İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/257 E. 2021/483 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/257
- Karar No
- 2021/483
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/257 KARAR NO:2021/483 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/06/2021 KARAR TARİHİ:16/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı şirketin ... isimli firmadan satın aldığı oto yedek aksam emtiasının ... numaralı konteynerlere yüklenerek .../.../... numaralı konşimento tahtında ...'den Türkiye'ye taşınmak üzere "..." gemisine hasarsız ve eksiksiz bir şekilde yüklendiğini, dava konusu emtianın tahliye işlemleri esnasında emtianın bir kısmında hasar tespit edilmiş olup, hasarın fark edilmesi akabinde hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesinin gerçekleştirildiğini, Düzenlenen ekspertiz raporu neticesinde hasarın kötü elleçleme sebebi ile meydana geldiğinin tespit edildiğini, meydana gelen hasarla ilgili olarak 2 numaralı Davalıya hasar ihbarı yapıldığını, 1 numaralı davalının dava konusu konteynerler için konteyner tam muayene hizmeti ve ardiye hizmeti verdiğini, kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinden oluşan zarardan sorumlu olduğunu, 2 numaralı davalının navlun faturasını bizzat kendi adına düzenlendiğini ve navlun ücretinin de bizzat tahsil etmiş olup TTK md. 1138 ve Yargıtay İçtihatları gereğince somut olaya konu taşımada "akdi taşıyan" olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğu söz konusu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu beyanla; .... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına; davalıların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.07.2019 tarihli özet beyan veya .../.../... nolu konşimento tahtında işlem gören ... ... ...9, ... ...-8 ve ... ...-0 nolu konteynırların müvekkili şirket tarafından işletilen limana tahliye edildiğini, müvekkili şirketin tahliye sırasında yapmış olduğu kontroller sırasında, ... ...-9 nolu konteynırın sağ tarafından hasar tespit ettiğini ve bu hasarın 19.07.2019 tarihli rapor ile tespit edildiğini ancak davacı sigorta şirketinin her nedense bu hasar ile ilgilenme gereği duymadığını, dava dosyasına mübrez gümrük beyannamesinden de görüleceği üzere; gümrük beyannamesine konu emtiaların tampon ızgarası olarak bildirildiğini, poliçede istisnalar düzenlenmiş olup; en önemli istisnanın kanun dışı uygulamalara konu olan İşlemleri içeren taşımalar esnasında oluşabilecek her türlü riziko olduğunu, somut uyuşmazlıkta, sabit olduğu üzere; konteynırların içinde beyanname haricinde olan eşyalar bulunduğunu ve söz konusu eşyalarla ilgili Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında cezai soruşturma süreci başlatıldığını, son derece açık olan bu durum karşısında aslında ödeme yapmaması gereken davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme kapsamında müvekkili şirkete rücu etmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının taleplerinde haklı olduğunun düşünülmesi ihtimalinde bile; dava konusu alacakların varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğunu, bir diğer deyişle; likit ve kesin bir alacak tutarından bahsedilemeyeceğinin açık ve tartışmasız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 15/12/2021 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı ...Anonim Şirketi vekilinin 15/12/2021 havale tarihli dilekçesi ile davacının davadan feragatini kabul ile herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri ve kötü niyet tazminatı taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekili 16/12/2021 tarihli celsedeki beyanında; karşı tarafında herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğine ilişkin beyanını sunduğunu, davadan şartsız olarak feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Anonim Şirketi vekili 16/12/2021 tarihli celsedeki beyanında; feragati kabul ettiklerini, yargılama gideri, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelemesi sonucunda, davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; HMK 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması dikkate alınarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda taraf vekillerinin beyan ve kabulleri dikkate alınarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 769,39 TL den karar harcı olan 59,30 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 710,09 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı...vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır