İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/22 E. 2022/19 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/22
Karar No
2022/19
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/22 Esas KARAR NO :2022/19 DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:22/06/2020 KARAR TARİHİ:13/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı acente arasında, müvekkiline ait "2. el telefon ve dizüstü bilgisayar pillerinin" deniz yolu ile taşınması hususunda bir taşıma sözleşmesi kurulduğunu, müvekkilin, taşıma konusu hakkında 21.10.2019 tarihinde davalıya bilgi verdiğini ve fiyatlandırma talep ettiğini, davalının bu doğrultuda bir fiyatlandırma yaparak müvekkile onay elektronik postası gönderdiğini, müvekkil ile davalı arasındaki irtibatın ise ... Tic. Ltd. Şti. aracılığı ile yürütüldüğünü, taşıma sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı olmayıp taraflar arasında taşıma senedinin düzenlenmemiş olması hususunun da sözleşmenin varlığını etkilemeyeceğini, anılan taşıma sözleşmesi kapsamında davalı tarafın, taşımayı gerçekleştirecek geminin hareket planları hakkında müvekkile bilgi verdiğini, müvekkilin de taşımanın bir an önce gerçekleşebilmesi adına "..." üzerinden 04.11.2019 tarihinde derhal rezervasyon talebinde bulunduğunu, bu esnada ve öncesinde ise davalının, müvekkil tarafından temin edilmesi gerekli refakat belgeleri hakkında ise herhangi bir bilgi vermediğini, müvekkilin rezervasyon talebi doğrultusunda davalı, 04.11.2019 tarihinde "..." Ref numarası, konteynerın ... Limanı'ndan alınacağı ve beyanname son teslim tarihinin 06.11.2019 olduğu hakkında bilgileri içerir rezervasyon onayını müvekkile gönderdiğini, bu itibarla müvekkil, Ankara'da bulunan emtiayı İstanbul'a getirterek nakliye ücreti ödemediğini, emtianın konteynera yüklenmesinden önce antrepoya yükleme yapmak durumunda kalmış ve depo masrafı ödemediğini, 05.11.2019 tarihinde ise Gümrük Beyannamesi tanzim edildiğini ve gümrük masraflarının ödendiğini, rezervasyon yapılmasının ardından müvekkilin, alıcı firmaya rezervasyon bilgilerini ilettiğini ve rezerve tarihlerine binaen gönderim yapabileceği vaadinde bulunduğunu, davalının beyanları müvekkil nezdinde sözleşmenin ifa edileceği, söz konusu malların taşınacağı yönünde bir güven oluşturduğunu, rezervasyon ertesinde davalı tarafından müvekkilin yükleme bilgilerinin alındığını, mühür numarası verildiğini ve emtianın yükleneceği konteyner müvekkile gönderildiğini, müvekkilin de gümrük işlemlerini tamamladığını, yüklemenin bir an önce gerçekleşebilmesi adına gecikmeksizin gönderilen konteyner içerisine taşınacak emtiayı yüklediğini, teslimat yeri olarak kararlaştırılan liman gümrüğüne konteynerı taşıdığını, iç nakliye ücreti ve depo masraflarını karşıladığını, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar ise emtianın tesliminden sonra baş göstermeye başladığını, müvekkil emtiayı teslim yükümlülüğünü ifa ettikten sonra davalı tarafından 06.11.2019 tarihinde "... kodu" talep olunduğunu, belirtilen kodun güncelliği konusunda taraflar arasında bir takım uyuşmazlıklar çıktığını, davalının"kod temin edilmediği taktirde yüklemenin bir sonraki gemiye kalabileceğini" belirttiğini, müvekkilin de haklı olarak "alıcı firmanın daha önce de işlemlerini bu ... ile organize ettiğini, fiyatlandırma aşamasında bilgi verilseydi daha hızlı aksiyon alabileceklerini" ifade ederek gecikmeksizin güncel kodu ilettiğini, talep olunan kodun temininden sonra müvekkilin, yükleme yapılacağı düşüncesiyle beklemekteyken 07.11.2019 tarihinde "ürünler yeni midir?" sorusu ile karşı karşıya kaldığını, bu soru karşısında şaşkınlığa uğrayan müvekkil, "aynı ürünler" şeklinde yanıt verdiğini, bu sefer davalı, "ürünler yeni midir, kullanılmış mıdır?" şeklinde bir soru daha yönelttiğini, müvekkilin de taşıma konusunun ikinci el olduğunu belirttiğini, ürünlerin ikinci el piller olduğu fiyatlandırma aşamasında dahi davalı tarafa bildirildiğini, fiyat bilgisinin de ikinci el pil üzerinden alındığını, dolayısıyla taşıma konusunun tesliminden sonra ürünlerin niteliği hakkında yöneltilen bu soru, davalı tarafın özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, basiretli bir tacir gibi hareket etmediği hakkında müvekkilde bir şüphe uyandırdığını, ürünlerin ikinci el pil olduğunu başından beri bilen davalı tarafın, en başında belirtmesi ve talep etmesi gereken "Basel kodu" rezervasyonlar tamamlandıktan, emtia temin alındıktan sonra 07.11.2019 tarihinde talep ettiğini, istenilen kod ise aynı gün içerisinde müvekkili tarafından temin edildiğini, ancak bu kod davalı tarafından kabul görmemiş ve davalı "Acil olarak Basel kod iletilmez ise yüklemeyi planlamadan çıkaracaklar bilginize. İletilen kodlar atık kategorileriymiş. Yurtdışı kabul etmiyor ve Basel kod talep ediyor. Basel kod listesi varsa iletmelerini talep ettim ancak müşteri bunu bilmiyorsa yüklemeyi almayın şeklinde dönüş yaptılar” şeklinde bir mail gönderdiğini, davalı tarafın, müvekkil tarafından en başında belirtilmiş olmasına rağmen taşıma konusunun tehlikeli madde arz ettiğinin sonradan farkına vardığını, bu hata da müvekkilin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilin yüklemenin yapılamayacağı tehdidi ile karşılaştığını, müvekkilin de davalı tarafa, yükleme onayı verilmeden önce neden böyle bir talepte bulunmadıklarını; booking yapıldıktan, beyanname hazırlandıktan ve teslimat tamamlandıktan sonraki bu kontrolün kendilerini mağdur ettiğini, oysa ki bu bilgilerin yükleme öncesinde de temin edilebileceğini, rezervasyon öncesinde bilgilendirmeleri dahilinde mağduriyet yaşamayacaklarını belirttiğini, davalının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarına dikkat çektiğini, ancak davalı taraf müvekkile herhangi bir dönüş yapmadığını, bunun üzerine talep olunan kodların, 08.11.2019'da gerekli düzeltmeler yapılarak tekrar gönderildiğini, 11.11.2019 tarihinde ise taşıma yapılacağı umut edilen geminin kalkış yaptığını, davalının kusurları neticesinde yükleme yapılamadığını, aynı tarihte davalı taraf, "Yükleme yüksek ihtimalle imo lu olarak revize olacak, fiyat talep ederken atık pil oldugunu belirtmiş miydiniz?" şeklinde ilginç bir soru daha yönelttiğini, ürünlerin ikinci el pil olduğunu fiyatlandırma aşamasında belirten müvekkil, bu sorular karşısında taşımanın yapılıp yapılmayacağı hususunda kuşkuya düşmeye başladığını, müvekkilin kuşkularında haklı çıktığını, davalı tarafın müvekkilden ithal izin belgesi istediğini, bu belgenin sunulmasını müteakip bu sefer de ihracat izninin müvekkilden sorulduğunu, davalının her defasında başka bir belge talep ettiğini, kendisinden parça parça belge talep edilen ve talep edilebilecek belgeler ile prosedür hakkında sözleşme öncesinde aydınlatılmayan müvekkilin, kendilerinin ve alıcının zor durumda kaldığını, bu belgelerin neden booking öncesinde talep edilmediğini, limanda ardiye masraflarının artmaya başladığını davalıya bildirdiğini, davalının ise 15.11.2019 tarihinde müvekkile şu şekilde cevap verdiğini; "Öncelikle sunu belirtmek isteriz ki, beyannameyi teslim alıp Hs code un sisteme girişinden önce bu kontrolleri yapmamız maalesef mümkün olamıyor. Cenevre’den konu yüklemenin waste cargo olup olmadığıyla alakalı yeniden bilgi talebi geldi. Yüklemenin imo/waste cargo olup olmadıgını acil olarak teyit edebilmemiz icin istenilen bilgilere ihtiyac duymaktayız. Gereken bilgileri sunduktan sonra yükün gemilere kabul edilip edilmeyeceğinin, edilecekse oluşabilecek ekstra masrafların teyidini alabileceğiz. Konuyla alakalı ivedi olarak bir sonuca ulaşmamız gerekiyor." Ancak ürünün HS kodu fiyatlandırma aşamasında dahi belirgin olduğunu, müvekkil taşıma konusu ürünün ikinci el pil olduğunu en başında belirttiğini, bu itibarla müvekkilden talep olunabilecek belgeler ve takip edilecek prosedürün sabit olup davalının da bu işin ehli, deneyimli ve basiretli bir tacir olduğundan sürecin uzamasından, müvekkilin uğramış olduğu zararlardan sorumlu olacağını, dolayısıyla ilgili cevap mailinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,15.11.2019 tarihinden sonra da davalı tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek, yüklemeden imtina edildiğini, davalı tarafın sözleşmeden doğan taşıma yükümlülüğünü ifa etmediğini, davalının bu eylemlerinin taşımanın 2 aya yakın gecikmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilin bu esnada depo ücreti, iç nakliye ücreti, gümrük ücreti, beyanname ücreti ile bu beyannamenin iptali ücreti ve diğer ücretler için şimdiye kadar 20.000,00 TL civarında bir bedel ödemek durumunda kaldığını, bunun yanı sıra müvekkil, emtianın gönderileceği ... Ltd'ye karşı üstlendiği yükümlülükleri yerine getiremediğini, ilgili firmaya cezai tazminat ödenmesi gündeme gelmiş, müvekkilin bu firma nezdinde ticari intibarının da zedelendiğini, müvekkilin uğramış olduğu anılan zararların tazmini amacıyla davalıya .... Noterliği'nin 09.01.2020 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine 11.02.2020 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin ise olumsuz sonuçlandığını, talep olunacak belgeler ve takip edilecek prosedür hakkında müvekkili bilgilendirmeyen, özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranarak basiretli bir tacir gibi davranmayan davalının, müvekkilin uğramış olduğu zararları tazminle yükümlü olduğunu, müvekkilin sözleşme dolayısıyla yapmış olduğu depo masrafları, iç nakliye masrafları, gümrük ücretleri ve bilirkişi tarafından tespit olunabilecek bilimum zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı tarafından tazminini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşımada taraf olmadığını bu nedenle aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya bakmada yetkili mahkemelerin İzmir Mahkemeleri olduğu, arabuluculuk sürecinin Ankara da yürütülmesine rağmen davanın İstanbul da ikame edilerek usul ve yasaya aykırı dava açıldığını, davacı yükleten şirket tarafından zamanında bilgi ve belgelerin müvekkili şirket iletilmediğini, bu nedenle malların bekletilmesinde müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki işbu gecikmeden dolayı müvekkilinin konteyneri yaklaşık iki ay kullanamayarak zarara uğradığını, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesinde taraf olmaması sebebi ile davacıya bildirim yükümlülüğünün bulunmadığını beyanla öncelikle davanın görev yönünden, aktif husumet, pasif husumet ve yetki yönünden reddine ve nihayetinde tüm davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih, ... sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Davanın, deniz taşımacılığından kaynaklı alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, taşıma sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, taşıma sözleşmesinin ifa edilip edilmediği, ifa edilmemiş ise davacının zararının bulunup bulunmadığı ve zararın miktarının ne kadar olduğu, bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 08/12/2021 tarihli raporda, Davacı şirketin dava dilekçesinde talep ettiği alacağın dayanağı olan faturaların 2019 yılında düzenlenen faturalar ve ödemeler olduğu, davacı şirketin 2019 yılında tarafına düzenlenen vc yaptığı ödemelerin 2010 yılı ticari defterlerinde kayıt allına alınmadığı, alacağa konu ettiği faturaların vc ödemelerin 2018 yılı ticarî defterlerinde kayıtlı olduğu, bir başka ifadeyle davacı yanın 2018 yılı ticari defterlerinin içeriğindeki tüm fatura ve ödemelerin 2019 yılına ait olduğu taraflından tespit edilmiş olup, davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, İncelenen davalı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defler Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu. Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2019 yili ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Navlun sözleşmesinde eşya ile ilgili bilgileri verip gönderilen ülkenin eşyaya ilişkin talep ettiği/edeceği belgeleri temin yükümlülüğü taşıtan vc yükleyene ait bir yükümlülüktür. Taşıyan (ve varsa acentesinin) bilgi verme yükümlülüğü taşıma işi ile ilgili bir yükümlülük olabilir; yoksa eşya ile iJgili değil. Taşıyanın eşya ile ilgili yükümlülüğü, eşyanın kendisine tesliminden sonra başlayabilir. Taşıma işi de başlamadığı için, dava konusu ihtilafta bu tür bir durumun da söz konusu olmadığı, Davalı acentenin kişisel sorumluluğunu gerektiren bir sorumluluk sebebinin de ispat edilemediğine ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava dilekçesi cevap dilekçesi bilirkişi raporu ve dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak düşünüldüğünde ; davacıya ait atık pillerin Çine taşınması konusunda davacı ile davalı acente taşıma sözleşmesi uyarınca anlaştıkları , bu hukuki ilişki de davacının taşıtan, davalının acente , dava dışı ... Denizcilik ve Taşımacılık Tic. Ltd. Ştinin ise yükleyen sıfatında olduğu , davalının taşıyanın acentesi konumunda olduğu, TTK 105/2'ye göre acentelik sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği yani izafeten dava açılabileceği, asaleten dava açılamayacağı göz önüne alınarak açılan davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, esasa girmek gerekirse de ; uyuşmazlığa konu atık pillerin Çin'e gönderilmesi amaçlı taşıma işinde, taraftar arasındaki mail yazışmalarından taşıma konusu eşyaya ilişkin belgelerin temin edilememesi nedeniyle yükleme işlemlerinin uzadığı ve bu aşamada bir takım masrafların oluştuğu ve sonuç olarak eşyaların ihraç edilemediğinin anlaşıldığı, uluslararası taşımada, eşyanın vasfına göre ithalat veya ihracatın gerçekleşeceği ülkelerin bazı belgeleri talep etmesi durumunda bu belgeleri temin yükümlülüğü taşıtana ait bir yükümlülük olup bu nitelikteki belgelere "refakat belgeleri' adı verildiği, İTK m. 860 hükmünde " Gönderen, eşyanın tesliminden önce. resmi nitelik taşıyan, özellikle gümrük işlemleri için gerekli bulunan bilgileri taşıyıcıya vermek ve söz konusu belgeleri taşıyıcının tasarrufuna bırakmak zorundadır" ifadelerine yer verilmek suretiyle açık olarak; TTK m. 1145 hükmünde ise "Taşıtan ile yükleten, eşya hakkında taşıyana tam ve doğru beyanda bulunmakla yükümlüdürler. Bunlardan her biri, beyanlarının doğru olmamasından doğan zarardan taşıyana karşı sorumludur, bu yüzden zarar gören diğer kişilere karşı ise ancak kusurları varsa sorumlu olurlar." ifadeleri ile taşıyanın taşınacak eşya hakkında gerekli belgeleri talep etmesi ve davacı taşıtanın da taşımaya ilişkin belge ve bilgileri temin ederek davalı acenteye veya doğrudan taşıyana iletmesi davacı taşıtanın sorumluluğunda olduğunun anlaşıldığı, bu hükümler ışığında davaya konu eşyanın taşınmasına ilişkin belge ve bilgilerin geç teslimi ve temini ya da hiç temin edilememesinden ve bu esnada oluşan masraflardan davalı organizatör ... AŞ veya taşıyanın sorumluluğu bulunmadığından davanın esas bakımından da reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı olan 80,70TL'den peşin alınan 54,40.TL'nin mahsubu ile bakiye 26,30TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davalı vekili için takdir edilen 1.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 13/01/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/22, K. 2022/19, T. 13.01.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-22-e-2022-19-k-3dca6c0b3d39