İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/121 E. 2022/614 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/121
Karar No
2022/614
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/121 Esas KARAR NO :2022/614 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/02/2020 KARAR TARİHİ:27/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı .... Ve Dış. Tic. A.Ş. Nin ithal ettiği emtiaların Çin'den Türkiye'ye taşınması işinin davalı tarafından üslenildiğini, ... Limanında tahliye esnasında bazı kolilerin ıslandığının tespit edildiğini, yapılan kontroller sonucunda konteynerin sağ alt tarafından su aldığına, ilgili kısma denk gelen kolilerin kullanılamaz hale geldiğine ve konteyneri getiren aracın sürücüsünün tutanağı imza atmayı kabul etmeden gittiğine dair tutanağın sigortalı firma yetkilileri tarafından imzalandığını, toplam hasar miktarının 8.603,09.TL ye tekabül ettiğini, hasarlı ürünlerde uygulanan 4.000,00.TL sovtaj ve muafiyet bedeli tenzil edildikten sonra 3.211,22.TL hasar miktarı belirlendiğini, işbu bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, müvekkilinin davalının haklarına halef olduğunu, ödenen hasar tazminatının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava neticesinde alacağın imkansız hale gelmemesi adına davalı üzerine kayıtlı olduğu tespit edilecek araç ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir uygulanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşamı itirazlarının bulunduğunu, 22/11/2018 tarihinde varış limanına oluşan konteyner yüküne ilişkin 22/11/2019 tarihinde sona erdiğini, davanın 02/04/2020 tarihinde açıldığını, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemesi olduğunu, konşimentoda teslim şeklinin FOB olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin malın gemiden tesliminden sonraki süreçte bir sorumluluğunun bulunmadığını, hasara ilişkin usulüne uygun olarak yapılan ihbar bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini beyanla davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile reddine, nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Tarafların husumet ehliyetleri bakımından; davacının TTK m. 1472, davalının TTK m. 921 gereği yürütülen taşıma kaynaklı hasar zararı bakımından aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin sabit olduğu, Davacı ödemesinin geçerli bir sigorta sözleşmesi ve bunu tevsik eden sigorta poliçesi tahtında geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme olarak tespit edildiği, Karayolu taşıma adımı sonunda 11.092018 tarihinde derhal hasar tutanağı tanzim ile bildiriminin yapıldığı, kombine-birden çok araçla yapılan taşıma sonunda süresinde ve geçerli bir ihbarın TTK m.889 kapsamında teyit edildiği, Hasarın kara+deniz+kara adımlarından oluşan kombine taşıma sonunda tespit edildiği deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği sabit olmadığı, bu nedenle TTK 4. Kitap hükümlerine göre ihtilafın giderilmesi gerektiği, Meydana gelen hasardan davalının sorumluluk sürecinde meydana geldiği, meydana gelen 3.211,22 TL zarardan davalının sorumlu olduğu, 6- 11.09.2018 tarihinde yük teslimini takiben, davacının rücuen alacak takibinin bir (1) yıldan daha uzun süre geçtikten sonra başlatıldığı, zamanaşımı konusunda nihai hesaplama ve takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava dışı sigortalı ... Ve Dış Tic. A. Ş. Tarafından Çin'de mukim .... firmasından satın alınan sıvı ve katı sabunluk ile diş fırçalığından oluşan seramik banyo setleri emtiasının ... ve ... sayılı konişmento tahtında Shenzen Limanından Ambarlı Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtiaların hasarlandığının anlaşıldığı, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Dava konusu taşımaya ilişkin olarak ... sayılı ana konişmentonun ... adına, ... Sayılı ara konişmentonun ... adına ... tarafından düzenlendiği, navlun faturasının ise davalı ... Ltd. Şti tarafından düzenlendiği görülmekte olup ... fiili taşıyan, ... ile davalı ... Ltd. Ştinin akdi taşıyan konumunda oldukları, buna göre davalının pasif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu mal faturasına göre emtianın FOB teslim şartı ile satın alındığı anlaşılmaktadır. Bu satış türünde emtia gemi küpeştesini geçtikten sonra her türlü risk alıcıda olup buna göre dava dışı alıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 1472. maddesi gereğince halefiyete istinaden aktif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 22/11/2018 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, icra takibinin ise 24/09/2019 tarihinde başlatıldığı, bu durumda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava konusu konteynerın 15.08.2018 tarihinde ... Limanı'nda ... isimli gemiye yüklendiği, denizyolu ile İstanbul'a sevk edilerek ... Limanı'na tahliye edildiği, 22.11.2018 tarihinde karayolu ile sigortalı deposuna getirilerek aynı gün tahliyeye başlandığı ve ... numaralı konteynerın tahliyesi sırasında ıslanma hasarının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin 26/11/2018, hasar ihbarına ilişkin mail ise 04/12/2018 tarihlidir. Bilirkişi raporunda "freight collect-navlun varma yeri ödemeli" kaydı ve davalının düzenlediği 09.09.2018 tarihli faturaya göre davalının tüm sürecinin organizasyonunu üstlendiği belirtilerek taşımanın kombine taşıma olduğu, 11/09/2018 tarihli hasar tutanağı tanzim ile bildiriminin yapıldığı, kombine-birden çok araçla yapılan taşıma sonunda düzenlenen bu tutanak nedeniyle geçerli bir ihbarın bulunduğu kabul edilmiş ise de dava konusu taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentolarda ve davalı tarafça düzenlenen navlun faturasında nihai teslim yeri belirtilmemiştir. Davacı tarafa verilen süreye rağmen davalının kara taşımasını üstlendiğine dair başkaca delil sunulmamıştır. Buna göre davalının kara taşımasını üstlenmediği anlaşılmaktadır. Tahliye anında konteynerın hasarlı olduğuna ilişkin bir iddianın bulunmamaktadır. Islanma hasarı konteynerın gemiden tahliyesi sırasında tespit edilebilir nitelikte olmadığından 22/11/2018 tarihinden itibaren aralıksız 3 gün içinde hasar ihbarının yapılması gerekmekte olup hasar ihbarının süresinde yapılmadığı anlaşılmıştır. Buna göre hasarın davalının sorumlululğunda meydana geldiğini ispat yükü davacı taraftadır. Dosyaya sunulan ekspertiz raporunda konteyner içinde emtianın ambalajının ıslanarak kirlenmesi nedeniyle hasarlandığı , bilirkişi raporunda da davalının kara taşımasını üstlendiği kabulü nedeniyle süresinde hasar ihbarının yapıldığı, hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin tespit edilemediği ancak hasarın kara taşıması sonunda tespit edilmesi nedeniyle davalının sorumluluğunda meydana geldiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda davalının kara taşımasını üstlendiği belirtilmiş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle davalının sadece deniz taşımasını üstlenmiş olduğu kabul edilmekle süresinde ve geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığı, ekspertiz raporunda konteynerın hasarlı olduğuna ilişkin bir tespitin yapılmadığı, yine ıslanma hasarının deniz taşımasında meydana geldiğini gösterir nitelikte gümüş nitrat testinin yapılmamış olduğu, bilirkişi raporunda da hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin tespit edilemediğinin belirtildiği, buna göre hasarın deniz taşıması sırasında ve davalının sorumluluğunda meydana geldiği uygun delillerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE 2-Karar harcı olan 80,70TL'den peşin alınan 54,40TL'nin mahsubu ile bakiye 26,30TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı yargı gider toplamı olan 150,00TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili için takdir edilen 3.626,39TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/10/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/121, K. 2022/614, T. 27.10.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-121-e-2022-614-k-3496d0e8ee92