İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/137 E. 2022/658 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/137
Karar No
2022/658
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/137 Esas KARAR NO:2022/658 DAVA:İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/02/2021 KARAR TARİHİ:15/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... nolu ... Yat Poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli teknenin, 30.06.2018 tarihinde, .../Muğla koyunda yüzer durumda ve alargada bağlı olduğu sırada, davalı şirketin sigortacısı olduğu, davalı ...’ın maliki ve işleteni olduğu ... ... isimli teknenin, diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edilmekte olduğu esnada, pontona yanaşma manevrası yapmakta olduğu sırada %100 kusurlu şekilde çarpması sonucu hasara uğratıldığını, sigortalı teknedeki hasarların karşılanması amacıyla müvekkili tarafından 11.07.2019 tarihinde sigortalıya 2.653,00 Euro ödeme yapıldığını, ... ... isimli teknenin sigortacısı konumunda bulunan davalı şirkete rücu başvurusunda bulunulduğunu, ancak netice alınamaması üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı taraflarca, açılan takibe haksız şekilde itiraz edilmiş olduğundan, işbu itirazın iptali davasını açma zarureti hasıl olduğunu, 25.06.2019 tarihli Ekspertiz Raporu çerçevesinde poliçenin gereği olarak sigortalıya ödeme yapıldığını, müvekkilinin karşılamış olduğu bu hasarlardan davalı şirketin öncelikle, temin etmiş olduğu poliçe kapsamında sorumluluğunu üstlendiği davalı tekne kaptanının kusuruna bağlı olarak, diğer davalılar ile birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49 hükmü uyarınca sorumlu bulunduğunu, bununla birlikte, söz konusu olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.66 hükmü uyarınca, davalı şirketin sigortalısı diğer davalı ...’ın ise maliki konumunda bulunduğu ... ... isimli teknenin kaptanı konumunda bulunan davalı ...’ın kusuru ile sebebiyet verdiği hasarlardan sorumlu olacağını, ayrıca Tekne Sigortası Genel Şartları A.1, A.3 ve B.3 hükümleri uyarınca, sigorta şirketlerinin üçüncü kişilerin uğrayacağı maddi zararların da Sigorta genel Şartları kapsamında teminat altında olduğunun belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1288. maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi ile davalı tekne malikinin, müvekkiline sigortalı teknede meydana gelen hasarlardan sorumlu bulunduklarını belirterek, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 1 Nolu davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; ... isimli teknenin müvekkili şirketçe 04.06.2018 – 04.06.2019 tarihleri arasında ... Y-2 numaralı poliçe ile sigortalandığını, sigorta poliçesinin beynelmilel ... klozlarına atıf yapan poliçe özel şartları ve Tekne Sigortası genel şartları uyarınca akdedildiğini, davacı şirketten gelen rücu talebi üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan hasar dosyası ile gerekli tüm inceleme ve tespitlerin yapıldığını, yapılan incelemeler sonucu, poliçede mevcut 3. şahıslara karşı sorumluluk teminatından ödeme yapılabilmesi için, sigortalının konu hadisede kusuru bulunması gerektiğini, fakat somut olayda sigortalı teknenin kusurunu gösterir herhangi bir tutanak/belge mevcut olmadığından, müvekkili şirketçe haklı gerekçelerle ödeme yapılamadığını, davacı şirketin iddialarının herhangi bir somut veriye dayanmamakta olup, kusuru kanıtlanamayan sigortalı tekne ilgililerinin konu hasarla ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından rücu talebi ile müvekkili şirkete iletilen belgeler arasında sadece kendi sigortalısının beyanı bulunmakta olup, bu beyanın ... adlı teknenin kusurunu kanıtlar nitelikte olmadığını, davacının ödediği ve kendilerinden talep edilen tazminat tutarının da fahiş olduğunu ve bu hususun da incelemeye tabi olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2 ve 3 Nolu davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayın ... isimli teknenin Yunanistan’ın ... adası ... koyunda alargada bulunduğu sırada 60.06.2018 tarihinde gece saat 03:00-04:00 arasında ... isimli teknenin hatalı park etmesi sonucu zincirleri üzerine çıktığı ve ırgatı yerinden söktüğü, akabinde ... teknesinin verdiği zararı tutanak altına almayı beklemeden ve Yunan Adalarında gerekli gümrük ve liman işlemlerini yapmadan olay yeri ... koyundan Türkiye ...’a doğru kaçtığı, ekspertiz raporunun tamamen gerçeğe aykırı davacının rücu talebi doğrultusunda dolandırıcılık maksatlı hazırlandığı, ... koyunun Yunanistan’ın ... adasında bir koy olduğu ve yanaşma pontonu veya marina bulunmadığı, tüm teknelerin alarga pozisyonunda konaklayabildiği, ... teknesinin transit log giriş çıkış işlemleri bulunmaması dolayısıyla kaçtığı ve 30.06.2018 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğü’nde transit log işlemlerini yaptığı, eksper raporunda tekne çekme atma işlemlerinin yapıldığı yazdığı lakin fatura olarak KDV sıfır olan yarı gümrük sahası çekek yeri faturasının ibraz edilmediği, her yabancı teknenin kıyıya alınacağı zaman bağlı liman ve gümrük müdürlüğüne marina tarafından bilgilendirme yapılması gerektiği, dosyada mübrez faturanın sözde tamirat sonrası kesilen gerçeğe aykırı, dolandırıcılık içeren bir fatura olduğu, atma çekme raporda belirtilen tarihler arasında Marmaris Liman Başkanlığı’na yapılmış bir bildirimin bulunmadığı, rapordaki fotoğraflardan anlaşıldığı üzere teknenin satılık durumda eski bir teknenin gerçeğe aykırı şekilde rapor ile tamirinin yapıldığı, 21.11.2018 tarihinde Marmaris'te hortum olayının meydana geldiği ve bir çok teknenin hasarlandığı hasarın bu hortumun sonucunda olabileceği, her tür çatmadan sonra alınması gereken 90 günlük denize elverişlilik raporunun dahi alınmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi Uzakyol Kaptanı ... Gemi İnşa ve Maki Müh. ... Sigorta alanında uzman ... tarafından aldırılan raporda özetle; Ekspertiz talebinin hasar tarihinden yaklaşık 1 sene sonra yapıldığı, davaya konu çatmanın meydana gelmesi durumunda, tarafların kazayı tutanak altına alması, çatmanın kroki ile izahı ve kusur konusunda tarafların anlaşamaması durumunda çatmanın liman başkanlıklarına bildirilmesi gerektiği ancak dava konusu çatmanın bildirilmediği görülmekle kusur değerlendirmesi yapmanın mümkün olmadığı, davacı sigorta şirketine sigortalı ... isimli teknede meydana gelen hasarın 2.653,00 EURO olarak hesaplandığı, davalılara atfı kabil bir kusur tespit edilemediğinden davacı sigorta şirketinin davalılara rücu edemeyeceği belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan ek raporda özetle; dava konusu çatma hadisesinin ...'de sigortalı teknenin ... Koyunda demirli halde bulunduğu sırada 30.06.2018 tarihinde saat 04:00 sularında sigortalı tekne demirli halde iken davalıların sahip olduğu teknenin, demirli halde bulunan bir tekneye 96100 oranında tam kusurlu olarak çattığı ve meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dava; sigortalıya ait ... isimli tekne ile davalı ... a ait ... ... isimli tekne arasında meydana gelen çatma nedeniyle meydana gelen zararın davalılardan rücuen tahsili isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı vekilinin müvekkili şirket nezdinde ... nolu ... Yat Poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli teknenin, 30.06.2018 tarihinde, ... koyunda yüzer durumda ve alargada bağlı olduğu sırada, davalı şirketin sigortacısı olduğu, davalı ...’ın maliki ve işleteni olduğu ... ... isimli teknenin, diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edilmekte olduğu esnada, pontona yanaşma manevrası yapmakta olduğu sırada %100 kusurlu şekilde çarpması sonucu hasara uğratıldığını, sigortalı teknedeki hasarların karşılanması amacıyla müvekkili tarafından 11.07.2019 tarihinde sigortalıya 2.653,00 Euro ödeme yapıldığını, ... ... isimli teknenin sigortacısı konumunda bulunan davalı şirkete rücu başvurusunda bulunulduğunu ancak netice alınamadığını belirtmiş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde sigortalı teknenin hatalı park etmesi ve ters rüzgar sonucu olayın meydana geldiğini ileri sürmüştür. Dava konusu çatma hadisesinin 30/06/2018 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin 14/02/2020 tarihinde başlatıldığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Dosyaya sunulan ekspertiz raporunda Sigortalı teknenin özel kullanımda bulunan bir gezi teknesi olduğu, 30.06.2018 tarihinde alagarda olduğu sırada, yaklaşma manevrası yapan başka bir tekne (... ...) ... teknesine çarptığı ve muhtelif hasara sebep olduğu, ... teknesinde meydana gelen hasarla ilgili tekne üzerinde yapılan incelemelerde, sancak puntellerden iki adedinin papuç hizalarından deforme olduğu, sancak borda boyunca muhtelif bölgelerde çizikler olduğu, yine sancak gemi bordası boyunca monte edilmiş olan ahşap sürtünme usturmaçasının baş tarafa yakın bölgede kırıldığı, ahşap pasarellanın kırılarak ikiye ayrıldığının tespit edildiği belirtilmiştir. 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda ekspertiz talebinin hasar tarihinden yaklaşık 1 sene sonra yapılmış olması 2 ve 3 nolu davalıların “21.11.2018 tarihinde Marmaris'te hortum olayının meydana geldiği ve bir çok teknenin hasarlandığı hasarın bu hortumun sonucunda olabileceği” şeklindeki savunmalarının doğru olabileceği kanaatini uyandırdığı, bu tip bir çatmanın meydana gelmesi durumunda, tarafların kazayı tutanak altına alması, çatmanın kroki ile izahı ve kusur konusunda tarafların anlaşaması durumunda çatmanın liman başkanlıklarına bildirilmesi gerektiği, bu nedenle kusur değerlendirmesi yapmasının mümkün olmadığı belirtilmiş, 21/09/2022 tarihli ek raporda ise sigortalı teknenin ... Koyunda demirli halde bulunduğu sırada 30.06.2018 tarihinde saat 04:00 sularında sigortalı tekne demirli halde iken davalıların sahip olduğu teknenin, demirli halde bulunan bir tekneye %100 oranında tam kusurlu olarak çattığı ve meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olduğu belirtilmiştir. Buna göre 30.06.2018 tarihinde saat 04:00 sularında sigortalı tekne demirli halde iken çatma olayının meydana geldiği sabit olup davalı taraf sigortalı teknenin hatalı park ettiğini ve ters rüzgar sonucu olayın meydana geldiğini savunduğundan olayda davalı tarafın kusurlu olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan yazışmalar incelendiğinde Sigortalı tarafından acentesi "... Sigortaya" 30.06.2018 tarihinde gönderilen e-posta mesajı ile kazanın "saat 04:00 de ... Koyu/...'de demirliyken teknesine güçlü bir şekilde çarptıkları, çarpan tekneye gittikleri tekne sicil belgesinin, sigorta poliçesi ve pasaportunun fotoğraflarının çekildiği, telefon numarasının alındığı, çarpanın adının T.C. pasaportlu ... olduğu, telefon numarasının +90 ... ... olduğu, çarpanın üzgün olduğunu ifade ettiği ancak ... limanındaki arkadaşlarına gitmek için ısrar ettiği, onu bir daha göreceğini sanmadığı, hasarı talep için daha fazla bilgiye ihtiyaç olursa kendisi ile irtibata geçilebileceği" şeklinde bildirildiği, 02.07.2018 tarihinde tekne belgeleri ile sigorta poliçe fotoğraflarını paylaştığı ve hasarın tarif edildiği görülmüştür. Yine ekspertiz raporunda sigortalı tarafından ... ... teknesi sigorta acentesinden 30/06/2018 ve 21/09/2018 tarihlerinde hasar dosyası açılması talep edildiği belirtilmiştir. Tarafların beyanları, ekpertiz raporu, mail yazışmaları ve olay sonrası çekilen fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde 30.06.2018 tarihinde saat 04:00 sularında sigortalı tekne demirli haldeki tekneye çattığı, bilirkişi raporunda davalı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilmekle TTK 1288 maddesi kapsamında kusurlu çatmanın meydana geldiği, meydana gelen zarardan davalıların sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı taraf sigortalı teknenin hatalı park ettiğini ve ters rüzgar sonucu olayın meydana geldiğini savunmuş ise de buna ilişkin herhangi bir delile dayanmadığı görülmüş, yine davalı taraf davacı tarafından sonradan sunulan belgeleri kabul etmediklerini belirtmiş ise de dava dilekçesinde hasar dosyası içeriğine dayanıldığı, hasar dosyası içeriğinde "yazışmalar" a yer verildiği anlaşıldığından sunulan yazışmaların ve hasara ilişkin fotoğrafların delil olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir. ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında 2.653,00 Euro ve işlemiş faizi yönünden takip başlatıldığı, ekspertiz raporunda sigortalı tarafından alınan fiyat teklifi ve 24.06.2019 tarih, ... no.lu onarım faturasına istinaden, hasar tutarını kdv dahil 19.014,65 TL (2.903,00 EURO) olarak tespit edildiği, poliçe gereği 250,00 EURO muafiyet tenzili sonrasında hasar miktarını 2.653,00 EURO olarak belirlendiği, bilirkişi raporunda ... teknesinde, ... isimli tekne ile çatışması nedeniye ortaya çıkan hasarların tarifi, sigorta eksperinin tekne üzerinde yaptığı incelemeler sonucu hazırladığı rapor ve rapor ekindeki fotoğraflardan hasarların onarımı için “...” firmasının verdiği teklif ve düzenlediği faturanın, tarifi yapılan hasarlarla aynı olduğu ve fatura tutarının piyasa rayiçleri ile uyumlu ve kadir maruf bulunduğu belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda onarım faturası döviz kuru dikkate alınarak 19.014,65 olan onarım bedelinden 250,00 Euro muafiyet tenzili ile 2.653,00 Euro hasar bedeli belirlenmiş ve sigortalıya bu şekilde ödeme yapılmış ise de davanın haksız fiile dayandığı, hasara ilişkin onarım faturasını TL cinsinden düzenlendiği, bu nedenle davacının alacağı yabancı para cinsinden talep edemeyeceği anlaşıldığından onarım bedelinden, fatura tarihindeki kur üzerinden muafiyet tenzili ile sonuç olarak 17.377,15 TL ve işlemiş faizi üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 17.377,15 TL ve 1.835,46 TL işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA , asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Yasal şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar harcı olan 1.312,41 TL'den peşin alınan 329,32 TL'nin mahsubu ile bakiye 983,09 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacının peşin olarak yatırdığı 329,32 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı yargı gider toplamı olan 5.431,30 TL'nin ( 59,30 TL başvurma harcı, 272,00 TL posta gideri ve 5.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 4.195,67 TL'sinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı için takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalılar vekilleri için takdir edilen 5.655,44 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.019,7-TL sinin davalılardan, 300,3-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/11/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/137, K. 2022/658, T. 15.11.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-137-e-2022-658-k-8395849aeb3f