İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/298 E. 2023/149 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/298
Karar No
2023/149
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2022/298 KARAR NO : 2023/149 DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2022 KARAR TARİHİ : 05/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigortacı olup sigortalı ...A.Ş.'nin ...'den ithal ettiğini ve dava dışı ...'nin donatanı/fiili taşıyanı olduğunu, ... isimli gemiye ..., ... ve ... Limanlarından yüklenen ve ... taşınan net 19.438 mt. gübre cinsi eşyaları nakliyat rizikolarına karşı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... no'lu Nakliyat Emtea Sigorta Poliçeleri ile sigortaladığını, taşıma konusu eşyaların ... Limanında gemiden hasarlı olarak tahliye ile sigortalıya teslim edildiğini, taşıma sırasında oluşan yük hasarı nedeniyle sigortalı zararının 153.788,16 USD+96.170,99 Avro olarak tespit edildiğini ve müvekkili şirketin sigortalısına bu miktarları tazminat olarak ödeyerek TTK. md. 1472 gereğince sigortalının haklarına kanuni halef ayrıca sigortalının düzenlediği temliknameler ile de akdinin halef olduğunu, donatan/taşıyanın bu hasar ve zarardan TTK. md. 1178 vd. hükümleri gereğince konşimentoların hamili olan sigortalı ... A.Ş.'ne karşı sorumlu olup, halefiyet gereğince de başvuru sahibine karşı sorumlu olduğunu ve ona karşı yasal yollara başvurulduğunu, davalı tarafın ise ... gemisi donatanının sorumluluk sigortacısı olduğunu ve işbu davanın konusunun zarar için 23.07.2021 tarih, 350.000 USD bedelli teminat mektubu verildiğini, TTK. md. 1478 gereğince müvekkili şirketin doğrudan doğruya sorumluluk sigortacısına dava açma hakkı olduğunu, bu sebeplerle ve ihtilafı arabuluculuk yoluyla çözümlemek amacıyla arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığından anlaşamama son tutanağının düzenlendiğini beyanla; davanın kabulüne, 153.788,16 USD ve 96.170,94 EURO'nun, sigorta tazminatı ödeme tarihi olan 08.10.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4a md.si gereğince işletilecek faizinin filli ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden karşılığının, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin 04/11/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ana merkezinin ..., ..., ...,Birleşik Krallık adresinde bulunan bir uluslararası sigorta şirketi olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup MÖHUK madde 46 kapsamında da görüleceği üzere, davaya bakmaya yetkisi bulunan mahkemenin müvekkili şirket ...'in ana merkezinin bulunduğu ... Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye'de sigorta sözleşmesini yapan herhangi bir şube veya acentasının bulunmadığını, bu noktada haksız ve hukuka aykırı bir şekilde Türkiye'de ikame edilen davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan 23.07.2021 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ... Mektubu'nun tercümesine bakıldığında; bahse konu taahhütnamenin İngiliz kanunlarınca yönetileceğini, taahhütname üzerine açılacak olan her davada İngiliz Yüksek Mahkemelerinin yetkili olacağının açıkça beyan edildiğini, ... Mektubu uyarınca doğacak uyuşmazlıklar kapsamında düzenlenmiş olsa da yük hasarına ilişkin olarak müvekkili şirket aleyhine açılan bu davada Türkiye sınırları içerisinde hiçbir şube veya acentesinin bulunmamasından bahisle kendisine yöneltilecek her türlü talep ve davanın yine İngiliz Hukuku çerçevesinde incelemeye alınacağını, taraflar arasında yapılan navlun sözleşmesinde yükleme/istifleme/lashing sorumluluğu ile ilgili bütün hususların göndericinin sorumluluk kapsamında olduğuna yönelik düzenlemelerin mevcut olduğunu, göndericiler tarafından gemiye yükletilmesi amacıyla tedarik edilen ve torbalar içinde yer alan yüklerin gemiye yükletildiği esnada düzgün gözükmekle, bundan bahisle konşimento üzerine “clean on board” (Temiz Kaydı) ibaresinin düşüldüğünü, gemiye nizami şekilde istif edilen torbaların kimyasal gübreleri içermesi sebebiyle taşınması esnasında içten içe aşındığını ve hal böyle olunca torbaların parçalandığını ve ambar içinde dört bir yana dağıldığını, meydana gelen hasarda müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan donatanın hiçbir kusurunun olmadığını, tam tersine kusurun yüklerin gereği gibi ambalajlanmamış/istiflenmemiş/lashing işlemi yapılmamış olmasından kaynaklanmakla göndericinin kusurundan kaynaklandığını, Ekspertiz Raporunda; hasarlandığı iddia edilen mal miktarına ilişkin olarak düzgün bir ölçüm bulunmamakta olup aynı zamanda iddiaya konu hasarın hangi aşamada ve malın kimin sorumluluğunda iken meydana geldiğinin de hiçbir şekilde açıklanmadığını beyanla; davacı tarafından ileri sürülen davada yetkili olan mahkemenin İngiliz Mahkemeleri olması ve uygulanacak olan hukukun ise İngiliz Hukuku olmasından bahisle davanın usul yönünden reddine, meydana gelen yük hasarında müvekkili şirketin kusurunun bulunmamasından bahisle davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... izafeten ...A.Ş. vekili 04/11/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ...'in yabancı bir sigorta şirketi olup sigorta şirketlerinin yardımcıları ve yabancı sigorta şirketlerinin Türkiye'deki faaliyetlerine dair düzenlemelerin Sigortacılık Kanunu ile buna bağlı mevzuatta ayrıntılı biçimde düzenlenmekte olup, işbu mevzuatta hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulduğunu, bu doğrultuda sigorta şirketlerinin acentelerine dair temel düzenlemenin Sigortacılık Kanunu'nun 23.maddesinde yer almakla “..Sigorta acenteliği yapmak isteyenlerin ... Borsalar Birliği'nce tutulan Levha'ya yazılı olması gerekir...” hükmünü içerdiğini, bu doğrultuda müvekkili şirketin ... Birliği'nce tutulan Levha'da ...'in acentesi olarak kaydı bulunmamakla birlikte acente olmak için gerek Sigortacılık Kanunu gerekse de Sigorta Acenteleri Yönetmeliği'nde öngörülen şartları taşımadığını, yabancı sigorta şirketi veya reasürans şirketinin şubesi olan kuruluşun da Sigortacılık Kanunu ve başta Sigorta Şirketlerinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Yönetmelik olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca ruhsat almasının ve işbu mevzuattaki diğer şartları yerine getirmesinin gerektiğini, somut olay açısından bakıldığında davalı ... yabancı sigorta şirketi olmakla, söz konusu Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Türkiye'de şube eliyle faaliyet göstermesi gerektiğini, bu doğrultuda müvekkili şirkete işbu davada husumet tevcih edilebilmesi için onun Davalı ...'in şubesi olması ve bu kapsamda da kendisinin başta ruhsat olmak üzere mevzuatın gerektirdiği her türlü kayıt ve yükümlülükleri yerine getirmiş olması gerektiğini, hal böyle iken müvekkili şirketin bu doğrultuda davalı...'in şubesi olarak da faaliyet göstermediğini, müvekkili şirketin davalı yabancı sigorta şirketinin şubesi veya acentesi olmadığını dolayısıyla davalı yabancı sigorta şirketine izafeten müvekkili şirkete herhangi bir biçimde husumet tevcih ettirilmesinin ve tebligat yapılabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davalı ...'in şubesi olduğu hususunun davacı tarafından somut bir biçimde ispatlanması gerektiğini beyanla; davacı tarafından ikame edilen davanın müvekkili şirket bakımından usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Nakliyat sigorta poliçesi kapsamına sigortalıya ödenen hasar bedelinin, taşıyanın sorumluluk sigortacısına rücü edilmesine istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, yük hasarından dolayı taşıyanın kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile rücu edilebilecek gerçek hasar miktarına ilişkindir. Dava dilekçesinde dava davalı ...A.Ş' karşı yöneltilmiş olduğundan, dava dilekçesi ... A.Ş'ye tebliğ edilmiştir. Adı geçen şirketin, kendisinin davalının acentesi yada temsilcisi olmadığından bahisle tebligatı iade etmesi üzerine mahkememizin 16/09/2022 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin sunduğu e-posta yazışmalarının içerikleri ile 23/07/2021 tarihli teminat mektubundan dava konusu eşya hasarından dolayı ... A.Ş'nin davalı nam ve hesabına davacının sigortalısına teminat mektubu düzenlenmesi ve verilmesine aracılık ettiği, bu konuda yazışmalar yaptığı anlaşıldığından, TTK'nun 103/f.b ve 105 maddeleri gereğince bu şirkete acente sıfatıyla dava yönetilebileceğinden bahisle ... A.Ş'ye yapılan tebligatın geçerli sayılmasına, savunma hakkının kullanılması bakımından cevap süresinin işbu ara kararın tebliğinden itibaren başlatılmasına karar verilmiştir. Süresinde sayılan 30.12.2022 tarihli cevap dilekçesinde, davalı şirketin ana merkezinin Birleşik Krallık adresinde bulunduğu, bu nedenle MÖHUK m. 46 uyarınca davaya bakmaya yetkili mahkemenin ...Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye'de sigorta sözleşmesini yapan herhangi bir şube veya acentasının bulunmadığını bildirerek yetki itirazında bulunulmuştur. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu vekaletnamenin süreli olduğu belirlidir. Dilekçe tarihi itibariyle süresinin dolduğu anlaşılmakta ise de, HMK m.77/f.1 uyarınca henüz kesin süre verilmeden önce yinelenen vekaletname dosyaya sunulmuş olduğundan cevap dilekçesi ile yetki itirazının geçerli olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan, davacı ... şirketinin düzenlediği 23.07.2021 tarihli ... Mektubu ile tercümesi incelendiğinde, konu taahhütnamenin İngiliz kanunlarınca yönetileceği, taahhütnameden sonra açılacak olan her davada İngiliz Yüksek Mahkemelerinin yetkili olacağının kabul edildiği görülmektedir. 5718 sayılı MÖHUK 46.maddesinde "Bir davada ileri sürülen alacak talebi sigorta sözleşmesinden kaynaklanıyor ise davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi" olduğu öngörülmüştür. Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırmış olduğundan yetkili mahkeme MÖHUK 46.maddesine göre belirlenmelidir. Eldeki dosyada,... gemisiyle ilgili sigorta poliçesini düzenleyen davalı ...'ın ...'da mükim bir şirket olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olduğuda ispatlanamamıştır. Bu itibarla, MÖHUK 46.maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre iş bu dava bakımından ... Mahkemelerinin yetkili olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç itibariyle, gerek 23.07.2021 tarihli ... Mektubunda kabul edilen yetki şartı, gerekse MÖHUK 46.maddesindeki düzenlemeye göre somut uyuşmazlık bakımından ... Mahkemeleri yetkili olduğundan, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 74.479,19 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 74.299,29 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/04/2023 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/298, K. 2023/149, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-298-e-2023-149-k-8e8e5afc95f3