SGK'ya davalı tarafça yapılan ödeme tutarı 97.740,44.-TL+24.797,12.-TL+1.222,10.-TL= 123.759,66.-TL olarak revize edilmiştir." şeklindeki kanaat uyarınca mahsup yapıldığında 114.727,23 TL bakiye alacağının bulunduğu kanaatine varılmakla davacının kısmi itirazın iptali davasının bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının KISMİ İTİRAZIN İPTALİ davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının ... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 114.727,23 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 114.727,23 TL'nin %20'si oranında olan 22.945,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, 4-Alınması gerekli olan 7.837,02-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.685,11-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.151,91-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.685,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 31,80-TL ( başvurma, vekalet harcı ) davetiye, posta gideri: 1.135,60-TL, bilirkişi ücreti: 13.250,00-TL, Keşif Harcı: 571,90-TL, olmak üzere toplam: 14.989,30-TL yargılama giderinin %82 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 12.291,22-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 24.797,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarf edilen toplam 100,00-TL yargılama gideri %82 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 18,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerine bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/85, K. 2024/949, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-85-e-2024-949-k-54a82c06532f