İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/184 E. 2024/376 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/184
- Karar No
- 2024/376
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2024/184 Esas KARAR NO :2024/376 DAVA :Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ :16/04/2024 KARAR TARİHİ :08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında kurulan navlun sözleşmesi çerçevesinde 10 ve 11 Ekim 2022 tarihlerinde ABD’de yapılması öngörülen "..." fuarına dava dışı ...'e ait malzemelerin önce .../...’tan alınarak Derince’ye karayoluyla, bunu takiben Derince’den ...’a deniz yoluyla taşınması, oradan da ... ’a taşınması amacıyla dava dışı ... ile müvekkili şirket arasında 13.05.2022 tarihinde taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davalı taraf, müvekkili şirketin tarafı olduğu taşıma sözleşmesinin ifasına, müvekkili şirket ile ... sayılı ... çerçevesinde 19.08.2022 tarihli ve ... sayılı deniz yük senedi tahtında "fiili taşıyan" sıfatıyla dahil olduğunu ve ... sayılı konteyner içerisinde yükün deniz yolu ile taşınmasını fiilen yerine getirdiğini, dava dışı ... şirketinin, müvekkil şirket ile arasındaki yazışmalar neticesinde 28.07.2022 tarihinde taşımaya konu eşyanın yüklemesini yerine getirdiğini ve müvekkili şirkete taşınmak üzere teslim ettiğini, bu süreçte eşyanın tahmini varış tarihi 02.09.2022 olarak öngörüldüğünü, gemi değişiklikleri ve ertelemeler neticesinde ise eşyanın ...'a varış tarihi 12.09.2022 şeklinde güncellendiğini, 28.08.2022 tarihinde gemi aktarma limanı olan ...’ya vardığını, konteynerin "... " gemisinden tahliye edilmiş olmasına rağmen 02.09.2022 tarihinde ...’dan kalkacak olan gemiye yüklenemediğini, bu gelişmeyi takiben, eşya 11.09.2022 tarihinde limandan ayrılacak olan "... " gemisine yüklendiğini, eşyanın ... limanında bulunduğu süre zarfında meydana gelen bu gecikme, davalı şirketin gemi programlama faaliyetine bağlı olarak ortaya çıkmış olup, müvekkili şirketin herhangi bir kusuruna bağlı olarak gerçekleşmediğini, malzemeleri taşıyan davalıya ait geminin, 03.10.2022’de Boston’a, 05.10.2022’de ise ... limanlarına uğradıktan sonra fuarın başladığı 10.10.2022 günü ... limanına vardığını, bundan dolayı taşınması kararlaştırılan malzemelerin fuara yetiştirilemediğini, konteynerin fuara yetişmesi için (dava dışı ...’ten talimat beklemeksizin) müvekkil şirket tarafından masraflara da katlanılması üstlenilerek davalı şirketten konteynerin geminin Amerika kıtasında uğrayacağı ilk limanda gemiden indirilmesi talep edildiğini, buna karşılık geminin ...'a varması öncesindeki süreçte eşyanın tahliye edilmesi noktasında davalı şirketten herhangi bir olumlu geri dönüş alınmadığını, müvekkili şirketin davacı / karşı davalı sıfatıyla tarafı olduğu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) 2023 / ... E. sayılı dosyası kapsamında ... şirketi tarafından dava açıldığını ve gecikmeye dayalı olarak uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, bundan dolayı, müvekkili şirketin yük ilgilisi konumundaki dava dışı şirkete taşıma sözleşme kaynaklı tazminat ödeme olasılığının ortaya çıkmasına binaen müvekkili şirket tarafından işbu rücu davasının belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi zarureti söz konusu olduğunu belirterek belirsiz alacak davasının kabulü ile müvekkilinin tazminatın hesaplanarak davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmasında hukuki bir yararı bulunmadığını, kendi adına "asaleten" ... A.Ş. açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkeme Londra Yüksek Mahkemeleri ve uygulanacak hukuk İngiliz hukuku olarak belirlendiğini, işbu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların Londra Yüksek Mahkemeleri’nde ve İngiliz hukukuna göre çözüleceği hususunda anlaştıklarını, milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi taşımanın gecikmesinden kaynaklanan bir zarar olduğu varsayımında dahi hem konişmento hükümleri hem de TTK hükümleri uyarınca gecikme zararında taşıyanın sorumluluğu toplam navlun bedeli ile sınırlı olacağını, davacı tarafından dava konusu gecikme iddiası ile ilgili TTK'nın 1185/5 uyarınca 60 günlük süre dahilinde yapılan bir bildirim bulunmadığını, konteyner hareketlerine ilişkin dökümler incelendiğinde, yükün mutad süresinde taşındığını, aktarma limanlarındaki sürelerin liman yoğunluğu ve gemi programlamasına göre olağan kabul edilmesi gerektiğinin görüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Davacının üstlenmiş olduğu taşımanın gecikmeli ifa edilmesi nedeniyle mahkememizin 2023/... esas sayılı dosyasında aleyhine açılan tazminat davasında ödeyeceği olası tazminatın davalı fiili taşıyana rücu edilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizin 2023/... Esas sayılı dosyasında davacı ... A.Ş tarafından davalı ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine 11.550,00 EUR ,16.826,95 USD, ve 7.965,00-TL navlun alacağının tahsili isteği ile dava açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile emtianın geç teslim edildiği , bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek davacı akdi taşıyan aleyhine karşı dava açtığı, davacının eldeki dosya ile Mahkememizin 2023/... esas sayılı dosyasında aleyhine açılan tazminat davasında ödeyeceği olası tazminatı davaya konu ettiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan konişmentonun ... ... ... adına acentesi tarafından düzenlenmiştir. Buna göre fiili taşıyan ... ... ... şirketidir. Dava dilekçesinde fiili taşıyan acentesine karşı da husumet yöneltilmiştir. TTK'nun 105.maddesinde "acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği" hükmü düzenlenmiş olup anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Konişmentoda davalı ... Gemi Acenteliği açıkça acente olarak belirtildiğinden bu kayıt karşısında davalının taşımayı üstlendiği ortaya konulamadığından davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın ... Gemi Acenteliği yönünden usulden reddi gerekmiştir. TTK 1188. maddesinde "Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer, Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar, sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya kapsamından yükün 29/09/2022 tarihinde tesliminin gerektiği, buna göre bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu talep sorumlu tutulan kişinin rücu isteğine ilişkin olduğundan TTK 1188/3 maddesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mahkememizin 2029/... Esasa sayılı dosyasının incelenmesinde dava dilekçesinin davalıya 07/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davada arabuluculuk sürecinin 26/03/2024 tarihinde başlatıldığı ve 04/04/2024 tarihinde bittiği, davanın 16/04/2024 tarihinde açıldığı, arabuluculukta geçen süreler de dikkate alınarak yapılan incelemede dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 90 günlük hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair aşağıdaki şeklide karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı ... Adına İzafeten ... A.Ş. yönünden açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davalı ... A.ş. vekili için takdir edilen 1.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine, 5-Davalı ... Adına İzafeten ... A.Ş. vekili için takdir edilen 1.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır