İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/182 E. 2024/16 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/182
- Karar No
- 2024/16
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2023/182 Esas KARAR NO:2024/16 DAVA:Alacak (Gemi İpoteğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/10/2020 KARAR TARİHİ:17/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi İpoteğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, dava dışı ... adı altında turizm ve yat işletmeciliği işi ile iştigal ettiğini ve müvekkilinin maliki olduğu, ticari yatın davalı sigorta şirketince tekne yat poliçesi ile sigortalandığını, poliçe kapsamında olduğu iddia edilen yatın kaza geçirdiğini, derhal sigorta şirketine bildirildiğini ve hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi eksperinin kaza mahalline geldiğini ve yatın çekek yerine çekildiğini, yatın çekek yerine getirilmesi ve motorunun deniz suyundan arındırılması gibi işlemlerin toplam 141.600 TL tuttuğunu, ayrıca yatın bulunduğu çekek yerine 6 aylık kira sözleşmesi yapıldığını ve tutarının 10.620 EURO olduğunu, sigorta şirketi gözetimi ve yönlendirmesi ile tüm işlemlerin yapıldığını ve sigorta şirketi tarafından müvekkiline gönderilen yazıda hasar dosyasına dair tazminat talebinin mevcut poliçe kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığının beyan edildiğini, kazaya uğrayan yatın hasar gören bölümlerinin tespiti, bu hasarların onarımı ve eski hale getirmek için gerekli olan sürenin tespiti açısından ... Hukuk Mahkemesinde delil tespiti davası açıldığını ancak mezkur mahkemece alınan bilirkişi raporunda istenilen hususların tam anlamı ile açıklanmadığını ve ek rapor isteminde bulunulduğunda mezkur mahkemece yatın bu hali ile delil tespitinin yapıldığını ayrıca olan talepler için yargılama yapılması gerektiği kararı verildiğini, bu nedenlerle çekme kurtarma bedeli ve yatın deniz suyundan arındırılması bedeli olan toplam 141.600 TL'nin kaza tarihi olan 05/03/2020 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, yatta oluşan hasarın onarım, malzeme ve işçilik bedeli olarak şimdilik 700.00 TL bedelin alacak miktarı tam olarak tespit edilip belirli hale geldikten sonra HMK 107. Maddesi uyarınca belirlenen miktar üzerinden arttırılmak üzere kaza tarihi itibari ile reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kaza tarihinde yatın onarım süresince ödenecek kira bedelinin yargılama sırasında tespit edilip, belirlenecek miktar üzerinden arttırılmak üzere şimdilik 30.000 TL bedelin davalıdan alınarak kaza tarihi itibari ile reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline, yatın değer kaybının yargılama sırasında tespit edilip belirlenen miktarda arttırılmak üzere şimdilik 100.000 TL'nin kaza tarihi itibari ile reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kaza tarihi itibari ile yatın kullanılamaması, kiralanamaması, çalıştırılamaması ve müvekkilinin nemalanamaması sebebi ile oluşan zararın, yoksun kaldığı kârın yargılama sırasında tespit edilip, şimdilik 100.000 TL bedelin kaza tarihi itibari ile reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu yatın 30/01/2020 - 30/01/2021 tarihleri arasında poliçede yer alan şartlar ve limitler dahilinde sigortalandığını, yatın poliçe teminatı kapsamında oluşan bir zararının bulunmadığını, dava konusu yatın ... Limanı'ndan İstanbul'a gitmek üzere seyre başladığını ve Marmaris İçmeler limanına yanaştığı iddia edilen yatın buradan hareket ettikten sonra kazanın meydana geldiğinin iddia edildiğini, ancak meydana gelen kazanın şüpheli olduğunu ve yapılan araştırmada alkollü şekilde kullanım sonucu kazanın meydana geldiğini ve durumun poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, hasara ilişkin ihbar sonrasında eksper tarafından detaylı bir rapor hazırlandığını, tekne mürettebatının alkollü olarak seyrüsefere çıktıklarını ve bunu gizlemek için alkol muayenesi yapmaktan kaçındıklarını, yatta bir çok alkol şişesi bulunduğunu, mürettebatın kazanın meydana gelişi ile ilgili çelişki ifadelerde bulunduklarını, davacı tarafın taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının talep ettiği zarar miktarlarının fahiş rakamlar olduğunu, meydana gelen kazada zararı önleme, azaltma ve sigortacının haklarını koruma yükümlülüğüne de uyulmadığını ve zararın artmasına neden olunduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın kısmi dava olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bu yönü ile açılan davaya ayrıca zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın usul ve esastan reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararının 11/04/2023 tarihinde kesinleşmesi üzerine, davacı vekilinin 11/04/2023 tarihli dosyanın gönderilmesi talebi doğrultusunda dosyanın mahkememize tevzi edilerek eldeki esas numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Görevsizlik kararı veren .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının kazanç kaybı niteliğindeki talepleri haricindeki zararlarının sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava konusu sigorta kapsamında olduğu, alınmış olan fiyat teklifleri detaylı olarak tarifi yapılmış hasarlar ile karşılatışıldığında diğer harcama kalemleri olan yüzdürme masrafları ile motorların korumaya alınması masraflarının dahil edilmesiyle toplam 931.500,00 TL tutar yatın onarımı için gereken ve makul olan bedel olduğu, bu bedelden poliçe şartı olan sigorta bedelinin %0,5 i oranında muafiyet tenzili yapıldıktan sonra, bakiye 924.050,00 TL tazminat tutarı hesaplandığı, tarifi yapılmış hasarların onarımı için yaklaşık 4 ay süre gerekeceği bu süre içinde teknenin karada bulunacağı yerin kira bedelinin verilmiş olan fiyat teklifinin içinde yer aldığı, onarımların bir tersane ortamında ve işin ehli firma kişilerce yapılması durumunda teknenin değerinde bir azalmanın beklenmeyeceği, yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İtirazların değerlendirildiği ek raporda da özetle; tarafların rapora itirazları sigorta kapsamı zararı azaltma yükümlülüğü yoksun kalınan kar ve alacağın miktarı noktalarında toplanmakla beraber sigorta kapsamı zararı azaltma yükümlülüğü ve yoksun kalınan kar bakımından kök rapordaki görüşlere bağlı kalındığını, kök raporda zararın 924.050,00 TL olarak hesaplandığını ilgili tutara %18 oranında KDV tatbik edilmesi halinde tazmini gereken tutarın 1.091.729,00 TL Olduğunu, tespit edilen asıl alacağa 27.04.2020 tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği kanaatine varılmıştır. 17/11/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; dosya kapsamında, kaptanın uyuşturucu ve keyif verici madde kullanmadığına ilişkin Sahil Güvenlik tarafından sevk ile idrar örneği alındığı ve test sonucunda kullanılmadığının tespit edildiğini, ancak alkol ile ilgili sunulan alkol raporu bulunmadığı, olay tarihinde COVİD 19 Virüs salgını sebebiyle ... Devlet Hastanesinin hasta kabulü yapmadığı, bu hususun eksper tarafından yapılan araştırma ile de teyid edildiğini, ancak aynı gün 3-4 saat sonrasında hasta kabulünün yapıldığının eksper tarafından kaptana bildirildiğinin fakat rapor alınmasından imtina edildiğinin eksper tarafından beyan edildiğini, ispat hukukunu ilgilendiren bu hususun nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağını, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin poliçe teminat kapsamında bulunmadığını, poliçede teminata alındığına ilişkin özel şartın yer almadığını, hasarın meydana gelmesinde tekne kaptanının kusurunun olduğunu, dosyada alınan teknik bilirkişi değerlendirmesine göre mürettebatın kusur ihmal ve özensizliği, Enstitü Yat Klozları CL 328 no’lu kloz düzenlemesinde zararın teminat dışı bırakılma sebebi olarak düzenlenmediği, TTK 1429. Md. düzenlemesinin ancak kasıt halini teminat dışı bıraktığı, Tekne Poliçesi genel şartları B.1 md. de düzenlenen " rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olma” yükümlülüğünün sigortalı/sigorta ettirene ait yükümlülük olarak düzenlendiğini, sigortalı ...’nun kaza sırasında teknede olmadığını, dolayısıyla kaza sonrasında teknenin sahile bağlanması ve uygunsuz sabitleme yapıldığı hususunda sorumluluk yüklenemeyeceğine dair görüş ve kanaatine varılmıştır. Dava; davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı tekne sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, davacının maliki olduğu "..." isimli ticari yatın 05/03/2020 tarihinde ... ... ... ... mevkiinde geçirdiği kaza sonrası hasarlanması nedeni ile ortaya çıkan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan ... numaralı tekne sigorta poliçesi ile davacıya ait ... isimli teknenin 30.01.2020-2021 tarihleri arasında sigorta teminat kapsamına alındığı, 05.03.2020 tarihli kazanın poliçe teminat süresi içinde gerçekleştiği konusu tarafların kabulünde olup, davada çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık hasarın tekne sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır. Dosyaya ibraz edilen sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, tekne kütük kayıt örneği ile dosyaya celp edilen Savcılık Soruşturma evrakları ve Sahil Güvenlik Komutanlığı fezleke evrakları incelendiğinde; dava konusu teknenin davacı tarafından 29/01/2020 tarihinde satın alındığı, tekne satış işlemlerinin yerine getirme ile teknenin İstanbul'a getirilmesi hususlarında dava dışı tekne kaptanı ... görevlendirildiği, Kaptan ...ile ...'in davacının oğlu ... ile birlikte 05/03/2020 tarihinde İstanbul'a gitmek üzere yola çıktıkları, teknenin su aldığını görmeleri üzerine tekne hızını artırmak sureti ile en yakın kara parçasına yönelerek bu bölgedeki kayalıklara çarparak durdukları, sonrasında teknenin geri manevra ile sığ olduğu düşünülen iskili tarafına yanaştırıldığı, burada teknenin halatlarla iskeleye bağlanarak sabitlenmeye çalışıldığı, durumun sahil güvenlik ekiplerine bildirildiği, teknenin halatlardan kurtularak sürüklendiği ve yarı batık hale geldiği, bu şekilde dava konusu hasarın oluştuğu anlaşılmaktadır. ... numaralı tekne sigorta poliçesinde davacıya ait olan ... isimli teknenin 30/01/2020 - 2021 tarihleri arasında davalı tarafından sigorta teminatı altına alındığı, Tekne Poliçesi Genel Şartları A.3 md. de “ Sigorta Teminatının Kapsamı” başlığı altında “Bu sigorta, rizikonun gerçekleşmesi sonucu gemi veya diğer deniz ve göl araçlarının yahut bunlara ilişkin diğer menfaatlerin uğrayacağı ziya ve hasarı, ayrıca teminata dahil edilmişse sorumluluk tazminatını, yahut bunlarla ilgili masrafları kapsar şekilde düzenlendiği görülmektedir. Ziya veya hasar yahut sorumluluk tazminat ile bunlara ilişkin masrafların kapsam ve içeriği, teminata dahil ve istisna edilen rizikolar, bu poliçeye eklenen özel şartlarla belirlenir.” düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir. Sigorta teminatı dışında kalan hallerin tespitinde ise poliçede atıf yapılan Instıtute ... hükümlerinin belirleyici olduğu anlaşılmaktadır. Enstitü Yat Klozları CL 328 no’lu klozun 10. maddesinde istisna haller sayılmış olup, sigortalının/sigorta ettirenin tekne mürtebatının ihmal ve kusuru teminat dışı sayılmamıştır. Enstitü Yat Klozları CL 328 no’lu klozun 9. Maddesinde ise, poliçe teminatı bakımından tehlikeler sayılmış olup, klozun 9.1.1 maddesi kapsamında kayalıklara çarpmak sureti ile ortaya çıkan hasarın deniz tehlikesi adı altında poliçe kapsamında düzenlenen bir riziko olduğu tespit edilmiştir. Ancak, sigorta poliçesinin 3. sayfasında Alkollü Kullanım İstisnası başlığı altında, sigortalının kendisi ve/veya istihdam ettiği kişilerin alkol, uyuşturucu veya keyif verici madde alarak sigortalı tekne ile seyrüsefere çıkması sonucu sigorta konusu teknede iş bu poliçe teminatı kapsamında oluşabilecek her türlü hasar ve ziyanın teminat harici olduğu belirtilmiştir. Tekne kaptanı ... tarafından olay hakkında düzenlenen tutanakda, teknenin su aldığını tespit etmeleri üzerine uykusuzluk ve yorgunluğun etkisi ile panik halinde dümene geçerek en yakın karaya doğru hızını artırarak yöneldiğini ve bu surette kayalığa çarparak durdukları beyan edilmiştir. Olayın sebebi ve meydana geliş şekline ilişkin olarak, görevsizlik kararı veren .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından taraf vekillerince bildirilen tanıklar dinlenmiş olup; Davacı tanığı ... beyanında; Olay günü gemide mürettebat olarak bulunduğunu, ...'ten teslim aldığını, İçmeler tarafında konakladığını, geceleyin orada havanın dinmesini beklediğini, gece dalga vardı, gece seyir halinde olduğunu, ön taraftaki master su almaya başladığını, herhangi bir yere çarpmadığını, kayalık bir adacık olduğunu, en yakın orası olduğu için gemiyi oraya yanaştırıp durduğunu, gemiyi baştan ve kıçtan karaya bağladığını, sahil güvenliğine haber verdiklerini gemi evraklarını içerisinde aldıklarını ve sahil güvenliğin gelmesini beklediklerini, sahil güvenlik ekibi bizi alarak karaya bıraktığı ifadesinde bulunmuştur. Davacı tanığı ... beyanında; Marmaris'te ikamet ettiğini ve Marmaris'te kaptanlık yaptığını, ben bizzat davacıyı tanımadığını, davacının teknenin sahibi olduğunu bildiğini, tekneyi kullanan kaptanın kaza yapması nedeniyle beni Bodrum'dan bir arkadaşının aradığını ve davacının sahibi olduğu teknenin kaptanının kaza yaptığını ona yardımcı olmasını istediğini, yardımcı olmak amacıyla kazanın olduğunu ...'a gittiğini, sigorta şirketinden İzmir'den gelen iki eksperi tekneye götürdüğünü, tekneyle ilgili inceleme yaptıklarını, video ve fotoğraf çektiklerini, tekneyi gördüğünde kafadan battığını makine dairesi henüz su almadığını, hatta bu şekilde bağladığını, ... ve ... 'den 130.000,00 ile 200.000,00 TL arasında teknenin denizden çıkarılması ve Marina'ya getirilmesi işlemine ilişkin fiyat aldıklarını, hatta kendisinden yerlerle konuşmasını rica etikklerini, kendisi de teknenin denizden çıkarılması, karaya çekilmesine ilişkin giderleri 80.000,00 TL'ye yapmak üzere ...'le konuştuğunu, eksperler de ... ile konuşurken yanında olduklarını, teknenin tamirine ilişkin sigorta şirketi tarafından para ödenmediği için halen ...'te olduğunu bildiğini, kendisinin kaza anında olmadığını, teknenin ne şekilde kaza yaptığını bilemediğini ancak denizde bu şekilde bir kaza olduğunda sahil güvenlik gelip alkol muayenesi yapacağını, teknenin ne amaçla kullanıldığını bilmediğini ancak ...'ten alınıp İstanbul'a götürülmek üzere denizde olduğunu bildiğini, tamir bedeline ilişkin eksperler birçok yerden teklif aldıklarını, bu sırada karaya çekilmesi gereken tekne denizde bekletildiği için makina bölümleri de batmak suretiyle hasar gördü, ertesi gün makinaların zararının artmasını önlemek için sökülüp yağlama işlemlerinin yapılmasını bizzat kendisinin sağladığını, bu haliyle kullanılabilir durumlarını koruduklarını, kendisi sigorta eksperlerinin tamir için aldıkları fiyatları bilemiceklerini, ancak dediği gibi denizde bekletildiğinden makina dairesi de zarar gördüğünü, marangoz işleri var olduğunu, tekne denizdeki haliyle 25.000,00 TL'ye karaya çekileceğini, sigorta görevlilerinin fiyat araştırma nedeniyle vakit kaybetmelerinden dolayı tekne battığını bu nedenle 80.000,00 TL'ye çekildiğini, dolayısıyla teknenin tamamında birçok hasar meydan geldiğini ifade etmiştir. Davalı tanığı ... ... beyanınıda; Teknenin gövde sigortacısı olan ... sigortanın görevlendirdiği sigorta eksperi olduğunu, asıl işinin uzak yol kaptanlığı olduğunu, davaya konu olay 05/03/2020 tarihinde gerçekleştiğini kendilerine aynı gün ihbar edildiğini, olay yerine 06/03/2020 sabahı uçakla diğer sigorta uzmanı ... bey ve ben olay yerine gittiğini, teknenin sahibi de aynı gün oraya geldiğini, tekne Göcekten yola çıkmış ve İstanbul'a doğru gelirken ... yakınlarında yarım adaya çarparak kaza yaptığını, kendilerine gittiklerinde yarı batık vaziyette olduğunu, teknenin kaptanı teknenin kaptanı, teknenin gemicisi ve sahibinin oğlu sahil güvenlik tarafından kazanın olduğu gün kurtarılarak kıyıya getirildiğini, biz bir dalgıç ile birlikte 06 martta teknenin yanına gittiğini, yanlarına dalgıç alma sebebinin teknenin yarı batık vaziyette olması, çıkarılması için dalgıça ihtiyaç duyulması ve ayrıca teknenin alt tarafında denizde görülen bira şişelerinin toplanarak tekneye alınması olduğunu, nitekim denizde zeminden 6 tane boş bira şişesi, teknenin içinde 3 adet boş bira şişesi ve bir adet dolu bira şişesi olduğunu tespit ettiklerini. Kazanın olduğu gün tekneyi kullanan kaptanla telefonla görüştüğünü, alkol testi yaptırmalarını istediklerini zira alkollü kullanım teminat kapsamı dışında olduğunu, tekne sahibinin oğlu 14 yaşlarında bir çocuk olduğunu, ayın 6'sında biz tespitleri yaptıktan sonra Marmariste kaptan ve tekne sahibi ile yeniden görüştüğünü, alkol testi yapılması gerektiğini en azından geriye dönük olarak belli oranda varsa alkol oranının belirlenebileceğini söylediklerini, ancak test yaptırmadıklarını, teknenin yarım adaya çarptığını, çarpma noktasının ön tarafta olduğunu, hasarın bu şekilde oluştuğunu tespit ettik, daha sonra tekne yerinden alındı karaya çekildiğini ve ekspertiz incelemelerimi hasarla ilgili devam ettiğini, , kaza yerine gittiklerinde tekne sahibi yada kaptan tarafından hasarın artmaması açısından herhangi bir önlem alınmadığını tespit ettiğini, kazalı aracın çıkarılması işlemleri ile ilgili kendileri hiçbir aksiyon almadıklarını, onların gittiklerinde teknenin alt tarafına hava yastıkları koyduklarını ve batmayı önlediklerini ve tekneyi halatlarla sabitleyerek , sağa sola çarpmasını ve hasarın artmasını önlemeye çalıştıklarını oysa bu işlemin kazanın hemen sonrasında tekneyi kullananın yada sahibinin yapması gerektiğini, sanki sigorta yokmuşçasına hareket etmesi ve hasarı azaltma yükümlülüğü bulunduğunu ifade etmiştir. Davalı tanığı ... Anış beyanında; Kendisi ... ... Ltd. Şti.'nde eksper olarak çalışan ... ...'ün yanında sigortacı olarak ... ... ile birlikte beraber incelemede bulunduğunu, inceleme sonucu raporu ... ... düzenledi ve imzaladığını, raporu kendisinin incelediği yapılan inceleme sonucu düzenlenen bir raporu aykırı bir durum olmadığını, rapor içeriği doğrudur, neden tanık olarak çağrıldığımı anlamış olmadığını, kazayı ... Beyle inceleyip sonucu ... beyin imzaladığını, teknenin çarptığı kaza yerindeki deniz dibinden çıkardıkları bira şişelerin teknedeki boş ve dolu bira şişeleriyle aynı marka ve seri numaralı olduğunu tespit ettiklerini, kazanın ertesi günü incelemelerimizi yaptıklarını, kaptanada alkol raporu almasında uyarıda bulunduğunu, kaptan coronayı bahane edeceğini, 4 gün sonra rapor almaya gittiği şeklinde bilgisi ve görgüsünü ifade etmiştir. Dosya kapsamında taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık konusu sigortalı teknenin kayalıklara çarparak hasarlanması şeklinde gerçekleşen kazanın alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği hususuna ilişkindir. Bu kapsamda, kazaya alkollü olarak tekne kullanımının sebep olduğunu ispat külfeti TTK m.1409 gereğince davalı sigorta şirketi üzerindedir. Davalı sigorta şirketi bu hususun ispatı bakımından, kaptanın alkol testi vermekten kaçınmasını, kazanın İstanbul'a gitmek üzere yola çıkan teknenin İstanbul rotası dışında bir noktada kaza geçirmiş olmasını, kazanın meydana geliş şekli ile dosyaya sunulan ve bizzat kaptan tarafından düzenlenen kaza tutanağına göre teknenin hızla kayalıklara sürülmek sureti ile gerçekleşmesinin basiretli bir kaptandan beklenmeyen bir hareket olduğunu ve kaza yerinde yapılan inceleme neticesinde tekne içerisinde ve teknenin bulunduğu deniz dibinde aynı marka, üretim tarihi ve seri numarasını taşıyan alkol şişelerinin bulunmuş olmasını delil olarak ileri sürmektedir. 15/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda teknik bilirkişi tarafından, baş altından su alan bir teknenin en yakın karaya ulaşması ve buada sığlık bir yere oturtularak teknenin batmasının engellenmesi, başta doğru bir karar olarak değerlendirilebilirse de, dava konusu kazada bu hususta kaptandan beklenen basiretli davranışların yerine getirilmediği belirlilmiştir. Bu tespit ile birlikte, kaza sonrası sigorta yetkilileri tarafından açıkça kaptana alkol testi vermesi gerektiği iletilmesine karşılık, kaptanın Covid 19 pandemisi kapsamında alınan tedbirleri gerekçe göstererek alkol testi vermekten imtina ettiği dosya kapsamında sabittir. Ancak tekne kaptanı ...'in sabıka kaydında uyuşturucu madde kullanımına dayalı suç kaydı olması nedeni ile Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı tespitine ilişkin idrar örneği alınması kararı doğrultusunda hastaneye giderek idrar testi verdiği anlaşıldığından, bu esnada kaptanın istediği takdirde alkol testini de verebileceği halde bundan imtina ettiği değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda Sahil Güvenlik yetkilileri tarafından alkol testi istenmemesi hususuna dikkat çekilmişse de, herhangi bir şikayetin bulunmadığı dava konusu kaza neticesinde Sahil Güvenlik yetkilileri tarafından alkol testi istenmemesi hayatın olağan akışına uygun bulunmuştur. Bununla birlikte sigorta yetkilileri tarafından açıkça alkol testi alınması bildirilmesine karşılık kaptanın bundan imtina etmiş olması sigorta şirketi üzerinde bulunan ispat külfeti bakımından lehe bir delil olarak kabul edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen 13/03/2023 tarihli Ekspertiz raporunun dava konusu kazanın yaşandığı 05/03/2023 tarihinde bizzat eksperlerin olay yerine giderek yaptıkları inceleme neticesinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ekspertiz esnasında dava konusu kazanın yaşandığı ve teknenin bulunduğu bölgede 6 adet etiketleri henüz ıslanmaya bağlı olarak kopmamış vaziyette alkol şişesinin bulunduğu, bu alkol şişeleri üzerindeki üretim tarihlerinin ve markanın tekne içerisinde bulunan 3 adet alkol şişesi ile aynı olduğu dalgıç eksper tarafından tespit edilmiştir. Yine ekspertiz raporunda, olayın oluş şekli, teknenin çarpma şiddeti ve teknede oluşan hasara bakılarak yapılan değerlendirmede, teknenin yaklaşık 10 ile 15 knot hız ile kayalıklara çarpmış olduğu belirlenmiştir. Kaptanın bizzat kendi düzenlediği tutanakta yer alan uykusuz ve yorgun olduğu şeklindeki beyanı ve açıklanan tüm bu husular birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kaza esnasında tekne kaptanının alkollü olduğu hususunun davalı tarafından ispat edildiği, kazanın da kaptanın alkollü olması nedeniyle meydana gelmiş olduğu sonucuna varılmıştır. Dosyada bulunan ... numaralı tekne sigorta poliçesinde yer "Alkollü Kullanım İstisnası" alkollü tekne kullanımı sonucu ortaya çıkan hasarlar sigorta teminatı dışında bırakıldığından dava konusu hasarın sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığı kabul edilerek, neticede davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 18.300,25 TL harçtan, karar harcı olan 427,60 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 17.872,65 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 147.876,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/01/2024 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.