İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/9 E. 2022/527 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/9
Karar No
2022/527
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2022/9 Esas KARAR NO:2022/527 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/05/2021 KARAR TARİHİ:20/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında nakliye ve dağıtım işi yapıldığını, müvekkili tarafından davalıya nakliye hizmeti verildiğini, verilen hizmetler için davalı adına faturalar tanzim edildiğini ve faturaların davalıya tebliğ edildiğini, faturaların davalı tarafından resmi defter kayıtlarına işlendiğini, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan bu icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı borçlu tarafın ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına(ödeme emrine) yapmış olduğu tüm haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'den az olmamak üzere davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında takip konusu borcu doğuracak nitelikte ticari ilişkinin olmadığını, davacı ile müvekkili arasında akdi ve cari hesap bakımından bir ilişki bulunmadığını, her türlü imzaya ilişkin itirazlarının saklı kalması kaydı ile faturanın tek başına varlığının, alacağı ispatlamaya elverişli delil niteliğinde olmadığını, taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişkiye karine teşkil eden sözleşme üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını belirterek, davanın esastan reddine, kötü niyetli davacı tarafm İİK hükümleri uyarınca %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce mali müşavir ...'tan alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre 06.03.2020 takip tarihinde davalıdan, 13.282,71 EURO, 110,00 USD VE 1.888 TL'nin TL karşılığı olan toplam 92.880,38 TL alacaklı olduğu, Bu alacağın davalının kayıtlarınca da doğrulandiğı, Bu alacağa, takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %13,75 ve değişen oranlarda faiz hesaplanabileceğini belirtmiştir. Dava, deniz taşıması nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 13.282,71 EURO, 110,00 USD VE 1.888 TL'nin TL karşılığı olan 92.880,38 TL ticari faizi ile birlikte tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili tarafından davalıya nakliye hizmeti verildiğini, verilen hizmetler için davalı adına faturalar tanzim edildiğini ve faturaların davalıya tebliğ edildiğini, faturaların davalı tarafından resmi defter kayıtlarına işlendiğini, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili şirket ile davacı şirket arasında takip konusu borcu doğuracak nitelikte ticari ilişkinin olmadığını, davacı ile müvekkili arasında akdi ve cari hesap bakımından bir ilişki bulunmadığını savunmuştur. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin verildiğinin ispat külfeti faturayı düzenleyene ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Ancak taraflar tacir olup yapılan defter incelemesi sonucunda alınan bilirkişi raporunda davacı .... A.Ş/nin sunmuş olduğu 2019 yılına ait yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalıya ait hesapların ... A.Ş hesap adında takip edildiği, davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre 06.03.2020 takip tarihinde davalıdan 13.282,71 Euro, 110 USD ve 1.888 TL alacaklı gözüktüğü, davalı ... A.Ş/nin 2019 yılına ait yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacıya ait hesapların ... A.Ş hesap adında takip edildiği ve davalının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre 06.03.2020 takip tarihinde davacıya 13.282,71 Euro, 110 USD ve 1.888 TL borçlu gözüktüğü, tarafların hesap bakiyelerinin birbirini teyit ettiği ve herhangi bir farklılığın olmadığı, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen fatura tutarlarının davalı tarafından tebliğ alındığı, herhangi bir itiraz yapılmadan nezdindeki davacıya ait hesaplara alacak kaydı yapıldığı, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların, davacı tarafından BS formu ile davalı tarafından ise BA formu ile beyan edildiği, beyan edilen tutarların birbirini teyit ettiği tespit edilmiştir. Buna göre tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kesin delil vasfında oldukları, takibe dayanak yapılan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin örtüştüğü, davalı tarafından süresinde faturalara itiraz ettiğine ya da faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği, davacı tarafın faturalara dayalı alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ve dosya kapsamı ile ispatlamış olduğu görülmekle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 13.282,71 EURO, 110,00 USD ve 1.888,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren, 13.282,71 EURO ve 110,00 USD alacak yönünden kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygunlanmasına, 1.888,00 TL yönünden ticari faiz uygulanmasına, 2-Kabulüne karar verilen asıl alacak toplamının TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanan 18.576,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı olan 9.283,04.TL'den peşin alınan 2.320,04.TL'nin mahsubu ile bakiye 6.962,29.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (2.388,55TL ilk harç 116,50.TL posta ücreti ve 1.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 4.003,05.TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekili için takdir edilen 27.232,15.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/9, K. 2022/527, T. 20.09.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-9-e-2022-527-k-efda7b55f7df