İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/125 E. 2024/413 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/125
Karar No
2024/413
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2023/125 Esas KARAR NO : 2024/413 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 14/09/2021 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin talebi üzerine davalı şirket ile Antalya'dan Bangkok'a 6 konteyner mal taşınması için konteyner başına 490,00-$'dan toplam 6 konteyner taşınması için anlaştıklarını, anlaşma sağlanıp yükleme yapıldıktan sonra davalı şirket tarafından "size yanlış bildiri yapılmıştır." denilerek her konteyner için 575,00-$ ödeme yapılmasını aksi takdirde konşimento belgesinin davacı şirkete gönderilmeyeceği tehdidinde bulunulduğunu, davacı şirketin teslimat için zaman kaybı yaşamamak ve itibar kaybına uğramamak için mecburen davalıya konteyner başına 85,00-$ olmak üzere 6 konteyner için toplam 510,00-$ fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, zarara uğrayan davacı şirket adına davalıya ihtarname gönderilmiş ise de davalı tarafından davacı şirketin zararının giderilmediğini, davacıyı zor durumda bırakarak zarara uğramasına neden olan davalı şirkete açılan davanın kabulü ile davacı şirketin uğramış olduğu zararın işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten öncelikle döviz olarak aynen ancak sayın mahkeme aksi kanaatte ise tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı olarak tazmin edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı davasını haksız yersiz mesnetsiz usul ve yasaya aykırı olarak ikame ettiklerini, davaya konu ... konişimento numaralı yükleme, navlun karşı ödemeli olarak davacı şirket tarafından organize edildiğini,davalı müvekkil şirket navlun teklifi Tayland acentesi üzerinden davacı şirkete verildiğini, müvekkili şirket davaya konu taşımada ödenmesi gereken ücretleri yasanın emredici hükümleri gözeterek davacı taraftan istediğini, ayrıca bir ücret talebi olmadığını, müvekkili şirket davaya konu yüklemenin yapılması konteynere ve gemiye yüklenmesi süreçlerini eksiksiz takip ettiğini gemi kalkışını ve taşıma işlemini en iyi şekilde organize ettiğini ve karşılığında davacı şirketten kendilerinin mesul olduğu yüklemeye ve konteynerlera ait tüm masraf ve bedeli kayıtsız şartsız kabul serbest ve özgür iradelerine dayanarak bir yazılı beyan dahi verdiklerini, sonradan bir fiyatlama sözkonusu olmadığını, bu hususun en net delili davacı şirket tarafından tarihsiz olan bir beyan ve kabul belgesi ile kararlaştırılan ücret ve masrafların ödenmesi hususunda taahhüdüne ilişkin belgeler olduğunu, beyanla MK 2.3 ve TTK maddelerince kötüniyetli olarak ikame edilen, dürüst olmayan davacının usul ve esastan haksız yersiz mesnetsiz davasının reddini, dava, harç, masraflar ve ücreti vekaletin davacı şirket üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan ve sonradan fiyatlama nedeni ile oluştuğu belirtilen taşıma masrafı farkının iadesi talepli alacak davası olup uyuşmazlığın davalı yanca fiyat artırımı yapılıp yapılmadığı, dava konusu masraflar bakımından davacının sorumlu olup olmadığı ve buna göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 02/05/2024 tarihli raporunda özetle;hukuki tavsif ve değerlendirmeler tamamen Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede, Dosya kapsamından sonradan oluşan ücrete ve/veya imzalanan taahhütnameye itiraz edildiği yönünde bir kanaate ulaşılamadığı; Lokal masraflara ilişkin fatura bedellerinin kadri marufunda olduğu; TBK m. 28'de aranan zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya tecrübesizliğinden kaynaklandığından bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen davaya konu faturalar ile ilgili ödeme belgeleri, taraflar arasındaki e posta yazışmaları, taahhütname ve ... numaralı konşimento kayıtları ile dosyaya celp edilen gümrük müdürlüğü kayıtları bir arada incelendiğinde; davacı tarafından FOB satışı yapılan mermer emtiasının taşınması hususunda davalı ile dava dışı yük alıcısı arasında bir taşıma ilişkisinin kurulduğu, bu kapsamda emtianın ... isimli gemi ile taşımasının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının; 490 USD lokal masraf bedelin bakımından anlaşmaya varıldığı, konşimento basım onayı verildiği, ancak bu noktadan sonra davalının yanlış bildirim yapılmış şeklinde mail yoluyla konteyner başına 575 Usd lokal masraf bedelini talep ettiği, konteyner yüklemelerinin yapılmış ve müşteriye verilen taahhüt nedeniyle kabul edilmek zorunda kalındığı, bu kapsamda 85 Usd x 6 konteyner için fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla 510 Usd fazla ödeme yapılmak zorunda kalındığı, davalının, oluşan ve teslimata kadar oluşacak masrafların ödeneceğinin kabul ve beyan edileceği kaydıyla taahhütname imzalanmasını dayattığı iddiası mevcuttur. Davalı tarafından, davacı adına düzenlenen ... nolu 24/12/2020 tarihli fatura ile 3.450,00 USD liman masrafının talep edildiği görülmüş; davacı ise bu ödemiş olduğu bedelden 510 Usd bedeli fazladan ödediği iddiası ile iadesini talep etmektedir. Taraflar arasındaki e posta yazışmaları incelendiğinde ise; davalının 23.12.2020 tarihinde göndermiş olduğu mail ile "lokal masraflar ile ilgili yanlış bildirim yapıldığı, yaşanan karışıklık için özür dilendiği, konteyner başına 575 Usd lokal masrafın dikkate alınmasını" davacıya ilettiği ; davacının da 06/01/2021 tarihinde "konu yükleme için ödeme yapıldığı bildirilerek konşimentonun kargolanması" talep edildiği anlaşılmış ancak bunun yanı sıra aynı gün davalı tarafından "ekli evrağın kaşe ve imza edilerek orijinal nüshasının adreslerine kargolanmasının da" talep edildiği, bu evrağın "tüm masrafların ödeneceğine dair taahhütname" olduğu mahkemece tespit edilmiş, aynı gün yapılan yazışmalarda davacı tarafından yapılacak ödeme ve evrağın kargoya verilip verilmediğinin davalıya sorulduğu, evrak görüntüsü davacı tarafından davalıya iletildiği, nihayetinde davalının aynı gün "konşimentonun kargoya verildiği" bilgisini ilettiği anlaşılmıştır. E posta yazışmalarında bahsi geçen davacının kendi başlığı altında düzenlemiş olduğu konşimento detaylarına yer verilen taahhütnamede "yüklemeye ait masrafları itirazsız olarak ödeyeceğinin kabul edildiği, yüklemenin kendi istek ve talimatlarına göre yapıldığı, ilgili tüm masrafların taraflarına ait olduğu, oluşan ve oluşacak tüm masrafların ödeneceği kabul ve beyan ettiği" taahhüt ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece 02/07/2024 tarihli celse ara kararı ile davaya konu bedellerin davalı tarafından dava dışı şirket ya da kurumlara ödenip ödenmediği hususu davalı vekilinden sorulmuş olup, davalı tarafından 03/07/2024 tarihli dilekçe ekinde davaya konu taşıma için davalı adına düzenlenen faturalar dosyaya ibraz edilmiştir. Dosyada bulunan ve açıklanan bilgi ile belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafından yükleme limanı olana Antalya 'da oluşan lokal masraflara ilişkin olarak davacıya ilk bildirilenden daha yüksek bir bedelin iletildiği ancak davalı tarafından dosyada bulunan e posta yazışmalarına göre itiraz edilmeksizin bu bedellerin ödendiği, bununla birlikte yukarıda da açıklandığı hali ile yüklemeye ait masrafların itirazsız olarak ödeneceğinin de davacı tarafından taahhüt edildiği anlaşılmakla, her ne kadar davacı tarafından bu ödemenin yapılması ve taahhütnamenin verilmesi bakımından davacının zor durumda bulunmasından davalının faydalandığından bahisle gabin iddiası ileri sürülmüşse de, dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgelerden davacının bu bedelleri ödemeye zorlandığı ispat edilemediği gibi, alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği hali ile davaya konu fatura bedellerinin de piyasa ile uyumlu olup kadri marufunda bulunduğu tespiti mahkemece benimsenmiş olup davacının dosyaya yansımış herhangi bir ihtirazı kaydının bulunmadığı da değerlendirilerek neticede davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 73,68 TL'nin mahsubu ile bakiye 353,92 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davalı vekili için takdir edilen 4.314,24 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı yargılama gider toplamı olan 251,00 TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/125, K. 2024/413, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-125-e-2024-413-k-4a600ecafb01