İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/198 E. 2022/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/198
Karar No
2022/137
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/198 Esas KARAR NO :2022/137 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:07/12/2020 KARAR TARİHİ:22/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı aleyhine borcundan dolayı .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takip işlemlerini başlattığını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin borca yapılan itiraz üzerine 15/11/2019 tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak tarafların anlaşma sağlayamadıklarını, alacağın kaynağının müvekkili şirketin sigortalısına ait emtiada meydana gelen hasar miktarını kendi sigortalısına ödemesi neticesinde bu ödemeyi hasardan sorumlu olan davalılara rücu etmesi olduğunu, emtiada meydana gelen hasar ve hasarın sorumlularının yapılan ekspertiz faaliyeti ile tespit edildiğini, raporda detayları yer aldığı üzere hasarın davalı tarafından, taşınan emtianın tahliyesi öncesinde ve sırasında meydana geldiğini, deniz yolu ile taşınan emtianın gemiden boşaltılmasının davalı tarafından, liman işletmesi sorumluluk alanında gerçekleştirildiğini, liman işletmesinin gemiden emtianın boşaltılması esnasında meydana getirdiği bu hasardan doğrudan sorumlu olduğunu, taşınan emtianın tahliyesi öncesinde ve tahliyesi sırasında meydana gelen hasardan davalı/ taşıyan ...' un sorumlu olduğunu, davalının borcunu gereği gibi ifa edemediğini, halefiyet ilkesi gereğince müvekkilinin rücu hakkının hukuken korunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının takibe, ödeme emrine, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, tarafları ve konusu aynı olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, davalının %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini taleple .... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça davanın dava konusu emtiaların tesliminden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre dahilinde açılmamış olduğunu, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davanın yalnız müvekkili şirkete yöneltildiğini ancak dava konusu zarardan taşıyan ...' un sorumlu olduğunun belirtildiğini, taşıyanın sebep olduğu zarardan liman işletmecisi olan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini ayrıca dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davacı tarafın iddialarının ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafça, zarara müvekkili şirketin sebep olduğunu gösterir hiçbir delilin dosyaya sunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bin an için emtiaların zarar gördüğünün kabulü halinde dahi bu zararın yükleme esnasında tahliye işlemi sonrası depoda veya yanlış istifleme veya başkaca sebeplerle nakliye sırasında oluşmuş olabileceği gibi tahliye öncesinde de oluşmuş olabileceğini, sayılan hiçbir durum için müvekkili şirketin kusuru ya da sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça tahliye sırasında meydana geldiği iddia edilen zararın müvekkili şirkete ihbar edilmediğini ve müvekkili şirketin iddia edilen zarara ve sebebine ilişkin inceleme ve araştırma yapma imkanından mahrum bırakıldığını, davacı tarafça ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediği gibi hiçbir ihbar ve bildirim yapılmamış olmasının ayrıca davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğini de gösterdiğini, davacı tarafın hiçbir hakkı olmadığı halde müvekkili şirket aleyhine önce icra takibi başlatmış ve itirazımı üzerine iş bu itirazın iptali davasını açtığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 16/03/2021 tarih, ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilecek davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce bilirkişi Prof. Dr. ..., Deniz Taşımacılığı Uzmanı Dr. ... ile Uzakyol Kaptanı ...'tan aldırılan raporda özetle; ... raporunda tahliye öncesi ve sırası olarak hasar ikiye ayrılmış, ancak bu raporda hasarın oluştuğu zaman değil hasarın tespit edildiği zamandan bahsedildiği kanaatine varıldığı, gözetim raporundaki ibareleri açıklamak gereği hasıl olmuştur. Tahliye Öncesi ibaresi ile tahliye başlamadan önce ... gözetim şirketi temsilcisi tarafından gemi ambarında yapılan incelemelerde ilk gözlemde tespit edilen yükler anlatılmaktadır. Kaldı ki tahliye etmeden önce yfike hasar verilmesi söz konusu olamayacaktır. Tahliye sırasında ibaresi ile tahliye sırasında fark edilen hasarlı yükler anlatılmakta ve ambarda aşağı sıralarda kalan yükler tahliye sırası geldiğinde hasarlı olduklarının fark edildiği, yükler tahliye sırasında hasarlanmış olmasıyla ilgili bir ibarenin raporda bulunmadığı, eğer öyle olsaydı ... temsilcisi bu doğrultuda açıklayıcı bir ibare kullanarak ve hasar anına ait fotoğraflar da paylaşarak raporlandırması beklenirdi, ancak paylaşılan fotoğrafların tahliye öncesinde ve sırasında fark edilen hasarlara ait olduğu, ayrıca Gemi Kaptanın da yüklerin tahliye sırasında hasarlandığını belirten protesto mektubu verip olayı tespit ederek taşıyanı koruma altına alması beklenirdi. Dosyadaki deliller arasında Gemi Kaptanına ait bir protesto mektubu bulunmadığı, ekspertiz raporunun emtianın depolandığı ... Depo'da yapıldığı ve hasarın oluşmasıyla ilgili ibarelerin ... Gözetim raporuna dayandığı, rapordaki ifadeyle "... Raporuna göre hasarların bir kısmının liman kaynaklı bir kısmının ise tahliye öncesi olduğu dikkate alındığında...." diye belirtildiği, buna göre hasann bir kısmının tahliye öncesi oluştuğunun anlaşıldığı ancak tahliye sırasında fark edilen hasarların da tahliye sırasında oluştuğu belirtilerek tarafımızca ... raporunun ekspertiz raporunda yanlış yorumlandığı, ayrıca raporda " Söz konusu hasara ilişkin gerek limanda ... firması tarafından yapılan tahliyeye ilişkin gözetim raporunda, gerekse tarafımızca yapılan tespitlerde söz konusu hasarların bir kısmının liman tahliye operasyonu sırasında bir kısmının da muhtemelen gemiye ilk yükleme sırasında gerçekleştiği düşünülmektedir. Ancak gemi kaptanı tarafından imzalanan konşimentonun temiz olduğu dikkate alındığında yükleme limanına resmi olarak atfedilebilecek bir durum bulunmamaktadır diye belirtilerek aksi düşünülmesine rağmen yüklerin tahliye limanına sağlam olarak gelmesinin konşimentodaki temiz yükleme (clean on board) ibaresine dayandırıldığının görüldüğü, davacı taraf 24.06.2020 tarihli dilekçesinde dava konusu taşıma anlaşmasının tarafları ile ilgili olarak "Sigortalı alıcı tarafından, emtianın Bulgaristan'ın ... Limam'ndan Dilovası, Kocaeli'deki ... Limanı'na denizyolu nakliyesi için ... adlı gemi ile anlaşma yapılmıştır" diye beyan ettiği, ayrıca konşimentoya göre taşıyanın ... gemisi olduğu buna göre konşimentoya göre temiz/hasarsız yüklenmiş olan emtianın tahliye limanında alıcısına temiz/hasarsız olarak teslim edilmesi sorumluluğunun taşıyan tarafta olduğu, tazminata konu edilen ve Gemiden tahliye edilmeden hasarlı olduğu saptanan 71 adet OSB levhanın, gemi ambarında istiflenme veya Üretim merkezinden Burgaz limanına nakli sırasında hasar görmüş olabileceği, ayrıca yükleme işlemi sırasında gözetici firma olmadan yapıldığı, ve gemiye yüklendiği limanda bir gözetime tabi tutulmadığı için ancak tahliye limanında ortaya çıktığı görülmektedir. Ayrıca, Üçlü ve Beşli paketlerin paletler halinde taşınması sırasında köşe ve kenarları ufak çarpmalar ile kırıtabilecek yapıda olan OSB levhalarının Gemi ambarına konulması sırasında da hasar görebileceği, ayrıca paketlerin kenar kısımlarında görülen ezilmelerin bu kanaati desteklemektedir. Bu nedenle tahliye öncesi saptanan 71 adet hasarlı levhanın bu hasarın karşılığı olan 492,63 EUR x 6.4113 TL = 3 159,04 TL tutarın , satış şeklinin CFR olması ve navlun fiyatının satıcı tarafından ödenmiş olması nedeniyle Bulgaristan'da ki satıcı firmaya rücu edilmesi gerektiği, diğer taraftan Gözetici firma tarafından Limanda tahliye sonrası hasarlı olduğu saptanan 58 adet OSB levhanın, ... limanında, gemiden tahliyesi sırasında tırlara konulma aşamasında doğrudan askılı vinç ile konulduğu, bu sırada paletlerin en alt ve en üst kısmında yer alan levhaların hasar görmesinin kaçınılmaz olduğu, ayrıca bu paletler depolara indirildiği sırada da aynı işlemin tekrarlandığı, yukarı kısımda yapısal özellikleri açıklandığı üzere OSB levhalarının en hassas kısımlarının kenar ve köşeleri olması nedeniyle gemiden TIR'a daha sonra TIR' dan depoya indirilen binlerce levha içinden 58 adet levhanın liman hizmetleri nedeniyle hasar gördüğü ve bir liman hizmeti zararı olarak değerlendirilmesinin yerinde olmayacağı belirtilmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tazminin istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Sigorta A.Ş. olduğu, borçlusunun ... A.Ş. olup, ödeme emrinin 17/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 23/10/2019 tarihinde itiraz edildiği, davanın İİK nun 67.maddesi gereğince süresinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalıya ait yonga levha emtiasının nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma limanında emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Dosyaya sunulan konişmento ve mates receipte göre yükün ... Limanından ... Limanına taşımasının taahhüt edildiği, sigortalının gönderilen konumunda olduğu, mal faturasına göre emtianın CFR teslim şekli ile satın alındığı, bu teslim şeklinde hasar ve zararın alıcıda olduğu, buna göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür. Davacı taraf yükte meydana gelen hasarın tahliye sırasında davalı liman işletmesinin sorumluluğunda meydana geldiği iddiası ile haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. Hasara ilişkin düzenlenen Ekspertiz raporunda tahliye sırasında ekspertiz çalışması yapılmadığı, söz konusu hasarların bir kısmının liman tahliye operasyonu sırasında, bir kısmının da muhtemelen gemiye ilk yükleme sırasında gerçekleştiği düşünüldüğünün belirtildiği, ... gözetim raporundaki tespitler dışında başkaca bir tespitin bulunmadığı, ... Gözetim raporunda ise hasar tespiti yapılarak tahliye öncesinde ve tahliye esnasında şeklinde bir ayrıma gidildiği ancak yükün tahliye aşamasındaki hangi eylem nedeniyle hasarlandığına ilişkin bir tespite yer verilmediği görülmektedir. Bilirkişi raporunda da gözetim raporundaki tahliye esnasında ibaresinin hasarın tespit edildiği zamana ilişkin olduğu belirtilmiştir. Yine yükün tahliye sırasında hasarlandığına ilişkin gemi kaptanı tarafından düzenlenen bir protesto mektubu da bulunmadığı gibi sigortalı tarafından yapılan hasar tazmini talebinde "177 adet hasarlı ürün tahliye edilmiştir" ifadesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre yükte meydana gelen hasarın liman işletmesinin kusuru ile meydana geldiği usulüne uygun delillerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı olan 80,70 TL'den peşin alınan 66,43 TL'nin mahsubu ile bakiye 14,27 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/03/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/198, K. 2022/137, T. 22.03.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-198-e-2022-137-k-8a7725ce97d7