İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/190 E. 2022/671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/190
Karar No
2022/671
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/190 Esas KARAR NO:2022/671 DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ :12/05/2021 KARAR TARİHİ:22/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ile dava dışı .... Ve Tic. A.Ş. arasında ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı tarafından ... firmasına satılan ve Türkiye'den Mısır'daki ... firmasına nakliyesi yapılan 4.785.000 adet/44 palet/1.320 koli/8.497 kg net/10.587 kg brüt ağırlığa sahip plastik kapakların 03.04.2020 tarihinde ...'ten çıkışı yapılarak ... isimli gemiye yüklendiğini, deniz yolu ile nakliyesine başlandığını, teslim sırasında yapılan kontrellerde ... ... numaralı konteynerdeki paletlerde ıslanma ve nem sonucunda küflenme, mantar ve bakteri oluştuğunun tespit edildiğini, kullanılmaz hale gelen ticari emtialar için sigorta poliçesi kapsamında 47.810,00 TL ödeme yapıldığını, emtiaların taşımacılığını yapan nakliye şirketinin davalı ... A.Ş. olduğunu, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... büro numaralı ve ... arabuluculuk numaralı dosyasında arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında yapılan 47.810,00 TL hasar bedeli ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücu tazminatı olarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kara taşıması ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, ... numaralı konşimento kayıtları içeriğinden bu durumun açık olduğunu, konteynerlerin İskenderiye Limanı'na 13.04.2020 tarihinde ulaştığını, İskenderiye Limanı'ndan Kahire'ye kara yolu ile taşınmasının yük ilgililerinin tasarrufunda olduğunu, müvekkilinin sadece deniz taşımasını organize ettiğini, deniz taşımasının 13.04.2020 tarihinde tamamlandığını, dava tarihi 12.05.2021 olduğundan davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, mal bedeli ile ilgili ödeme belgesinin dava dosyasına sunulmadığını, müvekkilinin iştigal konusu gereğince taşımayı sadece organize ettiğini, TTK md. 926 anlamında taşıma işini üzerine almadığını, eşyanın taşınmasını üstlenmediğini, taşıyan olmadığını, davanın ....'ya izafeten ... A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, ekspertiz raporunda 12.05.2020 tarihinde konteynerlerin alıcıya teslim edildiğinin yazdığını, konteynerlerin boşaltma limanına 13.04.2020 tarihinde ulaştığını, gönderilen tarafından gerekli belgelerin ibrazına müteakip yükün gümrükten çekilmesinin kara taşımasının yapılması vs. gönderilenin tasarrufunda olduğundan ve deniz taşımasının da 13.04.2020 tarihinde tamamlandığından yükün teslim tarihinin 12.05.2020 olmayıp her halükarda, satıcı/sigortalı olan “...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” tarafından gönderilen .... Noterliği'nin 11.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesinin usulüne uygun, süresinde ve geçerli bir hasar ihbarı olmadığını, konteyner içi yükleme, sabitleme, istif yükün ilgilileri tarafından yapıldığını, bu işlemlerin gereği gibi yapılmamasından doğan sorumluluğun yük ilgililerine ait olduğunu, küflü/mantarlı olduğu ifade edilen paletleri yükletenin tedarik etmiş olup kusurun her halükarda yük ilgililerinde olduğunu, konteynerlerın hasarsız ve sağlam olup konteyner içi yüklemeden önce yükleten tarafındarı olumsuz bir ihbarda bulunulmadığını, somut olayda, hem deniz yoluyla (Türkiye-Mısır) hem de kara yoluyla (İskenderiye Limanı- Kahire) iç taşıma söz konusu olduğunu, müvekkilinin kara yoluyla gerçekleştirilen iç taşıma ile hiçbir ilgisinin olmadığını, İddia edilen ıslaklığın mahiyetinin ne olduğunun (tuzlu/tatlı su) belirli olmadığını, İddia edilen ıslaklığın mahiyeti ile ilgili herhangi bir testin yapılmadığını, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin iddia edilemeyeceğini, Ekspertiz Raporu ile dayanak olarak sadece ve sadece ...-Mısır Fabrikası'nda ve şoför ile tutulan tutanağa atıfta bulunulduğunu, eşya üzerinde hiç bir inceleme yapılmadığını, somut olayda, iki adet konteynerin aynı gemi ile aynı şartlar altında taşınmış olup iddia edilen hasar ile ilgili olarak yükleme, aktarma, boşaltma limanlarında tutulmuş hiçbir bir tutanağında olmadığını, konteynerlerin 13.04.2020 tarihinden 12.05.2020 tarihine kadar gönderilen tarafından her ne sebeple olursa olsun açık liman sahasında bekletilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, bu sebeple meydana gelebilecek hasarlardan da yük ilgilerinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ....'ya izafeten ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin doğru halefiyet hakkını elde etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı şirketin her ne kadar işbu davanın açılması hususunda halefiyet hakkını elde ettiği iddiasında bulunsa da dava dosyasına henüz bu hususu kanıtlayacak nitelikteki bilgi ve belgeleri sunmadıklarını, halefiyet hakkının dayanaklarının neler olduğunun taraflarınca tespit edilebilmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafından hazırlanan dava dilekçesinde; taşıma konusu emteanın 2 farklı taşıma yoluyla gerçekleştirildiğini ve davalı taşıyıcının sorumluluğu altında taşınmış olup tahliye edilerek dava dışı yükün sahibine teslim edildiğini, bu kapsamda yüklerin gemiden tahliye edildikten sonra yapılan karayolu nakliyesini takiben alıcının teslimi safhasında hasar tespiti yapıldığının anlaşıldığını, yüklerin gemiden sağlam olarak alındığını ve teslim alındığı tarihte yükteki iddia konusu hasar için usulüne uygun herhangi bir hasar tutanağı tanzim edilmediğini, bu sebeple müvekkiline talep yöneltilme hakkının hukuken bulunmadığını, deniz taşıması süresinde yükün gemiden hasarsız ve vaktinde olarak indiği ve buradan kara yolu taşımasını gerçekleştirecek tarafa teslim olunduğunun sabit olduğunu, deniz taşımasının tamamlanması sonrasında ve emteanın kara taşıması için teslim alınması sırasında hiçbir hasar tutanağı bulunmamasının da hasarın deniz taşıması dışında kara taşıması sırasında hasarlandığını kanıtladığını, meydana geldiği iddia olunan olayda, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak TTK. m. 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını ve tarafların da katıldığı bir tespit bulunmadığını beyanla müvekkilinin iddia konusu zararda bir dahilinin bulunmaması sebebiyle haksız davanın aktif, pasif husumet yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda taşıma esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen davalıdan tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun; davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ..., Taşıma Uzmanı .... ve Metalürji Mühendisi...tarafından tanzim edilen 13/09/2022 havale tarihli raporda özetle; tüm dosya kapsamı ve dava dışı sigortalı ...A.Ş.’nin sunmuş olduğu yasal ticari defterler, defter kayıtları ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan incelemede; satıcı dava dışı sigortalı ...nezdinde herhangi bir zararın oluşmadığını, satmış olduğu mal bedelinin tamamını müşteriden tahsil ettiğini ayrıca sigorta şirketinden de 53.122,69 TL hasar bedeli tahsil ettiğini, tahsil edilen hasar bedeli kadar fazladan bir gelir elde ettiğini alıcı ... nezdinde, mal bedelinin tamamını ödemesine rağmen meydana gelen hasar nedeniyle hasar bedeli olarak tespit edilen tutar kadar maldan yoksun kaldığını ve en az bu tutar kadar zararının oluştuğunu, oluşan bu zararın satıcı tarafından tahsil edilen hasar bedelinin müşteriye iadesi, müşteriye ikame mal gönderilmesi veya yeni sipariş bedelinden eksik tahsilat yapılması ile giderilebileceğini ancak mevcut durumda bahsedilen bu durumların hiçbirinin gerçekleşmediğini, sigortalısına hasar bedeli ödeyen sigorta şirketi nezdinde, ödenen hasar tutarı kadar zarar oluştuğunu, bu zararın davalının kusurlu taşımasından kaynaklandığının tespiti ile fiili taşıyana yansıtılarak giderilebileceğini aksi halde sigortalıya yapılan ödemenin bir hatır ödemesi olarak kabul edilerek zararın sigorta şirketi bünyesinde oluşan bir zarar olarak kalması gerektiğini, dava dışı sigortalı ...şirket merkezinde yapılan yerinde inceleme sırasında şirket yetkilileri, davaya konu mal bedelinin tamamının fiilen tahsil edilmesi nedeniyle defter kayıtlarında müşteriye ait hesabın “0” bakiye vermesinin bir anlamının olmadığı fiili olarak müşteriye oluşan hasar bedeli kadar borçlu olduklarını kabul ettikleri yönündeki beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve hasarın dava dışı alıcıya geçmiş olması karşısında, sigortalı satıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunmadığı anlaşılmakla, davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetinin doğmamış olduğunu, davalını taşıma işini organize ettiği ve navlun faturası keşide ettiğinin anlaşılması karşısında pasif husumet ehliyetine sahip olduğu hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, huzurdaki davada karine olarak hasarın yükün davalı taşıyan tarafından teslim edildikten sonra meydana geldiği kabul edildiğinden, işbu karinenin aksinin, dava dışı sigortalı taşıtanın halefi olan davacı sigorta şirketince ispatlanması gerekirken, dosya münderecatında bu yönde bir ispata rastlanmadığını bu sebeple, dava konusu zarardan taşıyanın sorumlu olmadığının kabulünün gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davaya konu zararın 7.287,06 EURO karşılığı 47.810,00 TL olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğunu beyan etmişlerdir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Sigortacının müracaat hakkı için de Kanunumuz herhangi bir ayrım yapmayarak hakkın haksız fiilden, kusursuz sorumluluktan, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmasını bir tutmuştur. Dosyada bulunan ve davacı ... tarafından düzenlenmiş bulunan ... no’lu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi’nin incelenmesinden, davacının dava konusu yükü, dava konusu deniz taşıması bakımından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına aldığı ve sigortalı olarak dava dışı satıcı .... Tic. AŞ. Nin gösterildiği anlaşılmakla, dosyaya sunulan ... Bankasına ait 03.09.2020 işlem tarihli dekonttan, davacının dava dışı sigortalısına 53.122,69 TL sigorta tazminatı ödediği anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen 4.785.000 adet kapak emtiasını, dava dışı sigortalı satıcı .... Tic. A. Ş. tarafından Mısır’da faaliyet gösteren dava dışı alıcı “...” adına düzenlenmiş olan 03/04/2020 tarih, ... numaralı fatura ile,22.914,21 Euro bedel üzerinden “... “ tipi teslim şekli ile sattığı anlaşılmaktadır. Satım faturasına göre " Ödeme Şekli Fatura Tarihinden 90 Gün Sonra" olarak kararlaştırılmış olup, muhasip bilirkişi marifeti ile dava dışı sigortalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava dışı sigortalı .... Tic. A Ş. tarafından müşterisine satışı yapılan ve davaya konu olan 03/04/2020 tarih, ... no.lu ve 22.914,21 satış faturası bedelinin tamamının 02/07/2020 tarihinde alıcıdan tahsil edildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte satıcı dava dışı sigortalının satmış olduğu mal bedelinin tamamını müşteriden tahsil ettiği, ayrıca sigorta şirketinden de 53.122,69 TL hasar bedeli tahsil ettiği, tahsil edilen hasar bedeli nezdinde fazladan bir gelir elde ettiği, dava dışı alıcı ... nezdinde, mal bedelinin tamamını ödemesine rağmen meydana gelen hasar nedeniyle, hasar bedeli olarak tespit edilen tutar kadar maldan yoksun kaldığı ve en az bu tutar kadar zararının oluştuğu, oluşan bu zararın, satıcı tarafından tahsil edilen hasar bedelinin müşteriye iadesi, müşteriye ikame mal gönderilmesi veya yeni sipariş bedelinden eksik tahsilat yapılması ile giderilebileceği ancak, mevcut durumda bahsedilen bu durumlarının hiçbirinin ticari defter kayıtları ile tespit edilemediği belirtilmiştir.Dosyada alınan bilirkşi raporunda açıklandığı hali ili, CIF (Cost, Insurance and Freight – mal bedeli, navlun ve sigorta) tipi satım, bir malın belirli bir yere taşınması için gemiye yükletilmesi şartıyla, mal bedelinden ve satıcı tarafından ödenecek sigorta ücreti ile navlundan ibaret bir bedel karşılığında yapılan satıma denmektedir. . CIF satımda satıcı, belirlenen varma limanına malı gönderebilmek için gerekli navlunu ödemekle ve nakliye sırasındaki rizikolara karşı sigorta himayesi temin etmekle yükümlüdür. CIF tipi satımda mallar gemiye yüklendiği andan itibaren hasar alıcıya intikal eder. Satıcının malı teslim borcu da yine bu anda ifa edilmiş olur. Bu açıklamalar ışığında, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve hasarın dava dışı alıcıya geçmiş olduğu ve muhasip bilirkişi tespitleri doğrultusunda satım bedelinin tamamını tahsil ettiği anlaşılan dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu hususunun ispatlanamamış olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Tarafların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususu dava şartlarından olup, öncelikle bu hususunun incelenmesi gerekmiş, davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazı bakımından bir ara karar kurulması yoluna gidilmemiştir. Ancak davaya konu deniz taşımasının 13/04/2020 tarihinde tamamlandığı ve TTK 1188 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihte işlemeye başlayacağı, ancak 26/03/2020 tarih ve 31080 mükerrer sy. Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sy. Kanunun geçici 1.maddesiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla sürelerin durması ile davacı vekilinin arabuluculuk sürecine 26/04/2021 tarihinde başlaması, davanın ise 12/05/2021 tarihinde açılması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı da mahkemece tespit olunmuştur. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak Aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 816,48 TL den karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 735,78 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/11/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/190, K. 2022/671, T. 22.11.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-190-e-2022-671-k-9823193f0285